·
Okunma
·
Beğeni
·
21000
Gösterim
Adı:
Doktor Ox'un Deneyi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329695
Orijinal adı:
Une Fantaisie du Docteur Ox
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Doktor Ox'un Deneyi kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/a3ctaLux8B4

Goethe'nin bir sözü vardır : "Müzik sıvı mimaridir, mimari ise donmuş müzik."
Hadi bu cümleden bu kitapla tanışmamı sağlamış https://1000kitap.com/bencilportakal sponsorluğunda Doktor Ox'un Deneyi'ne doğru yol alalım.

Mimari, mimari, mimari... Nedir bu mimari hiç merak edip de bu konuda bir şeyler araştıranınız oldu mu gerçekten? Ya da içinde yaşadığınız o sıkıcı 3+1 tipinde daireler bulunduran apartmanlarınızda hayatlarınızı gayet rutin bir şekilde sürdürmeye devam ediyor musunuz? Bundan yıllar önce Goethe bir şeyler demiş oturduğunuz, baktığınız, deneyimlediğiniz, adım attığınız, dokunduğunuz her yer hakkında... Peki bu cümle size neleri çağrıştırıyor?

Donmuş birçok müziğin içinde yaşıyoruz biz ister kabul edin ister etmeyin. Bu müziğin tarzını ise bizler tasarlıyoruz. Donmuş diyoruz çünkü içinde yatan derin anlamları yine en iyi biz biliyoruz. Etrafınızda gördüğünüz bütün hareketi, bütün dikey uzantıları, bütün balkonları düşünürken Doktor Ox gibi bu milleti nasıl kolay yoldan hasta ederiz de bu sonu gelmeyen rutinliklerinden kurtarırız diyoruz ama imar yönetmeliklerine takılıyoruz. Doktor Ox gibi bir şeyler deniyoruz, sonucu iyi ya da kötü olsun. En azından deniyoruz. Oksijen seviyenizi biraz olsun değiştirelim, o durağanlığınıza bir dinamizm katalım diyoruz ama yine yapamıyoruz. Çünkü bu bir deney ve deneyin baş kahramanları müzik, mimarlık ve insanlar olunca akan suları durduramıyoruz. Sinirleniyoruz. Ox'un da dediği gibi siz insanların üstüne %79 oranda azot ve %29 oranda oksijen yollamak istiyoruz, bir şeylerin toplamının bir seferliğine de olsa 100 etmemesini istiyoruz -belki biraz heyecanlanırsınız da günlük hayatta olup biten muhteşem küçük olaylara karşı tepkilerinizi açığa çıkarırız diye-
ama yine beceremiyoruz.

Müziğe sıvı mimari diyoruz çünkü kulağınıza hoş gelmeyen tarzda müzik dinlemeyi sevmiyorsunuz. Bu sıvılığın ruhunuzda yol almasına izin verdiğiniz ölçüde müziğin mimarisinin de o kadar farkına varacağınızı biliyor musunuz? "Bunu Biliyor Muydunuz?" testi değil bu! Bulunduğu kabın şeklini alan bir toplum var karşımda. Kaplara sığamayıp kendi hayatlarımızı tasarlamamız gerekiyor artık. Bir kere şunda anlaşalım... Herkes kendi hayatının Ox'u olmalı. Çünkü kendi hayatın da bir mimari. Nasıl ki bir kilise, inşa edildiği zamandan beri sayısız farklı tarzda mimariyle oluşturulmuşsa sen de öylesin. Sayısız yere ayak basıp sayısız şekilde müzik dinliyorsun. İrdele! Boş durma! Bu kitabı okumasan bile nereye ayak bastığının farkında ol biraz. O ayağının altında ve etrafında nasıl yaşanmışlıklar olabileceğinin farkında ol. Neyi dinlediğinin farkında ol. İnsan sesi de bir müziktir sonuçta. Kitapta geçen müziklerin insanı delirtmesi gibi bazı insanların sesleri de bizi delirtebilir. Delirme hemen. Dinle sonuna kadar müziği, belki bir black metal parçasından sonra gelen o rahatlatıcı gitar solosudur bazı insanlar?

Bizim Doktor Ox'lara ihtiyacımız var dostum... Mimar Ox'lara, Sanat Tarihçisi Ox'lara, Mühendis Ox'lara, Eczacı Ox'lara ihtiyacımız var. Bizi bu sürekli aynı olan oksijen seviyesinden kurtaracak, bizi bu alışıldık tarzlardan ve 21. yy alışkanlıklarından sıyıracak çeşit çeşit Ox'lara ihtiyacımız var. Gelsinler bir şeyler denesinler bu ülke üzerinde. Onlara bir alan ya da tamamen bir şehir verelim kitapta geçen rutinlik abidesi şehir gibi. Herkes istediği konuda istediği ütopyayı gerçekleştirsin orada. Bir bakalım rutin gözlerle onların yaptığı şeylere. Hiç anlamayalım, bu ne lan diyelim, böyle şey mi olur diyelim, delirelim, biz asırlardır böyle şey görmedik bu yapılamaz diyelim! Ama bir şeyler diyelim yahu, bir şeyler bizde de coşku yaratsın artık. Aynı romandaki şehir gibi mahalledeki kedilere pisi pisi deyince bile bakmıyorlar artık bana! Kedileri de kendimiz gibi yaptık sonunda.
96 syf.
·8/10
Merhabalar Doktor Ox’un Deneyi modern klasikler arasında yer alan kitaplardan çok farklı bir kurgusu vardı ve okurken hayretler içinde kaldım.Yer yer gülümsedim yer yerde düşüncelere daldım.Üslup ise sade ve akıcıydı.Olaylar Quiquendone kentinde geçmektedir ve Doktor Ox aydınlatma projesi bahanesiyle kentin üzerinde deneyler yapar.Kenttekiler yüksek derecede duygu belirtisi bulunmayan ve normal şartlarda öfke,korku ve mutluluk gibi duyguları yoktur.Doktor Ox yüksek dozdaki oksijenin insan üzerindeki deneyi yapmasıyla deney sonucundan sonra herkes farklı karakterlere sahip olur ve hayatları normalden daha da hızlanır.İnsanların iyi ve kötü duygular içindeyken nasıl karar vermesi gerektiğini sorgulatan bir eserdir.
Keyifli Okumalar Dilerim
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ya kitap çok komik :D
Valla çok mutlu oldum bugün. Bu denk geldiğim ikinci güzel kitaptı. Bakalım diğer ikisi nasıl olacak...

Neyse kısa ve güzel bi' inceleme yapmaya çalışacağım.
Başta kitabın kapak resmi hakkında bir şey söylemek istiyorum. Sizce de adamın giyinişi çok güzel değil mi ya :D

Bu tuhaf bi' itiraf olacak ama biliyor musunuz o tarz giyinmeyi çok istiyorum :D
Tabi annem falan memur mu olacaksın yaşlılar giyinir o tarz demişti...

Neyse işte umarım bir gün giyinirim o tarz diyelim :D

Kitabın konusu çok tuhaf ve güzel. Ayriyeten çok komikti bence.
Quiqendone diye bi' şehir varmış (Kitaptan baktım ismine :D )
Bu şehirde insanlar çok uyuz, sakin. Mesela belediye başkanı var, buna danışmanı şey diyor.
"Yangın çıktı napalım?"

Bu da diyor ki "Sıkıntı yok düşünelim." Halbuki 1 haftadır zaten düşünüyorlarmış :D

Sonra mesela polis falan iş yapmıyor neden? Çünkü şehirde kavga çıkmıyor ki :D Herkes sakin.
Bizim çok çalışkan belediye başkanı da 10 yıldır polisi kovmayı düşünüyormuş. Adam her şeyi düşünüyor ama icraat yok :D

Kitap cidden aşırı güzel ya!

Doktor Ox'umuz da şehri aydınlatayım diye kekliyor bizim başkanı tabi.
Sonra da aslında aydınlatma değilmiş amacı. Tüm şehri kobay olarak kullanıyormuş resmen.
Herkes deliriyor falan birbirleriyle kavga ediyorlar :D

Kitap cidden çok komik ya buraya yazarken bile kahkaha atıyorum.

Neyse kitap kesinlikle çok güzel ve çok komik :D

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
96 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Rutin ve monotonluklar insanı esir alır. Hemde öyle bir şekilde esir alırki siz bunun farkına bile varamazsınız. Gelgelelim bu esaretten kurtulmanın tek yolu rutinlerden çıkıp sıradanlaşmamaktır.

Bir kent düşünün. O kentte insanlar oldukça sakin ve yavaşlar. Ne bir kavga, ne de bir olay oluyor. Adliyeler bile bomboş kalıyor. Avukatlar ise hiç dava kaybetmedikleri için ünlü oluyorlar. Hiç dava kaybetmediler çünkü savunacak bir dava olmamış ki! :D Evlilikler bile on yıl sonra oluyor. Ve nadiren insanlar evliliklerini bozuyor.

Ne kadar güzel değil mi? Olaysız, kavgasız sakin insanlarla dolu bir kent. Fakat bunun sıradanlaştığını ve bir rutin içinde olduğunu düşünün. İnsan bir süre sonra dayanamaz hale gelir. Nitekim rutinlerde böyledir. İnsanı bunaltır ve içten içe öldürmeye başlar.

Sadece bir kişi buna karşı gelir. Doktor Ox!

Bir iyi vardır, bir de kötü. Eğer kötü olmasaydı insanlar iyinin değerini anlayamazdı. Doktor Ox da insanların içindeki kötüyü açığa çıkarmak istiyor.

Kenti bir tür gaz ile aydınlatma projesi yapar. Bütün masrafları kendisinin ödeyeceğini söyler ve başkan buna izin verir. Fakat Doktorun asıl amacı insanları bu sakinlikten, rutinden çıkarmaktır. Bunu başarır da. Sonrasında bir sürü olaylar olur. İnsanların iç yapısı değişmeye başlar.

Neyse ben daha fazla spoi vermeyeyim. En iyisi siz kitabı okuyun. :D

Ben kitabı çok beğendim. Yazarın farklı bir anlatım tarzı var. Kitabı okurken sanki yazarla sohbet ediyor gibiydim. Bu çok hoşuma gitti :)


Rutin ve monotonlukların esiri olmamanız dileğiyle‍️... :)
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Jules Verne çoğumuzun aklında küçüklük dönemlerimizden dolayı çocuk kitapları kaleme alan bir yazar olarak kalmış ama aslında benim de çok uzun zaman sonra bu eseriyle kendisini hatırlamamla birlikte, bir çok romanının olduğunu da öğrendim. Hatta sanırım bu novella onun en kısa eserlerinden birisi. Yaptığım araştırmalar neticesinde de İthaki yayınlarının Verne'nin eserlerini direkt olarak fransızcadan çevirmesi ve de sadeleştirme yapmaması dolayıısyla daha çok önerilmiş. İş bankası kültür yayınlarında da her ne kadar aşırı olmasa da diğerine oranla biraz daha kısaltılmış sanırım.

Bu yazarı daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah ve Seksen Günde Devr-i Âlem gibi eserleriyle tanıyoruz. Çocukluğumuzun ilgi çekici kitaplarındandı bunlar. Bana da bayağı nostaljik anlar yaşattı :)

İçerikte ise Quiquendone adında hayalı bir şehir yaratmış yazar. Bu öyle bir şehir ki, ne haritalarda adı geçiyor ne de halkı tanınıyor. Bu Flaman halkı o kadar sade, sessiz ve yavaş yaşıyor ki, onların bu uyuşukluğu bir süre sonra size 'yetti gari, az hareketlenin be' deme isteği doğuruyor içinizde :D Bir gün Doktor Ox adında birisinin şehrin aydınlatmasıyla ilgili problemlere maddi oalrakta tamamen kendi üstlenmesiyle yardımcı olacağını belirterek gelmesi ve de bu kisve altında halk üzerinden bir deney yapacak olmasıyla olaylar patlak verir. Belediye başkanı da olaylara duygusal açıdan bakar ve fazla düşünmeden ve irdelemeden kabul eder. Tabii kobay olarak kullanılacakları akıllarının ucundan bile geçmez.

Doktor Ox'un bu deneyi yaparken kuramı şuydu; erdem, cesaret, yetenek, zekâ, hayal gücü gibi nitelik ya da özellikler yalnızca bir oksijen sorununa bağlı olabilir miydi? Ama zamanla kendini kaybedip, bu tabiri caizse uyuşuk ve yavaşlıktan bıkkınlık veren milletin gaza gelmesiyle(hem mecazi hem gerçek anlamda :)) ortaya çıkanlara o da müdahale etmez, izlemeye devam eder. Ayrıca yazar eserde sık sık müzikal terimlere de yer verir. Her ne kadar dipnotlar koysa da bular için, bu kısımlar biraz sizi sıkabilir. Çünkü ben de bir ara ‘ne diyor bu ya’ moduna geçtim. Sanki müzik hakkında hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissetmenize neden olabiliyor. Bu noktada yazarın derin bilgilerini de görebiliyorsunuz.

Eser bilim-kurgu tarzında, yer yer trajikomik ögeler içeriyor , sizi gülümsetebiliyor. Büyük beklentiler ile okumayın derim ama genel olarak beğendiğim bir eser oldu. Eğer okumayı düşünürseniz de bulabilirseniz İthaki’den okuyun derim.
96 syf.
Deneysel çalışma uğruna herşey feda diyen doktör Ox'un pek saf ve gereginden fazla sakin bir kasabanin insanlarina saf oksijen vermek suretiyle nasil ajite olduklarini, kasabada kaosun oluşmaya başladığını pek ironik ve pek keyifli bir dille anlatiyor bize sevgili yazarımız. Kitap konusunu ben birazda Livaneli'nin Son Ada adlı kitabina da benzettim. Ordaki başkan burdaki Doktor Ox.
96 syf.
·1 günde·8/10
Dıııt dıııt dıııt dııt ... Ertele
10 dk sonra tekrar dıııt dıııt dııt dıııt...
Hiç kalmak istemiyor ki yeterince dinlenemedi tekrar ertele
10 dk sonra dıııt dıııt dıııt dıııt ....
Hih kalması lazım yoksa işe geç kalacak. Alarmı kapat. Hızlı tempoda hazırlık. Kahvaltı yaparsa geç kalır bi poğaça alır işyerinde ne olacak. Hemen çıkmalı.zaten sabah trafiği berbat bu trafik 20 dk lık yolu 60 dk lık yapıyor.

Oooooffff trafik neden akmıyor? Korna sesleri... Işıklar sanki ona inadına yanıyor. Kim yaptı ki bu ışıkların ayarını yahuu.. Doooooot doooot...e daha sarı yeni yandı... ağzını bozdu bile iki defa hakaret etti 3 defa küfretti...

Ohh neyseki işe yetişti. Saat 8:19 bir dk kala. Patron da dik dik bakıyor. Gec kalacak zannetti. İş iş iş iş... Bi ara veremedi bi çay içemedi yahu tuvalete gidemedi... Offf ne sıkıştı ama neyseki öğle arasına 10 dk var sabredebilir.

Offf neden işyeri yemeği vermez ki. Her gün ne yese diye düşünmekten harap oldu. Üstelik yemek fiyatları uçmuş. Söz yarın evden getirecek azığını. Gerçi dün de öyle demişti. Bu sefer kesin ama...

Ne çabuk bitiyor şu öğle araları. İş iş iş iş ... Kafası çalışmıyor artık yeter... Az kaldı sabret... İnsaf ya şu saatte mi çıkılır saat 19:00. Eve gidene kadar 20:00.

Yine trafik bu sefer hiç akmıyor. Kornalar egzoz gazı çekilir gibi değil. Umarım çocuklar etrafta dolanmazlar. Çok yoruldu.

Eve geldi çok şükür. Bu çocukların sesi neden böyle yüksek cıkıyor neden koştururlar ki.. Sabıır.. Of kızacak artık sussunlar beyninde yankılanıyor sesleri. Susuuuuuuuun.

Ama onlar daha küçük ustelik gün boyu görmediler özlediler onu. Bir köşede ebeveyninin nasıl bir canavara dönüştüğüne hayretle bakıyorlar. Endişeliler..

Keşke bağırmasaydı ama elinde değil.. Ne oluyor böyle yoksa biri bizimle dalga mı geçiyor strese ne kadar dayanabiliyoruz onu mu ölçüyor. Yahu sizi parayla mı verdiler bize bi gidin hayatımızdan.

Belki de Doktor ox hakkaten var. Ve ne olacağını merakla izliyor. Doktor ox sana sesleniyorum çekil hayatımızdan!
96 syf.
·8/10
Bir Ütopya ’da başlıyoruz serüvenimize. Serüven diyorum zira Jules Verne kitapları, ekseriyetle heyecanı ve merak güdüsü yüksek kitaplar oluyor. Okurun zihni, peki şimdi ne olacak ya sonra ne olacak gibi sorularla meşgul olurken kitap bitmiş oluyor. Bu kitabın diğerlerinden farkı neydi diye soracak olursak, kesinlikle hicivli anlatımıydı doğru cevap olacaktır.

Esasen kurgu çok basit yani sıradan ve çok da olası olmayan bir deney ile ütopik bir kentin gerçekliğe uyanmasını konu ediniyor kitabımız. Ütopik demek doğru bir niteleme olacaktır çünkü komikte olsa kentin insanlarının sakinlikleri, vurdumduymazlıkları normal insan davranışlarına oldukça aykırı bir seyirdeydi. Bu seyir Jules Verne ‘nin anlatımıyla çok komik bir hal alıyor ve okur kimi, hata çoğu yerde kahkaha atacak raddeye geliyor. Gülümseten, keyif veren bir anlatım ve kurgu seçilmiş olsa dahi alt mesajları da dikkat çekiciydi.

Devlet yönetimindeki insanların normal yaşantılarında olduğu gibi, ailesine olduğu gibi aslında iyi, sakin ve doğru insanlar olmasına rağmen bir koltuk ile nasıl değişecekleri, nasıl da ölümcül kararlar alabilecekleri şaşılacak derecede insanın zihnini kurcalıyor. Sevmediğimiz hatta nefret ettiğimiz kimi siyasiler oğulları, eşleri tarafından ölesiye seviliyor. Sizin için cani bir insan sevilebiliyor! Gerçekten oldukça ilginç bir durum!

Doktor Ox’un şehre verdiği gaz ile yaptığı deneyin sonuçlarında görüyoruz ki; elinde yetki olan insanların nasılda tanınmaz hale gelebileceklerine şahit oluyoruz. Deney, gerçek hayatta şöyle tahayyül edilebilir mi, kararı size bırakıyorum.

Bir insanı koltuk ve yetki sahibi yapalım ve neler olacağını görelim deneyi!
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bir okshidrik gazı ölü bir kenti nasıl değiştirebilir?
Kitabımızda tartışmasız, ruhsuz, her şeyin yavaş yapıldığı hatta kararların bile yavaş alındığı, yavaş düşünüldüğü, polislerin ve avukatların iş yapmadığı (kentte hiçbir şey yaşanmadığı için) bir kent var: Quiquendone. Bir gün Komiser Passauf, belediye başkanına ve onun danışmanına bir haber getiriyor. Bu haberden sonra kobay olan bu kentte değişmeler ortaya yavaş yavaş çıkıyor ve beklenmedik olaylar yaşanıyor.
Kapağını ve konusunu çok beğendiğim bir kitap. Yazarın kalemi de gayet akıcı. Yer yer gülüyor yer yer şaşırıyorsunuz. Farklı ve güzel bir kitap, tavsiye ederim. :)
96 syf.
·1 günde·8/10
Kitabın insanı içine çeken bir havası vardı. Okudukça meraklanıyorsun Yazar ayrıca okuruyla konuşuyor gibi kaleme almış. Şuana kadar okuduğum modern klasikler arasında en farklı olanıydı sanırım bence kesinlikle şans verilmeli..
"Her hâlükarda, beyefendi," diye yeniden söze başladı belediye başkanı, " Evinizde olup bitenin sorumluluğu size aittir. Ben bu kentin huzurunun teminatıyım."
Jules Verne
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası yayınları 8. Basım
- Birbirlerine karşı kullandıkları ifadeler hiç de kaygı verici değildi..
- Kaygı verici değil mi! Diye haykırdı belediye başkanı, birinin bir diğerine, sözlerinin nereye varacağını düşünmediğini söylemesinde kaygı duyulacak bir şey duymuyorsunuz, öyle mi? Ama siz hangi çamurdan yoğurulmuşsunuz beyefendi?
Jules Verne
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası yayınları 8. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doktor Ox'un Deneyi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329695
Orijinal adı:
Une Fantaisie du Docteur Ox
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.

Kitabı okuyanlar 3.965 okur

  • Kıvanç topan
  • İlya Heisenberg
  • İsmini vermek istemeyen okur
  • Activist
  • Aquarin
  • Halit Akpınar
  • Hazel Guney
  • Nur
  • Devone Little
  • Beyza Güngördü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%11
18-24 Yaş
%33.8
25-34 Yaş
%30.5
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58
Erkek
%42

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.4 (134)
9
%11.2 (160)
8
%25.5 (363)
7
%25.4 (362)
6
%12.8 (182)
5
%5.1 (72)
4
%2.2 (31)
3
%1.3 (19)
2
%0.8 (11)
1
%0.5 (7)

Kitabın sıralamaları