1000Kitap Logosu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
14,3bin Kişi
67,3bin
Okunma
13,8bin
Beğeni
193bin
Gösterim
128 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 38 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Alkım Yayınevi · 2007 · Karton kapak · 9789944148825
Diğer baskılar
Peyami Safa'nın bir romanı. 13-14 yaşlarında bir delikanlının hastalığını, bedeniyle ruhu arasındaki ilişkiyi anlatır. Henüz iki yaşındayken babasını kaybeden ve uzun yıllar kemik hastalığıyla ilgili rahatsızlıklar yaşayan Peyami Safa, bir çocuğun yaşayabileceğinden daha büyük buhranlar yaşamış ve kendi içine kapanık olmuştur. Bütün bu birikimlerin sonucu olan, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, beden-ruh ilişkisini anlatan bir eserdir.
3 mağazanın 6 ürününün ortalama fiyatı: ₺11,07
8.4
10 üzerinden
14,3bin Puan · 1729 İnceleme
Simone
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'yu inceledi.
112 syf.
Kitabı okuduktan sonra Peyami Safa adına derin bir üzüntü duydum. Çünkü psikolojik tahlil dediğimiz şey bundan daha iyi yapılabilir mi bilmiyorum. Çünkü hemen hemen her cümle için “bu cümle böyle de söylenebiliyor muymuş vay be!” dedirten bir kitap okudum. Çünkü şimdiye kadar en çok alıntı yaptığım kitap bu kitaptı sanırım hatta bir ara tüm kitabı siteye kopyalamaktan korktum. Peyami Safa adına derin bir üzüntü duydum çünkü siyasi görüşü nedeniyle geri planda bırakılmış, gereken değer verilmemiş bir usta yazar olduğunu gördüm. Keşke sanatçıyı kişiden bağımsız kılarak sadece sanat yönünden değerlendirsek. Ama yapamayız. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, genç yaşta yakalandığı ve tüm hayatını etkilediği hastalığı olan bir gencin çektiği acıları ve yalnızlığını, yaşadığı aşk acısı ile harmanlayarak psikolojik tahlil ve enfes betimlemelerle ele almış olduğu bir yapıttır, diyebilirim. Hastane sahnelerdeki betimlemeler ve genç hastanın psikolojisinin aktarımı o kadar olağanüstü ki hastanenin kokusunu duyarak çektiği acıyı ta içinizde hissediyorsunuz. Peyami Safa bu eseri eski kadim dostu Nazım Hikmet Ran'a ithaf etmiş. Ve kitabın arkasında da bulunan Nazım Hikmet'in kitap ile ilgili düşünceleri şöyledir; "Ben Peyami'nin bu son romanını üç defa okudum, otuz defa daha okuyabilirim ve okuyacağım. Bu kitabın karşısında ben, yıldızlı göklerin sonsuzluğuna bakanve k layetenahi (sonsuz) alemde yeni pırıltılar, o zamana kadar hiçbir gözün görmediği acayip, fakat hakiki alemler keşfeden müneccimin hayranlığını duymaktayım. Eğer ıstırabı, azabı ve nefleyi coşkun bir ciddiyetle duyan öz ve halis halk kitleleri okuma yazma bilselerdi, bu romanın on bin, yüz bin, hatta bir milyon satması işten bile değildir." Görüşlerini ve siyasi olaylar ve durumlara tutumunu hiçbir bağlamda kendimle bağdaştıramayacağım bu yazarın icra ettiği sanata hayran kaldım ve biliyorum ki diğer kitaplarını da büyük bir ilgi ve hayranlıkla okuyacağım. Okuyunuz efenim, ön yargılarınızı bir kenara bırakarak okuyunuz. Emin olun hayran kalacaksınız. (Ama insan diyemeden de geçemiyor; keşke Necip Fazıl'a değil de eski kadim dostun Nazım Hikmet'e dönseymişsin yüzünü be usta.. her şey çok farklı olurmuş)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
OKUYACAKLARIMA EKLE
24
487