Domaniç Dağlarının Yolcusu

8,0/10  (16 Oy) · 
46 okunma  · 
9 beğeni  · 
831 gösterim
Şukufe Nihal çeşitli gazetelerde, çıktığı yurt gezilerine dair izlenimlerini yayımlardı. Bu yazlarda, ülkenin ilerlemesi bakımından aydınlara çok görev düştüğünden, aydınların memleketle barışarak gezmeleri gerektiğinden bahsederdi.
Geziler, onun sanatını zenginleştirici bir malzeme teşkil etmenin ötesinde, ideallerini örnekler seslendirme imkanı da sağlıyordu.
Çıktığı bu yurt gezilernden birini, bir roman kurgusuyla şekillendirerek DOMANİÇ DAĞLARININ YOLCUSU (Bir Yurt Gezisi) adıyla 1949 yılında kitaplaştırıldı.
Eser aynı yıl Şakir Sırmalı yönetmenliğinde “ Domaniç Yolcusu” adıyla filme de aktarıldı.

Yazar büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan bir kişisel hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor. Yazar, izini sürdüğü hikâyeye ulaşmak isterken konakladığı duraklarda dikkatini en çok dönemin “kadın” figürü üzerine yoğunlaştırıyor. Öğretmen olmasının da verdiği şevkle, kadınların eğitiminin ve çalışmasının öneminden, yanlış evlilikler ve bunların doğurduğu sonuçlardan bahsederken; çözüm yollarını da hemen yanı başında sunuyor. İlerlemenin köyden başlayacağı fikrini savunan Şukufe Nihal, bu iş için aydınların harekete geçmesi gerektiğine inanıyor. Yazar, idealini öylesine büyük bir coşku ve samimiyetle savunuyor ki, neyin nasıl olması gerektiğinden bahsettiği bölümlerde bile kuruluğa düşerek okuru sıkmıyor. Domaniç Dağlarının Yolcusu’nu sıradan bir anı kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesi. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor. Bunda Şukufe Nihal’ın her şeyden önce bir şair olmasının payı çok büyük...
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    94
  • ISBN:
    9789752638266
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha bu vatanın kolay kazanılmadığını anladım. Bir annenin oğlunun vatana ihanet ettiğini öğrenmesi üzerine oğlunu bizzat öldürmesi hakikaten tüyler ürpertici.

Memleketime kısa bi yolculuk... Tadı damağımda kaldı. İdealleri uğruna yollara düşen bi kadının karşılaştığı zorluklara rağmen bıkmadan idealine ulaşma çabası.

Suada Begiç 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Nasıl da memleket kokan bir kitap...
DOMANİÇ...
Benim canım memleketim.
Her karışında Osmanlı izi bulunan can memleketim.
Toprağı tarih kokan memleketim.
Ah Domaniç ne de fazla değerin yüklü bende.
Havanla suyunla insanınla nasıl da kendine bağladın beni.
Candan öte memleketim...

Domaniçli olarak , Domaniç'in dağlarında yetişmiş biri olarak okumak gerçekten gurur verici...

Esmanur Yüksel 
18 Mar 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap Anı Biyografi türünde yazılmış. Doğrusu uzun zamandır anı türünde kitap okumamıştım. Doğrusu bu kitap bana iyi geldi. Kitap aslında öylesine yazılmış bir anı kitabı değil. Şukufe Nihal Domaniç Dağlarına yolcu olur. Fakat bir gayesi vardır. Bir kadını arıyordur. Kurtuluş Savaşında Cephe yardım eden bir kadındır aradığı kadın. Fakat bu kadının başka bir özelliği daha vardır. Oğlu ise vatan hainidir. Ve kadın oğlunu Milli mücadele yıllarında kendisi öldürür. İşte Şukufe Nihal bu kadınla tanışmak ister. Onun için İstanbul'dan kalkar Anadolu'ya gelir. Kadınla buluşmasına kadar geçen süre zarfını bize aktarır. Anadolu insanın misafirperverliğini, sıcaklığını anlatır

vurkan i 
03 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çare köyde ,köylüde.Aydınlarımızın köylüyü anlayıp ona göre çözümler üretmesi lazım.Köylülerin de şehir sevdasından vazgeçmesi.

Kitaptan 7 Alıntı

Zagor 
16 May 22:58 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yiyecek bir lokma ekmek bulmak ve kafada bir şey, bir ideal taşımak, ne büyük mutluluk!

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)
Zagor 
16 May 13:20 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Türk köylüsünü her zaman böyle gördüm; almaz, hep vermek ister. Yemez, lakin hep yedirmek ister, karşılık olarak da bir şey almaz.

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 26 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 26 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)
Zagor 
 19 May 01:07 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Maddi hayat vasıtalarının bolluğu, lüks ihtiyaçlarının çokluğuyla insanlar hangi saadete erdi? Bir kısım insanın bu tükenmez ihtiyacını temin için, şüphe yok ki başka bir kısım aç kaldı. Bu mavi gök altında, bu yeşil yer üstünde herkesin rahatça doyarak yaşamaya hakkı varken, bu pek mümkünken; neden bir yanda dökülüp taşan sofralar ve neden öbür yanda bir kuru ekmek bile bulamayanlar?

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)
Zagor 
17 May 22:03 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Mutluluk
Yeryüzünde o zamana kadar bir yiyecekten bu kadar derin bir zevk aldığımı bilmiyorum. Meğer mahrum kalmanın ne büyük meziyetleri, faziletleri varmış! Meğer biz ne şımarık, hatta küstah insanlarmışız! Mutluluğu hep büyük şeylerde aramaya kalkarız da, şöyle bir kuru ekmek parçasının bile insana o zevki verebileceğini bilmeyiz.

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 72 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 72 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)
Zagor 
18 May 12:53 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Anadolu
Çok sevdiğim, az tanıdığım Anadolu'nun yanık bağrından bir ses... Onun ruhundan kopmuş bir hava... Anadolu! Baştan başa şiir dolu Anadolu!..

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 36 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul / "iki türkü iki leylek" bölümünden)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 36 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul / "iki türkü iki leylek" bölümünden)
Zagor 
17 May 11:03 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir ömrün sonunda verilecek bir hesabı olmamak, insanlığın karşısında açık alınla çıkabilmek ne eşsiz mutluluk!..

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul)

İşte hep bu büyük şehir derdi, hep bu çıktığımız yeri beğenmemek, kendimizi oraya layık bulmamak illeti! Ya geride kalanlar? Onlar bizden değil mi? Yalnız kendimiz! Korkunç bir benlik...

Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 62)Domaniç Dağlarının Yolcusu, Şükufe Nihal (Sayfa 62)