Don Quijote La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade - 2 Cilt Takım

8,5/10  (302 Oy) · 
1.570 okunma  · 
243 beğeni  · 
4.790 gösterim
"Romanın 'öz' babası Miguel de Cervantes Saavedra, kendisini izleyen tüm romancıları yapıtlarının 'üvey' babası konumuna düşüreceğini -çünkü Don Quijote'den şu ya da bu biçimde etkilenmemiş tek büyük romancı yoktur- (...) okuruna seslenirken bilebilir miydi?"
Jale Parlanın yerinde saptamalarıyla: "Shekaspeare'le birlikte belki de ilk kez 'modern' okuru düşleyen" ve sadece "şövalye romanları"nınn değil, "Rönesans'ta kullanılan bütün yazınsal türlerin otoritesini yıkan" bu öncü yazarın, "1605 yılından beri en çok okunan, en çok sevilen, en çok yorumlanan ve yeniden en çok yazılan" ve belki postmodern anlatıyı bile dört yüzyıl önceden haber veren bu öncü romanı, ilk kez tam anlamıyla Tükçede.
La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote, Roza Hakmen'in İspanyolca aslından yaptığı tam metin çeviriyle (ve Ahmet Güntan'ın şiir çevirileriyle) nihayet dilimizde.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    920
  • ISBN:
    9789753633383
  • Orijinal Adı:
    El Ingenioso Hidalgo Don Quijote De La Mancha
  • Çeviri:
    Roza Hakmen, Ahmet Güntan
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ahmet Y 
07 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Şüphesiz ki Don Quijote'(Don Kişot)u okumadan,ya da duymadan geçmiş bir çocukluk çok azdır yeryüzündeki tüm medeni ve iptidai toplumlarda..Don Quijote'yi bu kadar tanınır ve de anlamlı kılan şüphesiz hikayenin çarpıcılığı,orjinallği ve bir o kadar da ilklerin romanı hatta ilk roman olmasıdır.Peki nedir Don Quijote'nin bu kadar anlamlı olan sebepleri,biraz içini açalım..

Roman kısaca Alonso Quijana'nın şovalye kitapları okuyarak,kendini şovalye sanıp maceraya çıkmasıyla başlar.Kendine 'Don Quijote' adını verip serüvenlerde iyilere yardım edip,düşkünlere kol kanat gerip,haksızlığa uğrayanlara adalet getirip haksızlıklarla mücadele etmeye ve eşi benzeri görülmemiş bir şovalye olmaya hiç görmeden aşık olduğu 'Dulcinea del Tobosa' üzerine yemin ederek şovalyeliğe başlar.Amacı bu dönemde oluşan haksızlıkların yegane kaynağı olan şovalyelik tarikatının kapanmasının önüne geçik bu geleneği tekrar geri getirmek.Yanına Sancho Panza adında bir silahtar alarak maceraya girişir.Her serüvende gördüğü her türlü olayı düzeltmeye çalışır ne var ki deliliği yüzünden her yerde okuyucuyu ve romandaki tüm karakterleri üzerine güldürür.Maceralarının hepsi okumaya değerdir çok fazla 'spoiler' vermek istemiyorum.

Öncelikle Don Quijote'yi psikolojik olarak inceleyecek olursak okuduğu kitaplardan etkilenip adeta onların parodisi olacak derecede kendini şovalyeliği kaptıran,gerçek ile hayali ayırt edemeyen,saplantılı derecede Dulcinea del Tobosa adında hiç görmediği bir kadına aşık olan ilginç bir karakter görürüz.Psikiyatristlere göre gerçek ile hayalin ayırt edilememe durumuna 'şizofreni' adı veriiyor.Bu şizofren karakter arkadaşı Sancho Panza adından kendinin tam zıddı mizaca sahip bir silahtarla gördüğü her olayı macera sanarak bir adeta bir şovalye gibi gördüğü her şeye saldırır.Öyle ki bir seferinde gördüğü koyun sürüsünü büyücülerin kılıklarını değiştirip yolladığı bir düşman ordusu olduğunu düşünüp onlara saldırıp,çobanlardan dayak yemiştir.Fakat karakterimizi yine de deliliğinden dolayı küçümsememk gerekir.Her deli gibi onda da bir bilgelik deryası vardır.Aslında çoğu bilime hakim,sürekli okuyan ve adalet duygusu çok güçlü olan bir karakterdir.Romanda tek eleştirilecek yönü belki de deli oluşudur.Arkadaşı Sancho Panza ise hiç tahsil görmemiş,saf ama bir o kadar da kurnaz bir silahtardır.Don Quijote'in ona valilik vereceğinii vaadetmesi üzerine onun yardımcısı olmayı kabul eder ve tüm maceralarda efendisinin yanında durur.

Şimdi bunlardan yola çıkarak akıllılık ve delilik arasında ince bir çizgi olduğunu görüyoruz.Zira Don Quijote bilge seviyesinde nutuk atabilen tüm olaylara sağduyu ile yaklaşabilen,çoğu olayı bilimsel olarak analiz edebilen bir karakterdir.Paraya değer vermez,hiçbir şeyden korkmaz..Fiziksel olarak uzun boylu..Bununla beraber iş şovalyeliğe gelince tüm mantık ve iradesini kaybeden birine dönüşmesi de işin en ilginç yanlarından biridir.Yanında silahtar olarak boy gösteren Sancho Panza ise
tahsil görmemiş okuma yazma bilmez,olayları mukayese edemez,aptal ama kurnaz.Fiziksel olarak şişman kısa boylu..Tüm bunlara baktığımız zaman filozofların bu durumu diyalektiğe yorması kaçınılmaz olmuştur.Her şeyin nasıl zıddıyla uyum içinde olduğunu Cervantes bu eserde herkese göstermiştir.İrade ile nefsiyetin,hayal ile gerçeğin,akıllılık ile deliliğin,bilgelik ile cehaletin...Ayrıca da bilgeliğin de deliliğe götürdüğü gözler önüne serilmiştir.Bu konuda George Orwell başta olmak üzere bir çok yazar yeni kuramlar oluşturmuştur.Yani Don Quijote yazarını aşkın bir karakter olmuş Cervantes'den daha fazla tanınmıştır.Tıpkı Sherlock Holmes'ün Sir Arthur Canon Doyle'dan daha fazla tanınması gibi...

Miguel de Cervantes Saavedra romanı yazdığı zamanlarda şüphesiz bu kadar sansasyon yaratacığını bilmiyordu.Kendince Şovalye hikayesi Kitaplarının rasyonel bir eleştrisini yine bir Şovalye Hikayesiyle hatta o güne kadar türüne rastlanmamış olan romanla yapmaya koyulmuştu.Önsözde Jale Parla'nın değimiyle bir 'arkadaş' karşılar bizi ve arkadaş/okur ilişkisinin içine çeker.Yazar aslında burada hikayeleri ikinci ağızdan anlatıyormuş gibi anlatır.Milli bayramlarda 'Şiirini okumak üzere okulumuz falan nolu öğrenci...' ni davet eden sunucu havasında okuyucuyu hikayeyi dinlemeye çağırır.Kendisi de bu hikayeyi okuyucuyla beraber dinler ve oldukça da objektif olarak hikayeyi sunmaya çalışır.Bunda şüphesiz ki gerçekçilik düşüncesinin etkisi bir hayli fazladır.Yazar okuyucuya sunuşu yaparken onları besler aydınlatır,arada bir de göz kırpar.Olayları anlatırken de Seyyid Hamid Badincani şöyle anlatır diye girer.Yani roman içinde roman bir inception filmi nazariyesine bürüyebilir anlatıyı.Bu da metinlerarası doğurganlığa teşvik eder.Yani Don Quijote kendi maceralerını kendi doğurur.Henüz Modern Edebiyat oluşturulmamışken Postmodern edebiyatın eleştirisi kahramanların nükteli söyleyişlerinde gizliden gizliye kendisini gösterir.Yani Jale Parla'nın önsözde dediği gibi tam 400 sene evvellden postmodern edebiyatın gelişini haber vermiştir.

Şovalye kitaplarının kökünü kurutmak için yazılmış bu eser şovalye kitaplarından çok kendinden önceki edebi gelenekleri yerle bir edip yeni bir tür yeni bir edebi anlayış getirmiştir.400 sene önce yazılmış bir eser olmasına karşın Don Quijote'ten etkilenmemiş tek bir büyük yazar göstermek mümkün değildir.Toplumu aksayan yanlarını nükteli,istihzalı bir anlatımla topluma servis ederken mizahi dili hiç bir zaman şiddet diline çevirmeyerek bir şovalye kitabında benzerine rastlanmayacak naif ve entelektüel bir anlatıma başvurmuştur Cervantes.Roman içindeki çeşitli hikayeler romana ayrıca zevk katmıştır.Anlatıcı bunların yazarın zihninin tek yöne sabitlenmemesi için yaptığı bir beyin uğraşı olduğunu söyler.Ayrıca da Katolik Toplumunu da ahlaki ve kültürel yönden tanıma fırsatını bizlere sunuyor.

Bu paragrafta da son aklıma gelen şey olarak birinci cilt ve ikinci ciltte gözlemlediğim farkları sunacağım.1. Ciltte daha deli bir Don Quijote vardır,maceraya daha istekli arzulu.İkinci ciltte ise daha sakin daha akıllı.Birinci cildin mizahi yönü daha ağır basıyordu,felsefi tarafı da.İkinci ciltte ise olaylar daha durgundu ve felsefi alt yapı daha azdı.Hikayeler de daha azdıçBuradan yazarın yorulmuş olduğunu çıkardım biraz.Birinci ciltte daha aptal daha komik ve paragöz bir Sancho Panza vardı İkinci ciltte ise daha ciddi ama paraya daha az tamah eden bir sancho Panza vardı.

Neyse benden bu kadar.Okuyan herkese teşekkürler.Çok fazla yazmış gibi görünmeme rağmen kitabı yeni bitirmenin verdiği kafa karışıklığı ile bir çok detayı atladım ve kısa yoldan anlatamadım.Size naçizane tavsiyem bu kitabı kesinlikle okumanız..Hiç sıkılmadan okuyacağınızdan eminim ve sürekli kahkaha atacağınızdan..Bu yüzden toplu yerlerde okumaya kalkışmayın,aniden güldüğünüzde deli zannedebilirler :) İyi günler...

Nurhan Işkın 
04 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Don Kişot'un yarı gerçek yarı hayali savaşlarını dünyada beğenmeyen yokturdur sanırım. Bana göre yazılmış ve yazılacak olan kitaplar arasında en iyilerden biri olma özelliğini daha çok uzun yıllar koruyacak...

Yavuz Kestane 
16 Tem 21:01 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle kitap incelemesine başlamadan, Don Quijote kitabının ne kadar önemli ve bir o kadar da incelenmesi zor bir kitap olduğu bilincindeyim.Bu yüzden bu kitaba karşı derin bir hassasiyetim var ve yapacağım inceleme biraz uzun olacaktır.Affınıza sığınarak sizden sabırlı olup incelememi sonuna kadar okumanızı rica ediyorum.

Miguel de Cervantes'den başlarsak, macera dolu bir hayatının olduğunu söyleyebiliriz -don quijote'a ne kadar da benziyor degil mi ama-
Cervantes babasının geçim sıkıntısı nedeniyle çocuklugu çeşitli şehirlerde geçti ve inebahtı savaşında İspanya ordusu altında Osmanlılara karşı savaştı.Savaş esnasında sol eli felçli duruma geldi ve bu yıllarda adını sonsuza kadar duyuracak olan eserini kaleme aldı.İlk nüshası 1605, ikinci nüshası 1615 yılında basılan Don Quijote, sahibini hayatının sonuna kadar zengin yapmasa bile ün sahibi yapar.Ayrıca Cervantes bu kitabı yazarken ki amacının o zaman ki kötü ve yozlaşmış şövalye romanlarına karşı yazdığını belirtir.

Don Quijote kitabı 18.yy'da aklın ve gerçekçiliğin baş tacı olarak kabul edildi ancak 19.yy'da romantikler bunu ters yüz edip Dön Quijote'daki yenilmez idealist kişiliği, dışlanmış yaratıcılığı ve hor görülmüş iseviliği buldular.Daha felsefi olarak Sancho ile birlikte Don Quijote, idealizmle materyalizm diyalektigini simgeler.Bu kitap aynı zamanda siyaset bilimciler için ilk ütopik sosyalizm'in örneklerinden birini de teşkil eder.

Kitap gerçekten başlı başına bir şaheser arkadaşlar.Benim de takip ettiğim Bogart arkadaşımızın da dediği gibi kitaptaki yel değirmenleri bölümünun felsefi niteliği, birçok felsefe kitaplarına göre daha fazla lakin bunları şu an burada açıklamak zor -çünkü iş oldukça uzar ve karmaşık hale gelir-

Baş karakterimiz Don Quijote aslında oldukça akıllı bir asilzade olmasına karşın okuduğu şövalye kitaplarından etkilenir ve delilikle dahilik arasındaki o ince çizgide dolaşmaya başlar.Zalimlere karşı savaşıp yoksullara, yetimlere, dullara, mazlumlara yardım etmeyi kendisine bir görev kabul edinir ve silahtarı Sancho Panza ile birlikte sevgilisi Duciane'yı bulmak için maceralara atılır.Yoldaki maceraları burada söylemek doğru olmaz en iyisi okuyup da kendiniz görün.Şu kadarını söyleyebilirim ki bu kitaptan asla bir an olsun sıkılmayacak, okurken birçok şey öğreneceksiniz.

Daha aslında söylenecek o kadar çok şey var ki bu kitap hakkında herhalde bunlar bir kitap haline gelebilir ama sizlerin daha fazla vaktinizi almak istemem.Son olarak çeviri konusuna gelecek olursak ben bu kitabı Yapı Kredi Yayınları'ndan aldım.Her ne kadar küçükken özet halini okumus olsam da bu sefer tam halini okumak istedim.Roza Hakmen -Marcel Proust kitaplarının da çevirmeni kendileri- ispanyolca aslından çevirerek mükemmel bir iş başarmış, kendisini bu yüzden kutlamak gerek.

Eğer kitabı henüz okumadıysanız -bu da oldukça zor gibi- hemen okuyup Don Quijote ve silahtarı Sancho Panza'nın yolculuklarına eşlik edebilirsiniz.Şimdiden keyifli okumalar...

Nazlı Demir 
04 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bu kitabı okumayan günlük hayatta bir çok kez kullanılan kitaptan alıntılar, benzetimler, imgeleri anlayamazlar. Don Kişot insanın içindeki deliyi sevmesini sağlayan bir kitap. Üstünde konuşulacak çok şey var. Cervantes olağanüstü bir yazar..
Bknz. Şebnem Ferah - Değirmenler

insan_okur 
 14 Eki 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Öncelikle 1000 küsür sayfalık 2 Ciltlik eserin tamamı değil kısaltılmış olarak okudum. Modern roman tarihinin ilk eseri olması ayrı bir güzellik. İçeriğe gelecek olursak ; roman genelinde iki karakterden oluşuyor. Biri ana kahraman Don Kişot soylu, cesur ve idealist diğeri Sanço silik, çıkarına düşkün ve sağduyu sahibi biri. Hayalini gerçekleştirmek isteyen Don Kişot'a takılıp , ada sahibi olmayı sanan Sanço'nun maceraları. Ayrıca romanda ismi geçip hayali olan betimlemeler ile canlanan karakterler var. Şövalyemiz dünyayı yanlışlardan kurtarmak isteyen bir karakter. Hayalini gerçekleştirmek için onlarca yol deniyor. Gerek deliliğe vuruluyor, gerek cesaretine hayran kalınıyor; gerek şansı yaver gidiyor ama başarısız oldukça yılmıyor. Kısacası kimse umudunu kaybetmemeli amaçlarının peşinden koşmalı. Okunmalı. Zaten başyapıt. Bizim tavsiyemize gerek olmaması gerek....
Yazarın hayatında şaşırtıcı bir osmanlı öyküsü de var. Okuyun... Çok şaşıracaksınız...

https://tr.wikipedia.org/wiki/Miguel_de_Cervantes

Taner durmaz 
09 May 21:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap okuyarak bir kahraman olabilirsiniz ve ülkeler feth edebilirsiniz ve bu ülkelere arkadaslarinizi vali olarak arayabilirsiniz nasil mi? Bu kitabı okuyarak ;))

Elif Büşra Yılmaz 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

'Ne kadar gerçeklik diye bağırsak da çoğumuz sanrılarımızla yaşıyoruz.' imajının öne çıkmış isimlerinden asil bir şövalyenin hikayesi. Şövalye olmak mazide kalmış belki ama şövalye kalbi taşımak çok da imkansız olmasa gerek

Güler Bilkay Aygün 
11 Haz 17:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ortaokul yıllarımda okuduğum, daha sonra sinema filmini izlediğim masal tadında bir roman. Okunmayı hak eden, gerçek bir klasik çok güzel bir kitap.

Aslıhan Alpaslan 
23 May 09:27 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ben kitabın kısa versiyonunu okudum. Okurken de gülmekten, tebessüm etmekten yoruldum. Hele Sanço'nun metinleri beni bitirdi. Her insanın deli bir tarafı vardır. Bu delilik bazen çevremizdekileri rahatsız eder. Fakat kahramanımız Don Kişot'un deliliği ise çevresine ne zarar verir, nede mutsuz eder. O kendince bir kahramandır ve yaptığına körü körüne inanmaktadır. Aşka gelince hepimiz aslında beynimizde yarattığımız bir insanı istemiyor muyuz? İşte Don Kişot'ta aklında ki Dulsinea ya da böyle aşık.
Kitabı bitirdikten sonra bugün aşağıda ki haberi okuyunca kendi kendime dedim ki her insanın içinde biraz şövalyelik, kahramanlık ve güç isteği mutlaka var. Keyifli okumalar...
http://www.msn.com/...&ocid=spartanntp

İsmail Altunbüker 
24 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hastayım Don kişot'a süper bir eser insanı çok derinden etkiliyor hele o Dulcinea sevgili kahramanımız öyle saf öyle temiz bir kadın hayal etti ki kafasında gerçekte her kadın Dulcinea gibi saf ve temiz olmak sevdiğinin gözünde en tatlı kadın olmak ister benim çok sevdiğim eserlerden biri herkesin okuması gereken bir kitap sevimli okumalar Türkiye ...

5 /

Kitaptan 175 Alıntı

Ferah 
26 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Çünkü içim, makul bir saatte uyuyabilecek kadar huzura kavuşmadı henüz."

Don Quijote, Miguel De CervantesDon Quijote, Miguel De Cervantes
Şeyma Öztürk 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Her güzellik âşık etmez; bazılarına bakmaktan hoşlanılır ama istek uyandırmazlar; her güzellik âşık etse, istek uyandırsa, kalpler karmakarışık olur, yolunu şaşırır, nerede duracaklarını bilemezlerdi; çünkü sayısız güzel insan olduğundan, istekler de sayısız olurdu. Oysa derler ki, gerçek aşk bölünmez, kendiliğinden olur, zorla olmaz."

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 123 - Yapı Kredi Yayınları)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 123 - Yapı Kredi Yayınları)

-Oğlum, aynı gayeye hizmet ettikleri müddetçe kitap kılıca kuvvet vermiştir. Eğer kılıç kullanan kişi, kitapsızın biri ise; yaptığına savaş değil çapulculuk denir.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 63)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 63)

Türkler'de, sahip oldukları kusur veya meziyetlere göre isim takmak âdettir.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 345 - YKY, Roza Hakmen)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 345 - YKY, Roza Hakmen)

Aklınıza mukayyet olun :)
Okumaya kendini o kadar verdi ki, gecelerini baştan sona, gündüzlerini de sondan başa okuyarak geçirmeye başladı. Ve böylece, az uyuyup çok okumaktan beyni kurudu, aklını yitirdi.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 52 - YKY, Roza Hakmen)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 52 - YKY, Roza Hakmen)
Nurhan Işkın 
04 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bunun üzerine Don Kişot, eğeri üzerinde doğruldu, göğüsünü kabarttı, üzengilerine sıkı sıkı bastı, miğferinin siperini düzeltti.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 287)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 287)
Şeyma Öztürk 
06 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Delikanlıların aşkı çoğu kez aşk olmayıp şehvet olduğundan, haz elde edildiği an biter. Ve aşk gibi görünen şey, mecburen söner, çünkü tabiatın koyduğu sınırı geçemez, oysa tabiat gerçek aşka bu sınırı koymamıştır..."

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 201 - Yapı Kredi Yayınları)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 201 - Yapı Kredi Yayınları)

Talihin iyiyse arkadaşın çok olur, ama bir bulutlandı mı havalar, kalırsın yapayalnız ortada.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 40 - YKY, Roza Hakmen)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 40 - YKY, Roza Hakmen)

Diş Sağlığına Dikkat!
Dişsiz ağız, taşsız değirmen gibidir; bir diş bir pırlantadan çok daha değerlidir.

Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 153 - YKY, Roza Hakmen)Don Quijote, Miguel De Cervantes (Sayfa 153 - YKY, Roza Hakmen)

Kitapla ilgili 5 Haber

Don Quijote, Son Dört Yüzyılın En Ciddi Kitabı
Don Quijote, Son Dört Yüzyılın En Ciddi Kitabı Cumartesi günü BİSAV’da, Entelektüeller Toplantı Dizisi’nin son oturumunda Dr. Mustafa Özel hocadan, çok önemli bir konuyu, “Aydınlar, Romanlar ve Hakikat” başlığı altında dinledik.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap!
İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap! Edebiyatımızın usta ismi Feridun Andaç, “İlkgençlik çağında birinin iki şeye ihtiyacı var: iyi kitap/yazar ve sinema. Onu duygu yolculuğuna çıkarıp gezindirebilecek ve düşüncelere salacak kitaplar ve filmlerle buluşması, o yaş döneminde bunları okuyup izlemesi eminim ki yaşama çizgisinin belirlenmesinde etkileyici olacaktır.” diyor. Aşağıda, Edebiyat Haber okurları için seçtiği on kitabı bulabilirsiniz.