·
Okunma
·
Beğeni
·
5bin
Gösterim
Adı:
Dostlar Beni Hatırlasın
Baskı tarihi:
1973
Sayfa sayısı:
286
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar beni hatırlasın, aşık Veysel Şatıroğlu tarafından kaleme alınmıştır. Eser Ümit Yaşar Oğuzcan editörlüğünde hazırlanmıştır. Kitap 1973 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanmıştır.
240 syf.
Merhaba 1K okuyucular... Âşık Veysel zikredince aklıma gelen şiirlerinden biri #79983013

Âşık Veysel Kimdir?

1894 yılında Âşık Veysel , Sivas’ta doğmuştur.
Yedi yaşında Sivas’ta salgın olan çiçek hastalığına yakalanarak sağ gözünü kaybetmiştir. Bir müddet sonra da sol gözüne perde iner. Babası sol gözündeki perdeyi aldırmak için Yozgat’a doktora götürmeye karar verir. Ancak bir gün inek sağan annesini izlerken arka tarafından babası gelir ve ‘’Veysel,’’ diye seslenir. Arkaya dönmesiyle babasının koltuğunun altındaki ucu sivri bir değnek sol gözüne saplanır ve artık o gözünü de tamamen kaybeder büyük ozan.
Genç yaşımda felek vurdu başıma
Aldırdım elimden iki gözümü
Yeni değmiş idim yedi yaşıma
Kayıb ettim baharımı yazımı #79982168

Şiirle uğraşmayı hep sevmiştir. Köylerine gelen halk ozanlarını büyük ilgiyle dinler, onlara hep yakınlık duyardı. Derdini unutsun diye babası ona sazını almıştır ve babasının yakın arkadaşından saz dersleri almaya başlamıştır.
Evlenme çağına geldiğinde ailesi aynı köyden olan Esma adında bir kızla evlendirirler. İki çocuğu olur ama birini on günlükken kaybeder. Eşi Esma evden kaçar. Bunlar yetmezmiş gibi ana ve babasını da kaybeder. Felaket durmak bilmez Veysel’in hayatında; ilk çocuğu da bir süre sonra vefat eder.
Kaderle sınanırken, içine kapanır, kimseyle konuşmaz. Tek dostu sazıdır. Sazıyla dertleşir, konuşur, ağlar… Bu durumu akrabalarını ve arkadaşlarını çok üzer. Yeniden evlendirmeye karar verirler. Yeni karısından yedi çocuğu olur. Bunlardan birini yine kaybeder ama iki oğlu, dört kızıyla yaşar…
Bilinmez bir nedenle kendi türkülerinden değil de başka aşıkların türkülerini çalar söyler. Ta ki ünlü şairAhmet Kutsi Tecer ile tanışana kadar.
Âşık Veysel , çok az halk şairinde görülen bir milliyet duygusu ile yazar şiirlerini. Çünkü Türklük, onun için iftihar kaynağıdır. Aynı zamanda doğaya aşık bir ozandır. Gözlerinin görmemesi, istediği bazı şeylerden yoksun kalmasının sonucu, üstün bir hayal gücüne sahip olur.
Okumayı çok istemesine rağmen, gözleri görmediği için hiçbir okula gidememiştir. Onun şiirlerine baktığımızda, eğitimi, okumayı, ilimi övdüğünü; cahilliği, bilgisizliği, kendini geliştirmemeyi yerdiğini görürüz. Birlik ve beraberlik içinde yaşamayı överken aynı zamanda kavgayı bırakıp hep birlikte gelişmeye, ilerlemeye çağıran âşık şöyle der:
Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız.
#79982362
Veysel’in pek çok şiirinde; vatan, tabiat, birlik, çalışma, yardımlaşma konuları yer alır.En önemli noktanın vatana bağlılık ve idealistlik olduğu görülür. Bütün bu özellikler onu vatan şairi yapmıştır.
Son şiiri şu dizelerdir:

Selam saygı hepinize
Gelmez yola gidiyorum
Ne şehre ne de köye
Gelmez yola gidiyorum…

Âşık Veysel şöyle buyurur "Ben öldükten sonra mezarıma taş koymayın.Mezarımda beton hiçbir şey olmasın.Sadece toprağa gömün beni.Üstümde biten otları inekler,koyunlar yesin; Et olsun,süt olsun.Mezarımda açan çiçekleri arılar emsin,bal olsun.Toprak olayım,benim toprağım da milletime hizmet etsin" işte böyle bir bir adam
Âşık Veysel ,Ölse bile vatanını milletini, hayvanları böyle seviyor,böyle Aşık...

"Ben Giderim Şarkım Kalır Dostlar Beni Unutmasın Hatırlasın"
Hiçbir zaman kalbimizden ve hafızalarımızdan silinmeyecek büyük ozanımızı ölümünün 47'nci yılında saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.
(Bu genel bilgi 1k tarafından kaldırılmaması için link bırakıyorum
https://www.sabah.com.tr/...-satiroglunun-hayati)

Keyifli okumalar...
244 syf.
·4 günde·9/10 puan
NOT : Şiirlerin yoğunluğu ve etkisi sizleri büyüleyebilir , hipnoz edebilir, çarpabilir.


Koca bir Halk ozanı Aşık Veysel... Ona dair bu kadar kapsamlı bir kitap okumamıştım. Kulaktan dolma bilgilere sahiptim ancak görüyorum ki harika bir kişiliği biraz tanımakta gecikmişim...

Hayat hikayesini kısa tutmuş olması kitapta noksan diyebileceğim tek özellikti. Yaşadığı onca ızdırabı kısa tutmasına rağmen etkileyici bir yaşam geçirmiş yazarımız... Belki birçoğumuz başımıza gelen olaylara isyan ediyoruz ancak ne hayatlar var...


Gelelim şiirlerine :)
Okudukça insana keyif veren bir ahengi var. Kısık sesle okuyorum aynı tat , yüksek sesle okuyorum aynı tat. Bahsettiği konular o kadar çok ki, sınırlandırılması beklenemez. Her şiirinin sonunda Veysel ile ilgili dörtlükler var ve okurken şiirin sonuna gelip gelmediğinizi anlamak için Veysel yazan dörtlüğe bakabilirsiniz :)

Vefasızlığın, kalleşliğin, vatanın , milletin , dostluğun ve daha birçok değerlerin anlamını veya kıymetini birkez daha görmek için harika bir eser... Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
244 syf.
·10/10 puan
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın

Âşık Veysel 1894 yılında Sivas'a bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan Köyünde dünyaya gelir. Annesi Gülizar, bir yaz günü koyun sağmaya gittiğinde; oracıkta bir yol üstünde doğurur Veysel'i. Göbeğini de kendi eliyle keser. Yaman kadınmış Gülizar ana. Bebeğini bir çaputa sarıp yürüyerek köye döner. Babası Ahmet bebeğin adını Veysel koyar.

Yıllar geçer aradan büyür Veysel bebek. Böylece yedi yaşına geldiği yıl bir çiçek hastalığı salgını olur Sivas'ta. Küçük Veysel de yakalanır bu hastalığa. Sol gözünde, çiceğin beyi çıkar kendi deyimiyle...

Göz akıp gider. Sağ gözüne de perde iner. Önceleri Yalnız ışığı seçebiliyormuş. Gel gör ki talihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel'in. Bir gün inek sağarken babasının yanına gider ve kaza sonucu yakında bulunan bir küreğin ucu öteki gözüne girer. O gözünü de kaybeder.

Veysel der dünyaya ben niye geldim
Her zaman ağladım ne zaman güldüm
Gönlüme teselli kendimde buldum
Sabır ile teskin ettim özümü

Veysel'in kötü kaderine herkes çok üzülür. Babası halk ozanlarından şiirler okuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu. Sivas'ın köyleri saz şairleriyle doludur. Onlarda ara sıra gelip Ahmet emminin evine uğrarlarmış. Veysel ilgiyle dinlermiş çalıp söylediklerini. Babası, oğlunun ilgisini görünce; bir saz alır ona. İlk saz derslerini, babasının arkadaşı verir. Ve gitgide, kendini iyice saza adar Veysel.

Ünlü Halk ozanlarının şiirlerini çalıp söyler bir süre. 25 yaşındayken evlenir. Ardından annesini ve babasını kaybeder ancak kötü talih hiç peşini bırakmaz. Çocukları ölür. Karısı kendisini terk eder.

Bu olaylar üstüne daha çok dertlenir ve içine kapanır Veysel. Daha sonra Veysel'i yeniden evlendirirler ve çocukları olur.

Veysel, Cumhuriyetin Onuncu yıl dönümüne rastlayan 1933 yılına kadar, başka ozanların şiirlerini çalıp söyler. Ahmet Kutsi Tecer ile tanışınca onun önderliğiyle Veysel'in şiirleri gün yüzüne çıkar.

Aşık Veysel'in gün ışığına çıkan ilk şiiri Mustafa Kemal Atatürk için söylediği: "Türkiye'nin ihyası Hazreti Gazi" mısrasıyla başlayan şiirdir. Ve sonrasında kendi yazdıklarını çalıp söylemeye başlar.

1933 yılından sonra bütün yurdu dolaşarak, yurdunun çeşitli şehrini dolaşır. Ahmet Kutsi Tecer'in ayrı bir yeri vardı Aşık Veysel'de. Onun aracılığıyla Köy Enstitülerinde bir süre saz öğretmenliği yapar.

Siyasi olaylar peşini bırakmaz. Köyünden çıkması, çalıp söylemesi yasaklanır, sazı yakılır.

Aşık Veysel'e 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı" özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlanır.

Ölümünden kısa bir süre önce oğlu Ahmet Şatıroğlu’na son şiirini yazdırır.

Selam saygı hepinize
Gelmez yola gidiyorum
Ne şehire ne de köye
Gelmez yola gidiyorum

Gemi bekliyor limanda
Gideceğim bir ummanda
Gözüm kalmadı cihanda
Gelmez yola gidiyorum

Eşim dostum yavrularım
İşte benim sonbaharım
Veysel karanlık yolların
Gelmez yola gidiyorum

Ve yetmiş yıldan fazla karanlıkta yaşadığı dünyaya 21 Mart 1973 tarihinde veda eder.

Aşık Veysel’i hepimiz tanırız. Kendisi dünya gözüyle göremediği bu ülkeyi gönül gözüyle görebilen büyük bir halk ozanıdır. Bizlerde kendisini dünya gözüyle görememiş olsak da gönül gözüyle tanıyıp sevdik.

Ta ilkokul sıralarında okuduğumuz her Türkçe kitabında bir şiiri muhakkak vardı. Karanlığın içinden ve yüreğinden gelen o ışık ve bilgiyle yazdığı şiirlerini hepimiz çok severiz. Çünkü bu şiirler bizim geçmişimizdir, kültürümüzdür. Kendi toprağımızı, kendi insanımızı, kendi ülkemizi halkın sesiyle, halkın duyurmak istediklerini anlatmıştır.

Dış dünyası yoktur ama iç dünyasında kendini çok güzel yetiştirmiştir. Tabiatı sözleriyle resmeder, varlık ve yaratılış anlayışını vurgular. Köy kasaba kültürünü çok güzel yansıtır.

Acılarına da rastlarız elbette. Acıları kaderidir. Her iki anlamda da hiç gün yüzü görmemiştir ama göremediği ülkenin köyünü, fakirliğini, savaşını anlatır durur. Çalışmayı ve öteki dünyayı da unutmamayı öğütler. Çoğu kez umutsuzluğa kapılsa da yaşama sevdasından vazgeçmez. ‘’Beni hor görme kardeşim’’ diyerek insanların kardeşçe yaşamasını, din, dil, ırk ayrımı yapılmamasını ister.

Onun şiirleri hepimizin ortak malı olmuştur. Şiir bile diyemiyorum her biri bize bırakılan değerli bir miras aslında. Zaten boşuna bir şeyler yazmama hiç gerek yok. Kendisini herkes bilir tanır. Hayatını anlatan karanlık dünya isimli bir sinema filmi vardır.

Filmimiz
https://www.youtube.com/watch?v=VtPY1AX7pSQ

Ve şarkımız
https://www.youtube.com/watch?v=D0hvckrtEfQ

Ve bir anı
İlkokuldayken il geneli şiire meraklı 10 15 öğrenci öğretmenlerimiz eşliğinde Aşık Veysel müzesine götürüldük. Ve pek tabi bizler hiç oyun oynamamışız gibi anca sağa sola koşuşturup, oyunlar oynadık. Müze falan hiç umurumuzda olmadı.

Evet müzeyi gezdik ama hiç bir şeyin farkında değildik. Kim olduğu bize pek anlatılmadı. Veysel'in sadece aşık olduğunu biliyorduk. Televizyonda Kadir inanır her gün Türkan Şoray’a aşık olurdu. Sanırım çocuk aklımızla bir fark göremedik.
Affet bizi Aşık Veysel. Ölümünün 45. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.
240 syf.
·Puan vermedi
Güzel olan
Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
Erimek yarını olmayan zamanlarda
Durdurmak bir yerde bütün saatleri
Bütün kuralları kırıp parçalamak
Sonra varmak o yerlere
Mevsimlere dur demek
Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
Delicesine içmek
Ve unutabilmek her şeyi ansızın
Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
Güzel olan
Sevmek seni Tanrılar gibi
Seninle Tanrılaşmak...
244 syf.
·28 günde·10/10 puan
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

Ben giderim adım kalır 
Dostlar beni hatırlasın. 
Düğün olur bayram gelir 
Dostlar beni hatırlasın

Can kafeste durmaz uçar 
Dünya bir han, konan göçer 
Ay dolanır yıllar geçer 
Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak 
Tütmez baca yanmaz ocak 
Selam olsun kucak kucak 
Dostlar beni hatırlasın

Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın

Gün ikindi akşam olur 
Gör ki başa neler gelir 
Veysel gider adı kalır 
Dostlar beni hatırlasın

Bu güzel dizelerin sahibi Aşık Veysel Şatıroğlu,Ölümsüz Aşık, Ozan diye geçer fakat filozoftur. Veysel babayı anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır.
Şarkışla doğumlu hemşehrisi ve dostu Erdoğan Alkan hoca'nın şu betimlemeli sözleri,Veysel baba'yı ve hayatını özetleyecektir.
“Kızılırmak bir soru işareti gibi görünüyor. Zara'dan geliyor ve Hafik ve Şarkışla'dan geçip Sivas bölgesini terk ediyor.Yay şeklini alan Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Ankara ve Çorum topraklarını sular.Suyu, Samsun'un Bafra ilçesi'nde denize döker. Veysel'in yaşam öyküsü Kızılırmak'a benziyor. Bir ucu Bafra'da, diğeri Zara'da.Bafra'ya kadar uzanan trajik bir yaşam, Zara'nın doğusundaki Kızıldağ'ın bol suları ile beslendikten sonra sona eriyor. ”

Aşık Veysel'in Dostlar beni hatırlasın eserini #40075031 şiir etkinliği dolayısıyla okudum. İncelememi sonuna kadar okuyan arkadaşlara ve etkinlikte emeği geçen şiir yürekli saf papatya'ya teşekkür ederim yüreğine sağlık...Ayrıca Aşık Veysel'i anlatan Aşık filmini aşağıya paylaşıyorum izlemenizi tavsiye ederim.

http://www.hepdizifilm.net/...k-parca-hd-izle.html

İncelememe Ümit Yaşar Oğuzcan Hoca'nın Veysel babaya yazdığı bu güzel ve anlamlı şiiriyle nokta koymak istiyorum.

DOSTLAR SENİ UNUTUR MU ?

Doldurulmaz yerin senin 
Dostlar seni unutur mu? 
Hiç sönmezdi nurun senin 
Dostlar seni unutur mu?

Tertemiz bir özün vardı 
Apaydınlık yüzün vardı 
Söylenecek sözün vardı 
Dostlar seni unutur mu?

Her gerçeği gören sendin 
Aşk sırrına eren sendin 
Gönüllere giren sendin 
Dostlar seni unutur mu?

Çektin, yazdın ve söyledin 
Verdin, almak istemedin 
Sadık yarim toprak dedin 
Dostlar seni unutur mu?

Hiç kimseyi incitmedin 
Kalp kırmadın, kin gütmedin 
Dostlarını unutmadın 
Dostlar seni unutur mu?

Şiirde sağlam temeldin 
İnsanlıkta en güzeldin 
Biz bir Ümit, sen VEYSEL’din 
Dostlar seni unutur mu?

Sevgiyle kalınız,Keyifli okumalar...
244 syf.
·9/10 puan
Her şiiri bir dünya, her şiiri bir gerçek. Düşmanlığa asla yer yok. Bütün hayatı, dolayısı ile de tüm şiirleri iyi niyet ve hoşgörüden birer dağ Sanki. Açık, net söylemleri ile soru işareti bırakmıyor. Defalarca aynı haz ile tekrar tekrar okunuyor. Orta okul yıllarımdan beri bir şeylerden uzaklaşmak istediğimde rast gele sayfalar açar, okurum.
286 syf.
Büyük ozanımız Aşık Veyselin hayatının anlatıldığı ve şiirlerinin yer aldığı bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitap akıcı ve duru olup okuduğunuzda şiirleri kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Keyifli okumalar dilerim
286 syf.
·6 günde
——————————————————
ELEKTRONİK KİTAP DİZİSİ - 11
——————————————————

"Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yarim kara topraktır"

"Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm hayli zamanda
İki kapılı bir handa
Yürüyorum gündüz gece"

Gibi dizeleriyle tanırız hepimiz onu. Âşık Veysel denilince ilk aklımıza gelen dizeler veya bu dizeleri görünce ilk aklımıza gelen Âşık Veysel olmuştur hep. 20. yy'ın bilinen en büyük aşığı, ozanıdır o. Fakat benim Veysel ile anım daha başkadır.

Bu kitabı ilk elime alıp da hayatının anlatıldığı ilk kısmı okuyunca, Saruman'ın üstüne çökerttiği karanlıktan uyanan dayım Théoden Kral'ın kızkardeşim Eowyn'i gördüğünde "Ben bu yüzü tanıyorum" dediği gibi, ben de o satırlarla birlikte "Ben bu adamı tanıyorum" dedim. Sanki Veysel ile tanışıklığımız asırlar evveline dayanıyormuş gibi geldi bana. Oysa daha dün veya öbür gün diyebileceğim kadar kısa zaman önce olmuştu. İnsan hayatı için uzun geliyor geçmiş zaman, hatırlanıncaya dek. Oysa hatırlayınca ne kadar da kısa bir zaman olduğunu düşünüp dururuz. Üzerinden on yıl veya daha fazla geçmiş olmasına rağmen daha dün gibi anımsıyorum şimdi. İlköğretim yıllarında, Türkçe dersinde Âşık Veysel'e dair bir fanzin hazırlamıştım. Hayatını ve şiirlerine yer vermiştim. Evet, hatırlıyorum şimdi. Doğumundan kısa süre sonra sol gözüne ak düştüğünü ve daha yedi yaşına varamadan sağ gözünün de aktığını... İlk saz eğitimini babası vasıtasıyla aldığını... İlk eşinin onu yarı yolda koduğunu... Sefalet içinde yüzdüğünü... Ankara'da ve diğer büyük illerde nasıl sürünmek durumunda kaldığını... Evet, anımsıyorum her bir şeyi... Turuncu bir fon kağıdı kullanmıştım fanzinimin dış kapağına... Onu dahi anımsıyorum şimdi... Uzun zaman önceydi. On yıl veya daha fazla... Ama dün gibi... Anımsayıncaya dek geçmiş zaman uzaktır. Ama anımsayıncaya şimdi olur birdenbire... İnsan hayatı, ilginç...

Bu kitabı, ünlü şairlerimizden Ümit Yaşar Oğuzcan, İş Bankası Kültür Yayınları'nda editör iken düzenler ve basımını yapar. Ne ilginç. Alın size Ümit Yaşar hakkında bilmediğiniz bir bilgi... Âşık Veysel ile dostlardı. Buyurun bir tane daha... Onunla birlikte, yani ikisi birlikte bir şiir yazarlar. Alın bir tane daha... Editör de şair olunca bir daha hoş olmuş kitap sanki veya bana öyle geldi.

Ümit Yaşar, Âşık Veysel'in tüm şiirlerini almış bu kitaba. Ama hepsini tasnif ederek. Daha okunaklı olmuş böylesi. Mesela aşk konulu olanları bir yana, dünyaya dair olanları bir yana vs vs... Beğendim tasnifi... İyi bir editörlük olmuş doğrusu...

Veysel'e dair ne anlatayım ki size? "Kişi kendinden bilir işi" ve "Damdan düşenin halinden yine anlar damdan düşmüş başka biri" dersem gönül komayın dostlar. Zira bunlar hakikat hep. Sen lafını edersin de, karşındaki kapasitesince alır sözü, kapasitesince değerlendirir, kapasitesince anlar. Ama hiçbir zaman söyleyen gibi idrak edemez. Hele ki bunlar yaşantıya dair ise... Abim demişti bir keresinde, "Seni anlamak istersem veya senin gibi bakmak istersem senin okuduklarını okurdum. Bu yeter," diye. Ona, "Eğer benim okuduklarımı okumuş olsaydın benim gibi olmazdın, yine daha başka olurdun. Belki sadece bu sözünün yanlışlığını idrak ederdin, o kadar" demiştim. Ancak empati kurabiliriz bir başkasına dair, ama onun gibi de bakamayız. Şimdi Veysel'e dair ancak bir kör ile empati kurup, sefalet çekeni düşünmekten öte ne yapabiliriz ki? Çok doğru söylemiş, Çok güzel demiş gibi laflardan öteye nasıl gidebiliriz? Gidemeyiz.

Şu an bu yazıyı uzatıyorum ya, aslında tam olarak ne yazacağımı bilemediğim içindir. Kitaba dair söylenecek şeyleri zaten söyledim. En fazla, Âşık Veysel'in kısa bir hayat hikayesi ve bütün şiirleri yer alıyor, cümlesini ekleyebilirim. Ya başka? Veysel'e dair, onu anlamaya dair ise böyle laf kalabalığı yaparım ancak. O vakit susmak düşer payıma. Zira yaşamım Veysel'i anlamaya kadir değil. Anlatmaya hiç değil. O zaman Veysel'ce veda edelim biz de...

"Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın"

Hatırlayın Veysel'i!..
Hatırlayın Veysel'i!..
Hatırlayın Veysel'i!..
244 syf.
·6 günde·8/10 puan
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.

Aşık Veysel Şatıroğlu: acılarla kardeş olmuş bir yaşam... hayata gözlerini açtığı çocukluk yıllarında gözlerini elinden almış kader. Genç yaşında annesiz ve babasız bir garip kalmış dünyada. Eşi Veysel'i bir yaşında çocuğu ile bırakıp başkasına kaçmış. Gözleri yokmuş ama en çoğuda o görmüş dünyada.
Bunca acıya, talihsizliğe rağmen şiirleriyle görmüş dünyayı, şiirleri olmuş onun gözleri. Bir sazı birde şiirleriymiş onun dostu.
İşte Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından derlenen ve toparlanan Aşık Veysel'in şiirleri.

''Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı. Fakat karanlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı.''
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
Âşık Veysel
Sayfa 224 - İnkılap Kitapevi
Yıllarca aradım kendi kendimi
Hiçbir türlü bulamadım ben beni
Hayal mıyım ürüya mı bilinmez
Hiçbir türlü bulamadım ben beni

İnsan mıyım mahluk muyum ot muyum
Ekilir biçilir bir nebat mıyım
Yoksa görünüşte bir sıfat mıyım
Hiçbir türlü bulamadım ben beni

Leyla mıyım Mecnun muyum çöl müyüm
Arı mıyım çiçek miyim bal mıyım
Köle miyim bir güzele kul muyum
Hiçbir türlü bulamadım ben beni

Varlığım yokluğum bir Veysel adım
Gök kubbede kalacaktır ses kadim
Elli üç yıl kendi kendim aradım
Hiçbir türlü bulamadım ben beni
Olmak istiyorsan dünyada mesut
Hakka halka yarayacak bir iş tut
Çalıştır oğlunu kızını okut
İnsan olmak için okumak gerek
Âşık Veysel
Sayfa 161 - İnkılap Kitapevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dostlar Beni Hatırlasın
Baskı tarihi:
1973
Sayfa sayısı:
286
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar Beni Hatırlasın
Dostlar beni hatırlasın, aşık Veysel Şatıroğlu tarafından kaleme alınmıştır. Eser Ümit Yaşar Oğuzcan editörlüğünde hazırlanmıştır. Kitap 1973 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 394 okur

  • ayşe
  • mavi akrep
  • Kadir Sönmez
  • Merve
  • Sabri Salman
  • Yusuf Biter
  • Gürkan ÇEVİK
  • Rabia Aslancan
  • Açelya
  • Muhammed Safa KAYA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.4 (9)
9
%3.5 (5)
8
%0.7 (1)
7
%0.7 (1)
6
%0
5
%0.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0