Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma

·
Okunma
·
Beğeni
·
86
Gösterim
Adı:
Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612333
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Düşünüyorum, O Halde Özgürüm!

“İnsanın özgürlüğünden vazgeçmesi, insan oluşundan vazgeçmesi demektir! Özgür olmamak, bütün haklardan ve yükümlülüklerden vazgeçmedir.”
Özerkleştirici ve özgürleştirici yeni bir yönelim olan Aydınlanmanın birincil istemi veya kazanımı, dünyanın her yerinde, her insanın akıl ile donatılmış olduğu ve aklını yetkinleştirebileceği ilkesidir. Bir akıl varlığı olan insan, dünyanın her yerinde aklını kullanma cesareti gösterebilir; eleştirel ve öz-eleştirel bir öz-bilinç geliştirebilir.

“Biz, bir halkın, bir halk olduğu eylem ile kendimizi yeniden oluştururuz” (Bubner 1989, s. 408). Bu nedenlerle, insanın ve doğanın kurtuluşu birbirinden ayrılamaz. İnsan doğasının kurtuluşu, Aydınlanmayı da eleştirel öz-değerlendirmeye yönlendiren ahlaksal-politik bir karara bağlıdır. Sorun, insanlığın bu kararı verip veremeyeceği ya da ne ölçüde verebileceğidir.
Cumhuriyetçilik, yürütme erkinin, diyesi, hükümetin, yasama erkinden ayrılmasıdır. Despotizm ise, kamusal istenci hiçe sayarak, devlet düzenini, despotun keyfince belirlediği yönetimdir. Yasa ve hukuk dışı olarak kullanılan devlet erki, şiddettir ve bu despotik uygulamaya karşı “direniş hakkı” doğar. Devlet gücünün hukuk dışı kullanımı, hükümetin veya yasa koyucunun temel özgürlükleri ihlal etmesi ve anayasada anlatımını bulan toplumsal sözleşmeyi bozmasıdır. Toplumsal sözleşmenin bozulması ve keyfilik, halka direniş hakkı verir.
Onur Bilge Kula, “Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma”da son yıllarda çok tartışılan Aydınlanma Felsefesini, Aydınlanmanın insanlığın önünü açan ışığını, Batılı felsefecilerin görüşlerini de hatırlatarak yeniden yorumluyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Descartes Hegelin deyişiyle "düşünüyorum" demekle ben soyutluyabilirim anlayışının yolunu acmistir. Bu açılım insana düşünsel gelişim, eleştirel düşünme eleştirel öz-bilinç geliştirme cesareti vermiştir .Bu gelişmeler insana "haydi her türlü bağımlılığını sorgula bunalardan aklını kurtar kendin ol öz-belirleyimle yaşa" çağrısıdır
Bu aydınlanmanın ilkesi ve Ereğidir

İnsan ancak kendisini edilgenlestiren ve bagimlastiran sınırlamaları ortadan kaldırmaya başardığı zaman tam insanlasabilir .
Çünkü ancak akılcı ve özgür insan , herkes için iyi ve yararlı olanı seçmeye uğraşarak ahlaklılaşabilir.

Kant'ın deyişiyle aydınlanma korku ve tembelliği yenmesi gerektini söyler

Aydınlanmanın en büyük düşmanı yalandır

Aydınlanma denildiğinde aklını ozgurlestirme cesareti gösterme eğiliminin belirginleşmesi önemlidir
aydınlanmanın birincil istemi dünyanın her yerinde eleştirel ve öz-elestirel öz-bilinç gelistirilebilir.
Tarih her dönemde
Toplumun aydınlanması ve karşıt aydınlanma olduğunu gösteren ögreticiye tanık olmustur

Lutherin kilise reformu için çalışmaya başlamasından sonra Güney ve Orta Almanya'da efendilerine karşı başkaldırmis
İçinde bulunduklari serflik ve kölelik İncil ile bağdaşmadığını ileri sürmüş ve toprak ağalarina baskaldirmislardir

Kopernikus evrenin odak noktası dünya değil güneştir. Gezegenler yuvarlak dairelerde güneşin etrafında dönmektedir demekle sadece kiliseyi sarsmakla kalmaz hiyerarşiyi bozar

Siyasal erk kendini sureklestirmek için tek-tiplesmeyi hem gelistirir hem yüceltir hatta kutsallastirir.
Tek tiplestirilen toplum ekonomik olarak zenginlesebilir ancak düşünsel bakımdan sığlaşır asıl tehlike buradan kaynaklanir

Sanat yada her türlü yaratıcılık henüz denenmemiş olani denemekle olanaklıdır kültür endustrisi, denenmemiş olani dislamakla ya da zorlastirmakla aynı olanın üretimine özendirir buda sanatı işlevsizlestirir.

Bireyin "baskilanmasina çıkar sağlayan parçacık toplumsal güçler " tarafından bireye yüklenen gereksinmelerdir
Yanlış gereksinmeler "ağır çalışma koşulları sefalet saldırganlık ve adaletsizliğin" ebedilestirmesine hizmet eder
"Bu tür gereksinmeler hastalığın her yönüyle görmeyi ortadak kaldıracak şansları kullanmayı sağlayan yeteneklerin gelişmesini engeller "
.
.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612333
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Düşünüyorum, O Halde Özgürüm!

“İnsanın özgürlüğünden vazgeçmesi, insan oluşundan vazgeçmesi demektir! Özgür olmamak, bütün haklardan ve yükümlülüklerden vazgeçmedir.”
Özerkleştirici ve özgürleştirici yeni bir yönelim olan Aydınlanmanın birincil istemi veya kazanımı, dünyanın her yerinde, her insanın akıl ile donatılmış olduğu ve aklını yetkinleştirebileceği ilkesidir. Bir akıl varlığı olan insan, dünyanın her yerinde aklını kullanma cesareti gösterebilir; eleştirel ve öz-eleştirel bir öz-bilinç geliştirebilir.

“Biz, bir halkın, bir halk olduğu eylem ile kendimizi yeniden oluştururuz” (Bubner 1989, s. 408). Bu nedenlerle, insanın ve doğanın kurtuluşu birbirinden ayrılamaz. İnsan doğasının kurtuluşu, Aydınlanmayı da eleştirel öz-değerlendirmeye yönlendiren ahlaksal-politik bir karara bağlıdır. Sorun, insanlığın bu kararı verip veremeyeceği ya da ne ölçüde verebileceğidir.
Cumhuriyetçilik, yürütme erkinin, diyesi, hükümetin, yasama erkinden ayrılmasıdır. Despotizm ise, kamusal istenci hiçe sayarak, devlet düzenini, despotun keyfince belirlediği yönetimdir. Yasa ve hukuk dışı olarak kullanılan devlet erki, şiddettir ve bu despotik uygulamaya karşı “direniş hakkı” doğar. Devlet gücünün hukuk dışı kullanımı, hükümetin veya yasa koyucunun temel özgürlükleri ihlal etmesi ve anayasada anlatımını bulan toplumsal sözleşmeyi bozmasıdır. Toplumsal sözleşmenin bozulması ve keyfilik, halka direniş hakkı verir.
Onur Bilge Kula, “Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma”da son yıllarda çok tartışılan Aydınlanma Felsefesini, Aydınlanmanın insanlığın önünü açan ışığını, Batılı felsefecilerin görüşlerini de hatırlatarak yeniden yorumluyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • İbrahim Aydoğar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0