Doktor Hastalandı

6,2/10  (11 Oy) · 
13 okunma  · 
5 beğeni  · 
446 gösterim
Burma’da dilbilim dersleri veren Dr. Edwin Spindrift aniden rahatsızlanınca İngiltere’ye geri gönderilir. Londra’da yattığı hastanede acı veren ve aşağılayıcı bir dizi tetkikten sonra beyninde tümör olduğu anlaşılır. Geçireceği operasyonu beklerken, karısı da hastane civarındaki barlarda vakit geçirmektedir. Edwin, operasyondan bir gece önce onu bulmak için üzerinde pijamalarıyla hastaneden kaçar. O güne dek sözcüklerin dünyasında yaşamış olsa da onların gerçek hayattaki “göndergelerini” pek umursamamış bir dilbilimci olarak, varlığından bile haberdar olmadığı bir âleme; Soho’nun hayatın kıyısında kalmış bin bir karanlık tiple dolu tekinsiz ve bohem yeraltı dünyasına dalar. Ancak akademik hayattaki steril varoluştan katı gerçekliğin hüküm sürdüğü yeraltına iniş macerası içinde gizem dolu bir müphemlik de barındırır.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9786053327400
  • Orijinal Adı:
    The Doctor İs Sick
  • Çeviri:
    Can Moralı
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
fazi 
02 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Otomatik Portakal sayesinde tanıştığım yazarın yine farklılıklarla dolu kitabıydı Doktor Hastalandı.
Yazarın tarzını bildiğim için, yazdıklarını anlamak zor olmadı. Yine gerçek mi hayal mi ikileminde kalarak okuyup şaşkınlıkla çevirdim sayfaları.
Araştırınca da pek bilgi bulunmayan eser, 1960'da Otomatik Portakal'dan iki yıl önce okuyucuyla buluşmasına rağmen Otomatik Portakal'ın gölgesinde kalmış izlenimi verdi bana.
Burma'da bir dil bilimci olan Dr. Edwin Spindrift, beyin tümorü nedeniyle ruhsal sağlığı ile cinsel sağlığını da kaybetmiştir. Karısı ile yaşadıkları ilişki ise tamamen sadakate bağlıdır. Aldatmanın bedende olacağı, sadakati zedelemeyeceğini düşünen bir karısı vardır Spindrift'in. Hatta kendisi de hastaneye yatmadan önce bu fikirdedir.. Dolayısıyla Edwin kitap boyunca ilişkisini de sorgular.. Doktor ünvanını her yerde sürekli üstüne basa basa kullanan Edwin, hastaneden karısını aramak için kaçınca kendisini sıfatsız kalıp kimlik karmaşası yaşayacağı Soho'da bulur. Karısını ararken bir anda gerçekliği de kaybedecek duruma gelir. (Öyle ki okurken ben de kaybettim tüm gerçekliği.) Sonlara doğru kitap daha da ilginç ilerleyip gerçeküstü bir öyküye dönüşür..
Edwin'in yaşadığı maceraların gerçek mi yoksa verilen ilaçlardan mı kaynaklandığını düşünmeden edemedim. Ne kadarı gerçek ne kadarı hayal onu da sorgulamıştır eminim okuyucular.
Bir de araştırırken kitabın İngilizce basımının 1963, 1972 ve 1986 kapak tasarımlarına rastladım ve çok beğendim. Üçü de kitabın içeriğine çok uygun tasarımlar. 1986 basımına rastlarsam mutlaka benim olmasını istiyorum..
Otomatik Portakal kadar karmaşık değildi eser. Ancak yazarı ilk defa okuyacaklara anlaşılmaz gelebilir. Mutlaka okunması gereken bir kitap değil ama okuyunca kendinizi sorgulayacağınız, bitirmeden bırakamayacağınız bir kitap Doktor Hastalandı..

Fatma gül 
20 Oca 06:56 · Kitabı okuyor · Beğendi · 8/10 puan

''Senin değişmenin doğru bir şey olacağını düşünmüyorum. Sen bir çeşit makinesin ve dünyanın makinelere ihtiyacı var.Sen bir röntgen makinesi gibisin,ya da sızlandığın şu elektroensefalografi cihazlarından biri gibi. Bir faydan var. Ama benim bir makineye ihtiyacım yok.Hiç olmazsa birlikte yaşamak ve birlikte yatağa girmek için.''

Kafasında kurmuş olduğu dünyada yaşayan, gerçek dünya ile kafadasındaki dünyanın çakışmasında çıkan kıvılcımların hasta düşürdüğü bir dilbilmcinin baş karakter olduğu; hayatını kelimelerin filolojik, semantik ve etimolojik doğasına ayıran bu bilim insanının, beyin tümörü gerekçesiyle oyalandığı bir hastaneden kaçması ve karısını o bar senin bu otel benim araması, modern bir bilinç(!) taşıyınca eşinden aldatıldığına dair hesap sormakta bile beceriksiz davranması, herkesin ve her şeyin kendisiyle adeta dalga geçtiği ya da en iyimser tabirle "oyun oynadığı" bir serüvenle, yalnızlığımızın vahşi yönlerine selam çakan kurgusuyla, tam da Burgess tarzında bir konuyu temel alarak yüzlerimize çarpan bir roman.

thebeast 
02 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8 günde

Kaynak: https://paylasilankitaplar.wordpress.com/...s-doktor-hastalandi/

Sevgili okur,
Yüksek ihtimalle yazdıklarımı okumadığın, zamanını yine manasızca doldurduğun bir andayız. Senden çok da farklı değilim. Ben de zamanımı pek de manalı olmayan yaz-MA uğraşıyla doldurma derdindeyim. Audioslave sever misin? Açar mı seni bu havalar? Show me how to live i aç bi dinle bakalım. Belki seversin sen de.
İnternette çok dolaşan bir karikatür var. Adamın biri diğer adamın sırtında. Bildiğin taşıtıyor kendini. Diğer adamın da koşması ya da o an ki performansına göre yürümesini teşvik etmek için bir oltanın ucundaki parayı gösteriyor. Nasıl oldu anlamadım ama tam olarak hislerime tercuman olmuştu. Tamam işte bu demiştim.
Sen de biliyorsun birileri sürekli önümüze hedefler koyuyor, seni, beni, tüm dünyayı inandırıyor bu hedeflere ve biz de kendimizi koşarken buluyoruz. Dur bakalım yapacak daha iyi birşeyler yok mu diye soruyorsun kendine, sonra o oltanın ucunda sonsuz mutluluk, güzel kadınlar/adamlar, lüks yemekler, son model metalik gri arabalar falan koyuyorlar (Zaten daha azına kabul dediysen senin için üzülürüm. Yapma böyle) sen de Malkoçoğlu’sun zaten, koskoca kaleye tek başına giriyorsun. Sahi senin motivasyonun ne??
Birileri seni sürekli şişiriyor. Aslansın sen, kaplansın sen, yaparsın be hocam, yürü be koçum???? Sen de farkında olmadan yürüyorsun hakikaten. Birşeyler oldum ben diyorsun. Kendini dinlemeye bile zamanın olmamış bu kadar zaman. “Bu adam ne sever?” “Ya böyle bir olay var BEN ne yaparım?” diye sormamışsın sorduysan bile yalnızca çevrenden sana pompalanarak oluşturulan çerçeve içerisinde cevaplar bulmuşsun. Gerçekle yüzleşmek için çok geç kaldığının farkındasın, umarım yüzleşmem diye de ufaktan korkmalardasın.
Sana yalnızca işlerine yaradığın için payeler verdiler. Biliyorsun. Tam olarak bugün sosyal medyayı işgal eden takdir ve teşekkürlerden önce onu yaparsan şunu alırım diyen ailen vardı. Bunun sen kazık kadar olduktan sonra başkaları tarafından yapılıyor olması da mantık dışı değildir sanırım.
İnanılmaz payelere, rozatelere, şiltlere, plaketlere, ünvana sahip olduğunu düşünelim. Ve sen hayatını buna göre devam ettiriyorsun. Marketten meyve alırken, sevgilinle konuşup, çocuklarınla oynarken, yemek yerken bile bu maskeyi çıkarmıyor, “OLMASI GEREKEN” dediğin çerçeveden dışarı çıkmıyorsun. Hakikaten keyifler de yerinde. Ne de olsa biz önemli olmak isteriz. Bizim duygularımız, düşüncelerimiz, acılarımız, yoğun iş tempomuz, hareketlerimiz, saç tarzımız bile 7 milyar insandan bayaa bayaa farklıdır.
Ama bir anda pat diye bu payelerin, ünvanların, saygınlığın yok olduğunu düşün. Düşün ki o çok sevdiğin, sahip olmak için ömür tükettiğin kimliğinin yerinde yeller esiyor. Nasıl davranırdın? Bocalar mıydın?. Nereye koşar nereye vururdun kafanı? Herhangi bir olay karşısında nasıl hareket ederdin, duruşun ne olurdu? Rica ederim biraz düşün bunu olur mu??
Anthony Burgess bunu yazmış.
Sen belki Otomatik Portakal ı okumuşsundur (okumadıysan mağarandan çık biraz hava al, dışarıda yaşayan insanlara gözucuyla bir bak, sonra git kitabı al ve oku) Orada da enteresan bir sosyal yapıdan bahsediyordu evet haklısın. Beğendiysen buna da bir göz gezdir. Zaten o seni sarar sarmalar kasar bir günde de bitirirsin.
Unutmadan. Arada kimliğini bir kenara bırak sevgili okur. Starbucks ta “qanqalarla qahve qeyfi” yaparken baristaya farklı bir isim söylemekle başlayabilirsin. Bu ayıp değil. Biraz uzaklaş öyle bak olaya. Üzerinde yıldızlar payeler olmadan nasıl bir şeyle karşılaşacağını gör. Cuma akşamının da tadını çıkar.

Kitaptan 5 Alıntı

Beyza ŞİMŞEKLİ 
04 Şub 12:56 · Kitabı okudu · 6/10 puan

"Televizyonda bir sürü saçmalık seyretmekten başka yapacak daha iyi şeylerim var."

Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 241 - Türkiye iş bankası)Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 241 - Türkiye iş bankası)
fazi 
 02 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Anthony Burgess - Doktor Hastalandı
"...İnsanın kişiliğinin son evresi, her zaman nihai evre olmalıydı..."

Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 17 - İş Bankası Kültür Yayınları , Nisan 2016 1. Basım)Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 17 - İş Bankası Kültür Yayınları , Nisan 2016 1. Basım)
fazi 
 02 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Anthony Burgess - Doktor Hastalandı
"Hayat kurtarmadaki amacınız ne? İnsanların ne için yaşamasını istiyorsunuz?"

Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları , Nisan 2016 1. Basım)Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları , Nisan 2016 1. Basım)
Beyza ŞİMŞEKLİ 
02 Şub 22:09 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bunu yapmalarına izin vermeyin, dedi Charlie. "Eğer henüz çatlak değilseniz de sizi çatlak yaparlar. Sonra sizi bir yerlere kapatırlar, çıkamazsınız ve her şeyin sizin değil, onların suçu olduğuna kimseyi ikna edemezsiniz. Sizin beyniniz, sizin malınız. Kurcalamalarını istemezsiniz."

Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 8)Doktor Hastalandı, Anthony Burgess (Sayfa 8)