Dört Mevsim Sonbahar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.327
Gösterim
Adı:
Dört Mevsim Sonbahar
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
209
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944148368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alkım
Baskılar:
Dört Mevsim Sonbahar
Dört Mevsim Sonbahar
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii... Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir. Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm. Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı? Yoo, tamam değil, çünkü fikrimi yeniden değiştiriyorum, zil çalıyor ve Ali, yani kardeşim geliyor. Karşımdaki koltuğa oturuyor, bir yandan da önümdeki kağıtlarla daktilo makinesine şöyle bir göz atıyor. - Ne yapıyorsun? - Roman yazıyorum. Haksız yere azarlanmış bir çocuk gibi, bir an irkilerek anlamadan bakıyor yüzüme. - Niye?
209 syf.
·7 günde·9/10
Daha önce Ahmet Altan'ın Tehlikeli Masallar kitabını okumuştum ikisi de birbirinden güzel yazarın rahatlığı iki kitapta dikkat çekiyor. Dikkat çeken bir konu da cinsellik. Yazarın muhafazakar bir toplumda cinselliği böyle rahat anlatması çok hoşuma gidiyor. Cinselliği farklı boyutlarıyla anlatıyor. bazen severek bazen sırf canı istediği için ilişkiye giriyor. Yanlış gördüğümüz, yadırgadığımız bazı davranışlar çok basitmiş hatta bir albenisi varmış gibi işleniyor. Aşk, boşvermişlik, lakayt tavırlar, sevgi, yalnızlık yazar kitabında hayatla ilgili her şeye yer vermiş, altı çizilecek çok yer var kalemim hep yanımda okudum. Olumlu ve olumsuz eleştiride bulunulabilecek bir kitap, değişime açık insanlar okumadan geçmemeliler.
224 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Eğer ilk defa bir ALTAN kitabı okuyacaksanız bu kitaptan başlamayın derim. Ancak benim gibi tüm kitaplarını okumuşsanız, yazarın geçirdiği evrimi gözlemleyebileceğiniz bir fırsat sunmakta bu ilk kitap.
224 syf.
·8/10
Ahmet Altan ve yine beni kendine hayran bırakan bir dil. Ahmet Altan'ı çok seviyorum. Okurken inanılmaz keyif alıyorum. Dört mevsim sonbahar yazarın ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Kitaptaki kahraman aynı zamanda kitap yazan bir yazar. Yaşattığı kahramanlar ile ilgili düşündüğü her olay gerçekte de benzer şekilde ilerliyor. Çok güzel bir kitap gerçi yazar Ahmet Altan olunca ben biraz fanatik davranıp yorum yapabilirim. Ama bunu anlamak içinde okuyup görmelisiniz
224 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazar yazarı yazar. Yazar roman kahramanlarını öldürür yazar bunu yazar. Roman içinde roman. Farklı bi tat farklı bir bakış açısı. Kütüphaneme hayatıma hoşgeldin. Hayatında sevdiğin insanları tek kalemle iki satırla öldürüp hayallerine kavustuktan sonra sevdiklerinin yanına ölüm içeren tek küçük bir kurşunla giden yazar. Özleyeceğim seni.
209 syf.
·3 günde·7/10
Bu kitabın anlatıcısı, kitap yazan bir yazar. Kitapta yaşattığı karakterler aynı zamanda kitapta var olan karakterler. Yani bir nevi kitap içinde kitap.
Yazar karakterleri, karakterlerin özelliklerini, mevsimleri, karakterlerin sonlarını kendisinin belirlediğini bize her fırsatta hatırlatıyor ve bu kitapta herkesin gözü lacivert.
Ahmet Altan’nın daha önce de birkaç kitabını okuduysanız bu sizlere daha farklı gelecektir. Farklı, akıcı ve güzel bir kitap.
224 syf.
·Beğendi·8/10
Bu okuduğum ilk Ahmet Altan kitabıydı. Bildiğim kadarıyla yazarın da ilk kitabı. Konusu çok garip ve etkileyici. Roman içinde roman tarzını başarıyla kullanmış ve bu kitapta da bu olay var. Ama en sevdiğim yönü yazarın direk bizimle konuşması, kitabın arkasındaki yazıları okursanız anlarsınız. Umarım sadece bu kitaba has bir güzellik değildir bu. Çünkü Ahmet Altan'ın daha birçok kitabını okuyacağıma eminim :)
- 'Semra'yla evlenmeye karar verdim.
- İntihar etmenin çeşitli yolları vardır.
- Sen Semra'yı Tanıyor musun?
- Evliliği tanıyorum.'
Ahmet Altan
Sayfa 176 - Everest Yayınları
Acılarımıza bile sahip çıkamıyoruz... Ne yok edebiliyoruz onları ne de besleyip büyütebiliyoruz, yozlaştırıp küçük kızgınlıklara dönüştürüyoruz.
Gerçekten içim acıdığı zaman acımı gösteremiyorum, bu yüzden de gerçek acılar hep saklı kalıyor, sahte acılar dolaşıyor ortada.
“Canım istemiyor, ama uzatmamak için sarılıyorum. Sevgi’nin hırçınlıklarını anlıyorum şimdi. Sevilmemek insanın içini soğutuyor gerçekten. İçim soğuyor, ama bu yakıcı bir soğukluk, değdiği her yeri yakıp kavuruyor...”
“Başka bir mevsime doğru yola çıkmaya hazırlanan soğuk bir güneş, kıpırtısız bir gökyüzünde tek başına sonbaharını yaşıyor.”
Ahmet Altan
Sayfa 7 - Alkım Yayınevi
“...Ben seni çok severken, senin beni sevmemen çok önemli değildi, ama benim sevgim azaldıkça, senin sevgisizliğin daha çok göze çarpıyor...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dört Mevsim Sonbahar
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
209
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944148368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alkım
Baskılar:
Dört Mevsim Sonbahar
Dört Mevsim Sonbahar
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii... Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir. Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm. Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı? Yoo, tamam değil, çünkü fikrimi yeniden değiştiriyorum, zil çalıyor ve Ali, yani kardeşim geliyor. Karşımdaki koltuğa oturuyor, bir yandan da önümdeki kağıtlarla daktilo makinesine şöyle bir göz atıyor. - Ne yapıyorsun? - Roman yazıyorum. Haksız yere azarlanmış bir çocuk gibi, bir an irkilerek anlamadan bakıyor yüzüme. - Niye?

Kitabı okuyanlar 92 okur

  • Nagiş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%2.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0