İthaki yayınları tarafından basılan Dracula’nın grafik roman formatını beğendim. Görseller etkileyici fakat siyah beyaz yerine renkli olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm. Anladığım kadarıyla siyah beyaz kullanılarak daha kasvetli bir ortam yaratılmak istenmiş. Sert kapak olması grafik romana dayanıklılık kazandırmış. Çoğu yerde kitaba bağlı kalındığını söyleyebilirim. Dracula’yı çok seven biri olarak koleksiyonumun başucunda bulunduracağım.
Dracula
“Transilvanyalı çok eski bir sekel soyundan geliyorum ve maalesef bu soydan gelen nihai kişiyim… Aynı zamanda, benim dilimde “Dracul” denilen ejder tarikatı’nın da son üyesiyim. Tam ismim III. Vlad, Tepeş, Kont Orlok, Nosferatu, Kont Dracula, Eflâk prensi.”
Dracula en sevdiğim vampir kitaplarından biridir kitap vampir türüne farklı bakış açıları kazandırıp günümüze kadar bunu sürdüren başarılı bir başyapıt bu mükemmel başyapıtı Georges Bess gibi usta bir çizerin çizgi romanına uyarlanmasını okuyoruz elbetteki Dracula kitabı kadar tat vermiyor fakat çizimleri kesinlikle başarılı okurken elimden bırakamadım çizimlerine aşık olmamak elde değil ayrıca mükemmel bir koleksiyon ürünü kitapta bayıldığım diğer özellik ise Bram Stoker’ın yayımlamadığı kısa bir öyküyede yer verilmesi oldu bu dönemlerde vampir kitabı okumak istiyorsanızsa ve bunu mükemmel bir çizimler ile deneyimlemek istiyorsanızsa kesinlikle tavsiye ediyorum
Bram Stoker'ın Dracula kitabını okuduktan sonra okudum bu çizgi romanı ve bazı kısımlar sadeleştirilmiş gibi. Ancak olay örgüsü tam olarak kitaptaki gibi ve karakter tasarımları da çok hoştu. Kitap oldukça büyük ve parlak kağıt üzerine basılmış. Kitabı okuduktan sonra hem hatırlamak hem de tekrar o evrende var olmak için güzel bir eser bence. Fiyatı pahalı olsa da elinize ulaştığında bunu hak ettiğini düşüneceğinizden eminim.
"Ne kadar tuhaf olursa olsun, kimsenin inançlarına gülmemeyi öğrendim."
Diyor kitabında
Bram Stoker
Dracula
Kapağı hafifçe kaldır... Kıpkırmızı dudaklarıyla Kont birazdan seninle görüşecek.
Popüler vampir mitinin temellerini oluşturan eserde
hukukçu Jonathan Harker'ın Transilvanya'ya, Kont Dracula'nın şatosuna yaptığı yolculukla başlayan dehşet, denizi aşarak Londra'nın sokaklarına dek ulaşır. Yaşadığı dönemin ahlakçı ve bilimci ütopyacılığını, kana susamış bir vampirin şahsında ustalıkla eleştiren Stoker'ın unutulmaz karakteri Kont Dracula'nın korku senfonisi de böylece başlar.
Bram Stoker'ın eşsiz hayal gücü ve incelikli hikâye
anlatıcılığının zamana meydan okuyan ürünü. Bir yandan da ölümsüz bir aşk öyküsü...
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim.
Şımdiden keyifli okumalar dilerim.
Değerli çevirisi için Niran Elçi'ye teşekkürler.
8 Kasım 1847 yılında İrlanda'nın Dublin şehrinde doğan Stoker, nedeni bilinmeyen bir hastalık nedeniyle bir süre ayağa kalkamaz. Daha sonra iyileşir ve sıradan bir çocukluk dönemi geçirir.
Eğitimini tamamladıktan sonra memurluk yapmaya başlar ve aynı zamanda Drakula (Dracula) isimli eseri yazmaya başlar. Takip eden yıllarda tiyatro eleştirilerine dair birçok yazı yazan Bram Stoker, yazdığı Drakula kitabını Londra'da basma şansını yakalar. Bu roman ile elde ettiği ün sonunda geri kalan hayatını bir edebiyatçı ve yazar olarak sürdürür.
Yaşadığı toplum tarafından karakteri ile de beğeni kazanan İrlandalı yazar 1912 yılında, 64 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.