Adı:
Doktor Ox'un Deneyi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329695
Orijinal adı:
Une Fantaisie du Docteur Ox
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Doktor Ox
Doktor Oks
Doktor Ox’un Deneyi
Dr. Ox
Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

Goethe'nin bir sözü vardır : "Müzik sıvı mimaridir, mimari ise donmuş müzik."
Hadi bu cümleden bu kitapla tanışmamı sağlamış Hayriye Gül sponsorluğunda Doktor Ox'un Deneyi'ne doğru yol alalım.

Mimari, mimari, mimari... Nedir bu mimari hiç merak edip de bu konuda bir şeyler araştıranınız oldu mu gerçekten? Ya da içinde yaşadığınız o sıkıcı 3+1 tipinde daireler bulunduran apartmanlarınızda hayatlarınızı gayet rutin bir şekilde sürdürmeye devam ediyor musunuz? Bundan yıllar önce Goethe bir şeyler demiş oturduğunuz, baktığınız, deneyimlediğiniz, adım attığınız, dokunduğunuz her yer hakkında... Peki bu cümle size neleri çağrıştırıyor?

Donmuş birçok müziğin içinde yaşıyoruz biz ister kabul edin ister etmeyin. Bu müziğin tarzını ise bizler tasarlıyoruz. Donmuş diyoruz çünkü içinde yatan derin anlamları yine en iyi biz biliyoruz. Etrafınızda gördüğünüz bütün hareketi, bütün dikey uzantıları, bütün balkonları düşünürken Doktor Ox gibi bu milleti nasıl kolay yoldan hasta ederiz de bu sonu gelmeyen rutinliklerinden kurtarırız diyoruz ama imar yönetmeliklerine takılıyoruz. Doktor Ox gibi bir şeyler deniyoruz, sonucu iyi ya da kötü olsun. En azından deniyoruz. Oksijen seviyenizi biraz olsun değiştirelim, o durağanlığınıza bir dinamizm katalım diyoruz ama yine yapamıyoruz. Çünkü bu bir deney ve deneyin baş kahramanları müzik, mimarlık ve insanlar olunca akan suları durduramıyoruz. Sinirleniyoruz. Ox'un da dediği gibi siz insanların üstüne %79 oranda azot ve %29 oranda oksijen yollamak istiyoruz, bir şeylerin toplamının bir seferliğine de olsa 100 etmemesini istiyoruz -belki biraz heyecanlanırsınız da günlük hayatta olup biten muhteşem küçük olaylara karşı tepkilerinizi açığa çıkarırız diye-
ama yine beceremiyoruz.

Müziğe sıvı mimari diyoruz çünkü kulağınıza hoş gelmeyen tarzda müzik dinlemeyi sevmiyorsunuz. Bu sıvılığın ruhunuzda yol almasına izin verdiğiniz ölçüde müziğin mimarisinin de o kadar farkına varacağınızı biliyor musunuz? "Bunu Biliyor Muydunuz?" testi değil bu! Bulunduğu kabın şeklini alan bir toplum var karşımda. Kaplara sığamayıp kendi hayatlarımızı tasarlamamız gerekiyor artık. Bir kere şunda anlaşalım... Herkes kendi hayatının Ox'u olmalı. Çünkü kendi hayatın da bir mimari. Nasıl ki bir kilise, inşa edildiği zamandan beri sayısız farklı tarzda mimariyle oluşturulmuşsa sen de öylesin. Sayısız yere ayak basıp sayısız şekilde müzik dinliyorsun. İrdele! Boş durma! Bu kitabı okumasan bile nereye ayak bastığının farkında ol biraz. O ayağının altında ve etrafında nasıl yaşanmışlıklar olabileceğinin farkında ol. Neyi dinlediğinin farkında ol. İnsan sesi de bir müziktir sonuçta. Kitapta geçen müziklerin insanı delirtmesi gibi bazı insanların sesleri de bizi delirtebilir. Delirme hemen. Dinle sonuna kadar müziği, belki bir black metal parçasından sonra gelen o rahatlatıcı gitar solosudur bazı insanlar?

Bizim Doktor Ox'lara ihtiyacımız var dostum... Mimar Ox'lara, Sanat Tarihçisi Ox'lara, Mühendis Ox'lara, Eczacı Ox'lara ihtiyacımız var. Bizi bu sürekli aynı olan oksijen seviyesinden kurtaracak, bizi bu alışıldık tarzlardan ve 21. yy alışkanlıklarından sıyıracak çeşit çeşit Ox'lara ihtiyacımız var. Gelsinler bir şeyler denesinler bu ülke üzerinde. Onlara bir alan ya da tamamen bir şehir verelim kitapta geçen rutinlik abidesi şehir gibi. Herkes istediği konuda istediği ütopyayı gerçekleştirsin orada. Bir bakalım rutin gözlerle onların yaptığı şeylere. Hiç anlamayalım, bu ne lan diyelim, böyle şey mi olur diyelim, delirelim, biz asırlardır böyle şey görmedik bu yapılamaz diyelim! Ama bir şeyler diyelim yahu, bir şeyler bizde de coşku yaratsın artık. Aynı romandaki şehir gibi mahalledeki kedilere pisi pisi deyince bile bakmıyorlar artık bana! Kedileri de kendimiz gibi yaptık sonunda.
96 syf.
·8/10
Merhabalar Doktor Ox’un Deneyi modern klasikler arasında yer alan kitaplardan çok farklı bir kurgusu vardı ve okurken hayretler içinde kaldım.Yer yer gülümsedim yer yerde düşüncelere daldım.Üslup ise sade ve akıcıydı.Olaylar Quiquendone kentinde geçmektedir ve Doktor Ox aydınlatma projesi bahanesiyle kentin üzerinde deneyler yapar.Kenttekiler yüksek derecede duygu belirtisi bulunmayan ve normal şartlarda öfke,korku ve mutluluk gibi duyguları yoktur.Doktor Ox yüksek dozdaki oksijenin insan üzerindeki deneyi yapmasıyla deney sonucundan sonra herkes farklı karakterlere sahip olur ve hayatları normalden daha da hızlanır.İnsanların iyi ve kötü duygular içindeyken nasıl karar vermesi gerektiğini sorgulatan bir eserdir.
Keyifli Okumalar Dilerim
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ya kitap çok komik :D
Valla çok mutlu oldum bugün. Bu denk geldiğim ikinci güzel kitaptı. Bakalım diğer ikisi nasıl olacak...

Neyse kısa ve güzel bi' inceleme yapmaya çalışacağım.
Başta kitabın kapak resmi hakkında bir şey söylemek istiyorum. Sizce de adamın giyinişi çok güzel değil mi ya :D

Bu tuhaf bi' itiraf olacak ama biliyor musunuz o tarz giyinmeyi çok istiyorum :D
Tabi annem falan memur mu olacaksın yaşlılar giyinir o tarz demişti...

Neyse işte umarım bir gün giyinirim o tarz diyelim :D

Kitabın konusu çok tuhaf ve güzel. Ayriyeten çok komikti bence.
Quiqendone diye bi' şehir varmış (Kitaptan baktım ismine :D )
Bu şehirde insanlar çok uyuz, sakin. Mesela belediye başkanı var, buna danışmanı şey diyor.
"Yangın çıktı napalım?"

Bu da diyor ki "Sıkıntı yok düşünelim." Halbuki 1 haftadır zaten düşünüyorlarmış :D

Sonra mesela polis falan iş yapmıyor neden? Çünkü şehirde kavga çıkmıyor ki :D Herkes sakin.
Bizim çok çalışkan belediye başkanı da 10 yıldır polisi kovmayı düşünüyormuş. Adam her şeyi düşünüyor ama icraat yok :D

Kitap cidden aşırı güzel ya!

Doktor Ox'umuz da şehri aydınlatayım diye kekliyor bizim başkanı tabi.
Sonra da aslında aydınlatma değilmiş amacı. Tüm şehri kobay olarak kullanıyormuş resmen.
Herkes deliriyor falan birbirleriyle kavga ediyorlar :D

Kitap cidden çok komik ya buraya yazarken bile kahkaha atıyorum.

Neyse kitap kesinlikle çok güzel ve çok komik :D

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
96 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Jules Verne çoğumuzun aklında küçüklük dönemlerimizden dolayı çocuk kitapları kaleme alan bir yazar olarak kalmış ama aslında benim de çok uzun zaman sonra bu eseriyle kendisini hatırlamamla birlikte, bir çok romanının olduğunu da öğrendim. Hatta sanırım bu novella onun en kısa eserlerinden birisi. Yaptığım araştırmalar neticesinde de İthaki yayınlarının Verne'nin eserlerini direkt olarak fransızcadan çevirmesi ve de sadeleştirme yapmaması dolayıısyla daha çok önerilmiş. İş bankası kültür yayınlarında da her ne kadar aşırı olmasa da diğerine oranla biraz daha kısaltılmış sanırım.

Bu yazarı daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah ve Seksen Günde Devr-i Âlem gibi eserleriyle tanıyoruz. Çocukluğumuzun ilgi çekici kitaplarındandı bunlar. Bana da bayağı nostaljik anlar yaşattı :)

İçerikte ise Quiquendone adında hayalı bir şehir yaratmış yazar. Bu öyle bir şehir ki, ne haritalarda adı geçiyor ne de halkı tanınıyor. Bu Flaman halkı o kadar sade, sessiz ve yavaş yaşıyor ki, onların bu uyuşukluğu bir süre sonra size 'yetti gari, az hareketlenin be' deme isteği doğuruyor içinizde :D Bir gün Doktor Ox adında birisinin şehrin aydınlatmasıyla ilgili problemlere maddi oalrakta tamamen kendi üstlenmesiyle yardımcı olacağını belirterek gelmesi ve de bu kisve altında halk üzerinden bir deney yapacak olmasıyla olaylar patlak verir. Belediye başkanı da olaylara duygusal açıdan bakar ve fazla düşünmeden ve irdelemeden kabul eder. Tabii kobay olarak kullanılacakları akıllarının ucundan bile geçmez.

Doktor Ox'un bu deneyi yaparken kuramı şuydu; erdem, cesaret, yetenek, zekâ, hayal gücü gibi nitelik ya da özellikler yalnızca bir oksijen sorununa bağlı olabilir miydi? Ama zamanla kendini kaybedip, bu tabiri caizse uyuşuk ve yavaşlıktan bıkkınlık veren milletin gaza gelmesiyle(hem mecazi hem gerçek anlamda :)) ortaya çıkanlara o da müdahale etmez, izlemeye devam eder. Ayrıca yazar eserde sık sık müzikal terimlere de yer verir. Her ne kadar dipnotlar koysa da bular için, bu kısımlar biraz sizi sıkabilir. Çünkü ben de bir ara ‘ne diyor bu ya’ moduna geçtim. Sanki müzik hakkında hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissetmenize neden olabiliyor. Bu noktada yazarın derin bilgilerini de görebiliyorsunuz.

Eser bilim-kurgu tarzında, yer yer trajikomik ögeler içeriyor , sizi gülümsetebiliyor. Büyük beklentiler ile okumayın derim ama genel olarak beğendiğim bir eser oldu. Eğer okumayı düşünürseniz de bulabilirseniz İthaki’den okuyun derim.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Quiquendone kentinin, fevkalâde sakin bir yaşam süren insanları gün gelir Dr. Ox'un deneyine mâruz kalırlar, deneyin amacı bir nevi, bu mülayim insanların içerlerindeki iblisi veya canavarı artık ne demek isteniyorsa onu açığa çıkarmaktır. Dr. Jekyll bunu geliştirdiği bir iksirle kendi üzerinde deneyerek başarmıştı, Dr. Ox'un aracı ise katıksız oksijen gazıdır ve Ox, bunu yaparken kendini değil başkalarının bedenlerini kullanır, kobayı bütün bir kent halkıdır, deneyin sonucunda ulaşmak istediği muhtemelen sosyolojik çıkarımlar olacaktır ve deney süresince muhtemelen bazı raporlar da yazılmıştır, ben şahsen bu tür raporların okuyucuyla da paylaşılmasını isterdim...

Sıradışı ve sürükleyici bir Jules Verne hikayesidir bu, tavsiye edeceğim ve eğer bir gün bir bilim adamı size, karşılıksız iyiliklerde bulunacağını söylerse kıymet vermeyiniz, bilim adamlarına güven mi olur...
96 syf.
·2 günde·Beğendi
Flandre'nın Quıquendone kenti sessiz, sakin ve insanların asla sinirlenmediği, nabzın sürekli düşük olduğu bir kent. İnsanlar dışarda yürürken bile yere bakar, yavaş adımlar atar ve her zaman sanki sahilde yürüyüp hayal kuruyormuşuz gibi bir edayla dolaşırlar. Kentin polis gücüne ihtiyacı yoktur çünkü hayatlarında hiç kavga dövüş yaşamamışlardır. Hatta bu kentte evlenmek isteyen gençler bile en az on yıl nişanlı kalırlar. İşte her şey böyle yavaş işler burda.
Kentin yöneticisi asla kendi başına karar alamaz ve bu yüzden işler sürekli olduğu gibi kalır. Bir gün Doktor Ox asistanı Ygene ile yeni bir aydınlatma sistemi oluşturacaklarını ve hatta ücretini bile kendilerinin ödeyeceğini söyleyerek gelirler. Aslında amaçları oldukça farklıdır. Doktor Ox'un amacı nedir hep birlikte görücez. Ama ondan önce biraz yazarımızdan bahsedelim.
Jules Verne hukuk öğrenimi görsün diye ailesi tarafından Paris'e yollanmış ancak yazı yazma isteği ağır basmış ve derslerinin aksamasına neden olmuştur. Babası bu yüzden ona para göndermeyi kesmiş ve oda yazdıklarından para kazanmak durumunda kalmıştır. Hayal gücü oldukça geniş olduğu için bilim kurgu yazmayı tercih etmiş. Birçok yayınevi yazılarını çocukca bulduğu için yayımlamak istememiştir. Ama bugün bile görüyoruz ki Jules Verne romanlarında ne anlatsa gerçekleşmiş ve bir hayal olmaktan çıkmış her şey. Kitap yazmadan önce birçok araştırma yaparmış. Bir keresinde macera yaşamak için bir tekne satın alıp yola çıktığı bile olmuş.
Yazmaya, araştırmaya, bilime ve insanlığa bu kadar önem veren bir yazarın eserlerinin hak ettiği değeri görmesi dileğiyle. Keyifli okumalar herkese.
96 syf.
·2 günde·8/10
Öncelikle belirteyim çok farklı bir kurgu. Bir bilim adamının bir kent üzerinde deney yapmasını konu alıyor. Öyle bir kent düşünün ki ne olay var, ne bir şey. Her şey sakin, durdun, dongun... Doktor Ox'un deneyi ise onları delirtiyor resmen. Kenti oksijene boğuyor. Fazla oksijenin alınmasıyla insanların çok farklılaşmasını incelemiş Ox. Benim hoşuma gitti şahsen. Çok oksijen ile sanatkar olan beyinler çok güzeldi ama insanların sinirlerini bozması ve agresifleşmesi kötü yönü. Şunu düşündüm acaba ormanları katletmesek, çevreyi temiz tutup oksijenimizi fazla hale getirsek daha iyi olabilir mi bizim kafalar da ? Kısacık, minicik resimlerle de pekiştirilmiş bir eser. Çerezlik diye tabir ettiğimiz cinsten. Konu ve olaylar olarak da gayet hoş bir eser olmuş.
96 syf.
·1 günde·8/10
Dıııt dıııt dıııt dııt ... Ertele
10 dk sonra tekrar dıııt dıııt dııt dıııt...
Hiç kalmak istemiyor ki yeterince dinlenemedi tekrar ertele
10 dk sonra dıııt dıııt dıııt dıııt ....
Hih kalması lazım yoksa işe geç kalacak. Alarmı kapat. Hızlı tempoda hazırlık. Kahvaltı yaparsa geç kalır bi poğaça alır işyerinde ne olacak. Hemen çıkmalı.zaten sabah trafiği berbat bu trafik 20 dk lık yolu 60 dk lık yapıyor.

Oooooffff trafik neden akmıyor? Korna sesleri... Işıklar sanki ona inadına yanıyor. Kim yaptı ki bu ışıkların ayarını yahuu.. Doooooot doooot...e daha sarı yeni yandı... ağzını bozdu bile iki defa hakaret etti 3 defa küfretti...

Ohh neyseki işe yetişti. Saat 8:19 bir dk kala. Patron da dik dik bakıyor. Gec kalacak zannetti. İş iş iş iş... Bi ara veremedi bi çay içemedi yahu tuvalete gidemedi... Offf ne sıkıştı ama neyseki öğle arasına 10 dk var sabredebilir.

Offf neden işyeri yemeği vermez ki. Her gün ne yese diye düşünmekten harap oldu. Üstelik yemek fiyatları uçmuş. Söz yarın evden getirecek azığını. Gerçi dün de öyle demişti. Bu sefer kesin ama...

Ne çabuk bitiyor şu öğle araları. İş iş iş iş ... Kafası çalışmıyor artık yeter... Az kaldı sabret... İnsaf ya şu saatte mi çıkılır saat 19:00. Eve gidene kadar 20:00.

Yine trafik bu sefer hiç akmıyor. Kornalar egzoz gazı çekilir gibi değil. Umarım çocuklar etrafta dolanmazlar. Çok yoruldu.

Eve geldi çok şükür. Bu çocukların sesi neden böyle yüksek cıkıyor neden koştururlar ki.. Sabıır.. Of kızacak artık sussunlar beyninde yankılanıyor sesleri. Susuuuuuuuun.

Ama onlar daha küçük ustelik gün boyu görmediler özlediler onu. Bir köşede ebeveyninin nasıl bir canavara dönüştüğüne hayretle bakıyorlar. Endişeliler..

Keşke bağırmasaydı ama elinde değil.. Ne oluyor böyle yoksa biri bizimle dalga mı geçiyor strese ne kadar dayanabiliyoruz onu mu ölçüyor. Yahu sizi parayla mı verdiler bize bi gidin hayatımızdan.

Belki de Doktor ox hakkaten var. Ve ne olacağını merakla izliyor. Doktor ox sana sesleniyorum çekil hayatımızdan!
96 syf.
·2 günde·6/10
Merhaba, bir Jules Verne sevmeyen olarak sevenleri minik kızdırabilecek yorumumla geldim.

Kitap hayali bir kent olan Quiqendone'da geçiyor. Buranın insanlarının ölülerden tek farkı yaşıyor olmaları. Hiç bir nabız yükselmesi, hiç bir suç, hiç bir tartışma olmayan bir kentte bitkisel hayat süren bu insanları bir deneye konu eden Doktor Ox ve kent sakinlerinin değişimlerini gözlemlediğimiz kısa bir novella.

Daha önce Ay'a Yolculuk kitabı ile tanıdığım ve pek de sevmediğim yazardan yine pek de sevmediğim bir kitap okudum, çabucak bitti ve 90 sayfa boyunca yazılan şey aslında bir satırı açıklamak içindi.

Eğlenceli bulmadım kitabı arkasında yazanın ve birkaç okuduğum incelemenin aksine. Ancak düşündürücü olduğu kesin.

Ben kitabı İş Bankası ve İthaki'den dönüşümlü olarak okudum ama çeviri adına neredeyse hiç fark yok diyebilirim bu yüzden ikisinden de okunabilir.

Oxygen Not Included isimli bir oyun var hayatta kalma ve strateji oyunu bilim ve teknoloji tabanlı, kitabın bilim kurgu yönü ve başlangıcı dolayısıyla aklım hep oyuna gitti, böyle oyunları sevenler göz atsın mutlaka.

[Spoiler]


Üzerine düşünülmesi gereken bir konuyu ortaya atıyor kitap düşününce bir bakıma, hal ve hareketlerimizin, fevriliğimizin, kızgınlığımızın, hayal gücümüzün ve karar verme yetimizin soluduğumuz havayla bir ilgisi olabilir mi? Neden olmasın? Esprisi sürekli yapılır ama belki oksijen bizi ortalama yaşam süremiz sandığımız zaman diliminde yavaş yavaş öldüren ve bu esnada bazı semptomlar göstermemize sebep olan zehirli bir gazdır. Belki zeka, cesaret ve diğer tüm özelliklerimiz, ateş, öksürük ve kaşıntı gibi birer belirtidir.
Saf oksijenden bahsediliyor deneyde, yüksek yerlere çıktığımızda etkilenmiyoruz yoğun yapıda olduğu için alt seviyelerde kalan saf oksijenden.
Yukarıda bahsettiğim oyun bu deneyi yapmanıza olanak sağlıyor ancak oyunda sudan elde edilen oksijen ve hidrojen bir arada çıkıyor ve bunları ayrı bölmelerde tutmanız gerekiyor, çünkü hidrojen hafif ve zehirli bir gaz tek başına (Oyundan bahsediyorum hâlâ). Kitaptaki deneyde ise hidrojenden tamamen ayrışan saf oksijenin insan üzerinde zihinzel ve fiziksel olarak yarattığı etkileri okuyoruz.

Keyifli okumalar!
96 syf.
·1 günde·Beğendi
Bir solukta biten, biterken her sayfasında güldüren ama düşündüren, her insanın içinde yaşattığı bir canavarın var olduğunu gösteren bir kitap. Ah o tiyatrodaki operanın dördüncü perdesinde yaşananlar! Böylesine canlı bir anlatım beni de içine aldı kitabın. Okuyun!
96 syf.
·1 günde·7/10
Hikayemiz Quiquendone (nasıl okunduğunu bilen varsa beni aydınlatsın) kentinde geçiyor. Kent sakinleri gerçekten sakinler Hiç kavga olmayan, sesin yükselmediği, herkesin yavaş hareket etmeye alıştığı, evlenmek için bir insanı on yıl tanıdığı, duygulardan yoksun, kızmayan, mutlu olmayan, üzülmeyen, seçim yapmak zorunda kalmayan, teknolojiden uzak, ışığın bile olmadığı bir kent. Kendi yağında kavrulan bu kente bir gün Doktor Ox isimli biri gelir ve kente ışık getireceğini ve tüm masrafları kendisinin karşılayacağını söylüyor. Ve bu süreçte kentte değişiklikler görülmeye başlıyor. Kavgalar başlıyor, insanlar aceleci davranıyor, yargılama kavramıyla tanışıyorlar. Peki tüm bu olanların Doktor Ox ile bir ilgisi var mı?

Konu olarak ilgi çekici gelse de bana okurken çok büyük ilgiyle okumadım diyebilirim. Kitabın bölümler halinde olması okumayı kolaylaştırıyor ama konunun bölündüğünü hissettiğim yerler oldu. Üstelik giriş kısmında olaylar çok geç kendini belli etti. İnsanların yavaşlığı ve sakinliği bir yerden sonra beni deli etti bir de

Okuduktan sonra Zülfü Livaneli'nin Son Ada'sını hatırlattı bana bu kitap. Bakalım sonu da benzer mi bitiyor okuyup görün derim
96 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Jules verne yi küçük yaşta hiç okumamıştım.Kiz kardeşim aksine bu yazara sevdalı diyebilirim okumadığı kitabı kalmamıştır bende merak ettim ve aya yolculuk kitabını okudum öncesinde ve hiç begenmedim kardeşime söyledim bayağı bozuldu :)))) Ama doktor Ox'un deneyi iyiydi sıkmadan okuturdu.Ama mukemmelmiydi hayır...
''Tüm yaşamı boyunca hiçbir şeye karar vermeden ölen bir adam, bu dünyada mükemmeliyete yaklaşmış demektir.''
Jules Verne
Sayfa 10 - Kültür Yayınları
... haklarına sıkı sıkıya bağlı bir ulus, zamanaşımı diye bir kavramı kabul edemez.
Jules Verne
Sayfa 66 - İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doktor Ox'un Deneyi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329695
Orijinal adı:
Une Fantaisie du Docteur Ox
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Doktor Ox
Doktor Oks
Doktor Ox’un Deneyi
Dr. Ox
Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.

Kitabı okuyanlar 825 okur

  • İlayda Bozovalı
  • Tarık Mutlu
  • Hatice Kan
  • Murat Solmaz
  • Müşkülpesent
  • Hacer Batar
  • Ömerhan Ünal
  • Mustafa Emir Zor
  • Veysel Ören
  • Minmin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%11
18-24 Yaş
%33.8
25-34 Yaş
%30.5
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58
Erkek
%42

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.5 (41)
9
%15.7 (56)
8
%26.6 (95)
7
%24.9 (89)
6
%11.5 (41)
5
%3.1 (11)
4
%2.8 (10)
3
%0.6 (2)
2
%0.6 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları