Adı:
Dörtlerin İmzası
Alt başlık:
Sherlock Holmes
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051980508
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo Yayınları
O da ne demek, Tanrı Aşkına?”
“Cinayet demek…”

Yardım istemek için Baker Street 221B adresine gelen Mary Morstan’ın “fazlasıyla muammalı” meselesi Dr. Watson’ı heyecanlandırmaya, Sherlock Holmes’u ise derin uyuşukluğundan silkelemeye yetiyor. Sonuçta Londra’nın tek gayriresmi danışman dedektifinden başka kim, sırra kadem basmış İngiliz subayının, tek bacaklı adamın, onun çıplak ayaklı yardımcısının, kayıp define sandığının ve “dörtlerin imzası”nın esrarını aydınlatabilir ki?

İngiltere’nin çizgi roman dünyasındaki önemli temsilcilerinden Ian Edginton ve I.N.J. Culbard tarafından uyarlanan bu dört Arthur Conan Doyle klasiğinden ikincisi Dörtlerin İmzası’nı Kutlukhan Kutlu çevirisiyle beğeninize sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

“Holmes’un ikinci romanının bu versiyonu olağanüstü. Her yönüyle tam bir şölen.”

– Publishers Weekly
Kızıl Soruşturma'ya göre biraz zayıf kalsa da zevk alarak okuduğum bir Sherlock Holmes romanı oldu. Sayfalar hızla aktı, katili ve katilin hikayesini beğendim, yazarın katillere derin ve güzel geçmişler bulması hoşuma gidiyor. Okurken esrarın daha büyük olacağını düşünmüştüm ama biraz basit kaldı yine de severek okudum.
Kitap tabii sherlock holmes un maceraları olunca muthis tabii :) kitap kısaca büyük bir hazineden bahsediyor ve bu hazine dört kişi tarafından bölünüyor ama hazine kaybaluyor ve ortaklardan biri öldürüyor sherlock holmes de katili araştırıyor. Konu ilginc kitap sürükleyici ama benim icin tek kötü yanı tam kendini kaptirmisken oldu bittiye gelmesi ben de ne ara sonu geldi gibi oldum kisa ve öz olmuş ama tavsiye ederim iyi okumalar.
Sherlock Holmes(dizi, film ve kitaplar hakkında düşüncelerim)
Öncelikle Sherlock ile tanışmam 9 yıl öncesinde Robert Downey Jr ile Jude Law'ın oynadığı Sherlock Holmes filmi sayesinde olmuştur. İzlediğim en iyi filmlerden biriydi. Etkisini kaybetmemek için Sherlock dizisini izlemek istemedim. Ancak bu bir hataydı. Çünkü dizi(bana göre) filmden daha iyiydi. Kesinlikle oyuncuları kıyaslamıyorum. Ama benim için Sherlock, Benedict Cumberbatch ile özdeşleşmiştir. Bu kitabı okurken de dizi izlediğim zamanki keyfi aradım ama bulamadım. Sebebi diziyi çok sevmemden kaynaklanıyor olsa gerek.
Dizide Sherlock daha esprili kurgulanmıştı ve Dr. Watson ile daha çok uğraşıyordu. Kitapta samimi olsalar da daha çok ev ve iş arkadaşı gibiler, aralarındaki dostluğu hissedemedim. Dikkatimi çeken diğer bir nokta ise Mary karakteri dizide daha farklıydı. Aynı karakter olduğuna inanmakta güçlük yaşadım.
Sherlock'un eşsiz zekası, olayları çözme yeteneği, işi olmadığında kendini uyuşturucuya vermesi... kesinlikle harika yine.
Merak edenler için tavsiyem önce kitapların okunması sonra filmin izlenmesi en son olarak da dizinin bağımlısı olunmasıdır.
*Okuduğum kitap Kum Saati yayınlarına aittir. Yazım yanlışları nedeniyle tavsiye etmiyorum
Sherlock efsanedir, bundan mahrum kalmayın :)
İyi okumalar, iyi seyirler :)
En itici detayı HOLMES' in kokain kullanması. Genel olarak orta düzeyde olan kitabı okurken hayalimde bir dizi film yarattım. Sabırsızlıkla diğer HOLMES kitaplarını okumak isteği oluşmasa da bende, yinede fikir edinmek için okumaya devam edeceğim.
Sherlock Holmes'un ikinci romanı olarak hayata geçen "Dörtlerin İmzası" kesinlikle muhteşemdi. Bir sürü olay örgüsü olmasına rağmen hiçbiri birbirine karışmadan akıp gidiyor. Anlatımı yalın ve sade. Kendini vererek okuyan her insanın iliklerine kadar kitaba doyacağına eminim.
Hindistan'ın "Agra Hazinesi" olarak nitelendirdiği hazinenin Londra serüvenine tanıklık edeceksiniz. Kim bu dörtler ? Ayakları bu denli küçük bir iz kime ait olabilir ? Cinayeti işleyen bir kadın mı ? gibi gibi sorular beyninizi kemirirken sonunda yine Sherlock'un eşsiz zekasıyla karşılaşacaksınız.
Dr. Watson'ın Mary ile tanışma hikayeleri bu vaka ile başlıyor. Bakalım Watson evlenince Sherlock'a ne olacak? İşine duygularını karıştırmayan bu adam bu sefer de aynı metaneti sergileyecek mi ? Üçüncü romanında belki bununla ilgili bir kaç detay yakalayabilirim. Şimdiden iyi okumalar :)
Duygusal nitelikler akıl yürütmeye ters düşer cümlesi benim kitapta bulduğum en can alıcı cümle oldu. Dehası ve muhakeme yönü mükemmel, kendisini danışman dedektif olarak tabir ettiği ve yanından hiç ayırmadığı Afganistan gazisi, dostu Watson ile vakadan vakaya koşan, gizemli olayları su yüzüne çıkarırken kendisine kıskanılacak gözlerle baktıran bir adam Sherlock Holmes. Kurgusu ve sürükleyiciğiyle okuyucuyu adeta kendine hapseden, özellikle gece yatmadan önce okunması ayrı zevkli olan kitap. Polisiye Roman severlerin kesinlikle okumadım dememesi gereken bir kitap. Vesselam.
Kitabın başında Sherlock Holmes'in kokain bağımlısı olduğunu öğreniyoruz. Sherlock Doktor Watson ile otururken başlar kokain çekmeye :) Doktor Watson, Sherlock'a uyuşturucu kullanmamasını söyler ancak Sherlock ona kokain kullanmadığı zaman kafasının rahat olmadığını, kafasının rahat olması için ancak esrarlı olayları çözmesi gerektiğini anlatır. Konuşma sırasında Sherlock, Doktor Watson'ın kardeşinin kişili analizini bir saatte yapar. Şimdi asıl hikaye geldik.
Bir gün Sherlock ile Doktor Watson'ın yanına bayan Morstan gelir ve babasının 10 yıldır kayıp olduğunu anlatır. Sherlock duruma el atar. Bayan Morstan'ın babası Hindistan'a bir askerdir ve 10 yıl önce izine gelir ve kızına Londra'ya döndüğünü söyler ve bir adres verir. Ancak bayan Morstan babasının verdiği yere gittiğinde babasını bulamaz. Babasının da tek arkadaşı Binbaşı Sholto'dur. Bundan sonra Bayan Morstan'a düzenli olarak meçhul bir kişi tarafından inciler gelmeye başlar. Ancak Bayan Morstan Sherlock'a geldiği gün kendisini bir yere davet eden bir mektup alır. Sherlock Holmes, Doktor Watson ve Bayan Morstan verilen adrese giderler. Bu arada Bayan Morstan Sherlock'a bir kağıt verir. Kağıtta Dörtlü İttifak Jonathan Small, Muhammed Singh, Abdullah Han, Dost Ekber isimleri yazılıdır. Ekibi buluşma yerinden bir adam alır ve Thaddeus Sholto isimli birinin evine götürür. Bu adam Bayan Morstan'ın arkadaşı ölmüş olan Binbaşı Sholto'nun oğludur. Ekibe Sholto'nun oğlu Thaddeus Sholto da katılır ve birlikte diğer kardeş Bartholomew Sholto'nun evine giderler. Bu arada Bayan Morstan'ın babasının Binbaşı Sholto ile girdiği hazine anlaşmazlığında kalp krizinden ölmüş olduğu ortaya çıkar.
Ekip Thaddeus Sholto'nun evine gittiğinde onun da henüz öldüğünü anlaşılır. Cesedin bulunduğu odada tavanda bir delik bulunur. Ayrıca cesette bir de diken.Binbaşı Sholto'nun oğlunu kim, neden öldürdü. Gerçekte bir hazine var mı? Geri kalanını kitaptan öğreneceksiniz artık.
Fakat kitabı okuyacaklara ufak bir hatırlatma. Sherlock Holmes'ün şu anda iki kitabını okudum ve her iki kitapta da rastladığım bir şey... Hikayenin ortasında bir yerlerde bir paragrafta veya bir cümle de aslında hikayenin çözümünü okuyacaksınız.Ama siz bunun belki de farkına varmayıp yok ya kesin başka bir şey çıkacak diyebilirsiniz. Bir başka konu da bu kitapta da yine ikinci bir hikaye okuyacaksınız. Tabi diğer yazımda söylediğim gibi ikinci hikaye ile cinayeti tamamen çözmüş olacaksınız. Ama bu kitapta ikinci hikaye birincinin içine yedirilmiş.
Bir de size tavsiyem Sherlock Holmes kitaplarını böyle vaktinizin ve kafanızın boş olduğu, dinç olduğunuz zamanlarda okuyun daha fazla zevk alacaksınız. Tavsiye ettiğim bir kitap. İyi okumalar.

Diğer kitap incelemelerim için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Beklentilerimi ziyadesiyle karşılayayan bir Sherlock Holmes kitabıydı. Detaylar kitaba yakışacak derecede iyi düşünülmüş. Sürükleyici bir Sherlock Holmes klasiği.
Yazarın hayat verdiği karakter olan, Sherlock Holmes karakterine bir kez daha hayran kaldım Kayıp Hikayenin İzinde - Dörtlerin İmzası romanını yazarın yaratıcı ilhamı sayesinde. Kitabın kurgusunu çok etkileyici ve sürükleyici bulduğumu söyleyebilirim. Kısa sürede, göz açıp kapayıncaya kadar başlayıp bitecek bir roman. Kitabı yoğun merak duygum dolayısıyla hemen bitirmek ve bitirmemek arasında kaldım. Fakat merakım, heyecanım üstün geldi ve kısa sürede bitirdim. Aslında bu kadar merak uyandıran, etkileyici, profesyonelce işlenmiş romanı keyfini çıkararak okumayı başarmak isterdim, ne yazık ki, beni heyecan yumağına saran romanları pek ağırdan almayı sevmiyorum daha doğrusu aheste aheste okumayı beceremiyorum. Okumayanlar varsa tavsiye ederim. Yazara ve Martı Yayınına sonsuz teşekkürler...
Akılalmaz olayların içinden çıkılamaz hal aldığı polis ve dedektiflerin tıkandığı yerde Londra'da ve dahi İngiltere'de herkesin aklına bir kişi gelir. Danışman Dedektif Sosyopat Bay Sherlock Holmes'a merhaba deyin.‍️‍️
Dörtlerin Yemini Bayan Morstan'ın başından geçen acayip bir vakayı ve Sherlock Holmes'ın dahiyane gözlem, akıl yürütme ve akılcıl sonuca varma deneyimlerini konu alır. Mini tavsiye Kitabı lütfen başladığınız gibi bitirin. Zira olayların akışını kaçırabilirsiniz. Zira bir oturmayla bitecek lokum tadında bir kitaptır.
Film ve dizilerini seyredenler kitabına bayılacaktır. Ben de kitabı okuyup sonra dizisini izleyenlerdenim‍️
Birinci kitaba göre çok daha başarılı bir kurgusu vardı bana göre. Fakat anlamadığım bir şekilde iki kitabı okurkende sürekli dalıp gidiyorum. 50. sayfaya gelmişim ama o zamana kadar ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Diğer okuduğum hiçbir kitapta olmazken bu seride neden böyle bir sorun var anlayamıyorum.
Hindistan'da başlayan isyan sırasında üç Sih askeri ve bir İngiliz subay bu durumdan faydalanmak ister ve büyük bir hazineye el koyarlar. Ancak bu hazine hiç kimseye iyilik yada refahlık getirmez. Bir gün Sherlock'un evine gelen bir müşteri babasının yıllar önce kaybolması üzerine birtakım bilgiler verir ve kendisine her yıl düzenli olarak inci taneleri gönderildiğinden ama bu yıl bir mektup gelmesi üzerine babasının nasıl öldürüldüğünü bilen birilerinin onu görüşmeye çağırdıklarını söyler. Ünlü dedektifimiz Sherlock Holmes ve Doktor Watson yine garip bir maceranın peşine düşer ve olayları çözerler. Bir çırpıda biten Sherlock öyküleri detayların aslında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor bize. Yayınevinin çevirisi fena değil ancak serinin ilk kitabında basım hataları çok fazla. Yine de okunmaya değer.
"İnsanlar tek tek ele alındıklarında çözülmesi mümkün olmayan birer bulmacadırlar, ama bir araya gelmeye başladıklarında matematiksel bir kesinliğe dönüşürler. Mesela herhangi bir insanın ne yapacağını asla önceden tahmin edemezsin ama belli bir sayıdaki insanın neyin peşinde olduğunu kestirmek çok kolaydır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dörtlerin İmzası
Alt başlık:
Sherlock Holmes
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051980508
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo Yayınları
O da ne demek, Tanrı Aşkına?”
“Cinayet demek…”

Yardım istemek için Baker Street 221B adresine gelen Mary Morstan’ın “fazlasıyla muammalı” meselesi Dr. Watson’ı heyecanlandırmaya, Sherlock Holmes’u ise derin uyuşukluğundan silkelemeye yetiyor. Sonuçta Londra’nın tek gayriresmi danışman dedektifinden başka kim, sırra kadem basmış İngiliz subayının, tek bacaklı adamın, onun çıplak ayaklı yardımcısının, kayıp define sandığının ve “dörtlerin imzası”nın esrarını aydınlatabilir ki?

İngiltere’nin çizgi roman dünyasındaki önemli temsilcilerinden Ian Edginton ve I.N.J. Culbard tarafından uyarlanan bu dört Arthur Conan Doyle klasiğinden ikincisi Dörtlerin İmzası’nı Kutlukhan Kutlu çevirisiyle beğeninize sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

“Holmes’un ikinci romanının bu versiyonu olağanüstü. Her yönüyle tam bir şölen.”

– Publishers Weekly

Kitabı okuyanlar 1.173 okur

  • Seda N.
  • Mukaddes Çapar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 10 üzerinden 10.0 Puan (1 Okur)
  • 11 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0.5 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları