Domaniç Dağlarının Yolcusu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.115
Gösterim
Adı:
Domaniç Dağlarının Yolcusu
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638266
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Şukufe Nihal çeşitli gazetelerde, çıktığı yurt gezilerine dair izlenimlerini yayımlardı. Bu yazlarda, ülkenin ilerlemesi bakımından aydınlara çok görev düştüğünden, aydınların memleketle barışarak gezmeleri gerektiğinden bahsederdi.
Geziler, onun sanatını zenginleştirici bir malzeme teşkil etmenin ötesinde, ideallerini örnekler seslendirme imkanı da sağlıyordu.
Çıktığı bu yurt gezilernden birini, bir roman kurgusuyla şekillendirerek DOMANİÇ DAĞLARININ YOLCUSU (Bir Yurt Gezisi) adıyla 1949 yılında kitaplaştırıldı.
Eser aynı yıl Şakir Sırmalı yönetmenliğinde “ Domaniç Yolcusu” adıyla filme de aktarıldı.

Yazar büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan bir kişisel hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor. Yazar, izini sürdüğü hikâyeye ulaşmak isterken konakladığı duraklarda dikkatini en çok dönemin “kadın” figürü üzerine yoğunlaştırıyor. Öğretmen olmasının da verdiği şevkle, kadınların eğitiminin ve çalışmasının öneminden, yanlış evlilikler ve bunların doğurduğu sonuçlardan bahsederken; çözüm yollarını da hemen yanı başında sunuyor. İlerlemenin köyden başlayacağı fikrini savunan Şukufe Nihal, bu iş için aydınların harekete geçmesi gerektiğine inanıyor. Yazar, idealini öylesine büyük bir coşku ve samimiyetle savunuyor ki, neyin nasıl olması gerektiğinden bahsettiği bölümlerde bile kuruluğa düşerek okuru sıkmıyor. Domaniç Dağlarının Yolcusu’nu sıradan bir anı kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesi. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor. Bunda Şukufe Nihal’ın her şeyden önce bir şair olmasının payı çok büyük...
94 syf.
·4/10
Bu kitap kısacık olmasına rağmen beni zorlamıştı. Belki benim yaşımdan belki yazarın üslubundan ancak şundan eminim ki herkese hitap edebilecek bir kitap değil. Bu kitap sonrasında hem geziye çıkmak bilmediğim yerlere gidip köhne odalarda kalmak istediğimi hemde bir daha gezi kitabı okumamamın iyi olacağını -en azından Şukufe Nihal- düşündüğümü hatırlıyorum.
94 syf.
·Beğendi·10/10
Kadının hayattaki yerini o kadar güzel anlatır ki şükufe nihal dinlemeye doyamazsin . Benim ilham kaynaklarimdan biridir Şükufe Nihal . Bir cumhuriyet kadınıdır. Cesur , bilgili, asil bir kadındır .Onu okumak sana yön verir ufkunu açar cesaretlendirir.
94 syf.
·1 günde
Bi köylü kadını düşünün,
Kocasını savaşta kaybetmiş,
Bir oğlu ile başbaşa kalmış.
Yıllarca yememiş içmemiş, o oğlanı vatana milllete hayırlı evlat olması için yokluk içinde gecesini gündüzüne katmış.
Ve o saf o temiz delikanlı, kurtuluş savaşı döneminde düşmana cephe alacağı yerde düşmana kılavuzluk etmiş. Belki bilerek belki de bilmeyerek.
Ve bunu duyan anası gururuna yediremeyip.
Atını dört nala koştura koştura İnegöl 'e varır,
Ve gözünü hiç kırpmadan evladını alnın ortasından vurur...

Bi ana için ne acı...
Evlat acısı...
Ama................!!!
94 syf.
Memleketime kısa bi yolculuk... Tadı damağımda kaldı. İdealleri uğruna yollara düşen bi kadının karşılaştığı zorluklara rağmen bıkmadan idealine ulaşma çabası.
94 syf.
Bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha bu vatanın kolay kazanılmadığını anladım. Bir annenin oğlunun vatana ihanet ettiğini öğrenmesi üzerine oğlunu bizzat öldürmesi hakikaten tüyler ürpertici.
94 syf.
·6/10
Kitaptan daha çok gazetede geçmiş bir makaleyi andırıyor. Olayların bazı yerlerinde çok hızlı atlayıp geçtiği için kopukluklar var. Fakat o geçmişte yaşamış insanlarımızın hissiyatını tamamıyla vermiş. Fena değildi.
94 syf.
·Beğendi·9/10
Tek cümle, tadı damağımda kalan mükemmel bir kitap.. Beni Şuküfe Nihal ile tanıştıran ve bu kadar narin, idealleri peşinde koşan,, ince ruhlu bir kadının varlığını ve böyle bir kadının bu topraklardan geçip edebiyat dünyasına iz bıraktığını farkettiren mükemmel bir başucu eseri.. İlk sayfadan kendini içine çeken bir çırpıda okuyup bitirilebilecek bir kitap..
94 syf.
·132 günde·4/10
Yolculuk kitaplarını okumayı sevmediğimden dolayı çok beğenmedim. Hatta okurken sıkıldım,uykum geldi,anlamadım. Ama ufak bir etkisi oldu.Anlatımı daha canlı olsa hoşuma giderdi.
94 syf.
·7/10
Çare köyde ,köylüde.Aydınlarımızın köylüyü anlayıp ona göre çözümler üretmesi lazım.Köylülerin de şehir sevdasından vazgeçmesi.
94 syf.
·Beğendi·9/10
Bu kitaba sadece bir şey demek istiyorum "Vatan Aşkı." Vatan uğruna oğlunu vuran kadın hikayesi için Domaniç dağlarına giden Şükufe Nihal kendi ağzından hikayesini anlatıyor.
94 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir DOMANIÇli ve İNEGÖL'de oturan biri olarak büyük bir merak ve heyecanla okudum. Şukufe Nihal bu eserinde bizlere o günlerin zor şartlarını,köylünün yiyecek bir kuru ekmek anca bulabilirken şehirlilerin şımarıklıklarını ve daha fazlasını anlatıyor...
Yiyecek bir lokma ekmek bulmak ve kafada bir şey, bir ideal taşımak, ne büyük mutluluk!
Şükufe Nihal
Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul
Türk köylüsünü her zaman böyle gördüm; almaz, hep vermek ister. Yemez, lakin hep yedirmek ister, karşılık olarak da bir şey almaz.
Şükufe Nihal
Sayfa 26 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul
Maddi hayat vasıtalarının bolluğu, lüks ihtiyaçlarının çokluğuyla insanlar hangi saadete erdi? Bir kısım insanın bu tükenmez ihtiyacını temin için, şüphe yok ki başka bir kısım aç kaldı. Bu mavi gök altında, bu yeşil yer üstünde herkesin rahatça doyarak yaşamaya hakkı varken, bu pek mümkünken; neden bir yanda dökülüp taşan sofralar ve neden öbür yanda bir kuru ekmek bile bulamayanlar?
Şükufe Nihal
Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul
Bir ömrün sonunda verilecek bir hesabı olmamak, insanlığın karşısında açık alınla çıkabilmek ne eşsiz mutluluk!..
Şükufe Nihal
Sayfa 73 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul
Yeryüzünde o zamana kadar bir yiyecekten bu kadar derin bir zevk aldığımı bilmiyorum. Meğer mahrum kalmanın ne büyük meziyetleri, faziletleri varmış! Meğer biz ne şımarık, hatta küstah insanlarmışız! Mutluluğu hep büyük şeylerde aramaya kalkarız da, şöyle bir kuru ekmek parçasının bile insana o zevki verebileceğini bilmeyiz.
Şükufe Nihal
Sayfa 72 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul
Çok sevdiğim, az tanıdığım Anadolu'nun yanık bağrından bir ses... Onun ruhundan kopmuş bir hava... Anadolu! Baştan başa şiir dolu Anadolu!..
Şükufe Nihal
Sayfa 36 - Timaş Yayınları 14.Baskı Ağustos 2013 İstanbul / "iki türkü iki leylek" bölümünden

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Domaniç Dağlarının Yolcusu
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638266
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Şukufe Nihal çeşitli gazetelerde, çıktığı yurt gezilerine dair izlenimlerini yayımlardı. Bu yazlarda, ülkenin ilerlemesi bakımından aydınlara çok görev düştüğünden, aydınların memleketle barışarak gezmeleri gerektiğinden bahsederdi.
Geziler, onun sanatını zenginleştirici bir malzeme teşkil etmenin ötesinde, ideallerini örnekler seslendirme imkanı da sağlıyordu.
Çıktığı bu yurt gezilernden birini, bir roman kurgusuyla şekillendirerek DOMANİÇ DAĞLARININ YOLCUSU (Bir Yurt Gezisi) adıyla 1949 yılında kitaplaştırıldı.
Eser aynı yıl Şakir Sırmalı yönetmenliğinde “ Domaniç Yolcusu” adıyla filme de aktarıldı.

Yazar büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan bir kişisel hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor. Yazar, izini sürdüğü hikâyeye ulaşmak isterken konakladığı duraklarda dikkatini en çok dönemin “kadın” figürü üzerine yoğunlaştırıyor. Öğretmen olmasının da verdiği şevkle, kadınların eğitiminin ve çalışmasının öneminden, yanlış evlilikler ve bunların doğurduğu sonuçlardan bahsederken; çözüm yollarını da hemen yanı başında sunuyor. İlerlemenin köyden başlayacağı fikrini savunan Şukufe Nihal, bu iş için aydınların harekete geçmesi gerektiğine inanıyor. Yazar, idealini öylesine büyük bir coşku ve samimiyetle savunuyor ki, neyin nasıl olması gerektiğinden bahsettiği bölümlerde bile kuruluğa düşerek okuru sıkmıyor. Domaniç Dağlarının Yolcusu’nu sıradan bir anı kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesi. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor. Bunda Şukufe Nihal’ın her şeyden önce bir şair olmasının payı çok büyük...

Kitabı okuyanlar 107 okur

  • Elif Albayrak
  • Bersun Sayın
  • Asude Betül Özcan
  • Yakamoz
  • Elif Mat
  • Buse Nur
  • Selin Karakaş
  • Muratt
  • Meliha İpek
  • Ece Cabaoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%16.7
14-17 Yaş
%20.8
18-24 Yaş
%29.2
25-34 Yaş
%16.7
35-44 Yaş
%8.3
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%4.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.9
Erkek
%31.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.9 (7)
9
%24.3 (9)
8
%10.8 (4)
7
%21.6 (8)
6
%13.5 (5)
5
%5.4 (2)
4
%5.4 (2)
3
%0
2
%0
1
%0