Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Yorumlar ve İncelemeler

Tümünü Gör
112 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
4 günde okudu
İsimde koğuş geçince hapishane ile ilgili bir kitap diye düşünüyordum. Halbuki koğuş oda demektir, hariciye de tıpta dış hastalıklar anlamında kullanılır. Yani ana karakterimiz melun bir hasta. Evet ana karakterimizin ismi verilmemiş. O genel itibariyle bir hasta. Peyami Safa küçük yaşlarda yaşadığı kemik hastalığını ve çektiği sıkıntıları bu kitap ile ölümsüzleştirmiş. Soyut kavramları, hisleri, duyguları, acıları öyle bir somutlaştırmış, öyle bir tasvirlemiş ki hayran kaldım. Özellikle "Duvarlar" kısmı büyüleyiciydi. Yer yer kitapta Ahmed Hamdi Tanpınar kokusu aldım. Bu iki yazar aynı dönemde yaşamışlar fakat hangisi hangisini etkiledi bilemem. "Ağır bir hastalık geçirmemiş biri hayatı tam anladığını iddia edemez." Mutlaka okuyun...
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022102,8bin okunma
Reklam
112 syf.
9/10 puan verdi
Kitabı okuduktan sonra Peyami Safa adına derin bir üzüntü duydum. Çünkü psikolojik tahlil dediğimiz şey bundan daha iyi yapılabilir mi bilmiyorum. Çünkü hemen hemen her cümle için “bu cümle böyle de söylenebiliyor muymuş vay be!” dedirten bir kitap okudum. Çünkü şimdiye kadar en çok alıntı yaptığım kitap bu kitaptı sanırım hatta bir ara tüm
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022102,8bin okunma
119 syf.
7/10 puan verdi
·
Beğendi
·
3 günde okudu
Alt metninde otobiyografik ögeler bulunduran bu eser Peyami Safa'nın yine o harika kalemiyle yazılmış. Peyami Safa'yı biraz araştırdıktan sonra bu eser daha da anlam kazanıyor. Kitap 15 yaşında ayağında eklem rahatsızlığı olan bir gencin psikolojik devinimleri ve aşkla ilk tanışması yer alıyor. Hastalığının da etkisi ile yaşadıklarını daha da ağır olarak atlatması okuyucuya hissettiriliyor. Kitap aynı zamanda bir dönem yansıması da. O zaman insanlarının bölünmüşlüklerini, Türkçülük fikrinin ne durumda olduğunu aslında Türkçe'nin ne gibi yozlaşmalardan geçtiğini de görüyorsunuz. Örneğin Fransızca kelimeler kullanmanın aydın-eğitimli sayılması gibi ve buna ek olarak 15 yaşındaki bir genç bir doktor ve paşayla bu konular üzerine tartışmalar gerçekleştirebiliyor çünkü çok okuyor. Alt metinde bulunan otobiyografik ögeler ise şu şekilde; baş kahramanın ismi yok ve Peyami Safa'da sağ kolunda kemik veremi isimli bir rahatsızlıkla mücadele etmiş ve şu cümleleri kendinden de bahsettiğini kanıtlar nitelikte: "Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler." Ve beni en çok etkileyen o rahatsızlığına, yıllardır boğuşmasına rağmen bitmek bilmeyen umuduyla "Dayanırım!" diye haykırmasıydı. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022102,8bin okunma
Reklam
Reklam
100 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.