Dövüş Kulübü

9,0/10  (332 Oy) · 
905 okunma  · 
298 beğeni  · 
5.057 gösterim
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke.

İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler'in felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin dört yanını saracaktır. Ama Tyler'in dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler'in peşine takılır...

Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2001
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789755393226
  • Orijinal Adı:
    Fight Club
  • Çeviri:
    Elif Özsayar
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Umut 
 13 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

İnsanlar medeniyet, kapitalizm gibi kavramlarda beklentilerini bulamamıştır ya da bulmuştur ancak artık daha yeni sorunlar peydah olmuştur. Sözü geçen insanlar ne çok fakirler ne de çok zenginlerdir, onlar orta halli diyebileceğimiz insanlardır ve aşağı da yukarı da eşit mesafededirler. Bu insanlar tüketerek özgürleştiğini düşünürler ve daha çok tüketebilmek için çalışırlar. Tek düşünceleri bu olmaya başlamıştır ancak insanların ilkel anlamda özgürlük içgüdüsü açığa çıkmak için çırpınıyordur. Zannımca “biz büyük buhranlar yaşamadık, bizim buhranımız ruhani” sözlerini yazar bu iç çatışma için diyor. Zayıf bireyler her zaman daha güçlü birilerinin yanında yer alır. Çağın zayıflaştırdığı kahramanımız, güçlü Tyler’a sığınıyor. Onu çok seviyor, onun gibi olmak istiyor. Tyler kendi deyişiyle “tarihi silmek, medeniyeti tasfiye etmek” yani dünyayı formatlamak istiyor. Bakalım hikayeyi ağzından dinlediğimiz kahramanımız ve Tyler dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için neler yapacak? Bunu başarabilecekler mi? Farklı tarzıyla okunması gereken bir kitap olmuş. Chuck Palahniuk bundan sonra da şans vereceğim yazarlardan olacak.

Bu eser bazı sosyoloji öğrencilerine araştırma konusu olmuş, sayfalar dolusu analizleri yapılmış. Herkes farklı analizlerle farklı çıkarımlar yapmış çünkü buna müsait bir eser. Kimi bu eser tüketim toplumunu eleştiriyor diyor, kimi Tyler bir mesih diyor, kimi Tyler bir şeytan diyor, kimi Tyler bizim nefsimiz diyor,kimi bilinçaltı için sübliminal mesajlarla dolu diyor, kimileri İslamiyeti anlatıyor diyor, kimileriyse çok net bir New Age propagandası diyor. Bu kitabı okuduktan sonra kendi çıkarımlarınızın herkesinkinden farklı olduğunu görürseniz şaşırmayın. Bakalım siz Tyler’a nasıl bir rol biçeceksiniz.

Film ile ilişkileri
Edward Norton, Narrator(hikayeci) karakterine; Brad Pitt ise Tyler Durden karakterine yapışmış durumda olduğu için okurken onlardan bağımsız düşünemedim. Sanırım bu çok da kötü olmadı. Sanki kitap boyunca E.Norton ve B.Pitt ile birlikte dolaştım durdum. Filmi kitabına yakın olmasına rağmen bazı farklılıklar var. Örneğin sonları farklı. Karşılaştırma yapmayacağım çünkü ikisinin sonu da iyiydi.
Önce filmi izlemeseydim kafamda bu kadar iyi canlandırabilir miydim, bilmiyorum. Çünkü konu gereği Chuck Palahniuk karışık bir anlatım kullanmış. Anlatım demişken kitap tam anlamıyla bir yeraltı edebiyatı ürünü. Argolar, küfürler barındıran bir kitap olduğunu belirtmek gerek.
Son olarak önerim ise sadece kitabı okuyarak ya da filmi izleyerek bırakmayın. Muhakkak ikisini birden yapın. Jenerasyonumuzdan ötürü olsa gerek Fight Club benim için özeldi bu yüzden biraz uzun oldu :) Ama daha uzun da olabilirdi epey dolu bir kitap. İyi okumalar.

Şunu da buraya iliştireyim kitap boyunca kulaklarımda çınladı sanki..
Where is my mind? : https://www.youtube.com/watch?v=yFAnn2j4iB0

Dilanur 
08 Haz 22:13 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine Palahniuk ve yine muhteşem bir yeraltı edebiyati eseri. Filmini yıllar önce izleyip beğenmistim. Sıradan bir film değildi benim için. Yıllar sonra film dün gibi aklımda olmasına rağmen kitabı okurken hiç bilmiyormuşçasına heyecan ve meraka kapıldım. Ve kitaptan filme göre daha çok tat aldım. Çoğu eserde olduğu gibi bundada kitap bence filmden daha iyi. Palahniuk okuyarak daha çok etkisi altına alıyor . Bence kitabı okuyanlar filmi de izlemeli yada sadece filmi izleyenler kitabı kesinlikle okumalı.
Biraz içeriğinden bahsedeyim. Tyler Durden'i çoğunuz duymuşunuzdur. Tyler'in hayat felsefesi belki de hepimizin ihtiyacı olan bir yaşam tarzını bize sunuyor. Tyler bizi sınırlayan, engelleyen adeta kölesi haline getiren eşyalardan, işlerden, planlardan, hırslardan, düşüncelerden, baskılardan kurtarmak istiyor. Tyler bizleri özgür, mutlu, ne istediğini bilen ve bu doğrultuda yaşayan bireylere çevirmek istiyor. Kısacası Tyler bizim kurtarıcısı meleğimiz... Bunun için de boş durmuyor ve dövüş klübünü kuruyor. 
Dövüş klübü amacında ne kadar başarılı oldu Tyler daha başka neler yaptı okuyarak öğrenebilir, Tyler'in dünyasına dahil olabilirsiniz. Yeraltı edebiyatı zaten İlginizi çekiyorsa hiç beklemeyin derim iyi okumalar. :)

İnsanlık için tapınma ihtiyacı oldukça önemlidir. Bir şeylere sığınmak ve ondan medet ummak her zaman var olmuştur. Zamanı gelip bu inanışların yanlışlığı ortaya çıksa bile insanlar inanışlarına ısrarla devam edecektir. Hatta bu durum inanışı ortaya atan kişi tarafından belirtilse bile sonuç değişmeyecektir.
Kitabı okurken insanın aklına hep şu soru geliyor:
İnsanlar evrende gerçekten bu kadar aciz mi?
Geçmiş zamanlarda tarikatlar insanları yanlarına çekip, kendilerine hizmet ettirebilmek ve bu durumdan maddi kazanç sağlayabilmek için hep aynı taktiği kullanmış. Önce ellerinde büyük bir sır olduğunu söylemiş, bu sırrın insanı çok yükseklere çıkaracağını belirtmiş. Tabi bu sırrı elde edebilmenin de belli bedelleri olacaktır. Türlü zahmetlerle tarikata katılınır ve en zorlu sınavları geçersen o çok değerli- aslında hiçbir değeri olmayan- sırrı elde edersin ve bundan sonraki aşamada da sen insanlara bu sırrı vermek için bir önceki zorlu koşulları sağlayacak kişiyi beklersin. Çünkü insanoğlunun hamurunda bağlanma vardır. Körlük bütün insanlığı saran en büyük düşmandır. Gözümüzün gördüğünü yüreğimiz görmek istemez.
Kitabı okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

D&R da iş başvurusu yapmadan önce ortamın havasını soluyarak kafamda senaryolarımı tasarlarken bir yandanda süre kazanmak için kurcaladığım bu kitapla önce bunu okuyayım sonra şansımı denerim diyerekten yurdun yolunu tuttum. İnsanın o yapmak istediği bazı şeyleri ikinci bir karakter yardımıyla yapılışına şahit olmak güzeldi hele o karakterin insanın kendisinin olması... İnsana anlamsızlığı hayatta arattırmaktan ziyade aslında onda tanık olduklarımızın suçunu irdelemek üzerine güzel bir romandı.

failimuhtar 
 30 Kas 2016 · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi ben burada ağzımı açıp ne desem, hangi kelimeleri kullanıp ne yazsam boş, ama birkaç şey söylemeden durabilir miyim; elbette hayır. Öncelikle şunu belirteyim, kitabı bitireli yarım saat bile olmadı, dolayısıyla, yazacaklarım büyük bir etkilenme ile çevrelendiğinden pek gerçekçi olmayabilir.

Peki niçin bu kadar etkilendim? İlk olarak, bu etkinin sebebi, kitap hakkında tek bir şey bilmiyor oluşumdu. Yalnızca bir filmi olduğunu (Filmi izlemedim.) ve hangi yayın tarafından basıldığını bilmekten başka bir fikrim yoktu. Eh, bir de, bir takı dükkanında sabunlarını görmüştüm, hepsi bu. Sonuç: Tabii ki sarsıldım. Üstelik, başlarda, daha önce okuduğum iki kitabın (John Steinbeck, Bitmeyen Kavga ve J. D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar) bir karması olarak görüyordum Dövüş Kulübü'nü. Her sayfasında, mutlaka bir köşeye not edilecek noktalar olmasına karşın, kayıtsızca okumaya devam ettim. Nerede değişti? İşlerin çözülmeye başladığı noktada. Sarsıldım, çarpıldım, çok etkilendim; daha ne denir, bilemiyorum.

Kitabı istediğiniz gibi algılayabilirsiniz: Sizin için yalnızca etkileyici, duygusal; birtakım felsefik manalara, kendinizi birinin yerine koymalara götüren; alelade, zaman geçirmek maksadıyla okunan bir kitap olabilir -ki bu bile yeterli gelecektir; yahut kitabı bitirdiğinizde, bir köşeye not aldığınız her şey bir anda anlam kazanabilir, beyninizde zararsız patlamalara yol açıp sizi etkisi altına alabilir, dakikalarca şaşkını oynarken olaylar gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçebilir, bu esnada kendinizi her bir kelimeyi anlamlı bir biçime dönüştürmeye çalışırken yakalayabilirsiniz.

Burada Dövüş Kulübü'nün taşıdığı manaları yazmayacağım, bunun için halihazırda yazılmış bir kitap bile var zaten. Yalnızca kendime has üslubumla etkilenişimi yazmak, kitap seçiminizde size yardımcı olabilmek adına yazdım bu incelemeyi.

Dikkatli, çok, çok çok dikkatli okumalar.

Nasıl başlasam, nasıl ifade etsem bu kitabı bilemedim. Sanırım bir lys öğrencisi olarak sistemin çarkında ufak bir vida görevindeyken, bitmek bilmeyen saatler çalışmak zorunda kaldığım bi zamanda okuyunca normal insanlara nazaran beni daha fazla etkilemiş olabilir.

Tüketim çılgınlığı. Maaş. Elbise. Ev. Daha güzel elbise. Daha güzel bi ev. Araba. Maalesef hayat bütün bunlara sahip olmaya çalışmakla geçiyor. Orta sınıfın, sınıflar arasında en fazla yükü taşıdığına inanıyorum. Bir üst sınıfı farkedecek kadar farkındalık sahibi, bütün o imtiyazlara ulaşamayacak kadar güçsüz. Günler ne olduğumuzu, ne istediğimizi sorgulamadan o ayrıcalıklı sınıfa atlama gayretinde ve diğer orta sınıflara gösteriş yapmaya çalışmakla geçiyor. Medyadaki o ünlü oyuncu, şarkıcı olacağımıza inanıyor. Hiçbir şey olmadığımızda ise gördüğümüz o lüks evler kölelik ateşine 3 5 odun oluyor. Daha sonra da ölüveriyoruz işte. Amaçsız ve tüketerek.

Anlatıcı bütün bunların arasında sıkışmış kalmış, hepsine isyan ederek kurtuluşu bulmaya çalışan bi karakter. Tyler'ı yaratıyor. Kargaşa projesi. Bütün medeniyeti yok etmek. Sistemi kırmak. Gibi sloganlar en sonunda karakteri de içine alarak yok ediyor. Kaçınılmaz son.

Kitabın üslubuna bayıldım. Neredeyse aktı gitti kitap. Zaten oldum olası yeraltı edebiyatını sevmişimdir. Yine de biraz daha ayrıntılı olmasını dilerdim. Kitapta Tyler'ın düşünceleri çok net bir biçimde çizilmemiş, bazı yerler yoruma açık kalıyor. Tyler'a tapmakla, yermek arasında kalıyor okuyucular. Yani en azından ben. Kişisel düşüncelerime gelirsek, kapitalizm eleştirilerine sonuna kadar katılıyorum fakat dövüş kulübünün ise medya afyonunun biraz daha sosa batırılmış ve araya isyan, karşı gelme gibi anahtar kelimelerle süslenmiş hali olduğunu düşünüyorum. Maalesef filminin ününden midir nedir gerçekte de bu tarz kafalarla çok karşılaşıyorum. Sistemi eleştirip, hedonist bi bakış açısıyla yaşamak bizzat eleştirdiğin şeye dönüşmektir bana göre. Daha zeki kölelere oynanan bir oyun gibi. Tüketimin tersi üretmek, kendini geliştirmektir. Yıkmak değil. "Abiğ çalışmak felan çok anlamsız." Kafası hiçbir şeyi değiştirmeyeceği gibi daha da çok yardım eder. Kendini geliştirmek ise okumak, bilmek, farkındalıkla olur. İşte o zaman sistem için birer tehlike haline geliriz

Acapella Mellon 
26 Nis 19:28 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dövüş kulübünü izlemeyen nadir insanlardanımdır herhalde. Sebebi bir dizinin veya filmin kitabı varsa önce kitabını okuma takıntım. Kaç yıldır bu kitabı okuyacağım deyip duruyordum, sonunda okudum. İyi ki de filmi izlemeden önce okumuşum çünkü hiç bir şey Palahniuk'un anlatımının yerini tutamaz. Başlarda kitap çok karışık geldi ama sonradan alıştım. Sona doğru kafayı yedim. Hiç tahmin edememiştim adamın olayını. Aslında geri dönüp bakınca ufak ufak belli etmiş ama kitabı okurken o fark edilmiyor tabi. Kitabın kurgusuna bayıldım. O isyan hareketine, grupların ana fikirlerine. Hepsine bayıldım. Ve tekrar söylüyorum hâlâ izlememiş olan varsa -ne mutlu onlara- önce kitabı okuyun.

Ceylan 
03 Ağu 16:39 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitap şahane. Dili destansı. Kurguya diyecek yok.
Yeraltı edebiyatının en iyi kitaplarından birisi olan Dövüş Kulübü'nde Palahniuk aklın sınırlarını zorluyor. Bırakın efsane sonunu, kitabın içinde yatan felsefe çok önemli. Çok başarılı.
David Fincher'ın unutulmaz filmide bence kitabın ününe ün katmış durumda.

Songül 
14 Mar 2016 · Kitabı okudu · 5 günde

Günlük hayatta alıştığımız, eşyaların bizim değilde bizim eşyaların olduğumuz yasama karşı duruş niteliğinde bir kitap bence okunup üzerine düşünülmeli.

öküz adam 
08 Tem 20:55 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle kitap başından sonuna kadar sizi tutuyor. Kitap çok bağlayıcı ve akıcı.
Kitabı okuduğunuzda alt tabakanın çığlıklarını duyacaksınız. İnsanların umudunun çalınmasının, hayallerinin kırılmasının, yaşama hedefinin olmamasının ne gibi sonuçlar doğurduğunu gôreceksiniz.
Sistem, insanlara büyük umutlar satmıştır. İnsanlar , pahalı arabalara, büyük evlere sahip olmaya kısaca zengin olmaya inandırılmış. Büyüdüklerinde, gerçek yaşama döndüklerinde büyük bir hayal kırıklığı olmuş onlar için; sıradan, önemsiz hissetmişler kendilerini. Tyler Durden işte böyle kişilere, dövüş kulübü sayesinde biraz cesaretlendirilerek güçlerinin ne olduğunu farketmesini sağlamıştır.Ve onlardan bir ordu yaratarak Tyler Durden'ın sistemle savaşa girmesi anlatılıyor.
Dövüş kulübü bugünümüzü, geleceğimizi anlatan; bir şekilde zengin olmayı hedeflemenin, aşırı tüketimin ve şiddetin sonuçlarını gösteren mükemmel bir başyapıt.
Okumanızı kesinlikle öneririm.

Kitaptan 301 Alıntı

Emre Dinç 
 18 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Aysel 
05 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Sevdiğimiz insanlar hakkında bilmek istemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki.."

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Vedat Geçit 
23 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından, kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak.. Perdeler.. Halılar.. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduklarınız artık sizin sahibiniz olur."

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Umut 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin. Herkes gibi sen de o çürüyen organik maddeden yapılmasın.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Umut 
11 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak. Perdeler, halılar... Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. "Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur."

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Umut 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar; neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri alabilmek için.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
BİROL COŞKUN 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Bugüne kadar yaşadığın her şey ayrı bir hikayedir. Bugünden sonra yaşayacakların ise ayrı bir hikaye.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Dilanur 
29 May 00:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...Önce aptal olduğunu ve bir gün öleceğini kavraman gerek.

Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk (Sayfa 78)Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk (Sayfa 78)

Kitapla ilgili 7 Haber

Chuck Palahniuk'dan geleceğe ilginç sürpriz
Chuck Palahniuk'dan geleceğe ilginç sürpriz Portland'da yaşayan Jolynn Winter halihazırda oturduğu evi on yıl evvel satın alırken evin içine gizlenenlerden habersizdi. Evin bir önceki sahibi özellikle Dövüş Kulübü romanıyla adını kitlelere duyuran ünlü yazar Chuck Palahniuk'tu. Palahniuk bu eve 1997 yılında taşınmış ve 2002 yılında eve yeni bir banyo inşa ettirmişti. Fakat evin bir sonraki sahibi Jolynn Winter, Chuck Palahniuk'un bu inşaat sırasında duvarlardan birinin içine bir zaman kapsülü sakladığını bilmiyordu elbette
Ayrıntı Yayınları 30.Yılını 1001 Kitapla Kutluyor...!
Ayrıntı Yayınları 30.Yılını 1001 Kitapla Kutluyor...! 30 yıl önce yayın hayatına başlayan Ayrıntı Yayınları, 1001. kitabına ulaştı! Ve bu 30 yıllık yolculuğunu kutlamak için özel olarak hazırlanan 3 kitap ile okurlarının karşısına çıkan Ayrıntı Yayınları, 999., 1000. ve 1001. kitaplarını okurlarla buluştururken "ayrıntılar önemlidir" fikrinin altını bir kez daha çiziyor.
Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi...
Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi... Kitaptan sinemaya uyarlanan 10 film.. Filmlerin fragmanlarını izlemek isterseniz diye http://www.sinemalar.com adresinden linkler ekledim.Umarım beğenirsiniz...
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Dövüş Kulübü’nün devamı geliyor
Dövüş Kulübü’nün devamı geliyor Dünyada en çok okunan romanlar arasına giren ve filmi de çekilen Dövüş Kulübü’nün 2'ncisi raflarda yerini almaya hazırlanıyor.