Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde

·
Okunma
·
Beğeni
·
21.860
Gösterim
Adı:
Dorian Gray'in Portresi
Baskı tarihi:
Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702938
Orijinal adı:
The Picture of Dorian Gray
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ressam Basil Hallward, güzelliği karşısında büyülendiği genç Dorian Gray’in bir portresini yapar. Ressamın evinde Lord Henry Wotton’la tanışan Dorian, hayatta izlemeye değer tek şeyin güzellik olduğunu savunan Lord Henry’nin görüşlerine hayran kalır. Ama güzelliğinin bir gün solup gideceğinin farkına varınca kendisinin değil, portresinin yaşlanmasını diler. Dorian’ın büyük sırrını, portredeki değişimi sadece Basil fark edecektir...

Oscar Wilde’ın tek romanı Dorian Gray’in Portresi 1891’de yılında yayımlandığında, ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tep­kiyle karşılandı. Dorian Gray’in kendini yıkıma sürüklemesi bile, yapıtın eleştirmenlerce ahlaksızlıkla suçlanmasını engellemedi. Wilde ise ısrarla, ahlaki bir sonu olsa da sanatın özünde ahlakdışı olduğunu vurguladı ve herkesin Dorian Gray’de kendi günahını göreceğini tekrarladı.

Bu başyapıtı Nihal Yeğinobalı’nın Türkçesiyle sunuyoruz
Dorian Gray ' in Portresi, Oscar Wilde ' nin tek romanı olma özelliğini taşıyor. Ama 10 kitap yazacağına tek bir kitapla 10 kitaba bedel bir etki bırakması onun nasıl bir yazar olduğunu ortaya koyuyor zaten. 1981 yılında basılan Dorian Gray ' in Portresi yayımlandığı dönem büyük tepki görüp, büyük tartışmalara sebep olmuştur. Kitabın yazarı Oscar Wilde " ahlaksızlıkla " suçlanmış, kitap birkaç kere sansüre uğramıştır. Çünkü kitapta eşcinsellik ve hazcılık açıkça işlenip, ahlaksızlık ön plana çıkarılmıştır, o dönemin insanlarına göre.


Oscar Wilde ' nin " Bir ruhun hikayesi " diye tanımladığı kitabı, masum ve saf bir gencin adım adım günaha sürüklenmesini, egosuna yenik düşüp ahlak ve karakter savaşını kaybedişini anlatıyor. Kitap ana karakter Dorian, dostları Basil ve Henry ' i anlatıyor. Oscar Wilde bu karakterler için "
Basil Hallward ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda... " diye bahsediyor.


Dorian tüm ailesini kaybetmiş ama ardlarından büyük bir mirasa sahip olmuş, eğitimli, insanları tekrar döndürüp baktıracak kadar yakışıklı saf bir genç. Fakat kendisine eşcinselliğe varacak kadar büyük bir ilgiyle yaklaşan dostu Basil ' in yaptığı portresi sayesinde güzelliğinin farkına varan ve Basil ' in tanışmasını istemediği Lord Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalan kahramanımıza göre dünyada önemli olan tek şey gençlik ve güzelliktir artık. Sonsuza kadar genç ve yakışıklı kalmayı dileyen Dorian bunun için ruhunu şeytana satmaya hazırdır. Dostu Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalan Dorian ' a göre zevk ve heyecan hayatın temel taşı olmuştur ve zevk, haz, heyecan kötülüktedir. Zamanla içindeki iyiliği kaybeden Dorian bambaşka bir insan olmuştur. Yaptığı her kötülük portresine yansır. Kitabı okurken dikkat çeken bir noktada dış görünüşün, güzelliğin insanlar üzerinde bir etki bıraktığı. Dorian o kadar yakışıklı ki, böyle birinin kötü olması mümkün değildi topluma göre. Çünkü "çirkin" insanlar sadece kötü olabilir algısına sahibiz ve bu algı bariz bir şekilde bugün bile toplumda gözüküyor.


Yazar, kitapta alaycı, iğneleyici bir anlatım kullanmış. Henry karakterinden her ne kadar nefret etsem bile dediklerinin doğru olduğunu düşünmekten kendimi alıkoymadım. Henry kelimelerle oynayan, insanları konuştukça etki altında bırakan, oldukça kurnaz bir karakter. Bir zamanlar masum ve saf olan Dorian ' ın her yanlışından sonra artık neler yapabilir, ne kadar ileri gidebilir diye beklerken daha büyük bir yanlışı patlak verdi. Kitapta üzüldüğüm ve en çok sevdiğim karakter ise Dorian ' ın portresi sayesinde kariyerinin dönüm noktasını yaşayan Basil oldu.


Uzun bir aranın ardından inceleme yapma fırsatı bulduğum Dorian Gray ' in Portresi okuduğum en orjinal konuya sahip, akıcı, farklı ve olağanüstü güzel, üstüne uzun süre düşündürecek bir kitaptı. Edebi yönü ve çevirisi de oldukça başarılıydı bana göre. Kitabı okurken Oscar Wilde ' nin ruhunu ve düşüncelerini tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Estetik, din, sanat, güzellik, ego, vicdan, aşk, cinsellik,,, gibi bütün düşüncelerini kitaba aktarmış çünkü. Bu kitabı Ahmet Y ' nun tavsiyesi ve Seyid Ahmet GÜLTEKİN ' in incelemesi üzerine okumaya karar verdiğim için, ikisine de teşekkür ederim. Tüm ön yargı ve sığ düşüncelerden arınıp okuyabilecek kişilere bu kitabı tavsiye ederim...
        Bilemedim bu yazdıklarım incelemeden sayılır mı Dostlar? Sadece hissettiğimi yazmak istedim, belki içsel bir hesaplaşmaydı benimkisi;
        Dorian’ ın portresi gibi değil mi zaten hayatımız? Farklı pencerelerden bakarak farklı yorumlar yapıla bilinir bu güzel romana. Lakin okuduğumda bana hep kendi portremi düşündürdü..
Kâinatın sahibi bizlere öyle güzel ve öyle kusursuz bir portre ile göndermiş ki bu fani dünya ya! Bize de bu portreyi Baki Âlem’ e kadar en az kirlenme ile geri götürmek düşer. Dorian’ ın portresi misali Yaradanın vermiş olduğu aklı, iradeyi, vicdanı, merhameti, şefkati ve daha sayamadığımız bir sürü insani vasıfları emredilen şekliyle yaşamadığımız veya yerine getirmediğimiz, her anında biraz daha kirleniyor, biraz daha bozuluyor portremiz. Üstelik Yaradanın affından başka hiçbir şey silmiyor bu portremizde oluşan kirlilik ve bozulmayı.
         Mevla’m bizleri Dorian’ ın düştüğü durumlara düşürmesin ve portremizi gerçek sahibimize götürebileceğimiz en güzel hali ile götürmeyi nasip eylesin inşallah. Gerçekten de okunası olağan üstü güzellikte bir şaheser, iyi okumalar diliyorum Dostlar…
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.603 Oy)18.139 beğeni41.099 okunma2.641 alıntı172.915 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.172 Oy)8.473 beğeni27.168 okunma751 alıntı132.531 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.314 Oy)12.865 beğeni32.908 okunma3.102 alıntı138.291 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.833 Oy)8.773 beğeni24.015 okunma1.605 alıntı111.479 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.090 Oy)7.657 beğeni21.503 okunma753 alıntı83.968 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.508 Oy)8.459 beğeni24.951 okunma2.261 alıntı107.728 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.430 Oy)5.536 beğeni18.770 okunma766 alıntı96.020 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.736 Oy)6.046 beğeni15.904 okunma2.617 alıntı82.135 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.222 Oy)8.648 beğeni24.068 okunma1.267 alıntı118.348 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.238 Oy)7.571 beğeni20.462 okunma3.661 alıntı122.258 gösterim
Bu roman söylenecek her övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Hayatımda okuduğum en derin, en etkileyici romanlardan biriydi Dorian Gray'in Portresi. İnanılmaz gizemler barındıran, uçurumların ucunda sallanan bir uçurtma gibi söylenen sözler sizi ciddi anlamda sarsıyor. Sarsmaktan öte aslında alt üst ediyor. 1890 baskısında gördüğü tepkilerden dolayı, 1891'de basılan versiyonda bıçağın ucunu törpülemiş ama görüşlerinden asla vazgeçmemiştir.

Temposu hiç düşmeyen sürekli sizin ilginizi ayakta tutan bir roman Doria Gray'in Portresi. Yazarın yaşantısıyla çok önemli bağlantıların bulunduğu romanda yapılan bir portre resmin Dorian Gray'in hayatını nasıl baştan aşağıya değiştirdiğini görüyoruz. Yazar fazla ironi kullanmadan direk okura verilmek isteneni vermiştir. Ancak anlatımlarındaki derinliğin portre ile bağlantılı olması ve olayların bu portre etrafında dönmesi sizi sürükleyen unsurlardan biri olacaktır. Portre Dorian Gray'in ruhu gibi değişecek midir? Yoksa portre Dorian Gray'i değiştiriyor mudur? Acaba Bay Dorian Gray'in gerçek yüzü portreye yansıyacak mıdır? Bütün bunların cevabını romanın sonunda ve romanın her köşesinde bulacağınıza eminim.

Şiirleri, kısa öyküleri, oyunları ve tek romanıyla edebiyat dünyasına damgasını vurmuş bir yazarın 46 yaşında Paris'te bir otel odasında ölmesi oldukça üzücüdür. Lakin geride bıraktığı eserleri onu fazlasıyla ölümsüzleştirmiştir. Bu dünyadan bir Oscar Wilde geçmiştir dememiz sanırım ona duyacağımız saygının en büyük ifadesi olacaktır. Son olarak yazarlar yaşantıları ve tercihleri ile değil, vermiş olduğu sanat eserleriyle hatırlanmalıdır.
Oscar Wilde İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair. Farklı üslubu ile İngiltere’de Victoria döneminde büyük etkiler yaratmış bir isim. Gençlik dönemlerinde estetizm hareketi alanında aktif faaliyet göstermiştir ve sayesinde bu alanda bilinirlik ve etki artmıştır. Yaşam tarzında dişil yansımalar daha çok görülmüştür. Bazen giyimi, bazen yaptığı dekorlar vb ile. Güzellik ve estetiğe verdiği değeri her zaman açıkça yansıtmıştır. Ayrıca yaşadığı eşcinsel ilişkiler ve bunlar hakkındaki düşüncelerini eserlerinde sık sık kullanması da toplum tarafından yadırganmasına, ahlak bozucu olarak görülmesine ve hatta kendisinin bir dönem hapse mahkum olmasına sebep vermiştir. Sonrasında zor günler yaşamış, parasızlık çekmiş ve bir otel odasında menenjit sebebiyle ölmüştür. Eserlerinde otobiyografik ögeler yüksek derecede kendini göstermiştir.

Dorian Gray’in Portresi Wilde’ın ilk ve tek romanıdır, bunun dışında çoğunlukla tiyatro oyunları ve öyküler yayımlamıştır. Ama buna rağmen bu tek roman ile adını büyük ölçüde duyurmuş, büyük etkiler ve tatrtışmalar yaratmıştır.

İçerikten kısaca bahsedecek olursam; Dorian Gray saf bir ruh ve güzellik taşıyan bir gençtir. Zengindir. Sıkı dostu olan Basil’in bir gün onun portresini yapması ve bu esnada Dorian’ın Lord Henry ile tanışmasıyla tüm olaylar başlar. Portre o kadar güzel olmuştur ki, Basil ve Henry’nin hayranlık belirten sözleri ile de Dorian gençliğinin güzelliğinin farkına varır. Bunları bir gün kaybedecek olma düşüncesi o kadar etkiler ki, çok içten bir dua etmesine sebep olur. Zamanın güzelliğinden hiçbir şey almamasını ve yaşlılık, çirkinlik gibi etkilerin portreye yansımasını ister.

Eserin baş karakteri Dorian olsa bile Basil ve Lord Henry de olayların çoğunlukla merkezindedir.
Kitabın başlarında sık sık toplum, aşk, sanat, estetik, din vb bir çok konu üzerine özellikle Henry aracılığı ile düşüncelerin belirtildiğini görüyoruz. Henry bunları öyle bir üslup ve rahatlık ile söyler ki, sözlerine katılmasanız bile büyüsüne kapılıyor ve kendinizi sorguluyorsunuz. Burada henüz kendini keşfedememiş olan Dorian’ın Henry tarafından verilenler ile kötü yanları beslenmeye başlar ve hayatta gençlik, güzellikten önemli hiçbir şey olmadığını düşünür. Ettiği dua ile aslında ruhunu şeytana satmıştır ve sadece fiziksel olana bel bağlayıp, ruhunun tüm kötü yönlerini beslemiştir. Basil’in Dorian’a olan aşk seviyesindeki bağlılığı ve ettiği sözler ile yazarın eşcinsellik ögeleri barındırdığını da açıkça fark ediyoruz.

Aslında Lord Henry’nin benimsediği ve sık sık belirttiği düşünceleri yazarın kendi düşüncelerini de barındırır. Estetik olana, gençliğe, güzelliğe verilen değer gençliğinde yaptıklarıyla da görülmektedir. Wilde’ın yaşadığı eşcinsel ilişkiler döneminde sorunlara sebep olmuş, bu konulardaki fikirlerini eserlerinde de sık sık işlemesi Victoria döneminde büyük tartışmalar yaratmıştır. Düşüncelerinin ve eserlerinin ahlaksızlığı yücelttiği söylenmiş ve yazar izni ile de bu eseri kısaltılıp, sansürlenmiştir. Bu nedenle Oscar Wilde Victoria döneminin ikiyüzlülüğünü ve bazı sorunlarını da kitabında işlemiştir.


Romanının üç ana karakteri için şöyle demiştir: “Basil Halward, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda…”

Her insanın aslında içinde biraz da olsa kötülük barındırdığını, bunu tetikleyici şeyler olursa nasıl da ortaya çıkabileceğini görüyoruz bu eserde. Bilinç ve bilinçaltının yarattığı farklılıkları, toplumun dayattıklarının insanları ne ölçüde etkilediğini ve egomuzun bize yaptırdıklarını da görüyoruz. Bir tarafımızla ahlaki, toplumsal vb. değerlere uymaya çalışırken, diğer taraftan egomuzun bize dayattıklarını törpülemeye çalışırız çoğunlukla ama bu çok baskın olduğunda insanda çift karakter yaşatıyor. Bu da bizim kötü yanlarımızı daha çok ortaya çıkarıyor. Hem yasak olan ve yapılmak istenip de yapılmayanlar da daha çekici gelmez mi insana her zaman? Bir de içimizdekini keşfetme sürecinde doğru yolu bulma serüvenidir önemli olan. Hayatın merkezine ne koyarsak, o yönlendiriyor bizleri. Hırslarımız, egomuz, bencilliğimiz güzel olan ne varsa kendi ellerimizle yok etmemize sebep olabiliyor bazen ve Dorian gibi ruhunu hırsları uğruna satanlar, dönülmeyecek bir yola girebiliyor.

Kesinlikle okunmalı, okutturulmalı bu eser. Ama tarafsız bir gözle. Yazarın konuyu işleyiş biçimi, üslubu o kadar güzel ki, keşke tek romanı olmasaydı dedirttiriyor. Katılmadığım konular ne kadar çok olsa da kendimizi sorgulama açısından önemli bir eser diye düşünüyorum. Özellikle de Everest’in sansürsüz basımını tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim herkese 
Öncelikle söylemeliyim ki kitapla tanışmama vesile olan
https://1000kitap.com/Pastelboya hocama cok teşekkür ediyorum.. :) ilk Oscar Wilde kitabımdı.. Harikaydı.

Ne dilediğine dikkat et...!

Dorian Gray.. çok yakışıklı karizmatik bütün insanların –sadece kadınların değil, erkeklerin de- gördüklerinde hayran oldukları bir adam. Basil ilk gördüğünde onun güzelliğinden etkileniyor (Bana göre kitabın sansürlenmesi, kadın-erkek ilişkisi değil...Basil'lin Dorian'a beslediği duygular ) Dorian onun modeli oluyor. Basil içinde Dorian olan tablolarını kimseye göstermiyor, tüm gözlerden sakınıp kendisine saklıyor. Kitabı bitirip kapattığınızda keşke olaya Harry dahil olmasaydı, Dorian hep portresinin yapıldığı andaki gibi kalsaydı diye düşünüyorsunuz. Boş bir beyne ne verirseniz alıyor çünkü. Kişiliği henüz oturmamış insanlara her türlü fikri empoze etmek nasıl kolaysa, Dorian da Harry’nin fikirlerinden, sözlerinden öylesine etkileniyor. Bundan sonrasında bir daha kendisi olamıyor zaten.Aslında tam olarak içindeki kötü ortaya çıkıyor. Onu aklına gelen şeyleri yapmaktan, istediği gibi biri olmaktan alıkoyan hiçbir engele sahip değil. Çünkü artık arkasına gizlendiği gizli bir portresi var..

Yalnızca Lord Henry'nin aforizmaları için bile okunabilir, tavsiye ederim..
İncelememe ilk olarak yazarı tanıtarak başlamak istiyorum. Oscar Wilde 1854’te Dublin’de doğmuştur. İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şairi Wilde'ı Ramiz Dayı'nın "Herkes öldürür sevdiğini" dizeleriyle tanıyoruz.
Oscar Wilde hem iğneleyici zekası hem de ustaca gözleme dayalı toplumsal yorumlarıyla ünlüydü. Geç Viktorya döneminin en başarılı oyun yazarlarından Wilde Estetik Hareket'in önde gelen isimlerindendi.

Romanımız kendi portresiyle büyülenerek sonsuz gençlik ve güzellik uğruna ruhundan vazgeçen Dorian Gray'in değişimini anlatıyor.Roman 3 temel karakter üzerinden aktarılmıştır. Bu karakterler,keskin zekası,sivri dili, söylediklerini sağlam bir temele oturtabilen ,haksız dahi olsa söylediklerini kabul ettirebilen bir üsluba sahip olan ve kendisini Gray'in akıl hocası olarak gören Lord Hanry, çizdiği portreyle sanatının doruğuna çıkan,ılımlı bir tip olan ve Gray'e sonsuz bir ilgi duyan Ressam Basil ve bütün hayatını ettiği bir dua yüzünden değiştiren , güzelliği ve gençliğiyle herkesi kendine hayran eden portesinden kaçan Dorian Gray'dir.
Dorian Gray güzelliğiyle ve herkeste hayranlık uyandıran cazibesiyle kimse tarafından suç işleyebilecek veya hata yapabilecek biri olarak görülmez. Topluma göre ahlaksızlık,suçlu olmak ve hata yapmak yalnızca çirkinlere ve fakirlere özgü bir durumdu.O dönemde "değersiz ve ahlaka aykırı" bulunan eserin aslında işlediği bu konuyla Oscar Wilde'nin Viktorya dönemini zekice ve alaylı bir üslupla eleştirdiğini gösterir. Eserde hazcılık ve romantizm etkisi görülür.
Esere güçlü karakter analizleri ve diyaloglarla sağlanan sağlam bir üslup hakim. Sıkılmadan okuyabileceğinize eminim.

Yazarın yazdığı tek romanı olan bu eseri Cem Yayınevi'nin Kadir Kıvılcımlı çevirisiyle zevkle okuyabilirsiniz.

Bu kadar laftan sonra bu güzel şiiri bırakmazsam olmaz diye düşünüyorum:)

Kulak verin sözlerime iyice
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimileri dalkavukça sözlerle;
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle...
Okuduğum en eski kitaplardan birisi bu eser 1971 yılında basılmış ve oldukça eskiydi. Bana nedense Koku kitabını hatırlattı.
Eseri okuduktan sonra filmini izledim ama hayatımda bu kadar saçma bir film izlememiştim. Bir kere Dorian Gray'i canlandıran kişinin Dorian Grayle uzaktan yakından alakası yoktu. Neyse film eleştirisi yapmayım ama tam anlamıyla zaman kaybıydı. Demek ki her kitabın filmini izlememek gerekiyormuş.


Kitaba gelecek olursak baş kahramanımız Dorian Gray herkesin gözlerini kamaştıracak bir güzelliktedir. Ressam arkadaşı Basil'in yaptığı bir portreyle ve Dorian'ın ettiği bir dua ile (dua ya da dilek her neyse) bu güzellik kalıcı hale gelir. Ama bunun ağır bedelleri olacaktır tabii.Arkadaşı Henry o güzel sesiyle Dorian'ı etkiler, onun aklına girer ve onu bambaşka biri haline getirir.

Bir kitabın ilk defa önsözünü okudum ve Oscar Wilde'nin sanat hakkında yazdıkları beni oldukça etkiledi. Sırf önsözü için bile okunacak bir kitap. Tavsiye ederim, herkese keyifli okumalar.
"Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için... bunun için her şeyi verirdim!" diye dilekte bulunan genç, güzel (yakışıklı) Dorian Gray, Lord Henry`nin sözleri ile ruhunu, saf çekiciliğini yavaş yavaş şeytana satacağından habersizdir...

Kitap ilk okuduğum Oscar Wilde kitabı olmakla beraber, yazarın da ilk ve son romanıymış. Önyargılarımı yerle bir eden etkisinden başka, gerçekliğine sonuna kadar inanmakta direndiğim kitaplardan oldu. Benim için kurgudan ziyade "ben bu olayı bir yerlerden duymuştum" algısı oluşturdu.

Kitabın ön kısmında yazarın kendi tarafından kaleme alınan cümleler var;

* Basil Hallward kendi hakkımda düşündüklerim - Basil Hallward, güzelliğe tapan, sanatına düşkün, sadece yaptığı işler ile yaşayan biri..
* Lord Henry dünyanın hakkımda düşündükleri - Lord Henry, dünyaya kendi gözlükleri ardından bakan, insanın içinde melekten çok şeytanın olduğunu savunan, toplum tarafından "bencil, sağduyusuz, vurdumduymaz" adlandırılan biri..
* Dorian belki başka yaşlarda olmak istediğim kişidir - Dorian Gray, saf, gençlik ateşi ile yanıp tutuşan, içindeki kötülüğü hep bastırmış ama bir kitap ve Lord Henry sayesinde içindeki şeytanı özgür bırakmış biridir..

Kitapda- aşk, felsefe, din, iyilik, vicdan, güzellik, sanat ve başka konularda sorgulatıcı, keskin cümleler okuyoruz. Okurken sorgulatan, mekanik olarak okunup geçilmeyecek, bende iz bırakan, uzun süre okuduğum kısımları hatırlayacağım kitaplardan oldu.

Sıkılmadan, pişman olmadan, akıcı olarak okuyacaksınız. (bence...)

Tavsiyemdir..
Kitap salt güzelliğin ve acımasızlığın bir bütünu olan kendi ruhunu bir tabloda gorebilen ve buna karsin kendi benliginde işlediği günahların izini taşımayan bir insan düşünün ve yapabileceklerinin sınırını iste dorian gray tanımladınız. Kitap dünyayı ve 19.yüzyılı eleştiriyor. Ve bunu yaparken en sert şekilde yapıyor.
Keyifli okumalar
Lise zamanlarında okuduğum bir kitaptı. Keyifli bir yapıt olduğunu söyleyebilirim sanıyorum. Her ne kadar sürükleyici olduğunu düşünmesem de ilginç konusu ve düşündürücü bakış açısı olan harcadığınız zamana pişman olmayacağınız bir hikaye.
İyi haftalar 1K DOSTLARIM :) Oscar WILDE ve Dorian GRAY' i... Öncelikle belirtmek isterim ki hikayeyi okumadan önce Oscar WILDE' ın kendisi, sansürlerle geçen yayınlama süreci ve kitabın 1891 senesinde yazılmış olması beni gerçekten etkiledi. Bir kere daha anladım ki, bir asır öncesi ve şimdi ; insanlık için değişen hiçbir şey yok. Özellikle duygularımızdan başlamak üzere ; nefret, kıskançlık, bencillik, şantaj, dedikodu mekanizması, dinlere bakış açısı, farklı cinsel tercihler ve hayat vs... bugün nasıl ise aynı. İnsanlığı hiçbir zaman törpüleyemediğimizin ve bundan 100 sene sonra da törpülenmeyeceğinin kanıtı. Her ne kadar karamsar olmayayım desem de iyilik insandan gerçekten uzakta... Aslında çok basit, tahmin edilebilir bilindik bir hikayeyi, sırf bir asır önce de görmek için okuyun. Sevgiyle güzellikler ile kalın....
Kitapi 19.yüzyılda çok ahlaksız bulunmasına rağmen tepkilerin fazla olduğunu düşünüyorum çünkü 19.yüzyıl yapısı dolayısıyla biraz dargorusluydu fakat günümüz insanı oyle olmadığı için kitapta tamamen dünyayı elestirdigini anlar ve buna gore görüş açımız farklılaşır . Oscar wilde kesinlikle insanları çok iyi tanımış ve buna gore kitap yazmıştır. Bunlar benim görüşlerim yorumlara açıktır.
“Bu gece günceme yazacağım.”
“Neyi?”
“Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini.”
Herkesin her şeye inandığı ve de zırnık bir şey bilmediği günler.
Oscar Wilde
Sayfa 266 - Can Yayınları 28.Basım
Ciddi konulardan konuşmak yok!
Şimdilerde hiçbir şey ciddiye alınmıyor.
Oscar Wilde
Sayfa 185 - Can Yayınları 28.Basım
Düşes, “Ya sanata ne diyorsun?” diye sordu.
“Bir illettir.”
“Aşk?”
“Yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini tutan günün modası.”
"Sen kuşkucusun.”
“Hiç de değil. Kuşkuculuk imanın başlangıcıdır.”
“Ya nesin sen öyleyse?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bir ipucu ver bana.”
“İp dediğin kopar. Labirentte kaybolabilirsin.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dorian Gray'in Portresi
Baskı tarihi:
Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702938
Orijinal adı:
The Picture of Dorian Gray
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ressam Basil Hallward, güzelliği karşısında büyülendiği genç Dorian Gray’in bir portresini yapar. Ressamın evinde Lord Henry Wotton’la tanışan Dorian, hayatta izlemeye değer tek şeyin güzellik olduğunu savunan Lord Henry’nin görüşlerine hayran kalır. Ama güzelliğinin bir gün solup gideceğinin farkına varınca kendisinin değil, portresinin yaşlanmasını diler. Dorian’ın büyük sırrını, portredeki değişimi sadece Basil fark edecektir...

Oscar Wilde’ın tek romanı Dorian Gray’in Portresi 1891’de yılında yayımlandığında, ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tep­kiyle karşılandı. Dorian Gray’in kendini yıkıma sürüklemesi bile, yapıtın eleştirmenlerce ahlaksızlıkla suçlanmasını engellemedi. Wilde ise ısrarla, ahlaki bir sonu olsa da sanatın özünde ahlakdışı olduğunu vurguladı ve herkesin Dorian Gray’de kendi günahını göreceğini tekrarladı.

Bu başyapıtı Nihal Yeğinobalı’nın Türkçesiyle sunuyoruz

Kitabı okuyanlar 2.674 okur

  • e-zeki
  • ECE AKDENIZ
  • Baran Gülkaya
  • Basak Basak
  • Rabia Ahlatcı
  • irem trumper
  • yasir demir
  • Ahmet Aydın
  • Semih Önal
  • Evindar Kıran

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.7 (27)
9
%1.6 (16)
8
%1.2 (12)
7
%0.7 (7)
6
%0.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları