Drina'da Son Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.117
Gösterim
Adı:
Drina'da Son Gün
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092153
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Drina'da Son Gün
Drina
Balkanlar ve Türkler etle tırnak misali, birbirinden ayrılamazdı. Türkler o topraklar için kanını dökmüş, o topraklar da Türkleri bağrına basmıştı. Balkanlar’da yaşayan Türkler için Drina vatan toprağıydı.

İkinci Dünya Savaşı’nın sert rüzgârları insanları savurup köklerinden koparmadan önce Drina sokaklarında gezen Türkler, gün gelip o sokaklarda cehennem azabı çekeceklerini bilemezlerdi. O güne kadar barış içinde yaşanan topraklarda artık istenmez olmuşlardı. Tito öncesi Yugoslavya'da hüküm süren Alman idaresi kendilerine yakın gibi görünse de Türkler, vatanlarında, yani Yugoslavya topraklarında artık can güvenliğinden yoksunlardı. Balkan'ı mesken tutmuş çetecilerin katliam ve tecavüzleri de giderek Türkler üzerine yoğunlaşıyordu. Canlarını kurtarmak için kaçmaktan başka çareleri yoktu. Tek tesellileri göç etmeye zorlandıkları bu topraklara bir gün geri dönmeleri umuduydu.

Drina’da Son Gün, Faik Baysal’ın usta kaleminden çıkmış, Yugoslavya’da yaşayan Türklerin, o topraklarla vedalaşmasını anlatan belgesel niteliğinde bir romandır. 100 Temel Eser içerisinde de yer alan bu roman, bir döneme ışık tutmaktadır.
439 syf.
O kadar etkileyiciydi ki sanki içinde yaşıyorsun gibi. Okurken şimdi yaşasaydık bunları hangi komşum,hangi iyilikte bulunduğum insan o durumda bir olurdu ,iyiliğini gösterirdi, hangisi ayrışır düşman olurdu diye düşündüm. Bu sorunun cevabını öğrenmek zorunda kalmamayı diliyorum.Ister barış olsun ister savaş yine olan en çok kadınlara ve çocuklara oluyor.Ve yine tanık oluyoruz o günde bugün de yaşananları çarpıtan,yanlış gösteren akbabalar savaş sahnesinde en önde yerlerini alıyor.Biz Türkler en iyi dostumuzun yine kendimiz olduğunu unutmamalıyız.Dili akıcı ve betimlemelerden sıkılmadığım bir kitaptı. Birde yaşananlar gerçek olmasaydı dedim.
"Ben döneceğim. Birgün er geç döneceğim. Hemde bu kez bir daha yerimden kımıldamak üzere döneceğim.Türkiye de benim yurdum, burası da.Topraklarımın hepsini haydutların elinden geri alacağım."Şevvala Selmonoviç
439 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Keyifli okuyamadığım,okurken ha bire söylendiğim bir kitap oldu benim için. Akıcılığıyla sayfadan sayfaya sürüklerken yakıcılığıyla “az bir dur,dur da bir nefes al” dedirten türdendi. Savaşın kimlerin işine geldiğini ve neden yapıldığını öyle iyi anlatmış ki Faik Baysal,bana düşünecek çok da bir şey bırakmamış bu konuda. Şimdilerde Mitza’nın çocuklarının ne halde olduğunu düşünüyorum ya da Stikoviç yaşasaydı olabilecekleri,kendime diyorum ki Azamoviç ne mal olduğunu bile bile neden korudu Mordaç’ı? Tecavüze uğrayan Saima iken neden yine toplumca suçlu görülen horlanan o oluyor?Davutiç’e Miyasiç’in yaptığını yok saydırtacak hatta canından geçirtecek kadar mıdır toplum baskısının ağırlığı?ve daha pek çok soru bıraktı bana Baysal.sanırım bir cevabın bedeli daha çok soru...
Mebde 100 temel eser içinde sayılan bu kitap şahsi fikrimce özümsenebilmesi açısından lise dengidir. Beğendim diyemiyorum zira beğenilecek olaylar değil anlatılanlar... ama okuyun,okuyun ve görün ki türkün türkten başka dostu yoktur. Kitapla kalın
439 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Türklerin balkanlarda nasıl bir mücadele verdiğini, 2. Dünya Savaşı'nın bütün çirkinleri- iki yüzlülüğünü gözler önüne seren bir kitap. Ayrıca Türklerin hiçbir zaman ırkçı bir görüş izlemediğini -savaşta bile- gösteriyor. Mutlaka olunması gereken mükemmel bir tarihi kitap.
439 syf.
·9/10
Ikinci dünya savaşı. Balkanlar.. Yugoslavya.. her savaşın ortak noktasi gibi ölüm.. insanlarin ayni toprağın hamurundan yoğrulmuş  yurttaslarini vatanlarindan atmak icin hattâ yeryuzunden tamamiyle yok edebilmek için acımasız iskenceleriyle bezenmiş kanlı mücadelesi. Tabi ki Türklere karsi kin ve nefret başrolde.. Bir otobus yolculuğuyla başlıyor kitap dahasi kitap da ikisi de birbirinden heyacan dolu iki otobus yolculuğu kitabin okumaktan en çok  zevk aldigim kisimlari oldu.
Kitap meb in 100 temel eseri arasında. Kurgulanmis bir roman olmayan ve de tarihe şahitlik eden, yaşanmış olaylardan temel alan bu  tür yapıtları daha daha fazla okutmali ve de okumaliyiz.Yazik ki su kitaptaki hadiselerden Bsenka isimli canavar ruhlu  kadinin kitabin girisindeki olayda öldürülmüş olmasi, Azamovic in ölümüne sebep olacağını bildiği halde ihanet eden alcak Mordaci korumasi...
Drina.. artik baliktan çok ölmüş insanlarin yüzdüğü Drina.."Drina'da Son Gün"de yaşanan tüm kanli olaylarin nihayetinde hristiyan, Müslüman  ve ortodoks  olan insanlarin toprağin altinda yanyana yattiklarini görüyoruz.İnsanlarin yurtlarindan, doğup büyüdükleri  vatanlarından, yeni diktikleri perdelerini dahî asmaya kiyamadiklari sicak yuvalarından Balkan ayazinda nasil zorla anayurtlarina dönmek mecburiyetinde birakildiklarini aci gercekleriyle görüyoruz.
Okuyun, okutun.
439 syf.
·4 günde·5/10
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Yazar 2002 de vefat etmiş ama eserleri ile her daim gündemde kalacak büyük bir yazar. Ancak bir kez daha okur muyum? Mecbur kalmadığım sürece kolay kolay okumayacağım bir kalem. Yazarı ve kitabın adını "İncir Kuşları " adlı kitabı yorumlarından görüp mutlaka okumalıyım diyerek listeme aldığım bir kitaptı. Ancak nerde "İncir Kuşları " anlatımı nerde bu kitap ? Yugoslavya, Almanlar 'ın baskısı, Çetniklerin isyanları, Türkler'in ayaklanma çalışmaları, adeta soykırım denilecek kanlı ve acımasızca yapılan insan katliamlarını konu alan roman gerek konusu gereği, gerek anlatımının çoğu betimlemelerden oluşan sıkıcı anlatımı beni gerçekten yordu. Sevemedim, bitse diye ha bire kalan sayfaları gözlerim taradı resmen. Şahsi yorumumdur tabi ki her okuyucunun farklı bakış açısı ve farklı anlatım tarzı olabilir.
439 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Savaş ne kadar kötü birşey haksızlıklar acılar ölümler insanların üç günlük dünyayı paylasamamalari.turk kardeşlerimizin balkanlarda çektiği eziyetleri görmüş olduk romanda Allah savaşta kalan insanlara yardım etsin.
439 syf.
·Beğendi·9/10
Akıcı ve betimleyici olmasının yanında yaşanmış olayların bire bir yansıtılması çok etkileyici...


Üzerinde doğulan topraktır vatan. İlk soluğu nerede aldıysa insan, evi orasıdır. Balkanlar'da yaşayan Türkler için de vatan bildikleri topraklar oralardı.

Drina...
439 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Drina’da Son Gün, Faik Baysal’ın 1972'de yayımlanan bir romanı. Kendisi de göçmen bir ailenin çocuğu olan Faik Baysal’ın ailesi Romanya’dan göçerek Türkiye’ye gelmiş. Bu roman ise Yugoslavya iç savaşı sırasında, Yugoslavya’dan Türkiye’ye göçmek zorunda kalan bir aileyi anlatiyor. Kitap, II. Dünya Savaşında zulüm çeken Türklerin hayatını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitabın baş kahramanı olan Rıza Selmanoviç’in anılarından yola çıkılarak yazılmış olan eser, gerçekte yaşanmış olaylara dayanmakta. Selmanoviçler’in çiftliğinde geçen hikayenin kahramanlarından bir kısmı hala hayatta olup, isimler değiştirilmeden kullanılmış. Bu durum beni daha da çok etkiledi. Çekilen eziyetleri, savaşın ortasında kalan insanların içler acısı korkulari ve çaresizlikleri okurken yüreğimi yaktı. Bu aralar çok üst üste #göçhikayeleri
okuduğum için herhalde duygusal olarak yordu. Ama bu tarz sevenler için belgesel niteliğindeki bu kitabı tavsiye ediyorum.
439 syf.
·Beğendi·7/10
Balkanlardaki mezalimlere yürek ağlatacak her dakikasında insanı kalbinden etkileyecek canlı yaşayan bir dil.
Ben bu eve gelin geldiğimde bu tahtalar kapkaraydı. Onları ağartıncaya kadar ellerime kan oturdu. Şu duvarlara bak kendi ellerimle badanaladım hepsini. Tam biraz rahat edeceğim bir günde beni alıp götürmeye kalkıyorsunuz.Niye çalıştım bu kadar ben? Ölürsem bile sizin aranızda rahat öleyim diye didinip durdum hep. Neden anlamak istemiyorsunuz beni. Evi korumak benim görevim.Evi olmayan bir kadın ölmüş demektir. Bu evin her taşını her tuğlasini savunacağım. Bu duvarların kirlenmesine,bu tahtaların yeniden kirlenmesine göz yumamam. Ölsem de yumamam.Burası evim benim, evim. Sizi doğurduğum ev, büyüttüğüm ev.
Faik Baysal
Nemesis Yayınları
Çünkü en sevmediği şeylerden birisi de, bir insanın korkması değil korktuğunu belli etmesiydi. Cesur insan korkmayan değil korktuğunu açığa vurmayan insandı.Doğru yada yanlış,Azamoviç bunun böyle olduğuna inanmıştı,en büyük kahramanların da en büyük korkakların arasından çıktığı yolundaki kanısını hiçbir zaman değiştirmemişti.
Faik Baysal
Sayfa 63 - Nemesis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Drina'da Son Gün
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092153
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Drina'da Son Gün
Drina
Balkanlar ve Türkler etle tırnak misali, birbirinden ayrılamazdı. Türkler o topraklar için kanını dökmüş, o topraklar da Türkleri bağrına basmıştı. Balkanlar’da yaşayan Türkler için Drina vatan toprağıydı.

İkinci Dünya Savaşı’nın sert rüzgârları insanları savurup köklerinden koparmadan önce Drina sokaklarında gezen Türkler, gün gelip o sokaklarda cehennem azabı çekeceklerini bilemezlerdi. O güne kadar barış içinde yaşanan topraklarda artık istenmez olmuşlardı. Tito öncesi Yugoslavya'da hüküm süren Alman idaresi kendilerine yakın gibi görünse de Türkler, vatanlarında, yani Yugoslavya topraklarında artık can güvenliğinden yoksunlardı. Balkan'ı mesken tutmuş çetecilerin katliam ve tecavüzleri de giderek Türkler üzerine yoğunlaşıyordu. Canlarını kurtarmak için kaçmaktan başka çareleri yoktu. Tek tesellileri göç etmeye zorlandıkları bu topraklara bir gün geri dönmeleri umuduydu.

Drina’da Son Gün, Faik Baysal’ın usta kaleminden çıkmış, Yugoslavya’da yaşayan Türklerin, o topraklarla vedalaşmasını anlatan belgesel niteliğinde bir romandır. 100 Temel Eser içerisinde de yer alan bu roman, bir döneme ışık tutmaktadır.

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • Halime AYCAN
  • Ticktock
  • zarife
  • Efe Enes Işık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%5.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0