Dr. Jekyll ve Bay Hyde Tuhaf Bir Vaka

·
Okunma
·
Beğeni
·
14.624
Gösterim
Adı:
Dr. Jekyll ve Bay Hyde Tuhaf Bir Vaka
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133224
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Dr. Jeykll ve Bay Hyde modern edebiyatın en ünlü yapıtlarından birisidir. İskoç yazarın 1886 yılında yazdığı bu gotik kısa romanın, tiyatro oyunlarından, televizyon dizilerine ve filmlere kadar yüz yirminin üzerinde uyarlaması bulunmaktadır. Ayrıca pek çok romana ve öyküye ve kurmaca karaktere esin kaynağı olmuştur. Gabriel John Utterson adında tuhaf olayları araştıran Londralı bir avukat ile eski dostu Dr. Henry Jekyll ile onun çifte karakteri kötü Edward Hyde’ın öyküsünü anlatır.

Uzun süreli bir etkiye sahip olan bu yapıt büyük yankı uyandırmıştır.  Kitabın yazılmasının ilginç bir öyküsü de vardır: Stevenson vereme yakalanmış, ateşler içinde kıvranırken derin bir uykuya dalmıştır. Karısı Fanny, Stevenson’u uyandırınca bu sırada kendinden geçmiş olan yazar öfkelenir. Uyandığında ilk birkaç sahne ve özellikle de ilk dönüşüm sahnesi hâlâ tüm canlılığıyla aklında olduğundan hemen kalem kâğıda sarılarak bunları not alır. Ünlü ve tarihî kişilerin açıklamalarını dönüştürerek ortaya çıkaracağı başyapıtlarından birinin ana taslağı artık hazırdır.
104 syf.
·3 günde·8/10
İyi kalpli bir insan aynı zamanda acımasız olabilir; yumuşak kalpli ve kibirli, merhametli ve bencil, sağduyulu ve kör, aşk besleyen ve nefret eden kişilikleri barınır benliğimizde. Jekyll’ın bastırdıklarından kaçmak için Hyde’ı yaratmasını buna bağlayabiliriz. Tabii şunun da ayırdına varmak gerekir, kişilik, ortalama çizginin dışına çıktığımız istisnalardan oluşmaz. Kalpte olan şey, insanın kaderi olduğu gibi yaptığımız şeyler de bizi ona dönüştürür. Öyleyse iyi ve kötü gelen şeyler maddeden değil, doğrudan bizimle bağlantılıdır. Rüyada en çok karşımıza çıkan nesnelerin bilinçaltının derinliklerine – zihni fazla kurcaladığından- sızması gibi, kendi normlarımızın tohumlarını attığımızda, karşımıza çıkacak olan şeyin dizginlerini bırakma belirtisi gösterdiğimizde, bu geri dönülmez bir hal alır ve meyil ettiklerimizin bedelini ödemek üzere yakalanmayı beklemeye koyuluruz…

(Spoiler)
“Yatağımdan fırladığım gibi aynanın karşısına koştum. Gördüğüm şey karşısında tüylerim diken diken oldu. Evet, yatağa Henry Jekyll olarak girmiş, Edward Hyde olarak uyanmıştım.”


Evet, fazla tanıdık. R. Louis Stevenson, bir sabah gördüğü rüyadan etkilenerek kendi bölünmüşlüğüne tanık oldu ve böylece iki ayrı karakter ortaya çıktı.


“Neden edebiyat?” sorusunun en değerli yanıtlarından biri saklıdır Dr. Jekyll ile Bay Hyde’da; insan bütünlüğümüz ve insanca kusurlarımız içinde, yaptığımız işler, düşlerimiz ve karabasanlarımızla, bir başımıza ve bizi başkalarına bağlayan bağlar içinde, toplumdaki imgemizde ve bilincimizin gizli kovuklarında ne olduğumuzu ve nasıl olduğumuzu öğreniriz bu kitapta.

Mario Vargas Llosa


80 sayfalık novellanın düğümleri son sayfalarda aniden çözülünce ufak bir şaşkınlık hissi doğuruyor. Son 25 sayfanın kitabın geri kalanından zıt bir ruh haliyle kaleme alınmasını buna bağlıyorum. Son kısımlarda olayı bağlama ve ritim öyle hızlı bir hal aldı ki, Freud ve Dostoyevski karışımı bir yazar buldum satırlarda. Bu sayıya boşlukları eklersek bu da kitabın yarısı demek. Yarı yarıya Stevenson. İki yarım küre, bütünü oluşturan iki parça, iki zıt kutup ve bu iki farklı ‘ben’, yazarın kendi ruh ikliminin esere yansımasıdır belki de. Kitabı ilham kaynağı yapan tam da bu; Bir novelladan ziyade çizgileri belirlenmiş bir ayna Dr. Jekyll ile Bay Hyde. Karakterlerin, yani Jekyll ile Hyde’ın yaptıkları şeylerin detay eksiği, kitabın farklı yorumlanmaya açık olmasının tamamen bir sonucu. Hyde’a dönüştükten sonraki Jekyll daha çok detaylandırabilirdi. Karakterlerin gelişim sürecinden yüzeysel bahsedilmesi hayal kırıklığı yaşatsa da, kendi hayal gücümüzle tamamlayabileceğimiz bir hikaye Dr. Jekyll ile Bay Hyde.

“Külahımı önüme koyup düşünebildiğim bir yaşa gelip de çevreme şöyle bir bakmaya, bu dünyada nereden nereye geldiğimi enine boyuna tartmaya başladığımda ise, çoktan iki yönlü bir hayatın pençesine düşmüş bulunuyordum.”

Jekyll bir bütün olmalı ve baskın durumda kalmalıdır. Kötülük ve sorumsuzluğun sembolü Hyde’ı yok saymamalıdır, çünkü tek başına Jekyll ne cesurluk sergileyebilir ne de gücü elinde bulundurabilir. Hyde ise dizginlerini çözdüğü an ellerini kana bulaştırır. Hyde kibirdir, kör olmaktır, tembellik ve kabalıktır, daha genel tabirle kendini toplumun üzerinde konuşlayıp kalanlardan soyutlanan benliktir. Vücuda bağışıklık kazandırmak için giren, küçük çapta yaşaması gereken bir mikroptur Hyde. Bütünlüğümüz için zaruridir. Onu yok saymak kendimizi bastıracağımızdan fanatikliğe dönüşme riskinin tehlikesi vardır. ‘Ben’ yaptıklarına tepeden bakar, kusur bulacak olursa çamuru başkalarında aramaya yeltenerek bunu hayata geçirir. Hayata siyah beyaz görenlere karşı Dr. Jekyll ile Bay Hyde müthiş bir görüntü sunuyor bizlere…

“Tanrısallık sadece imana, erdeme, onura, iyi geçinmeye, özgürlüğe, zafere, sofuluğa değil, aynı zamanda şehvete, hilekarlığa, ölüme, hasede, ihtiyarlığa, yoksulluğa, korkuya, tutkuya, kötü kadere, kırılgan ve hükümsüz yaşamımızın diğer can sıkıcı olgularına da veriliyor.” (Montaigne, Denemeler)

“İyilik ve kötülüğün insan doğasında bir arada var olmasından kaynaklanan çatışma.”

Kim kurtuldu ki bu çatışmadan?
Tyler Durden’ın en ince detayına kadar yaşadığı, bilinçaltı bombardımanına maruz kaldığı o ayrımsılığın ruhunu nasıl oyduğunu okuyanlar çok iyi bilirler… Varlığının diğer yarısıyla savaştığı ve yadsıdığı şeyleri öbür yarısıyla benimseyen Harry Haller, aynı hadiseleri benliğinin diğer yarısı Bozkırkurduyla beraber yaşamamış mıydı? Bilinmeyen bir hayatın parçası, bir aşkın hayata nüfuz ettiğinin bilincinde olmanın yeni bir kişilik doğuracağını ve geri kalan her şeyin birer detay olacağını da söylüyordu ya Proust. Çok haklıydı.



Bu arada… Güle Güle 2018. Ve sana da güle güle Bay Hyde!


https://www.youtube.com/watch?v=luM6oeCM7Yw
104 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
O kadar çok psikolojik gerilim okudum ancak Stevenson harikalar yaratmış. Dr. Jekyll ve Bay Hyde içimizdeki iyi ve kötüyü temsil ediyor. Kitapta heyecan hiç bitmiyor, hatta her an daha da yükseliyor. Olayların nasıl sonlanacağını merak ederek okuyup finalde ise çok şaşırdım.. 1886 yılında yazılan roman bugün hala birçok filme konu olmayı, listelerde hala üst sıralarda kalmayı hak ediyor. İyilik ve kötülüğün birbiri ile çatışmasını okurken hem çok meraklandım hem de yazara birçok cümlesinde hak verdim.. Zamanınız bolsa, kitabın bir günde okunması taraftarıyım. Konu bütünlüğünü kaybetmemek açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.
104 syf.
·3 günde·8/10
Bir solukta okunabilecek bir kitap, insanın içindeki başka bir insandan bahsediyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen anlattığı öykü hepimizin bir birey olarak sık sık düşündüğümüz bir konuya değiniyor. Ben neyim? Iyi mi kötü mü?

Zaman zaman kendimle konuşurum, acaba hayatımın hangi dönemindeki hatice beni daha mutlu etti ya da hangi dönemde yaşadığım hatice aslında bendi? Insanoğlu bir olay karşısında hiç o zamana kadar vermediği bir tepkiyi verdiğinde "kendimi tanıyamadım, nasıl böyle davranabildim " der zaman zaman ya da çoğu zaman, belki de aslında gerçekte o tepkiyi veren kişiyiz ve kendimiz bile bunu bilmiyoruz. Belki de bugüne kadarki söylediklerimizin ya da yaptıklarımızın tam tersini yapmaya meyilli bir insandık, biz kendimizi bu kalıba soktuk.

Karakterimizin gerçekte ne olduğundan asla emin olamayacağımizi, içimizdeki hangi yönün ya da hangi benin baskın olacağına asla karar veremedigimizi çarpıcı bir öyküyle anlatmış yazar, kısacık bir kitap ama üzerine saatlerce konuşulsa bitmeyecek sorular bırakan. Tavsiye ederim, keyifli okumalar diliyorum:)
104 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Biliyorsunuz ki 1K Kayseri Okuma Grubu olarak geçtiğimiz günlerde ilk toplantımızı gerçekleştirmiştik. ( #32584409 )
Oylarla belirlediğimiz iki kitaptan biri de buydu. 
1886 yılında yayımlanan Dr. Jekyll ile Bye Hyde, büyük ilgi görmüş, tiyatro ve sinemalara konu olmuştur. Hatta o kadar sevilmiş ki, ahlak ve ruh tutarsızlıkları gösteren kişilere "Jekyll ve Hyde" deyimi kullanılmaya başlanmış.

Bu kadar çok kişiyi etkisi altına alan kitap daha ilk sayfalarda beni de içine çekti ve gerilim, heyecan, merak dolu anlar geçirerek bir çırpıda bitirdim. Eski dostlar olan bir avukat ve iki doktorun bulunduğu, Dr Jekyll' nin diğer dostlarını da etkileyecek işlere bulaşmasıyla oluşan bir hikaye.

Bir insan içinde, hem akıl almaz derecede kötü, vahşi, çirkin hem de yüzünden bile iyilik akan, herkes tarafından sevilen sayılan, birbirine tamamen zıt iki farklı kişilik taşıyabilir mi ? Düşünün, sizde böyle bir duruma düştünüz ve tercih hakkınız var. Herkesle dost olan, saygın ve sevilen ama bir o kadar da kısıtlanmış, belirlenmiş yaşam şartları dışına çıkamayan biri mi olmayı mı seçerdiniz yoksa her istediğini yapmakta tamamen özgür olan,  hiçbir vicdan, ahlak, sorumluluk gibi kısıtlamaları içinde taşımayan, içinin kötülüğü dışına yansımış ve yaptığı kötülüklerin sorumluluklarını çekmeyecek kadar hür biri mi ?

Dr Jekyll de bunu sorguluyor kitap boyunca. Dr. Jekyll'nin kararı sizinkiyle uyuşuyor mu merak ettiyseniz bir an önce kitabı okumaya başlamalısınız. Her anı heyecan dolu dakikalara hazır olun, iyi okumalar dilerim.
104 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yolculuk esnasında okumak için yanıma aldığım kısacık ama derin bir içeriğe sahip güzel bir kitaptı. Bir kez kötülük hastalığına kapılırsak içimizdeki iyilik ne kadar büyük olursa olsun o minicik kötülük bizi esir eder ve iyiliği nasıl öldürür bu eserde ustaca anlatılmış.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
İngiliz yazar Robert Louis Stevenson'dan okuduğum ikinci kitap (ilki ilkokuldayken okuduğum Define Adası) olan Dr. Jekyll ile Bay Hyde, oldukça kısa olmasına karşın etkili bir kitaptı benim için. Uzun zaman geçtikten sonra okuyunca tarzını biraz unuttuğum yazarın bu kitabı başlarda biraz zorlasa da ilerledikçe kendine alıştırdı ve hikayeye girebildim. 19. yüzyıl İngiliz yazarlarında sıkça gördüğümüz detaycılık Stevenson'da mevcut, fakat çok sıkıcı olmadığını ve ortamlarla kişileri anlamada yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Çok sade bir dil yok kitapta ancak okumakla uzun zaman geçirince kendine alıştıran bir yapısı var. Aslında kısa bir hikayeyi biraz detaylandırıp hafif süsleyerek anlatmak istemiş gibi geldi yazar. Hikayesine gelirsek oldukça hoş ve ilginç olmasının yanında merak uyandıran bir yanı da var. Olaylar 1800'lerin Londra'sında geçiyor. Utterson adında bir noter bir gün Hyde adında iğrenç görünüşlü kötü bir adamın cinayet işlediğini öğrenir ve şehrin saygın isimlerinde Dr. Jekyll vasiyetinde mirasının o adama bırakılmasını yazmıştır. Bu ilginç vasiyete bir türlü anlam veremeyen Utterson, aynı zamanda arkadaşı olan Jekyll'a Hyde'ın kim ve nasıl biri olduğunu sorsa da Jekyll buna kaçamak cevap verir. İşlediği cinayetler yüzünden toplumun nefretini kazanan ve polislerce aranan Hyde bir türlü ortaya çıkmaz. Dr. Jekyll ise evinden çıkmamak ve ziyaretçi kabul etmemek gibi çok garip davranışlar sergiler. İkisinin arasındaki ilişki bir sırdır. Belli bir aşamadan sonra olayın gizemini çözmek mümkün oluyor aslında. Mektupların sıkça yer aldığı kitap bizlere olayların iç yüzü hakkında yardımcı oluyor. Mekan ve kişi betimlemelerinin iyi olduğunu söylemekle birlikte ara sıra hafiften sıkıyor gibi oluşu da mevcut. Fantastik ve psikolojik unsurlar barındıran kitap zevkli bir kurguya sahip diyebilirim. Filmleri de çekilen eserin o dönemin İngiltere'sini görmek adına okunmasında fayda var diye düşünüyorum.
112 syf.
·2 günde
Eser hakkında bilgiler içerir!

Sosyal hayatımızda erdemli insan olarak yaşamaya çalışırız, örnek birey profili çizeriz ya, aynı zamanda da içimizdeki kötü yanı bastırmaya çalışırız. Uygar bir toplumun bireyi olmak bunu gerektirir. Aslında hepimizin içerisinde hayvansı duygular, şiddet yanlısı, acımasız, sapkın bir taraf vardır. Bu duygulara zaman zaman teslim oluruz ve yapma isteğine karşı koyamayız. Ya da istemeye istemeye vazgeçeriz. Çünkü bu tür duygular içinde bulunduğumuz toplum tarafından kabul edilmez, hor görülür ve dışlanmamıza sebep olur. Hikayede Dr.Jekyll de bizim gibi ahlaklı, çaba sarfeden, erdemli olmaya çalışan, hayatı boyunca çabalayıp iyi yerlere gelmiş saygın bir doktordur. Aynı zamanda da içindeki kötü yanımız diye tabir ettiğimiz ikinci kişiliğe sahiptir. Bir farkla, o bu durumdan oldukça rahatsızdır. Bu sanırım insanoğlunun doğasında var. Dr.Jekyll, duyduğu vicdan azabı neticesinde ruhsal anlamda düştüğü bu ikilemden kurtulmak, iyi kişiliği olan haliyle kötü olan kişiliğini birbirinden ayırmak için bir ilaç icat eder ama işler sandığı gibi gitmeyecektir. İçtiğinde kötü yanını temsil eden kişiye Mr.Hyde'e dönüşür. Hyde, Dr.Jekyll'e kıyasla daha zayıf, kısa ve çelimsiz aynı zamanda çirkin, korkunç suratlı biçimsiz bir bedene sahiptir. Doktor bu bedendeyken bilinçaltında bastırdığı kötü olan ve aşırı istek duyduğu bütün kötü davranışları yapmaya başlar. Bir süre sonra olaylar yaptıklarından ötürü işin içinden çıkılmaz bir hal alır ve pişman olur eski haline dönmek ister. Bunun için tekrar ilaç almak zorundadır. Bu şekilde istediği zaman Hyde veya Jekyll olabiliyor. Bir süre sonra bu durumdan haz almaya başlayınca başına umulmadık olaylar açar. Artık Dr.Jekyll isteklerindeki ikiliğin pençesinde kurtulamaz.

" Birinin alnında iyilik ne denli parlıyorsa, ötekinin yüzünde de kötülük o denli açık okunuyordu. Ruhtaki kötülük - hâlâ insanın tehlikeli ve öldürücü yanı olduğunu kabul etmekte direttiğim-bedene de çirkinlik ve kötülük damgasını vurmuştu; ama yine de, o çirkinlik simgesini aynada görünce, hiçbir nefret duymadım; çünkü bu da bendim. "

Kitabın birçok çeşidi ve çevirisi var. Size önerim Zarife Laçinler çevirisini okumanızdır. Ahlak üzerine zekice kurgulanmış bu simgesel anlatımı bana göre herkesin okuması gerekir. Tüm insanların kendi benliğinde yaşadığı bu ahlak ikilemi bundan daha güzel anlatılamazdı.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Stevenson'un soluk soluğa okuyabileceğiniz en iyi kitaplarından biridir. Ritm hiç düşmez. Kitabın sonuna kadar aynı seviyede sizi gerilim/dram dolu bir macera bekliyor. Gündüzleri Dr. Jekyll geceleri ise cani bir canavara dönüşen Bay Hyde'in gizemli hikayesi sizi sarıp sarmalayacaktır. Stevenson'un hayal gücündeki muazzam derinlikleri bu kitapta çok fazla göreceğinize eminim.
192 syf.
Öncelikle kitabı okumamda ve anlamlandırmamda büyük etkisi olan 1K Kayseri Okuma Grubu 'na minnettarım. İkinci olaraksa bu yazı için incelemeden ziyade kitaptan bana kalanlar demek istiyorum ve bunu da genelden özele giderek yapacağım.
Temelde iki çıkarımım oldu. İlki en iyi şekliyle Yin Yang felsefesi ile açıklanabilir. Her şey zıttı ile bir bütündür. Kitapta iyi-kötü üzerinden bunu anlamak mümkün. Kötü olmasa iyinin değeri, iyi olmasa kötünün yıkıcılığı anlaşılamaz ve diğer yandan ise bu ikisi keskin sınırlarla birbirinden ayrılamazlar. Her iyi içinde kötüyü her kötü ise minikte olsa iyiyi içinde barındırır. Hele ki söz konusu vicdan ve temel içgüdü/nefis çatışmasında oradan oraya savrulan insan olduğunda bu iki zıt kavram birbirlerinden ayrı düşünülemez. İkinci çıkarımım ise insan/insanoğlunun(Kadınlar insandır, biz insanoğlu. - Neşet Ertaş) doğa üzerindeki yıkıcı etkisi üzerine oldu. Öyle ki elimizi attığımız her doğa parçasında dengeyi bozup kaş yaparken gözü bırak görme sistemini çıkarıyoruz. Bu kitapta da benzer şekilde Dr. Jekyll merakı ve başta iyi niyetiyle kendi tabiatı üzerine denemeler yaparak ruh dengesini bozup önlenemez bir yıkıma , kendi sonuna şahit oldu. Elbette araştırmalar yapıp meraklarımızın üstüne gitmeliyiz eleştirdiğim nokta bilim değil, açgözlülük ve yetinmeme güdülerimizle eşik değerden sonrasına oynamamız.
YAZININ DEVAMI SPOİLER İÇERİR !
Dr. Jekyll aslında hepimiz gibi dışarıda ahlaki ve iyi olan fakat içinde kötü yanının da bulunduğunun bilincinde, kendisini gerçekleştirmek isteyen, farkındalık sahibi, biraz da yakışıklı doktorumuz. İçerisinde barınan iyi ve kötüyü birbirinden ayırıp saf iyinin ve saf kötünün farklı bedenlerde özgürce yaşamasını amaçlayan deneyler yapma isteğiyle çalışmalarına başlıyor fakat deney sonucunda bastırdığı meleğin mi şeytanın mı gün yüzüne çıkacağını o da bilmiyor. Deneyde kullandığı ilaçtan zehirlenip ölmek pahasına merakından vazgeçmeyip pek çok deneme sonucunda bir firmadan bolca alarak depoladığı bir bileşik sayesinde deneyi bilimsel olarak başarıya ulaşıp içtiğinde sadece kötülüğü temsil eden yanı olan Mr. Hyde’a dönüşmesini sağlayan bir ilaç elde ediyor. Mr. Hyde Dr. Jekyll’ ın aksine şimdiye kadar bastırılıp törpülenmiş ve kötü olmasından dolayı yüzünde insanları ürküten bir ifadeye sahip, kısa çirkin bir adam. Başlangıçta Mr. Hyde vücudunda kendini bastırmadan kötülük yapmak, doktora çok zevk verse de özellikle Sir Danvers’ ı öldürdükten sonra doktor derin vicdan azabı çekmeye ve bunu bastırmak için kendi vücudunda daha da iyi olmaya hatta bir daha dönüşmemeye karar veriyor. Fakat ilaç yüzünden ruh dengesini kaybeden doktor kendi isteği dışında Hyde ve Jekyll bedenleri arasında geçiş yapmaya başlıyor. Talihsizlik bununla da kalmayıp başta alıp depo ettiği bileşenin saf olmadığı ve artık firmanın yeni bileşenlerinin ise saflaştığı bu sebeple de ilacının yeni bileşikle başarıya ulaşamadığını fark ediyor. Elindeki stok bittiğinde Hyde’a dönüştüğü zaman yeniden isteyerek kendi vücuduna dönüşmesi imkansızlaşıyor ve kelimenin tam manasıyla kapana sıkışıyor. Kendini muayenehanesine kapatıyor. Artık bu yaşam ona azap vermeye başladığında avukat Uterson ve evin hizmetlisi Poole ona ulaşmak üzereyken ardında Uterson’a bir mektup ve not bırakarak kendi hayatına son veriyor. Sonuç olarak saf iyi ve kötünün birbirlerinden ayrılamayacağını net şekilde anlıyoruz. Örneğin, Mr. Hyde elinde büyük bir güç varken yalnızca bir cinayet ve bir kaç darpla yetiniyor oysa çok daha yıkıcı hareketleri yapabilirdi ama onu sınırlayan hala bir şeyler var.
Son olarak Batuhan ‘e ait bir soruya değinmek istiyorum. Yazarın neden doktorun ilaçtaki bileşiğe ulaşmasını engelleyerek bu iyi-kötü çatışmasının kendince doğal seyrini bulmasını önlediğini sorgulamıştı. Ben romanı bırakıp kendimi yazar yerine koyacak olursam, bir rüyamdan esinlenerek ortaya çıkardığım kitabımdaki karakterlerin saf kötü rolünde de olsa ki saf kötü de değil okuyucuya karşı korumasını yapar onun da acınılmaya hatta sempati duyulmaya hakkı olduğunu okuyucuya göstermek için bu tarz ağlamalarını, çaresizliğini(buna ilaca ulaşamama durumunu ön ayak ederek ) ve kendini yok edişini kaleme alırdım. Çünkü başarıya ulaşmış her kötülükte günah keçisi ilan edip sadece suçlayarak yardımcı olma çabası barındırmayan tutumlarımızla en büyük etkiye biz sahibiz bana göre.
104 syf.
·Beğendi·8/10
Okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi, hayatını toplumun tabu saydığı kurallara bağlı olarak yaşamaya adamış bir doktorun zamanla kendi içinde bulunan iyi kötü savaşını anlatan kitap, herkesin kendi içinde bulunduğu savaşı hatırlatıyor. Mr. Utterson kuzeni Mr.Enfield ile herzaman ki yürüyüşlerini yaparken, Mr.Enfield’in bir kapıyı göstermesi ve yaşadığı tuhaf olayı anlatması ile ilginç bir hal alıyor. Mr. Utterson bir avukattır ve elinde bir vasiyet vardır. Bu vasiyet kuzeninin gösterdiği kapının ardında ki kişi ile ilgilidir lakin avukatın tanıdığı kişi kuzeninin bahsettiği kişiden çok farklıdır. Olayın üzerine giden avukat hiç ummadığı bir durumla karşılaşacak insanın içinde bulunduğu iyi kötü savaşının tanığı olacaktır. Franz Kafka ( özellikle Dönüşüm ) okumayı severlerin çok seveceği bir kitap. Tavsiye ediyorum. 46 Yok Olan dizisinin de bu kitaptan uyarlandığını hatırlatmakta fayda var.
"Soru sormakla kıyamet günü arasında pek çok benzerlik vardır. Soru sormak bir taşı harekete geçirmek gibidir. Bir dağın tepesinde öylece oturduğunu düşün; taş başlar yuvarlanmaya ve öteki taşları da harekete geçirir; çok geçmeden, taşlardan biri evinin arka bahçesinde oturan kendi halinde (hemde en son akla gelebilecek) bir adamcağızın tepesine iniverir, ailesi de dımdızlak ortada kalır. Yok, efendim, ben ilkemden şaşmam: Birinin canı burnuna gelmişse ona fazla soru sormayacaksın."
" Yaşam, en ağır koşullar altında da olsa, cesaretle yaşanmalıdır."
Zarife Laçinler"
Robert Louis Stevenson
Sayfa 12 - Cumhuriyet Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dr. Jekyll ve Bay Hyde Tuhaf Bir Vaka
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133224
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Dr. Jeykll ve Bay Hyde modern edebiyatın en ünlü yapıtlarından birisidir. İskoç yazarın 1886 yılında yazdığı bu gotik kısa romanın, tiyatro oyunlarından, televizyon dizilerine ve filmlere kadar yüz yirminin üzerinde uyarlaması bulunmaktadır. Ayrıca pek çok romana ve öyküye ve kurmaca karaktere esin kaynağı olmuştur. Gabriel John Utterson adında tuhaf olayları araştıran Londralı bir avukat ile eski dostu Dr. Henry Jekyll ile onun çifte karakteri kötü Edward Hyde’ın öyküsünü anlatır.

Uzun süreli bir etkiye sahip olan bu yapıt büyük yankı uyandırmıştır.  Kitabın yazılmasının ilginç bir öyküsü de vardır: Stevenson vereme yakalanmış, ateşler içinde kıvranırken derin bir uykuya dalmıştır. Karısı Fanny, Stevenson’u uyandırınca bu sırada kendinden geçmiş olan yazar öfkelenir. Uyandığında ilk birkaç sahne ve özellikle de ilk dönüşüm sahnesi hâlâ tüm canlılığıyla aklında olduğundan hemen kalem kâğıda sarılarak bunları not alır. Ünlü ve tarihî kişilerin açıklamalarını dönüştürerek ortaya çıkaracağı başyapıtlarından birinin ana taslağı artık hazırdır.

Kitabı okuyanlar 2.853 okur

  • ilayda

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları