Dubliners

·
Okunma
·
Beğeni
·
13,2bin
Gösterim
Adı:
Dubliners
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781580491655
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Prestwick House
This Prestwick House Literary Touchstone Classic includes a glossary and reader's notes to help the modern reader understand Joyce's use of textures, dialect, and symbols. Each of the beautifully written short stories in this collection precisely details a brief scene in the life of a resident of Dublin at the turn of the 20th century. Although the characters do not know each other, their experiences unfold along the same streets and often overlap thematically. Their tragedies mirror that of Ireland, a country struggling for political identity and held back, in Joyce's view, by rigid religious ideas and adherence to tradition. Joyce's great skill at dialect offers a sense of the city's complex social structure, while themes of isolation, emotional paralysis, violence, regret, and death run throughout the collection and link all of the stories. Chronologically, too, the stories appear to progress; portrayals of youthful confusion and disillusionment in the opening story, "The Sisters," become the haunting midlife meditations of "The Dead." Like his masterpieces Ulysses and Finnegan's Wake, James Joyce's Dubliners displays consummate control of nuances, emotions, and images.
216 syf.
·7/10 puan
Ulysses den sonra okuduğum ikinci James Joyce kitabıydı. 15 hikayeden oluşuyor.
Kız Kardeşler, Küçük Bulutçuk ve Ölü en sevdiklerim diyebilirim.
Eğer son hikaye olan Ölü olmasaydı kitap hakkında baya olumsuz düşünecektim ama neyseki son anda toparladı.
Her yaş grubuna ithaf eden çok farklı konuları ele almıştı ve bana göre en iyi yaptığı şey yeni karakterler yaratıp muazzam şekilde tasvirlemesiydi. Hikayeler tam zirvedeyken bir anda ağzınızda tadını bırakıyor. Devamı nerde diyesiniz geliyor.
Yapılan incelemeleri okuduğumda Ulysses'ten önce okunması gereken kitap gibi yazılara pek katılmıyorum.
Dublinliler'in herkesin çok beklentisini karşılamayacağını düşündüm için Ulysses'e haksızlık olur.
276 syf.
·4 günde·9/10 puan
James Joyce’un İrlanda insanını farklı yönleriyle ele aldığı bu kitap, 15 farklı hikâyeden oluşuyor. Murat Belge yazdığı önsözle kitabı detaylı bir şekilde ele alarak okuyucu için oldukça önemli detaylar sunuyor ve bu detaylar sayesinde kitapta verilmek istenen mesajları çok daha iyi anlıyoruz. Joyce nesnelere, olaylara ve insanlara farklı anlamlar yükleyerek, imge bakımından zengin bir eser sunuyor bize. Murat Belge her ne kadar bu imgelerin bir kısmını açıklasa da kitaptaki detayları ve imgeleri görebilmek okuyucunun dikkatine kalıyor biraz da.
Kitaptaki hikayeler bir bütün olarak ele alındığı zaman, tek bir hikâye ya da bir roman olarak da okunabiliyor. Ben bir bütün olarak okumaya çalıştım. Çünkü kitap çocukluk döneminden başlayarak her dönemi sırasıyla ele alıyor. Her karakter içinde bulunduğu dönemin psikolojisini, içinde bulunduğu toplumla ilişkisini ve elbette İrlanda insanını anlatıyor bizlere. Özellikle “yaşayan ölüler” olarak görülen bu karakterlerin iç dünyasını, ruhsal bulantılarını James Joyce gibi usta bir yazarın kaleminden okumak çok güzeldi. Herkese tavsiye ederim.
Kitapla Kalın!
276 syf.
·2 günde·Puan vermedi
James Joyce’u yayınlanmış ilk eseri olan Chamber Music (Oda Müziği) ile tanıdım. Yıllar sonra bu kitabındaki şiirlerin yayınlanmasından utanç duyduğunu söylemiş. Oysa çok duygu yüklü bir eserdi. Belki de şiirlerinde cinselliği kullanmaktan rahatsız oldu. İnsan yazar da olsa, okur da olsa cayma hakkı vardır değil mi?

Dublinliler kitabını Ulysses’ten önce yazarın tarzına aşina olmak için okudum. Murat Belge “Joyce’un Dublinliler’i sonuç olarak acı bir kitap.” demiş.

On beş hikâye var kitapta. Hikâyelere dair ayrıntıya girmiyorum. Yorumlayan birçok okura göre, bir araya geldiğinde bir bütünlük oluşturuyorlarmış. Bense, dinî duygular ve millî göreneklerle donatılmış bir orta sınıfın yaşamını başarıyla gözler önüne seren bu eserde, bahsedilen bütünlüğü tam olarak yakalayamadım.

Dinin İrlanda insanı üzerinde kurduğu hakimiyetin, yoksulluğun ve taşra yaşamının kırık dökük evleri, çamurlu sokaklarına kadar başarılı betimlemelerle aktarıldığı bu eseri okumaya hazır değildim belki de. Sevdim mi, sevmedim mi, emin olamıyorum doğrusu. Yalnızca şunu net söyleyebilirim. “ İyi ki okumuşum!” diyeceklerim arasına girmedi.

Evet, bir ülkenin geçtiği süreçlerle, orada yaşayanların bireysel acılarını çok güzel harmanlamış, ülke ve bireyin birbiri için tamamlayıcı olduğunu çok güzel sezdirmiş okuyana. Sıkmayan, akıcı ve net bir anlatım da kullanmış. Ancak ben hayal ettiğim okuma tadını bu kitapta bulamadım.
276 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine izlemeyi tercih ediyorum diyenler için:
https://youtu.be/qx9pdFtPRlo

James Joyce'un 22 yaşındayken yazmaya başladığı 15 öyküden oluşan bu kitap, normal, standart, düz olana bir isyanıdır. Normalde hikayeler, aynen hayatın akışı gibi doğum, erişkinlik ve ölüm çizgisinde ilerlerler. Yani çizgi sıfırdan başlayıp yukarı tırmanıp zirveyi görür ve ani keskin bir inişle biter. Joyce'un bu kitaptaki tüm hikayeleri ise gayet sıradan finallerle bitiyor. Birçok yazar tarafından yazılmaya bile değer görmeyecek son derece sıradan insanları sıradan başarısızlık, hayal kırıklığı öykülerini sade, akışkan bir dille ve olabildiğince güçsüz, basit finallerlerle sona erdirmiş. Bu tercih hem Joyce'un daha o yaşta oluşan yazım üslubunu hem de herkesin yaptığına karşılık kendisinin farklılığını, isyanını, sorgulamasını göstermektedir.

Açıkçası kitaptaki hikayelerin en güçlüsü, yaklaşık 35 sayfa süren uzunca bir hikaye olan "Ölüler"di. Bu kitapta Joyce'un dilinin ne kadar akıcı olduğunu, aslında anlatım dilinin hikaye kapsamında sınırlı kalamadığını, o çok sevdiği çok sayıda karakter ve diyaloğa yer yer bulaştığını gözlemleyebiliyoruz.

Son olarak Dublinliler, Ulysses'i yazarak kendini edebiyat dünyasında ölümsüz kılan Joyce'un edebi hayatına göz atmak için son derece güzel bir başlangıç eseri.
276 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitap 1904 yılında yazılıp anca 1914 yılında yayınlanabiliyor. Bu yıllarda İrlanda’ya bakalım isterseniz. İrlanda o zamanlar İngiliz sömürgesi altındaydı ve okullarında İngilizce eğitim gören öğrenciler, kendi kültürüne düşman edilen gençler , tarihinden koparılmaya mahkum edilen bir halk vardı. 1919-21 yılları arasında İrlanda da Bağımsızlık Savaşı yaşanıyor ve neyseki dillerine, kültürlerine dönüyorlar. Ancak bizim Kurtuluş Savaşı’mız gibi başarı elde edemiyor ve kuzey-güney olmak üzere ikiye bölünüyor. Ayrıntılı Bilgi için Vikipedi’ye bakabilirsiniz.
Dönelim kitabımıza James Joyce böyle bohem bir dönemde yaşıyor. Yüzü hep Avrupa’ya dönük. Onun bütün isteği Avrupalı gibi olmak, ülkenin mutsuzluğunu-çaresizliğini orada gidermek. Bu düşünceler altında yazılmış on beş hikaye yer alıyor kitapta. ‘Bir Anne’ hikayesinde kızın İrlanda diliyle konuşması bile arkadaşları tarafından bayağı görülüyor.

1910’ların İrlanda’sı ile 1950’lerin Türkiyesi çok benzer özellikler gösteriyor. Ancak bizim Orhan Veli’miz, Yaşar Kemal’imiz halkın yanındaydı diye düşünüyorum.

Kitabın içindeki insancıklara üzülmedim değil. Acıları, beceriksizlikleri, sınırlılıkları olan insanlarla yaptığım yolculukta bizim insanımızın bir izdüşümünü görmüş gibi oldum.

....yaşantının gerçekliğiyle karşılaştırmak ve ruhunun nalbantında soyunun yaratılmamış vicdanını dövmek için yola çıkmıştı...
Yukarıdaki alıntı yazarın imgeleri hakkında bir fikir verir belki.Bilirsiniz Joyce bilinç akışı tekniğini çok kullanır. Bizim edebiyatta Oğuz Atay etkilenmiştir kendisinden. Ben de bu bilgileri kitabı okuyunca öğrendim. Çünkü başlarda ne diyor bu adam, neden hiçbir şey anlamıyorum diye çırpındım durdum.

Kitap çok hızlı ilerliyor öyleki siz geride kalıyorsunuz. Neredeyse her hikayeyi iki kere okudum anlayabilmek için. Allahtan Murat Belge’nin önsözü, Robert S. RYF’nin sonsözü var. Yoksa üçüncü okumayı da yapardım.

Ben James Joyce’yla tanışmak için okudum bu kitabını. Asıl okumak istediğim kitabı Ulysses.
Sizde fikir sahibi olmak istiyorsanız yazarın Dublinliler kitabını okuyabilirsiniz.
276 syf.
Ruhu yavaşça bayılır gibi oldu işitince karın hafifçe yağdığını evren boyunca ve yağdığını hafifçe, nihaî sonlarının inişi gibi, bütün yaşayanların ve ölülerin üzerine.

Kitap,James Joyce’un bütün hikâyelerinin toplandığı 15 adet kısa hikâyelerden oluşuyor. Hikayeler birbirleriyle tematik olarak bağlantılı, Hikayelerin hepsi ayrı ayrı okunabileceği gibi bir bütün olarak okunduğu zaman bir roman tadı veriyor ve kafada ki etkileyiciliği de artıyor.

Hikayelerin genel teması acı ve karamsarlık çemberine düşmüş,yaşarken ölü olan Dublin halkının yaşam ve ölü gibi manevi düşüncelerini içeriyor.

Ulysses'e başlamadan önce hazırlık amaçlı okuduğum Dublinliler'i çok beğendim. Ama bana göre hemen okunup bitirebilecek bir kitap değil yavaşça ve üzerinde kafa yorarak okuduğunuz zaman hikayelerden daha çok keyif alabilir ve bir Dublin'li olarak çıkabilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim..
216 syf.
·1 günde·7/10 puan
Yazıldığı dönemin koşulları göz önüne alındığında “Dublinliler” muhtemelen çağ açıcı, tür değiştirici bir romandı. Marquez’den, Borges’e, Kafka’dan, Murakami’ye bir çok yazarı etkilemiş bir roman. Fakat, tüm bu etkilenmeler bir taraftan kitabı yüceltse de, benim gibi yukarıda saydığım yazarları okuduktan sonra James Joyce’u okuyan birisi için biraz sönük kalmakta Dublinliler. Sebebini ise tek bir söz ile açıklayabilirim. Boynuz kulağı geçmiş. Evet maalesef bence böyle bir durum söz konusu. James Joyce’dan etkilenen yazarlar o kadar iyi kitaplar yazmışlar ki artık Dublinliler biraz silik bir kitap olarak kalıyor. Her ne kadar okurken keyif almış olsam bile, aynı şekilde yazılmış gerek dil gerekse kurgu olarak çok daha iyi kitapları okuduğumu söylemem gerekir.

15 öyküden oluşan Dublinliler çağı İrlandasına ışık tutuyor. Hepsi toplumun içinden gelen, toplumdaki karakterleri yansıtan oldukça iyi 15 tane öykü. Elinizde gerek yazar gerekse kitap olarak bu kadar büyük isimli bir şey tuttuğunuzda, haliyle beklentinizde bir o kadar yükseliyor. Fakat Dublinliler iyi bir kitap olmasına karşın bu beklentiyi tam anlamıyla karşılamıyor.

İyi okumalar.
276 syf.
Büyük Britanya'nın batısındaki İrlanda'nın başkenti Dublin'i bilir misin? Batı Avrupa ülkesinin yeşil, beyaz turuncuya çalan bayrağı dalgalanırken özellikle Dublin şehrinde yaşayanların dert ve hüzünlerini 15 öyküye sığdırmış James Joyce.

Ne büyüler seni bu öyküleri okutmak için? En büyük gerekçelerden biri Ulysses öncesi bir ısınma turu olabilir. Kim var bu öykülerde? Dram, toplum, aile, çocuk, din ve acı dolu hayatlar var!

Her hikayede bir yeşil göreceksin ve her gördüğün yeşil yazarın İrlanda'ya öfkesi, sevdası, mutluluğu, gururu, nefreti, memleketi, insanları, adalet arayışı ve o sokaklar olacak.

Sokak sokak, ev ev, kapı kapı gezip her kaldırımda bir gözyaşı bulacağın lakin birbirinden bağımsız olan hikayeler sana farklı sahnelerin gösterimini sunacak.

Şayet sen de benim gibi merak duyarsan o insanların hayatlarına özellikle son öyküye geldiğinde dediklerimi anımsa, hoş buruk bir tat duyumsayacağın aşikar bir gerçek olacaktır.

#dublinliler #jamesjoyce #iletişimyayınlari
276 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
James Joyce'un büyük eseri Ulysses'i okumadan önce, okunması gereken bir kitap Dublinliler.. Kitap, Dublinlilerin yaşantısına ait farklı görüntüler sunuyor. Hikayelerde merak öğesi hiç yok. Farklı bir giriş fakat sıradan bir bitiş.. Ancak üslup çok güzel..Konudan ziyade üslup zihninizi esir alıyor..
Böyle toplantılarda her zaman aklımıza daha da hüzünlü düşünceler gelir: Geçmişi düşünürüz, gençliğimizi, değişiklikleri, bu gece özlediğimiz, aramızda olmayan yüzleri. Hayatta yürüdüğümüz yol böyle birçok acılı anıyla döşelidir; eğer hep bu düşüncelere dalıp gidecek olsaydık yaşayanlar arasında işimizi cesaretle yapacak yürekliliği bulamazdık: Hepimizin yaşayan ödevleri ve yaşayan sevgileri var ve bunlar, haklı olarak, bizim zorlu çabalarımızı talep ediyor.
Artık başıma gerçek serüvenler gelmesini istiyordum. Ama gerçek serüvenler de evde oturan insanlara gelmez diye düşünüyordum: Uzaklarda aramalı onları.
Niçin böyle kelimeler bana bu kadar sıkıcı ve soğuk görünüyor? Acaba senin adın kadar sevecen bir kelime olmadığı için mi?
Ruhu bayılır gibi oldu işitince karın hafifçe yağdığını evren boyunca ve yağdığını hafifçe, nihaî sonlarının inişi gibi, bütün yaşayanların ve ölülerin üzerine.
Manzarayı seyrederek hayatı düşündü; ve (hayat üstüne düşününce hep olduğu gibi) hüzünlendi. Yumuşak bir melankoli kapladı içini. Kadere karşı mücadelenin boşunalığını duydu, çünkü bunca çağdan ona miras kalan bilgelik yükü buydu.
Yıldızların sevecen ateşi gibi kimsenin bilmediği ve kimsenin hiçbir zaman bilemeyeceği, birlikteki hayatlarının anları belleğine vurdu ve belleğini aydınlattı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dubliners
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781580491655
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Prestwick House
This Prestwick House Literary Touchstone Classic includes a glossary and reader's notes to help the modern reader understand Joyce's use of textures, dialect, and symbols. Each of the beautifully written short stories in this collection precisely details a brief scene in the life of a resident of Dublin at the turn of the 20th century. Although the characters do not know each other, their experiences unfold along the same streets and often overlap thematically. Their tragedies mirror that of Ireland, a country struggling for political identity and held back, in Joyce's view, by rigid religious ideas and adherence to tradition. Joyce's great skill at dialect offers a sense of the city's complex social structure, while themes of isolation, emotional paralysis, violence, regret, and death run throughout the collection and link all of the stories. Chronologically, too, the stories appear to progress; portrayals of youthful confusion and disillusionment in the opening story, "The Sisters," become the haunting midlife meditations of "The Dead." Like his masterpieces Ulysses and Finnegan's Wake, James Joyce's Dubliners displays consummate control of nuances, emotions, and images.

Kitabı okuyanlar 1.165 okur

  • Züleyha Polat
  • Serkan Yüksel
  • Sena
  • Sena
  • Cemal Özmumcu
  • İlahe Hemidova
  • Damla Tükenmez

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.3 (1)
8
%0
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları