Adı:
Doğu Yolculuğu
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702273
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Morgenlandfahrt: Eine Erzählung
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Doğu Yolculuğu
Doğu
"Doğu'ya yolculuk ediyorduk, ama Ortaçağ'a, ya da Altın Çağ'a da yolculuk ediyorduk. İtalya'dan, İsviçre'den geçiyorduk, ama bazen de geceyi onuncu yüzyılda geçiriyor, atalarımıza, ya da perilere konuk oluyorduk. Tek başına kaldığım zamanlarda kendi geçmişimden mekanlarla ve insanlarla sık sık karşılaştım, eski nişanlımla Ren'in yukarılarındaki orman kenarında dolaştım. Sonra herhangi bir vadide grubuma yeniden katıldığımda, Cemiyet şarkılarını dinleyip liderler çadırının karşısına kamp kurduğumda anlıyordum ki çocukluğuma yaptığım gezinti, ya da Sanço'yla at binmem de bu yolculuğun bir parçasıydı; çünkü bizim tek hedefimiz Doğu'ya varmak değildi, daha doğrusu bizim Doğu'muz salt bir ülke, ya da coğrafi bir yer değil, ruhun yurdu ve gençliğiyle, hem her yerdi hem de hiçbir yer, tüm zamanların yekvücut olmasıydı."
Hermann Hesse'ın, ilk gençlik yıllarından beri hayranı olduğu Doğu ve Doğu felsefesi, mistisizmi ve hayat görüşü, onun pek çok kitabının temelini oluşturmuştur. "Doğu Yolculuğu" yalnızca, Hermann Hesse'in değil, Alman dilinin de en güzel, en şiirsel anlatılarından biri.

(Arka Kapak)

Ödüller : 1964 Nobel Edebiyat Ödülü

 
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bazen öyle kitaplar okuruz ki, kitabın kapağını kapattığımız zaman cevaplamamız gereken soru şu olur: "Ben mi kitabı bitirdim, yoksa kitap mı beni bitirdi?" İşte "Doğu Yolculuğu" da böyle bir kitaptı.

Herman Hesse'nin adını Ferrari'sini Satan Bilge kitabında gördüm ikinci defa. Kitaptaki bilgenin tavsiye ettiği kitapların yazarından biri de Hesse idi. Kitap genel olarak rotası doğuya dönmüş, kendilerine "Cemiyet" adını vermiş, genel olarak tek bir amaçları olsa da, cemiyetteki her birinin farklı amaçlarının olduğu bir topluluğu konu alıyor. Kimi Arap prensesi Fatma ile buluşmak için bu yolculuğa çıkmış, kimi de hayvanların dilini öğrenmeye Hz. Süleyman'ın sırrını çözmek için yola çıkmış.

Yolculuk Doğu'ya doğru yapılsa da Doğu sadece bir sembol aslında. Keşfetmek ve keşfetmek üzerine bir yolculuk. Kitaptaki şu güzel ve derin cümle her şeyi açıklıyor aslında:

"Bu yolculuk nereye?
Eve, hep eve."

Her şey güzeldir lakin, bir gün grubun gönüllü hizmetçisi Leo ortadan kaybolur. Leo herkesin gönlünde yer edinmiş birisidir. O kaybolduktan sonra, onunla beraber Cemiyet'in bazı önemli eşya ve belgelerinin de gittiği görülür. Şimdiye kadar inançla sıkı sıkıya bağlanmış grup arasında Leo yüzünden tartışmalar çıkar. Herkes ortaya farklı bir iddia atar. Herman Hesse artık Cemiyet'in eskisi gibi olmadığına kanaat getirir ve her adımda kendini biraz daha geride bırakarak en sonunda topluluktan kaçar. Lakin topluluğa gönül bağlamış olan vicdanından kaçamayacaktır.

Keyifli Okumalar :)
80 syf.
·9/10
Kitapta bir cemiyet üyesinin amacını gerçekleştirmek için çıktığı doğu yolculuğunda yaşadıkları ve sonrasında içine düştüğü karmaşık durum anlatılıyor.Tıpkı insanın yaşam yolculuğunda zaman zaman karşılaşabileceği engeller, düşebileceği yanılgılar ve umutsuzluklar gibi.Kısa fakat çok şey anlatan bir kitap
  • Çarklar Arasında
    8.3/10 (125 Oy)100 beğeni305 okunma126 alıntı3.076 gösterim
  • Knulp
    8.2/10 (218 Oy)180 beğeni560 okunma411 alıntı4.856 gösterim
  • Narziss ve Goldmund
    8.4/10 (91 Oy)79 beğeni252 okunma141 alıntı3.739 gösterim
  • Candide
    8.1/10 (232 Oy)202 beğeni615 okunma485 alıntı7.129 gösterim
  • Demian
    8.6/10 (299 Oy)294 beğeni807 okunma518 alıntı10.599 gösterim
  • Fırtına
    8.0/10 (118 Oy)104 beğeni418 okunma204 alıntı5.001 gösterim
  • Aspidistra
    8.5/10 (189 Oy)184 beğeni472 okunma623 alıntı7.909 gösterim
  • Düşünceler
    8.7/10 (204 Oy)241 beğeni482 okunma1.158 alıntı10.579 gösterim
  • Mutluluk Dediğimiz Şey
    8.0/10 (156 Oy)185 beğeni555 okunma508 alıntı12.250 gösterim
  • Suçluyorum
    8.5/10 (127 Oy)102 beğeni311 okunma101 alıntı3.977 gösterim
77 syf.
·3 günde·10/10
Hermann Hesse yine yapmış yapacağını. Kitabı okurken, etkilenmediğim, durup düşünmediğim tek bir cümle olmadı. Ara ara mektup, özlü söz vs. kısımları var, Siddhartha'dan alıntılar var ve o kadar güzel akıp gidiyor ki. İnsan psikolojisiyle kurgu harmanı okumak isteyenler bunu okuyabilir, aynı doğrultuda ilerleyen bir de film önereyim: Das Leben der Anderen. Keyifli okumalar ve izlemeler.
80 syf.
Okumadan önce Siddharta'da olduğu gibi doğu mistisizminin derinliklerine inecekmiş hissi vermişti başlık. Evet, yine tadımlık olarak değinilmiş ama mekanlar ve karakterler açısından daha dar bir anlatım var. Ve bunlar kim, doğu neresi, bu neyin yolculuğu sorularıyla boğuşurken kitabın son sayfalarına yaklaştım. İşte tam o anda kitap vermesi gereken dersi verdi: "Ey okuyucu, sen yolda mısın? Yolu yürümekte sebatkar mısın?" Hermann Hesse farkı işte..
80 syf.
Bu kadar kısacık bir kitaba,bir koca dünya sığdırmış yazar! hem kendi derdini, hem insanlığın derdini mükemmel , sıkmayan bir dille anlatmış! Elinize geçerse okuyun derim! Pişman olmazsınız!
80 syf.
Hermann Hesse ile tanışmamış olsaydım ilkgençliğimde, nasıl bir insan olurdum, nasıl bir yaşamım olurdu bilemiyorum. Doğu'ya Yolculuk da onun okuduğum ilk kitabı. İncecik ama yine de upuzun, dolu dolu bir yolculuk sanki.

Lise yıllarında, insanın yaşamın ne olduğu ve nasıl yaşanması gerektiği konusunda fikirlerinin oluşup oturacağı o en kritik zamanlarda zihnimi dolduran sözcükler çokluk Kamuran Şipal'in Türkçesiyle Hermann Hesse'nin cümlelerini oluşturanlar olmuştur.

Ondan öğrendiklerim yaşamımı kolaydan, rahattan, akla uygunluktan çok uzaklara sürükledi. Zorlarla, yollarla, zihnin sınırlarında gezinmelerle, sezgi ve yüreğe kulak vermelerle geçti gençliğim. Hayaller önce bir bir gerçeğe dönüştü; sonra da teker teker kırılıp parçalandı.

Ahmet Telli'nin dizelerinde anlattığı gibi, kum taneleri avucumdan döküldü durdu. Bütün ihtilallerim başarısızlıkla sonuçlandı. Ama bir şey var yine de onlardan bana kalan ve kendimden bağışlanma dilemiyorum bu yüzden.

Zamanın ayrı parçalarında doğup ölenlerden olsak da, Hesse'yi manevi ailemden sayarım; dostum, akrabam, ailem sayarım. Her neredeyse ona sevgilerimi gönderiyorum.
80 syf.
kısa ve etkileyici,düşünme biçimlerini mantık yürütme sistemlerini öğreten farklı bir bakış katan güzel pencere,başarılı kitap,hammadde fikirler
80 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
'' Ama sonunda daha fazla gizlenmek,kaçmak istemedi,ıstırabı çok artmıştı,biliyorsunuz ki ıstırap çok arttığında her şey düzelmeye başlar.''
80 syf.
·8/10
<Spoiler içerir.>

Doğu Yolculuğu'nun -kitabı almadan önce düşündüğümün aksine -bir seyahatname olmadığını belirterek söze başlamak istiyorum. Bu kitap küçük hacimli Kafkaesk tarzda yazılmış bir hikaye. Hikayede gercek ile hayal çoğu zaman birbirine karışıyor, Hesse'nin diğer kitaplarındaki karakterler anlatıcının karşısında belirip kayboluyorlar. Anlatıcı tıpkı Kafka'nın Dava isimli eserinde olduğu gibi anlamlandırmakta zorlandığı birçok olay sonrasında kendini bir mahkemede yargılanırken buluyor.

Kitabın konusunu doğu yolculuğu oluşturuyor. Gizli bir cemiyete üye bir grup insan herbiri farklı amaçlarla da olsa toplanıp doğuya doğru yolculuğa çıkıyorlar. Yolculuk boyunca çeşitli sınamalardan geçen grup, rehberleri Leo'nun kayboluşuyla yolculuğu tamamlayamadan dağılıyorlar. Anlatıcı halbuki bunun da bir sınama olup başlarında rehber olmasa bile yolculuğu tamamlamaları gerektiğini olaydan yıllar sonra cemiyet tarafından çıkarıldığı mahkemeye başkanlık eden ve aslında cemiyetin başkanı olduğunu anladığı Leo'nun bizzat kendisinden öğreniyor. O yolculuğu terk ettiği, yolculuğu ve cemiyetin tarihcesini kaleme almaya kalkıştığı için ihanetle suçlanmayı beklerken aslında hiç umursamadığı ve farkında bile olmadığı ama cemiyet ruhuna aykırı olan bazı yanlış tutum ve davranışları yüzünden suçlanınca büyük bir şaşkınlık geçiriyor. Ama Leo ona bir şans daha vererek üyeliğe tekrar kabul ediyor.

Benim bu hikayeden çıkardığım sonuç türlü türlü sınamalardan geçmeden ve tekrar tekrar denemeden insanların doğu ile sembolize edilen ruhun anavatanına ulaşamayacaklarıdır. İnsan bu yolculukta hicbir rehbere güvenip dayanmamalı, kendi yolunu kendi çizmeli ve kendi kararlarını kendi vermelidir. Ayrıca insanların farkında olmadan işledikleri ve önemsemedikleri kimi kabahatlerin, büyük suç ve hata olarak gördükleri şeylerden çok daha ciddi sonuçları vardır. İnsanlar olay ve olguları degerlendirmede farkında olmadan büyük hatalar yapmaktadırlar ve bu onları hedeflerine ulasmaktan alıkoymaktadır.
80 syf.
·Beğendi·7/10
Doğu Yolculuğu coğrafi bir yolculuk görünüşünde insanın kendine yolculuğunu anlatan kısacık ama dopdolu bir Hermann Hesse kitabı. Bir gruba ait olmak, o gruptan kopmak, kalabalıklarda yalnız olmak, insan olma sürecinde yaşanan hatalar, kuşkular, umutlar, umutsuzluklar temaları ile ilerleyen bu yolculukta isterim ki tüm kitap dostlarım eşlik etsinler kahramana.
80 syf.
·Beğendi·9/10
Herman Hesse'nin en tanınmış kitabı kuşkusuz Siddhartha'dır. Ancak ben "Boncuk Oyunu" adlı kitabından çok etkilenmiştim.
Bu kitabın Boncuk Oyunu 'na hazırlık niteliği taşıdığını öğrendiğim zaman okumaya karar veridim.
Aslında hiçbirimizin yabancısı olmadığı bir konu işliyor Hesse.
Herkes yola masum ve erdemli olmak amacıyla çıkıyor, daha sonra ne olduğunu anlamadan başka bir dünyanın içine gömülüyoruz .
Çıkmak için çabalıyor, çabaladıkça batıyoruz .
Sonra sükuneti kendi yalnızlığımızda buluyoruz ama yine de diğer insanlarla birlikte yaşamamız lazım..
Dikkat ederseniz az dostu olanların seçtiği yoldur bu..
80 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Özel insanlardan oluşan bir cemiyet Doğu yolculukları düzenleyerek bir çeşit kendini arama bulma konusunda insanlara yardımcı oluyor. Ama cemiyetin katı kuralları ve insanlık doğasından gelen acımasızlık, suçlama, vefasızlıklar bu doğu yolculuklarında insanların kendi kaderlerini değiştirmesi ve kendilerini bulmaları açısından değişik bir kapı oluşturuyor. Kitabın sonundaki bir cümle çok hoşuma gitti. Kitap kahramanları her zaman yazarlardan daha çok gerçektirler ve tanınırlar. Değişik bir kitap. H.Hesse hayranlarına öneririm.
(...) beynimdeki film şeridi bin kilometre uzunluğundaydı sanki.
Hermann Hesse
Sayfa 41 - Can Yayınları, 14. basım, 2018. Çeviren: Zehra Aksu Yılmazer
"Kimi zaman insan eskiden sevdiği bir şeyden artık zevk alamaz oluyor. Bir müzisyen kemanını satabiliyor ya da duvara fırlatabiliyor! Gün geliyor bir ressam, yaptığı bütün resimleri yakabiliyor! "
"Ne kadar üzüntülüsünüz böyle, ne kadar telaşlısınız," dedi beni yatıştırmaya çalışarak, "hoş bir şey değil bu. Çirkinleştirir, hasta eder insanı. Gelin ağır ağır yürüyelim, insanı öyle güzel sakinleştirir ki bu. Hele şu birkaç yağmur damlası - harikulade, değil mi? Sanki gökten kolonya damlıyor."
Hermann Hesse
Sayfa 51 - Can, 14. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu Yolculuğu
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702273
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Morgenlandfahrt: Eine Erzählung
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Doğu Yolculuğu
Doğu
"Doğu'ya yolculuk ediyorduk, ama Ortaçağ'a, ya da Altın Çağ'a da yolculuk ediyorduk. İtalya'dan, İsviçre'den geçiyorduk, ama bazen de geceyi onuncu yüzyılda geçiriyor, atalarımıza, ya da perilere konuk oluyorduk. Tek başına kaldığım zamanlarda kendi geçmişimden mekanlarla ve insanlarla sık sık karşılaştım, eski nişanlımla Ren'in yukarılarındaki orman kenarında dolaştım. Sonra herhangi bir vadide grubuma yeniden katıldığımda, Cemiyet şarkılarını dinleyip liderler çadırının karşısına kamp kurduğumda anlıyordum ki çocukluğuma yaptığım gezinti, ya da Sanço'yla at binmem de bu yolculuğun bir parçasıydı; çünkü bizim tek hedefimiz Doğu'ya varmak değildi, daha doğrusu bizim Doğu'muz salt bir ülke, ya da coğrafi bir yer değil, ruhun yurdu ve gençliğiyle, hem her yerdi hem de hiçbir yer, tüm zamanların yekvücut olmasıydı."
Hermann Hesse'ın, ilk gençlik yıllarından beri hayranı olduğu Doğu ve Doğu felsefesi, mistisizmi ve hayat görüşü, onun pek çok kitabının temelini oluşturmuştur. "Doğu Yolculuğu" yalnızca, Hermann Hesse'in değil, Alman dilinin de en güzel, en şiirsel anlatılarından biri.

(Arka Kapak)

Ödüller : 1964 Nobel Edebiyat Ödülü

 

Kitabı okuyanlar 303 okur

  • Levent Kaçan
  • Hermann Hesse
  • dilekitap
  • Songül Geylani
  • Başak boztepe
  • Yusuf Ö.
  • Kitap Bahçesi
  • Burak
  • Merve_mete
  • Eylül süreya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.6
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%27.8
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.6
Erkek
%57.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.7 (20)
9
%15.9 (17)
8
%26.2 (28)
7
%23.4 (25)
6
%8.4 (9)
5
%6.5 (7)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.9 (1)