Adı:
Doğu Ekspresinde Cinayet
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752123687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Doğu Ekspresinde Cinayet
Doğu Ekspresinde Cinayet
Doğu Ekspresinde Cinayet
Murder on the Orient Express 
Şərq Ekspresində Qətl
Şərq Ekspresində Ölüm
Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemez durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağ salim trende olduğu anlaşılır. Ancak, defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Sonunda, trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular, cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
‘Doğu Ekspresinde Cinayet’ isminden konusunun çok rahat anlaşılabileceği bir kitaptır. Fakat kurgusu son derece maharetli ellerin nadide bir halı dokuması kadar güzel işlenmiştir.

Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan (15 Eylül 1890 – 12 Ocak 1976); tabii ki ismini ezbere bilmiyordum. İnternetten baktım. Böylesi değerli bir yazarın ismini eksik yazmamalıydım.

Kitaba dair birkaç eleştiri gözüme çarptı. Her ne kadar Agatha Cristie’nin avukatı olmasam da, bir hayranı olarak birkaç şey söyleme hakkını kendimde buluyorum.

Diyorlar ki, karakterler çok sıradanmış. Zira bence bu, kitabın yerilmesinde değil tam tersi övülmesi gerektiğine dair bir kanıttır. Şöyle ki, değişik milletlerden insanı trende toplamış olan yazar, onlara milletinin tipik özelliklerini yükleyerek aslında hikayeye hem yalınlık kazandırmış, hem de okuyucuyu konunun başlarında hiç yormadan hikayeye dahil etmiştir. Hatta bu bölümlerde okuyucu (elbette ben de dahil) hikayenin nihayete yaklaştığı yerlerde sonunu tahmin edebileceği yanılgısına düşmüştür. Aslında bu sayede sonu daha da etkileyici olmaktadır. Çünkü hiç de öyle, karakterler çok açık, konunun anlatımı yalın, ben sonunu kestirebilirim türünden bir roman değil. Aksine içinde çok değerli bir eleştirisi de olan bir kitap. Bu kısmı da biraz açmak istiyorum çok fazla yazımı uzatmadan.

Ortada bir cinayet bulunmaktadır. Fakat bu cinayet, aslında varlığı toplumu kirletmekten başka bir şey olmayan bir adamı ortadan kaldırarak aslında iyi bir iş mi yapmaktadır? İşlenen bazı suçların bedeli ölüm mü olmalıdır? Yoksa her türlü insan öldürme, sebebi her ne olursa olsun sizi katil mi yapar? Dolayısıyla bu bir suçsa, cezası ne olmalıdır? İşte bu sorulara kitaptan sonra okuyucu kendi düşünceleriyle cevap bulmak durumunda kalacaktır. Dolasıyla okuyucuyu ‘adalet nedir’ sorusuna cevap aramaya sevk olunmaktadır.

Bir de, Hercule Poirot (dedektif) karakterinin yeterince ilgi çekici olmadığını düşünenler gördüm. Bu da bence bir yanılgıdır. Şöyle ki, yine çok sevdiğim yazarlardan biri olan Arthur Conan Doyle’u tanımayan fakat Sherlock Holmes’ü çok iyi bilen kişiler biliyorum. Yani karakter yazarın önüne geçmiş. Fakat Agatha Cristie’nin önünde bir karakter bulunmamaktadır.

Buraya kadar okuma zahmetine katlanmış değerli okuyuculara müteşekkirim. Keyifli okumalar diliyorum.
190 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çok eski bir baskısını elime geçirebilmiş ve okumuştum. Sayfalar elimde kalacaktı neredeyse.
Roman bence Agatha Christie'nin On Küçük Zenci ile birlikte en iyi ve en güzel kitabı.
Agatha Christie için yorum yapmaya bile gerek yok. Dil her zaman ki gibi akıcı. Kurgu şahane. Ne olacak demeye gelmiyor bitiveriyor. Sonu ise şaşırtıcı derece de güzel.
Kenneth Branagh'ın elinde de bir sinema filminin yolda olduğunu da söylemek isterim.
256 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Gerilim ve polisiye türünün en çok bilinen ve okunanlarından biri olan Agatha Christie ile bir kaç gün önce bu romanıyla tanışmış oldum. Yaz için yaptığım kişisel okuma listemde olan yazara, sevgili okur arkadaşım Murat Sezgin'in tavsiyesiyle öncelik vermek istedim. Durumdan oldukça hoşnutum! Kitap, diyalogların fazla olması sebebiyle çabuk okunuyor, dili de insanı kesinlikle yormuyor.

Gelelim kitabımızın gerilim dolu sayfalarını karıştırmaya; Bağdat'tan ayrılıp, İstanbul'a gelen Doğu Ekspresi aldığı yolcularla Avrupa'ya hareket ediyor. Bu arada ben bu taşıtların başrol oynadığı kitapları daha bir seviyorum sanki onlarla yolculuk ediyormuşum hissini verdiği için. Tren'de herkes kompartımanına yerleşiyor. Birbirinden farklı yolcular. Tren yolculuğuna devam ederken talihsiz bir şekilde kar kütlesine saplanıp kalıyor, bu arada mevsim kış tabii. Bu yetmezken bir de trendeki yolculardan biri cinayete kurban gidiyor. Yolculardan biri olan dedektif Hercule Poirot bu olayı çözmek için kollarını sıvıyor ve trendeki her yolcuya potansiyel bir suçlu gözüyle bakıp, dikkatle sorgulamaya başlıyor...

Agatha Christie'nin kahramanı Poirot'ya analitik bir zeka, özenli bir dikkat ve ciddi bir titizliği bahşetmesi sanırım yazarın karakterinin de bir yansıması. Filmi de çekilmiş ama henüz gösterime girmemiş olan bu eseri, filminden önce okuduğum için şanslıyım. Filmi izleyince daha iyi kritik yapabileceğim.

Kitabın sonu, bana göre çok iyi bitti. Benim tahminlerim ya da düşüncelerimin hiçbiri çıkmadı. Zaten okura kendi kafasında yazıp, çizdiren kendi sonuyla şaşırtan kitapları, olayları her zaman severim. O halde bu türün meraklılarına tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar.
256 syf.
·3 günde·8/10
İstanbul'dan Londra'ya giden Doğu Ekspresinde bir yolcu odasında ölü bulunmuştur. İlk bulgular cinayetin hiç de sıradan bir cinayet olmadığını göstermektedir. Aynı trende seyahat eden Dedektif Poirot olayı çözmek için tüm yolcuları sorguya çeker ve çok yanıltıcı cevaplar alır. Bu kadar karmaşık ifadeler ve bulunan çelişkili deliller arasından gerçeği çekip çıkarmak hiç de kolay değildir.

8 puan verdiğiniz bir kitaba kişisel görüş yazmak zordur. Yani harika ya da kötü diyemem. Bazı kısımlar çok tekrar etmiş, olaylar yerine varsayım ve diyaloglarla geçiyor. Ben bir ara şu olay çözülse de bitse diye düşündüm. Fakat dedektiflik türünü sevenler mutlaka okumalı. Kurgu güzel. Yazar Agatha Christie... Sürpriz son...
256 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
BU BİR SPOİLER UYARISIDIR!!!

"Neden bu kadar geç kaldım ki!" diyerekten kendime kızarak bu incelemeye başlıyorum. Bu kitabı 3-4 yıl önce almış,biraz okumuş ve bırakmıştım. Şimdi en hızlı okuduğum kitap oldu sanırım. :)
Kitap da kusursuz bir cinayetten bahsediliyor. Birbiri ile tamamen alakasız görünen 12 yolcunun kusursuz bir cinayette bir aktör edasıyla oynaması gerçekten muhteşem bir kurgunun ortaya çıkmasına yol açmış.
Kitap 3 bölümden oluşuyor. İlk başta biraz sıkılabilirsiniz ama konunun devamı için buralar oldukça gerekli. İkinci kısımda dedektifimiz tarafından herkes sorgulanıyor ve bunlara tek tek yer verilmiş. Hatta kitabın içinde trenin bir taslağını bile var. Kendimi adeta o trende hissettim. Gerçekten harikaydı. Üçüncü ve son bölümde ise cinayeti kim(ler)in işlediğin açıklanmış.
Kesinlikle sıkmadan çok akıcı bir üslupla yazılmış. Kesinlikle öneriyorum.Sanırım okuduğum en güzel polisiye romandı. Agatha Christie okumaya devam edeceğim. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Bir diğer incelemede görüşmek üzere. :)
256 syf.
·Beğendi·9/10
Agatha Christie`nin hep bu kitabını merak ederdim. Bilmem neden,kime Agatha desem "Doğu ekspresinde cinayet`i okudun mu" dedi. Bile bile yazarı okumağa sözü geçen kitapla başlamadım. Diğer kitaplarını da okudum ( hepsini olmasa da ),bu farklı...
Olay İstanbuldan hareket eden Doğu ekspresinde geçiyor.Ekspresde gece yarısı cinayet işleniyor ve tüm olanlar da ondan sonra başlıyor..

Okurken her karekterden kuşkulandım. Hiç alakası olan olmayan :) Çok dikkatle okumaya çalıştım çünkü olayın birini kaçırırsanız başa dönmek zorunda kalıyorsunuz. Ne kadar ince eleyip sık dokuduysam da katili bulamadım :) Yazarın öteki kitapları gibi diyil. Fazla şaşırtmaca var. Sonu fazlasıyla sürpriz. Zaten sonu öyle bitmese herşey yarım kalacaktı.
Şahsi kanaatim kimsenin katili bulacağını düşünmüyorum :)) Yazar izin vermiyor..

Velhasıl, Agatha Christie sizi şaşırtmaya yine devam ediyor...
256 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Agatha Christie çok bilinen bir yazar. Bu yüzden merak ediyordum fakat yarım bırakmayı bile düşündüğüm bir kitapla karşılaştım. Okurken çok sıkıldım. Sherlock Holmes okuduğumda da aynı şey olmuştu. Olayları dedektiflerin çözdüğü kitapları okumaktan hiç hoşlanmadığımı anlamama yarayan bir kitap oldu. Bu benim için kitabın tek artısı. Sınava hazırlandığım için doğru dürüst kitap okuyamıyorum ama bir günümü kitaba ayırmak istemiştim şu an bir günüm için üzülüyorum. :(
256 syf.
·2 günde·9/10
Okuduğum en güzel Agatha Christie kitabıydı.Tek kelimeyle harika.Sonlara geldiğimde hem çok merak ettim hem de bitsin istemedim.Polisiye seven sevmeyen herkese tavsiye ediyorummm.
170 syf.
·Beğendi·8/10
Agatha Christie keşke seninle karşılaşmam mümkün olsaydı. Okuduğum dördüncü kitabın ve sonuç harikaydı. Olay örgüsü başta o kadar karmaşık ki kitabın sonunda açıldığı zaman hayretler içerisinde kaldım. Zekasına hayranlık duyulacak bir yazardan yine muhteşem bir roman olmuş. Başta katili tahmin ederken kim bilebilirdi ki tek bir katilin olmadığını. Herkesin suçlu olup, ünlü dedektif Hercul Poirot'un aslında suçsuzu aradığı mükemmel bir cinayet olayı.
171 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum ilk Agatha Christie kitabı... Elimde bir sürü çeşidi var fakat bunu bilerek ilk olarak seçtim. Bugüne kadar okuduğum tüm polisiye romanlardan farklı olacağını temenni ederek başladığım bir kitaptı ve gerçekten öyle de oldu.

Benim elimdeki kitap 9. basım ve tamı tamına 171 sayfa. Çevirdiğim her sayfada farklı yollar bulum kendimce ama sonuç hiç düşünmediğim bir şeydi. Sanırım Agatha Christie ile güzel bir tanışma yaşadım.
Polisiye romanlar vardır, ortada bir vaka olur ve bazı şahitler, ilerleyen zamanlarda ortaya çıkan gizemli bazı deliller, aşırı mekanik gelen, neredeyse her şeyi bilecek kapasitede bir süper kahraman gibi olayı çözen bir iki kişi, tipik bir cinayet vakası. Agatha Christie gerçekten beklenenlerin hatta beklenmeyenlerin dışına çıkıyor.

Roman İstanbul'dan Londra'ya giden bir doğru ekspresinde geçiyor. Önce ilk birkaç sayfasında giriş kısmını okuyorsunuz, kurbanın öldürülüş anlarına da tanık oluyorsunuz, sonrasında trendeki Dedektif Poirot kara saplanmış ve ilerleyemeyen durumda olan bu tren harekete geçene kadar, olay polislere ulaşana kadar bu vakayı çözümlemekle görevlendiriliyor. Devamı ise akıp gidiyor.

Olay kitabın sonu, çünkü yazarı Agatha Christie. İnanın beklemediğim bir sondu ve üzerinde saatlerce düşünsem de bu sonuca varamazdım, aklımın ucundan geçmezdi. Klasik polisiyelerde suçlu hep en yakınlar olur ya, hiç beklemediğiniz biri çıkar sonunda ve "Vay canına, cidden bu muymuş?!" gibi tipik tepkiler verir, heyecanlı heyecanlı sonlandırırız kitabı. Bu hiç öyle değil. Anlatamıyorum çünkü ciddi spoiler olacak. Daha fazla konuşmak istemiyorum çünkü yazmaya devam edersem kitabı baştan sona anlatmaya başlayacağım.

Sonuç olarak sizlere diyebileceğim tek şey: Eğer polisiye seviyorsanız ve Agatha Christie okumadıysanız bu kitapla başlayabilir, mükemmel bir ilk yaşayabilirsiniz. Polisiye sevmiyor ama merak ediyorsanız yine aşırı derecede teknik bölümler (karakollar, polisler, hapishaneler, kelepçeler, silahlar) içermediği için rahatlıkla okuyabilirsiniz. Çünkü ortada bir cinayet vakası var, vaka şehirde geçen bir vaka değil (trende -üstelik kara saplanmış ve öylece kalmış bir trende- geçen), polisler tarafından sorgulara alınan insanların olmadığı, aksine diğer polisiyelerden farklı olarak tren gibi bir mekan ve hayalinizde canlandırabileceğinizi düşündüğüm o ambiyasta bir dedektifin ve olayla yakından ilgilenen birkaç insanın vakayı sorguladığı tam kelimesiyle değişik-farklı bir polisiye roman.

Bu nedenle muhakkak bir bakmanızı öneririm. Bu kitabın bir filmi de var, onu da izlemenizi öneririm fakat kitaptan önce değil :)

İyi okumalar!
256 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum ilk Agatha kitabı. Son sayfaya kadar katili tahmin etmeye çalışıyorsunuz ama hep tahmin etmediğiniz kişi katil çıkıyor Agatha kitaplarında, bu kitap da öyle olmuştu. Özellikle olay trende geçtiği için okumak istemiştim bu kitabı. Nedense trende geçen olaylar her zaman dikkatimi çeker.
"Eğer size, yalan söylemiş olan birinin yüzüne gerçeği çarparsanız çoğunlukla işin doğrusunu açıklar. Çoğu zaman şaşırdığı için tabii."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu Ekspresinde Cinayet
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752123687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Doğu Ekspresinde Cinayet
Doğu Ekspresinde Cinayet
Doğu Ekspresinde Cinayet
Murder on the Orient Express 
Şərq Ekspresində Qətl
Şərq Ekspresində Ölüm
Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemez durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağ salim trende olduğu anlaşılır. Ancak, defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Sonunda, trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular, cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.

Kitabı okuyanlar 3.429 okur

  • Reyhane
  • Emrah Cem Bayram
  • Kaan Çetinkaya
  • Okan Yaman
  • Betül Duman
  • Esra avcı
  • Firdevs Karagöz
  • Dağınık adam
  • Gözde Yılıkyılmaz
  • alize*

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (13)
9
%1.3 (13)
8
%1.4 (14)
7
%0.5 (5)
6
%0.1 (1)
5
%0.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları