Dönüşler

4,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
299 gösterim
Dönüşler, derin psikolojik çözümlemeleriyle tanıdığımız ve bu yıl 75. yaşını kutladığımız usta yazar Erhan Bener'in, fantastik ögelere geniş yer veren, alışılmadık tarzda bir romanı.

Bilimkurgu romanı olarak da nitelendirebileceğimiz Dönüşler, "Yüz Bin Suratlı Billur Top"uyla, "Nemrut Felsefe Taşı"yla, roman kahramanı Çarkçıbaşı'nın arkeolog dayısının evrenin oluşumu, zaman ve yenilenen yaşam senaryoları üzerine geliştirdiği ilginç felsefi teorileriyle merakla okunacak.

Dönüşler, felsefi tartışmalarla iç içe geçmiş sürükleyici bir roman olma özelliğinin ötesinde, yerleşik ahlak değerlerini ve cinselliği de çarpıcı bir biçimde sorguluyor.
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2004
  • Sayfa Sayısı:
    301
  • ISBN:
    9789751409751
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:

Yazarın okuduğum ilk romanıydı ve kendisi hakkında bir bilgim yoktu maalesef. Kitabı da tesadüfen, arka kapak yazısının ilgi çekici olmasından ötürü almıştım. Felsefe, bilim-kurgu gibi konulara değinerek iyi de bir beklenti oluşturmuştu. Kitabın girişinde yazarın-vefat etmiş-birçok kitabının olduğunu ve ödüller aldığını da okuyunca hepten beklenti tavan yaptı. Lakin yazarın ödül almasına vesile olan kitabının bu olmadığını düşünüyorum. Konu olarak ilgi çekici olsa dahi 300 sayfalık olan bu kitap, yaklaşık ilk 100 sayfalık bölümünü sıkıcı bir girizgah olarak katediyor ve o esnada karakterin (ister emeklilik kaynaklı diyelim ister denizlerde kazandığı kötü alışkanlıklarının etkisi olan) buhranlarında boğuluyoruz. Sonrasında yüzeysel birkaç felsefi ve evren, yaratılış vs. gibi konularda yapılan atıflarla vakit geçirmiş oluyoruz ama burada da yazar, okuyucunun ilgisini canlı tutmayı başaramamış (şahsi kanaatim bu tabi). Kitabın baş karakterinin kitap okumaya çalışıp, sonra okuduğunu sandığı şeylerden hiçbir şey anlamadığını farkedip kitabı fırlatıp atma isteği bizde de zuhur ediyor. Finali ise oldubittiye getirilmiş resmen. Sırf o final kısmı bile belki de (bağlantılı olaylarla birlikte) minimum 50 sayfa yazılabilirdi lakin yazar bile eserinden sıkılmış olacak ki, birkaç sayfayla bağlayıp bırakmış.
Genel olarak fikrim şu yönde, eğer kitap elinizde mevcutsa ve 300 sayfayı iyi kötü bir şekilde bitiririm diyorsanız okuyun, farklı bir deneyim olabilir sizin için. Öbür türlü kitapçı kitapçı dolanarak bulmaya çalışıp da okumak için can atacağınız türden bir kitap değil yani. Felsefe ve bilim kurgu meraklılarının, konu ile ilgili okuyabileceği yığınla güzel kitap var ne de olsa.