Kitap
Dört Köşeli Üçgen

Dört Köşeli Üçgen

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
105 Kişi
375
Okunma
87
Beğeni
4.629
Gösterim
137 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 53 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Ada Yayınları · Mayıs 1980 · Karton kapak
Diğer baskılar
Dört Köşeli Üçgen
Dört Köşeli Üçgen
Dört Köşeli Üçgen
Dört Köşeli Üçgen
...Siz hiç kapana tutulmuş aslan gördünüz mü? Ben gördüm Ne ki, bu gördüğüm şeyin aslan olduğunu hiç bir türlü ileri süremem. Kapanın kendine özgü bir biçimleme yordamı vardır. Ama bir meydan söylevcisini tutup kafese koymak kimselerin aklına gelmez. Gelmediği için de kafes ruhbilimi üzerine kimsenin doğru dürüst bir düşüncesi yoktur. (Kitaptan)
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺14,16
8.0
10 üzerinden
105 Puan · 25 İnceleme
Seda Bera
Dört Köşeli Üçgen'i inceledi.
128 syf.
4 Köşeli 3gen
"Behey sersemler, salaklar Üçgen üçgen duruşalım İki artı bir Altı eksi üç Bakıp bakıp gülüşelim... Üç artı bir Yedi eksi üç Dörtgen dörtgen sevişelim Hey angutlar, ablavutlar Kalkıp kalkıp öpüşelim... Dört artı bir Sekiz eksi üç Durup durup koklaşalım Hey bönler, hey şapşallar Beşgen beşgen sarışalım... " Sevgili Salah Birsel'in tartışılmaz dil ustalığını, okurunun iliklerine kadar hissettirdiği, hicivsel bir üslup ile kaleme aldığı ve hayatı boyunca yazmış olduğu tek romanıdır" Dört Köşeli Üçgen". Alışılagelmiş - oldu da bitti maaşallah - tarzı roman bağımlılarının asla sevmeyeceği ,postmodern yapıda bir felsefi hiciv örneği olan bu eser, birçok edebi otoriteye göre ise Türk edebiyatının ilk düşünce romanı. 1957 yılında tamamlanıp, Dün-Bugün Yayınevi tarafından ilk baskısı yapılan eseri, döneminin şartlarını gözönünde bulundurarak değerlendirecek olursak, gerek kurgu, gerek teknik gerekse içerik açısından oldukça özgün bir yapıda olduğunu söylemek kaçınılmaz olur. Ana karakterimizin ismi "Gözlemci" ve kendisini şöyle tanıyor bizlere: "Ben bir gözlemciyim, uluslararası bir gözlemci. Gece uyurken bile gözlemcilik görevimi elden bırakmam. Gazinoda oturanlar, işportacılar, memurlar, müdürler, satın alma kurulu üyeleri, şoförler, karaborsacılar, önemli derneklerin genelyazmanları, orospular, hırsızlar, aydınlar hep benim gözlemim altındadır. Ben, bu gözlemciliğe, çalıştığım Tütün Yaprakevi’nin deposunda alıştım. İşimin, günün yirmi dört saatinde etrafı kolaçan etmek olması beni, ister istemez, kimi gerçeklere varmaya, gerçeklerin öteki yanlarını, üçüncü yanını, dördüncü yanını, beşinci, on beşinci, otuz beşinci yanını görmeye götürüyordu. Benim bu görevimi çokları anlamamıştır." Alıntıdan da anlaşılacağı üzere Gözlemci aslında Tütün Yaprakevi Deposu'nda çalışan bir bekçi ve bu mesleğini icra ederken de, çevresindeki her insan ve nesneyi belleğinde kayıt altına alıyor. Deponun personeli, yazar ve şairler, erkek ve kadınlar, doktorlar, politikacılar, polisler, öğrenciler, kahvehaneler ve hatta hayvanlar bile bu gözlemlerden nasibini alıyor. Gün geliyor, yaptığı bu gözlemlerde boğulmaya yüz tutuyor Gözlemci ve nihayetinde gözlemlerini satarak, üzerindeki yükten kurtulmayı hedefliyor ve bu amaç uğruna bir dükkan açıyor... Dört Köşeli Üçgen, kulvarındaki diğer romanlar gibi olay örgüsüne değil de yoruma dayalı bir düşünce romanı. Varolmak-varolmamak, gözlemlemek - gözlemlememek gibi ikili çatışmaların masaya yatırıldığı bir ruhu var kitabın. Yozlaşmış ahlak yapısı, çökmüş eğitim sistemi, yerlerde sürünen siyaset, insanların ikiyüzlülüğü gibi konular Gözlemci tarafından ironik bir dille aktarılıyor. Okurken, istemsizce Gözlemci'nin hayatına ve duygu dünyasına dahil oluyor, evrene onun penceresinden bakma olanağı buluyoruz. Salah Birsel'in dil kullanımı ,kelime seçimleri,üslubunun yalınlığı ve tam hedefi vuran tespitleri sizi mest edecek.Karakterimiz Gözlemci, çok bariz bir şekilde, size biraz Bay C'yi, biraz da Selim Işık'ı çağrıştıracak lakin unutmayınız ki bahsini geçirdiğim Aylak Adam ve Tutunamayanlar, bu eserden sonra yazılmış... Bir de unutmadan eklemek de fayda var. Salah Birsel'in yeğeni Mehmet Güreli, dayısının bu tek romanını muhteşem bir şekilde sinemaya uyarlamış. Altın Koza ve bazı Uluslarası film festivallerinde en iyi film, en iyi sinematografi ve en iyi aktör gibi ödülleri bulunan film, kitabının üzerine izlenince, emin olun kitabını aratmıyor. Buyrun linki: 1080pfilmizle.net/dort-koseli-ucgen-d... ***Gerçi, bir kitap kurdunun bildiği şeyleri kimselerin bilebilmesine olanak yoktur ama, üzerine tütün, deri yada buğday kokusu sinmiş bir kişinin söyleyeceği sözü de hiçbir bilge, hiçbir filozof söyleyemez. ***Yaşamın ilkelerine uzanmış kitaplarda, insanoğlunun ömrünün ilk yarısını ikincisi yarısını beklemekle; ikinci yarısını da ilk yarısını anmakla geçirdiği yazılı olmalıdır. ***Dost,hiçbir arka düşüncesi olmayan kişidir. ***Mantık denizinin gemilerini tanımak gerek! Mantık denizinin gemilerini tanımadan yolculuğa çıkmak, insanı sonradan düş kırıklığına uğratabilir! ***İki kişi oynandığı vakit tavlada hile yapılabilir ama tek başına oynandığı vakit tavla hilesiz bir oyundur. ***-Bir düşünce kendiliğinden ya doğrudur, ya değildir. Değilse ona başkalarının katılması düşüncenin doğru olduğunu göstermez. - Peki neyi gösterir? - O düşünceye katılanların da yanıldıklarını!
Dört Köşeli Üçgen
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Oğuzcan Yeşilyaprak
Dört Köşeli Üçgen'i inceledi.
128 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Daha çok yazdığı deneme eserleriyle tanınan Türk şair ve deneme yazarı Salah Birsel’in okuduğum ilk kitabıdır. 1999 yılında kaybettiğimiz başta şiir olmak üzere Türk edebiyatına büyük eserler veren yazarın bu kitabı 1961 yılında yazdığı bir eserdir. Kitabımızın konusuna gelmeden önce yarım yüzyıl gibi uzun zaman bir zaman önce yazılmış bu kitabın önemine değinirsek Kitabın genel olarak önemi Matematiksel doğruların ve kesinliğin olmadığı bir dünyada, romandaki gözlemcinin kendi zihninde dış dünyayı okura sunması ve deneme tadında bir kurgu ile sembolik bir şekilde ilişkilerin anlatılması romanın en önemli yanıdır. Sel Yayınlarından okuduğum bu eser yani ismiyle Dört Köşeli Üçgen adlı romanın 116 sayfasındaki bölüm kitaba adını vermiştir. Adından da anlaşılacağı gibi “absürt” türde yazılmış bu roman işi gücü gözlem yapmak olan bir adamın başından geçenleri anlatır. Absürt sanat günlük rutinin dışına çıkma şansı tanır insana. Dört Köşeli üçgen adlı bölümde anlatıcının “kendi kendine konuşmak” çıkışlı görüşlerini sıralaması romanın ana fikrinin kendi kendine konuşmak ve delilik arasında ki ilişkinin irdelenmesinden doğmuş olabileceğini düşündürdü. Daha öncede de dediğim gibi daha çok deneme ve genel olarak şiirleriyle tanınan Salah Birsel’in tek romanı olan kitap yazıldığı döneme göre değerlendirildiğinde deneysel bazı yeniliklere yer verdiği görülür. Yazar, romanın “Türk edebiyatının ilk düşünce romanı” olduğu iddiasındadır. Bu büyük iddia bir yana metnin roman olarak nitelendirilmesi zordur. Birsel’i bir deneme yazarı olarak tanıyan bir okur, romanda denemeciliğinin dil, üslup ve içerik alanlarında sürdüğünü kolaylıkla tespit edebilir. Bu metne bir deneme-roman ya da deneysel roman denebilir. Romanın yayımlandığı yıllarda estetik modernizmin melezleştirdiği edebi türlerin örnekleri yaklaşık elli yıldır görülmekteydi. Bu nedenle türlere ilişkin kesin niteliklerden bahsetmek mümkün değilse de bu örnekte görüldüğü gibi bir türe ilişkin alışılagelmiş yazma biçimlerinin yeni denenen türü istila ettiği tespit edilebilir. Dolayısıyla romanın melezleşmeden ziyade deneme tarzında kaleme alınmış romana örnek oluşturduğu söylenebilir. Kitabın genel olarak konusundan bahsetmem gerekirse konusunda ise Salah Birsel’in sözleri ile bahsetmem gerekirse İşi Türün Yaprakevi deposunda bekçilik olan bir gözlemci’nin, “uluslararası bir gözlemci”nin, toplumun türlü katlarını kapsayan gözlemleriyle insanları eleştirdiği, türlü töreler üzerine fikirler yürüttüğü roman, alışılagelmiş roman biçimleri dışında bir kuruluş gösteriyor; olaylara değil düşünce ve yoruma yaslanıyor. Özellikle tiyatro ve edebiyat dünyamızın iç yapısını yansıtan bölümleri çok ilgi çekici ve humor dolu eserini yazar, entelektüel roman diye tanımlamaktadır.
Dört Köşeli Üçgen
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Eileithyia
Dört Köşeli Üçgen'i inceledi.
129 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
İsmi çok entresan değil mi eserin? Dört Köşeli Üçgen. Dört köşesi nasıl olur bir üçgenin? Kitabı okuduktan sonra onun da mümkün olduğunu anlıyorsunuz. Elbette ki kitap yalnızca "bir üçgenin dördüncü köşesi" üzerine değil. Bu sefer bir gözlemci ile karşı karşıyayız. Ama nasıl bir gözlemci? Karakterimizin kendi ifadesiyle uluslararası bir gözlemci. Kitapta kendini anlatan karakterimize oldukça doğal gelen bir durum bu. Her şeyi ve herkesi gözlemliyor: Arka kapakta bahsedildiği üzere; gazinoda oturanlar, işportacılar, memurlar, müdürler... Fakat bu gözlemleri yüzünden başına gelmeyen kalmıyor. Bir açıdan Aylak Adam'ı anımsatan bir eser Dört Köşeli Üçgen. Topluma nesnel bir gözle bakmaya çalıştığı için karakterimiz eksiklikleri de hemen fark ediyor. Gözlemlerinin amacını, kendisi de net olarak belirtmediği halde okurken anlıyorsunuz: Totaliterlik. Totaliterlik kelimesini kullandığım için kitabın siyasi amaçlarının olduğu anlaşılmasın, bir ahlak totaliterliğinden bahsediyorum. Ahlak totaliterliği gölgesinde kaybolup gitmiş insanlar ve bu kayboluşları sürekli izleyen bir gözlemci. Gözlenenlerden kimi bir apartmandaki bir kadın, kimisi de bir kahvedeki hararetli havada tartışan bir adam. Karakterimize bunlar fark etmiyor. Seyrettiği şeyler ona herhangi bir anlam ifade etmiyor, o seyretme işinden hoşlanıyor. Dolayısıyla bu seyretme işi, gözlemcimize farklı şekillerde gözüküyor. Herkesin gördüğü şeyden farklı şeyleri görür hale geliyor. Tıpkı ışığın suda kırılması gibi, gözlemcimizin yaptığı gözlemler de zamanla ona daha farklı gelmeye başlıyor. Bu gözlem işinin öylesine bağımlısı haline geliyor ki, günde 24 saat gözlem yaparken bunu günde 48 saate, hatta günde 96 saate yükseltiyor. Günde 96 saat, evet. Gözlemcimiz bunun da mümkün olduğunu söylüyor bizlere. Ayrıca gözlem olayının yalnızca "göz" ile değil bütün vücudumuz ile yapılabileceğini öne sürüyor. Öyle ki, verdiği örnekle de bunu kanıtlıyor: Newton'ın da tam başına elma düştüğü sırada başının üst tarafı ile gözlem yaptığını örnek veriyor. Bir süre sonra varlığının sebebini gözleme bağlayıp, "gözlem yapıyorum demek varım" düşüncesine ulaşıyor. Doğruluk payı da yok değil gözlemcimizin öne sürdüklerinin. Gözlem yapamıyorsak, nasıl yaşayacağız? Fakat bunu da yapmayanların olduğunu, o kişilerin de vücudunun hiçbir kasını fiziksel anlamda kullanmadığını söylüyor. Gözlemde doğru veya yanlışın olmadığını da çeşitli gözlemlerini bize aktararak kanıtlıyor. Fakat her farklı insan gibi farklılığı insanların gözüne çarpmaya başlıyor. Bir süre sonra gözlem yapması suç haline geliyor. İnsanlar yadırgamaya başlıyor karakterimiz "ben gözlemciyim" dese de. Zaten bu hali de kitap boyunca devam ediyor. Zannımca Salâh Birsel, bir çığlığı anlatmış burada. "Değil"lerin dünyasında atılan bir çığlık. Gölgelerin karanlığında atılan bir çığlık mı demeliydim? Dört Köşeli Üçgen, gerek ismiyle gerekse de karakterimizin C.'yi anımsatan düşünce ve tavırlarıyla ilgi çekici ve gerçekten mükemmel bir eser. Sessiz çığlıkları atan insanların isminin olmadığı yönündeki düşünceye Salâh Birsel de sahip yanılmıyorsam. Çünkü karakterimiz kendiyle ilgili onlarca şeyden bahsederken, yalnızca isminden bahsetmiyor. Sessiz çığlık atan insanların ismi olmaz...
Dört Köşeli Üçgen
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
61
Busee
Dört Köşeli Üçgen'i inceledi.
128 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Salâh Birsel’i ilk okuyuşum bu sözcüklerin muazzamlığı dile verilen emek zaten hemen göze çarpıyor.Salâh Birsel edebiyatımızın özgün kalemlerinden biridir.Dört Köşeli Üçgen “hiciv” sanatını gözler önüne seriyor. Her bir sayfasında farklı anlamlar ve bir çok anlamlar çıkarabilirsiniz,siz farkında olmadan bile kitap sizi içine çekerek “düşünme” eylemini her seferinde tekrar ettiriyor.Karakterimiz isimsiz bir gözlemci,her şeyi herkesi,bütün nesneleri olayları büyük bir ciddiyetle inceliyor.Çoğu kişi buna karşı çıksada yaptığı eylemin gözlemcilik değilde “Dikizcilik,Röntgencilik”olduğunu söylesede,her seferinde kendini anlatmayı,savunmayı ihmal etmiyor. Karakterimiz çok farklı bir bakış açısı var bende okurken gerçekten bakış açısını çok sevdim. Bu kitabı on defada okusam sanki on defasında da başka başka düşünceler başka başka bakış açıları göreceğimi hissediyorum.
Dört Köşeli Üçgen
OKUYACAKLARIMA EKLE
15