·
Okunma
·
Beğeni
·
18670
Gösterim
Adı:
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055588540
Kitabın türü:
Çeviri:
Osman Çakmakçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo-Siyah Yayınları
Korku ile doğaüstü öğeleri kitaplarında çok iyi kullanan R. L. Stevenson? ın eserleri, çoğunlukla karakterlerinin, Viktorya döneminin toplumsal sınırlamalarından bağımsızlaşmış renkli mekânlarda geçer. Stevenson, Gerçekçiliğe karşı 'okurun isimlendirilmemiş arzuları'nın, yaşama isteğinin altını çizer. Dr. Jekyll ve Mr. Hyde aslında ahlaki bir fabldır: 'Bir insan günaha elini kaptırırsa, kolunu kurtaramaz.' Çoğunlukla esrarengiz bir korku anlatısı olarak değerlendirilmesine rağmen bu kitap, kötü Mr. Hyde? ın çektiği acıları göstermek için büyük çaba harcar. Yazarın en güçlü yapıtlarından.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İyi kalpli bir insan aynı zamanda acımasız olabilir; yumuşak kalpli ve kibirli, merhametli ve bencil, sağduyulu ve kör, aşk besleyen ve nefret eden kişilikleri barınır benliğimizde. Jekyll’ın bastırdıklarından kaçmak için Hyde’ı yaratmasını buna bağlayabiliriz. Tabii şunun da ayırdına varmak gerekir, kişilik, ortalama çizginin dışına çıktığımız istisnalardan oluşmaz. Kalpte olan şey, insanın kaderi olduğu gibi yaptığımız şeyler de bizi ona dönüştürür. Öyleyse iyi ve kötü gelen şeyler maddeden değil, doğrudan bizimle bağlantılıdır. Rüyada en çok karşımıza çıkan nesnelerin bilinçaltının derinliklerine – zihni fazla kurcaladığından- sızması gibi, kendi normlarımızın tohumlarını attığımızda, karşımıza çıkacak olan şeyin dizginlerini bırakma belirtisi gösterdiğimizde, bu geri dönülmez bir hal alır ve meyil ettiklerimizin bedelini ödemek üzere yakalanmayı beklemeye koyuluruz…

(Spoiler)
“Yatağımdan fırladığım gibi aynanın karşısına koştum. Gördüğüm şey karşısında tüylerim diken diken oldu. Evet, yatağa Henry Jekyll olarak girmiş, Edward Hyde olarak uyanmıştım.”


Evet, fazla tanıdık. R. Louis Stevenson, bir sabah gördüğü rüyadan etkilenerek kendi bölünmüşlüğüne tanık oldu ve böylece iki ayrı karakter ortaya çıktı.


“Neden edebiyat?” sorusunun en değerli yanıtlarından biri saklıdır Dr. Jekyll ile Bay Hyde’da; insan bütünlüğümüz ve insanca kusurlarımız içinde, yaptığımız işler, düşlerimiz ve karabasanlarımızla, bir başımıza ve bizi başkalarına bağlayan bağlar içinde, toplumdaki imgemizde ve bilincimizin gizli kovuklarında ne olduğumuzu ve nasıl olduğumuzu öğreniriz bu kitapta.

Mario Vargas Llosa


80 sayfalık novellanın düğümleri son sayfalarda aniden çözülünce ufak bir şaşkınlık hissi doğuruyor. Son 25 sayfanın kitabın geri kalanından zıt bir ruh haliyle kaleme alınmasını buna bağlıyorum. Son kısımlarda olayı bağlama ve ritim öyle hızlı bir hal aldı ki, Freud ve Dostoyevski karışımı bir yazar buldum satırlarda. Bu sayıya boşlukları eklersek bu da kitabın yarısı demek. Yarı yarıya Stevenson. İki yarım küre, bütünü oluşturan iki parça, iki zıt kutup ve bu iki farklı ‘ben’, yazarın kendi ruh ikliminin esere yansımasıdır belki de. Kitabı ilham kaynağı yapan tam da bu; Bir novelladan ziyade çizgileri belirlenmiş bir ayna Dr. Jekyll ile Bay Hyde. Karakterlerin, yani Jekyll ile Hyde’ın yaptıkları şeylerin detay eksiği, kitabın farklı yorumlanmaya açık olmasının tamamen bir sonucu. Hyde’a dönüştükten sonraki Jekyll daha çok detaylandırabilirdi. Karakterlerin gelişim sürecinden yüzeysel bahsedilmesi hayal kırıklığı yaşatsa da, kendi hayal gücümüzle tamamlayabileceğimiz bir hikaye Dr. Jekyll ile Bay Hyde.

“Külahımı önüme koyup düşünebildiğim bir yaşa gelip de çevreme şöyle bir bakmaya, bu dünyada nereden nereye geldiğimi enine boyuna tartmaya başladığımda ise, çoktan iki yönlü bir hayatın pençesine düşmüş bulunuyordum.”

Jekyll bir bütün olmalı ve baskın durumda kalmalıdır. Kötülük ve sorumsuzluğun sembolü Hyde’ı yok saymamalıdır, çünkü tek başına Jekyll ne cesurluk sergileyebilir ne de gücü elinde bulundurabilir. Hyde ise dizginlerini çözdüğü an ellerini kana bulaştırır. Hyde kibirdir, kör olmaktır, tembellik ve kabalıktır, daha genel tabirle kendini toplumun üzerinde konuşlayıp kalanlardan soyutlanan benliktir. Vücuda bağışıklık kazandırmak için giren, küçük çapta yaşaması gereken bir mikroptur Hyde. Bütünlüğümüz için zaruridir. Onu yok saymak kendimizi bastıracağımızdan fanatikliğe dönüşme riskinin tehlikesi vardır. ‘Ben’ yaptıklarına tepeden bakar, kusur bulacak olursa çamuru başkalarında aramaya yeltenerek bunu hayata geçirir. Hayata siyah beyaz görenlere karşı Dr. Jekyll ile Bay Hyde müthiş bir görüntü sunuyor bizlere…

“Tanrısallık sadece imana, erdeme, onura, iyi geçinmeye, özgürlüğe, zafere, sofuluğa değil, aynı zamanda şehvete, hilekarlığa, ölüme, hasede, ihtiyarlığa, yoksulluğa, korkuya, tutkuya, kötü kadere, kırılgan ve hükümsüz yaşamımızın diğer can sıkıcı olgularına da veriliyor.” (Montaigne, Denemeler)

“İyilik ve kötülüğün insan doğasında bir arada var olmasından kaynaklanan çatışma.”

Kim kurtuldu ki bu çatışmadan?
Tyler Durden’ın en ince detayına kadar yaşadığı, bilinçaltı bombardımanına maruz kaldığı o ayrımsılığın ruhunu nasıl oyduğunu okuyanlar çok iyi bilirler… Varlığının diğer yarısıyla savaştığı ve yadsıdığı şeyleri öbür yarısıyla benimseyen Harry Haller, aynı hadiseleri benliğinin diğer yarısı Bozkırkurduyla beraber yaşamamış mıydı? Bilinmeyen bir hayatın parçası, bir aşkın hayata nüfuz ettiğinin bilincinde olmanın yeni bir kişilik doğuracağını ve geri kalan her şeyin birer detay olacağını da söylüyordu ya Proust. Çok haklıydı.



Bu arada… Güle Güle 2018. Ve sana da güle güle Bay Hyde!


https://www.youtube.com/watch?v=luM6oeCM7Yw
104 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
O kadar çok psikolojik gerilim okudum ancak Stevenson harikalar yaratmış. Dr. Jekyll ve Bay Hyde içimizdeki iyi ve kötüyü temsil ediyor. Kitapta heyecan hiç bitmiyor, hatta her an daha da yükseliyor. Olayların nasıl sonlanacağını merak ederek okuyup finalde ise çok şaşırdım.. 1886 yılında yazılan roman bugün hala birçok filme konu olmayı, listelerde hala üst sıralarda kalmayı hak ediyor. İyilik ve kötülüğün birbiri ile çatışmasını okurken hem çok meraklandım hem de yazara birçok cümlesinde hak verdim.. Zamanınız bolsa, kitabın bir günde okunması taraftarıyım. Konu bütünlüğünü kaybetmemek açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.
104 syf.
Merhabalar İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasiklerinden Dr. Jekyll ile Bay Hyde bir solukta okuduğum bir kitap oldu.Kitapta heyecanın ritmi hiç düşmeden yükselerek devam ediyor. Konu olarak Dr.Jekyll’in avukatına vasiyet olarak tüm mal varlığını Bay Hyde verilmesini vasiyet eder.Dostları hiç kimsenin tanımadığı birine mal varlığını bırakmasına şaşırırlar.Şehirde bir cinayet işlenir ve katilin Bay Hyde olduğu tanık sayesinde öğrenilir.Cinayetten sonra Dr.Jekyll evden hiç çıkmaz bu durum ev çalışanlarını ve dostlarını endişelendirir.Cinayetten sonra Bay Hyde bulunamaz.Kitapta en çok ilgimi çeken yer Dr.Jekyll’nin deney tüpleri oldu.Kitapta ana fikir olarak iyi ve kötü sorgulanmaktadır.
Keyifli Okumalar Dilerim
104 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Biliyorsunuz ki 1K Kayseri Okuma Grubu olarak geçtiğimiz günlerde ilk toplantımızı gerçekleştirmiştik. ( #32584409 )
Oylarla belirlediğimiz iki kitaptan biri de buydu. 
1886 yılında yayımlanan Dr. Jekyll ile Bye Hyde, büyük ilgi görmüş, tiyatro ve sinemalara konu olmuştur. Hatta o kadar sevilmiş ki, ahlak ve ruh tutarsızlıkları gösteren kişilere "Jekyll ve Hyde" deyimi kullanılmaya başlanmış.

Bu kadar çok kişiyi etkisi altına alan kitap daha ilk sayfalarda beni de içine çekti ve gerilim, heyecan, merak dolu anlar geçirerek bir çırpıda bitirdim. Eski dostlar olan bir avukat ve iki doktorun bulunduğu, Dr Jekyll' nin diğer dostlarını da etkileyecek işlere bulaşmasıyla oluşan bir hikaye.

Bir insan içinde, hem akıl almaz derecede kötü, vahşi, çirkin hem de yüzünden bile iyilik akan, herkes tarafından sevilen sayılan, birbirine tamamen zıt iki farklı kişilik taşıyabilir mi ? Düşünün, sizde böyle bir duruma düştünüz ve tercih hakkınız var. Herkesle dost olan, saygın ve sevilen ama bir o kadar da kısıtlanmış, belirlenmiş yaşam şartları dışına çıkamayan biri mi olmayı mı seçerdiniz yoksa her istediğini yapmakta tamamen özgür olan,  hiçbir vicdan, ahlak, sorumluluk gibi kısıtlamaları içinde taşımayan, içinin kötülüğü dışına yansımış ve yaptığı kötülüklerin sorumluluklarını çekmeyecek kadar hür biri mi ?

Dr Jekyll de bunu sorguluyor kitap boyunca. Dr. Jekyll'nin kararı sizinkiyle uyuşuyor mu merak ettiyseniz bir an önce kitabı okumaya başlamalısınız. Her anı heyecan dolu dakikalara hazır olun, iyi okumalar dilerim.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Bir solukta okunabilecek bir kitap, insanın içindeki başka bir insandan bahsediyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen anlattığı öykü hepimizin bir birey olarak sık sık düşündüğümüz bir konuya değiniyor. Ben neyim? Iyi mi kötü mü?

Zaman zaman kendimle konuşurum, acaba hayatımın hangi dönemindeki hatice beni daha mutlu etti ya da hangi dönemde yaşadığım hatice aslında bendi? Insanoğlu bir olay karşısında hiç o zamana kadar vermediği bir tepkiyi verdiğinde "kendimi tanıyamadım, nasıl böyle davranabildim " der zaman zaman ya da çoğu zaman, belki de aslında gerçekte o tepkiyi veren kişiyiz ve kendimiz bile bunu bilmiyoruz. Belki de bugüne kadarki söylediklerimizin ya da yaptıklarımızın tam tersini yapmaya meyilli bir insandık, biz kendimizi bu kalıba soktuk.

Karakterimizin gerçekte ne olduğundan asla emin olamayacağımizi, içimizdeki hangi yönün ya da hangi benin baskın olacağına asla karar veremedigimizi çarpıcı bir öyküyle anlatmış yazar, kısacık bir kitap ama üzerine saatlerce konuşulsa bitmeyecek sorular bırakan. Tavsiye ederim, keyifli okumalar diliyorum:)
104 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Merhaba bugün yeni bir kitap inceleyeceğim. Kitabı Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği eğitimi aldığım sırada hocamızın kadınların sık sık karşıya kaldığı premenstrual sendromu Dr. Jekyll ile Bay Hyde adlı kitabın başkarakterine benzetmesi ile dikkatimi çekti ve en kısa sürede alıp okudum.

Burada hemen kitap hakkında bir yorumu paylaşmak istiyorum. "Dr. Jekyll ile Bay Hyde'da; insan bütünlüğümüz ve insanca kusurlarımız içinde, yaptığımız işler, düşlerimiz ve karabasanlarımızla, bir başımıza ve bizi başkalarına bağlayan bağlar içinde, toplumdaki imgemizde ve bilincimizin gizli kovuklarında ne olduğumuzu ve nasıl olduğumuzu öğreniriz bu kitabı okurken."

Kitabı okurken fazlasıyla zevk alarak okudum. Farklı ve tuhaf bir konusu vardı. Adeta film tadında ilerleyen bu kitap sizi içine alıyor ve zevkle okumanızı sağlıyor. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen sevdim ve ısındım. Başlarda kitap birden bire başlamış hissi uyandırıyor ama bu biraz ilerledikten sonra kayboluyor ve hoşnutsuz bir duruma yol açmıyor. Ayrıca kısa bir kitap olduğu için asla zamanınızı almayacaktır. Okuduğunuz klasikler arasına farklı tatta bir klasik eklemek istiyorsanız tavsiye edebilirim. Keyifli okumalar, kitapla kalın. :)
104 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Stevenson'un soluk soluğa okuyabileceğiniz en iyi kitaplarından biridir. Ritm hiç düşmez. Kitabın sonuna kadar aynı seviyede sizi gerilim/dram dolu bir macera bekliyor. Gündüzleri Dr. Jekyll geceleri ise cani bir canavara dönüşen Bay Hyde'in gizemli hikayesi sizi sarıp sarmalayacaktır. Stevenson'un hayal gücündeki muazzam derinlikleri bu kitapta çok fazla göreceğinize eminim.
104 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Aslında insanoğlunun bir değil, iki benliği var. İki diyorsam, bilgilerim şimdilik ancak bu kadarına yettiği için. Benden sonrakiler bu alanda daha da ileri gidecekler; ben, insanoğlunun önünde sonunda türlü türlü, birbiriyle bağdaşmaz, birbirinden bağımsız benlikler bütünüyle bilineceğini tahmin etme cüretinde bulunuyorum." (s.65)

Psikoloji ve bilim dünyasında henüz Freud yokken bazı edebiyatçılar, Freud’un kişilik kuramının temelini oluşturan id-ego-süperego üçlüsünü edebi eserlerle düşünce ve edebiyat dünyasına kazandırmaya başlamışlardır. Bu eserlerden biri de Robert Louis Stevenson’un novella tarzındaki kitabı Dr. Jekyll ile Bay Hyde. Dr. Jekyll ile Bay Hyde, yazarın psikolojik tahlilleri ve kişilik üzerine kurguladığı bir eser. Ancak kurgularının yıllar sonra bir kuram haline getirileceğinden habersiz. Bu durum kitap hakkındaki düşüncelerimi ve beğenimi de büyük oranda etkiledi kesinlikle.

Kitabın konusu çoklu kişilik bozukluğu olarak karşımıza çıksa da en genel anlamıyla iyi ve kötünün savaşı diyebiliriz. İd ve süperegonun çatışmalarını uzlaştırmaya çalışan egonun başarabildiği düzeyde ya dürtülerimizle -en ilkel yanımızla- hareket ediyoruz ya da toplumun bizden beklediği gibi, vicdani yönümüzü dikkate alarak yaşıyoruz. Dr. Jekyll ile Bay Hyde'de kahramanımız kötü ve iyi yanını, benliğini saran çatışmaları anlamaya çalışıyor. Doktor Jekyll hayatı boyunca erdemli olmaya, nefsini bastırmaya çabalamakla geçmiş yaşamının kötücül yanını keşfediyor. Bu yeni kendisinin bugüne kadar olduğundan daha sıcak biricik olduğunu hissediyor. Ancak sonrasında işler doktorun kontrolünden çıkıp oldukça kötü olayların yaşanmasına sebebiyet vermeye başlıyor.

Kitabın karakterin kaleminden okuduğumuz, yaşadıklarının kendisine etkilerini, korkularını, içinde bulunduğu psikolojiyi hissettiğim son yirmi sayfalık kısmını daha çok sevdim. İnsanın ahlaki tarafı ile doymak bilmeyen kötü tarafının işlendiği Dr. Jekyll ile Bay Hyde gerçekten de çağının ötesinde özelliğe sahip bir yapıt.
104 syf.
·53 günde·Puan vermedi
Kötülüğün Portresi'nin ikinci bölümüde Bay Hyde var. Robert Louis Stevenson yazdığı bilim kurgu edebiyatının ilk örneklerinden sayılan "Dr. Jekyll ile Bay Hyde", hikayesiyle yıllar boyu diğer birçok esere ilham vermiş aynı zamanda kötülük sorununa da önemli başlıklar getirmiştir.

İncelemesi: https://www.youtube.com/watch?v=03WGRwHCcz0
112 syf.
·2 günde
Eser hakkında bilgiler içerir!

Sosyal hayatımızda erdemli insan olarak yaşamaya çalışırız, örnek birey profili çizeriz ya, aynı zamanda da içimizdeki kötü yanı bastırmaya çalışırız. Uygar bir toplumun bireyi olmak bunu gerektirir. Aslında hepimizin içerisinde hayvansı duygular, şiddet yanlısı, acımasız, sapkın bir taraf vardır. Bu duygulara zaman zaman teslim oluruz ve yapma isteğine karşı koyamayız. Ya da istemeye istemeye vazgeçeriz. Çünkü bu tür duygular içinde bulunduğumuz toplum tarafından kabul edilmez, hor görülür ve dışlanmamıza sebep olur. Hikayede Dr.Jekyll de bizim gibi ahlaklı, çaba sarfeden, erdemli olmaya çalışan, hayatı boyunca çabalayıp iyi yerlere gelmiş saygın bir doktordur. Aynı zamanda da içindeki kötü yanımız diye tabir ettiğimiz ikinci kişiliğe sahiptir. Bir farkla, o bu durumdan oldukça rahatsızdır. Bu sanırım insanoğlunun doğasında var. Dr.Jekyll, duyduğu vicdan azabı neticesinde ruhsal anlamda düştüğü bu ikilemden kurtulmak, iyi kişiliği olan haliyle kötü olan kişiliğini birbirinden ayırmak için bir ilaç icat eder ama işler sandığı gibi gitmeyecektir. İçtiğinde kötü yanını temsil eden kişiye Mr.Hyde'e dönüşür. Hyde, Dr.Jekyll'e kıyasla daha zayıf, kısa ve çelimsiz aynı zamanda çirkin, korkunç suratlı biçimsiz bir bedene sahiptir. Doktor bu bedendeyken bilinçaltında bastırdığı kötü olan ve aşırı istek duyduğu bütün kötü davranışları yapmaya başlar. Bir süre sonra olaylar yaptıklarından ötürü işin içinden çıkılmaz bir hal alır ve pişman olur eski haline dönmek ister. Bunun için tekrar ilaç almak zorundadır. Bu şekilde istediği zaman Hyde veya Jekyll olabiliyor. Bir süre sonra bu durumdan haz almaya başlayınca başına umulmadık olaylar açar. Artık Dr.Jekyll isteklerindeki ikiliğin pençesinde kurtulamaz.

" Birinin alnında iyilik ne denli parlıyorsa, ötekinin yüzünde de kötülük o denli açık okunuyordu. Ruhtaki kötülük - hâlâ insanın tehlikeli ve öldürücü yanı olduğunu kabul etmekte direttiğim-bedene de çirkinlik ve kötülük damgasını vurmuştu; ama yine de, o çirkinlik simgesini aynada görünce, hiçbir nefret duymadım; çünkü bu da bendim. "

Kitabın birçok çeşidi ve çevirisi var. Size önerim Zarife Laçinler çevirisini okumanızdır. Ahlak üzerine zekice kurgulanmış bu simgesel anlatımı bana göre herkesin okuması gerekir. Tüm insanların kendi benliğinde yaşadığı bu ahlak ikilemi bundan daha güzel anlatılamazdı.
Sahip olduğum güç bana o kadar çekici geldi ki,
Sonunda onun kölesi oldum..

Eğer ben günahkarların en başında geleniysem, acı çekenlerin de en başında geleni olmalıydım..
"Soru sormakla kıyamet günü arasında pek çok benzerlik vardır. Soru sormak bir taşı harekete geçirmek gibidir. Bir dağın tepesinde öylece oturduğunu düşün; taş başlar yuvarlanmaya ve öteki taşları da harekete geçirir; çok geçmeden, taşlardan biri evinin arka bahçesinde oturan kendi halinde (hemde en son akla gelebilecek) bir adamcağızın tepesine iniverir, ailesi de dımdızlak ortada kalır. Yok, efendim, ben ilkemden şaşmam: Birinin canı burnuna gelmişse ona fazla soru sormayacaksın."
Tahminime göre, sonunda insanın birbirine benzemez, birbirini tutmaz, birbiriyle ilgisiz şeylerin bir bileşiminden başka bir şey olmadığı görülecek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055588540
Kitabın türü:
Çeviri:
Osman Çakmakçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo-Siyah Yayınları
Korku ile doğaüstü öğeleri kitaplarında çok iyi kullanan R. L. Stevenson? ın eserleri, çoğunlukla karakterlerinin, Viktorya döneminin toplumsal sınırlamalarından bağımsızlaşmış renkli mekânlarda geçer. Stevenson, Gerçekçiliğe karşı 'okurun isimlendirilmemiş arzuları'nın, yaşama isteğinin altını çizer. Dr. Jekyll ve Mr. Hyde aslında ahlaki bir fabldır: 'Bir insan günaha elini kaptırırsa, kolunu kurtaramaz.' Çoğunlukla esrarengiz bir korku anlatısı olarak değerlendirilmesine rağmen bu kitap, kötü Mr. Hyde? ın çektiği acıları göstermek için büyük çaba harcar. Yazarın en güçlü yapıtlarından.

Kitabı okuyanlar 3.598 okur

  • Altan V
  • Mevlüde Gökmen
  • Esra Karabulut
  • bhmflzf
  • Banu GÜRSEL
  • Melike
  • Çivitmavi
  • Pati Miyavlar
  • co_ba_in
  • Leyla

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0.4 (5)
8
%0.3 (4)
7
%0.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları