1000Kitap Logosu
Döndüğümde Yoktum
Döndüğümde Yoktum
Döndüğümde Yoktum

Döndüğümde Yoktum

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.2
5 Kişi
9
Okunma
3
Beğeni
131
Gösterim
56 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 1 sa. 35 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Varlık Yayınları · Ekim 2019 · Karton kapak · 9789754346473
Kendi deyişiyle, “Bir dize aklıma geldiği zaman, cidden içimizde bir yere dokunuyor mu, bizi alıp bir yerlere götürüyor mu; çarşı pazarlarda, kentin dar sokaklarında, dağ başlarında dolaştırıyor mu diye düşünürüm önce. (…) şiirin bir hikâyesinin olmasına; okuyucuyu rahatsız etmeden bir giriş, gelişme ve sonuç barındırmasına; bazen belki de sadece bir durumdan ibaret olmasına önem veriyorum. Şiir bu sezgisel hikâye, neden-sonuç ilişkisinin bir sonucu olarak bütünlük hissi oluşturuyor ve alınan hazzı artırıyor.
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺12,64
9.2
10 üzerinden
5 Puan · 2 İnceleme
emrahumac
Döndüğümde Yoktum'u inceledi.
56 syf.
Eşref Yener 1992 doğumlu bir şair olması beni epey heyecanlandırdı ve kıskandırdı diyebilirim. 2013' te şiir ödülü almış genç bir şairin karşımızda olduğunu ve ilerde adından söz ettireceğini eklersem yanlış olmaz. -tabi kendi kişisel bakış açım- İkinci kitabı olan Fazla Uzaklaşmış Olamam linkteki kitabına göre biraz daha güzel şiir esinlemiş gerçekten. Modern simge ve güzel imgeler görmek çok hoştu. Not: Yeni bir güzel şaire merhaba demek ve takibe almak beni baya sevindirdi. İyi okumalar dilerim.
Döndüğümde Yoktum
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Samet KURT
Döndüğümde Yoktum'u inceledi.
56 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Uzaklaşma
Kitabı dün gece geç bir saatte aldım okudum . Kendime akran birini ve aynı zamanda 2019Yaşar Nabi Nayır şiir ödülü olan bu kitabı okumak farklı bir deneyimdi. Kitapta kendine has betimlemeler hemen anlaşılmayacak tamlamalar, sıfatlar , yerel ağızdan fiiler göze çarpıyor. Ama ondan önce kitabın kapak tasarımı da gerçekten içindekileri özetliyor. Şiirler birbirinden ayrı değil birbirini tamamlayıcı bir yapboz gibi. Ban daha çok anlaşılmak için değil duyumsanmak için yazılmış hiisini verdi. Kitapta yer alan Doğu Evleri Destanı bölümü daha kişisel daha kapalı ve alışık olmadığım daha çok Ece Ayhan, Nilgün Marmara tarzını andırdı. Mesela; "İki uzun kış geçirdim kına kokusunda kahırlar öğrendiğim kiraz adında desturların sendelediği iki uzun kış kimsenin kimseye kiraz olmadığı bu sapakta beklemeye dair peygamberler denedim.. ..." şeklinde devam eden bir şiir.... İkinci bölüm olan Döndüğümde Yoktun kısmı şairin kendisi ile hesaplaşmasını barındırıyor gibi. Doğa ile İç içe yaşamanın sadeliği, yavaşlığı büyük kentin dışlanmışlığı samimiyesizliği sömürü yumağı oluşu ile birlikte kendine has farklı bir cümle mekaniği ile aktarmaya çalışıyor. Kentin hızı karşısında doğanın dinginliği ne kucak açmak isteyen birini anımsattı. Misal; "kenidimi öğrenmek, kendimi yeniden kurmak bununçin kendimi üç kere yavaşlatmak istiyorum" şeklindeki ifadeleri buraya bırakıyorum. Gül, geyik geyik boynuzu, acem lalesi, kantaron otu, köy kahvesi ile çekiçler, pres makineleri, tahviller, çapraz kurlar, soğuk damga, evrak odaları, üretim bantları arasında sıkışan kendini bulmaya ve kurtarmaya çalışan insanı gördüm ben. Köklerine yabancılaşan bir kalbin büyük kentte ezilmesini canlandırdım ben. Sisteme bir sitem sezdim. Özetle, kısa olmasına rağmen şıp diye anlaşılan dizeler değil. Birkaç defa üzerinden geçince yerine oturmaya başlıyor bir şeyler.
Döndüğümde Yoktum
OKUYACAKLARIMA EKLE
7