·
Okunma
·
Beğeni
·
3.616
Gösterim
Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
250
Format:
Ciltli
ISBN:
9786059971423
Çeviri:
Mustafa Bal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Palto Yayınevi
Baskılar:
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Enis Batur'un Önsözü İle…

Korkuyla ürperen, aşkı keşfeden, haylazlıkla coşan, ölümle tanışan, macerayla tutuşan ve kimi zaman şefkat dolu çocukların; ayrılmak, kaçmak, uzaklaşmak isteyip de yerinden kımıldayamayan genç kızların; kızlarına yol çizen annelerin, anneliği akıllarını perdeleyen kadınların; zorba babaların, babalık bilmez hayalperestlerin; despot amirlerin ve tembel memurların; değişmez arkadaşlığın ve değişen arkadaşların; hayal kırıklıklarının, hovardalığın, siyasi çatışmaların, insani çelişkilerin, hesapsızca geçirilen günlerin ve harcanan paranın, susamanın ve susadıkça içmenin, üçkâğıtçılığın, nerede akşam orada sabahın, ihtiraslı kaçak aşkların, batıl inancın ve tanrıya imanın, haklı haksızlığın, geçmişe özlemin, günahkârlığın ve yakarışın, birlikteliğin ve duygusal soyutlanmanın; ara sokakların, ana caddelerin, nehir boylarının, şehrin eteklerinin; müziğin, piyanonun, ağıtların… öykülerini dinliyoruz Joyce'un Dublinliler'inden.

"Joyce tek eliyle 19. yüzyılı yerle bir etti."
-T. S. Eliot-

"Dublinliler, Joyce'un çocukluğuyla ilgili öykülerle başlar, gencelme çağından sahnelerle ilerler, delikanlılığında tamamlanır. Sanatçının bir Dublinli olarak erken otobiyografisi olarak da pekâlâ okunabilir."
-Enis Batur-
Bu kitabı okuyup da "sıradan" kelimesiyle nitelendirmek bir yandan doğru bir yandan da son derece yanlış olur. Yanlış olur çünkü; yazılan bu eser sizlere mükemmel sosyolojik ve psikolojik incelemeler sunuyor; bu da sıradan bir şekilde düşünülüp de ortaya çıkarılabilecek bir durum değil. Ayrıca, doğru olur çünkü; iyi bir gözlem yapılırsa herkesin günlük hayatta fark edebileceği, çıkarım yapabileceği durumları konu alıyor.

Joyce o kadar mükemmel bir gözlemci ki, kitabın içindeki tüm karakterler o kadar değerli incelenmiş o kadar ince yaratılmış, hayranlık duyuyorsunuz. Kısa kısa öykülerin en büyük kesişim noktası kişiler ve mekanlar zaten. Aynı zamanda karakterleri Joyce'un diğer bir önemli eseri olan Ulysses'te görebiliyoruz.

Okunması zor olarak nitelendirilen Dublinliler benim için gayet akıcıydı; bunun nedeni de bize aktardığı olayların günlük hayattan fazlasıyla esinlenmiş olması. Okuduğunuz hiçbir öykü baştan başlamıyor ya da tam bir bitiş noktası yok. Bu çoğu okuru rahatsız eden bir durum olabilir, fakat benim fikrimi sorarsanız kitabın asıl güzelliği burada. İnsan içine çıkarsınız, etrafınızdaki olayları izlersiniz, fakat sadece yetişebildiğiniz kadarını takip edebilirsiniz, durup da hikayeyi bitirmezsiniz. Dublinliler'i de bu durumla açıklayabiliriz. Joyce'un dünyasında hayat başlamış ve devam ediyor, bizler ise yalnızca yakalayabildiğimiz kadarına şahit olabiliriz. Çünkü aslen hayat da budur; gözünü açıp gözlemlemezsen kaçırdığın şeylerin haddi hesabı olamaz.
İrlanda’ya, İrlanda’nın Birleşik Krallık ve Özellikle İngiltere’nin baskısına dair yönetiminin tutumundan ziyade, halkın bakış açısını ve durumunu yansıtır bu kısa hikaye ve öykü dizisinde Joyce.

Bu dizideki karakterlerin pek çoğunu, yazarın en büyük eseri olan Ulysses’te tekrar görürüz. Hepsi Dublin’de yaşayan bu karakterler, bulundukları siyasi güçlüklerin içerisinde gittikçe zorlaşan hayatlarıyla betimlenirler.

Joyce, esprilerden muaf bu sert hikayeleriyle Dublinlileri çarpıcı bir şekilde eleştirmiştir. Bazen şanssızlıklarını, çaresizliklerini ama en çok da umursamazlıklarını. Usta yazarın şehrini epey sevdiğini biliyoruz, sözleri yapıcı ve yıkıcı olmakla beraber incitmiş hemşerilerini uzun süre. Joyce ve Dublin arasında bir aşk-nefret ilişkisi söz konusudur. Kırmızı, serin ve güzel şehir Dublin’in sokaklarında Joyce heykelleri ile, ismi verilmiş sokak ve caddeler ile karşılaşabilirsiniz. Bu heykeller üstadın görse yıkılacağı cinsten de olabilir, ismi verilen sokakta eskiden sadece genelev de bulunuyor olabilir. Sonra da karşınıza kusursuz bir Joyce müzesi çıkıverir.

Dublinliler yazarı, yazar da Dublinlileri üzmüş ve sevmiştir. Bu eser ile tüm bu karmaşık duygulara tanık olunabilir, dili akıcı ve kültüre, döneme dair merak uyandırıcı cinsten olan bu hikaye dizisini okumak, Ulysses’i okumaya karar verirseniz size epey yardımcı olacaktır.

Zira Ulysses’i okumak çıkan her yardımı değerlendirmek isteyebilirsiniz, en azından ben çok ihtiyaç duydum.
Bana göre Dublinliler, James Joyce'a giriş dersi niteliğinde bir kitap. Joyce bu kitabında hepsi Dublin'de geçen sıradan hikayeleri çok sade bir dille anlatmış. Aslında hikaye derlemelerini okumayı pek sevmem, çünkü tam karakterlerin, mekânların ve olayların içine girmişken hikaye bir anda bitiverir ve size tamamen yabancı yeni karakterler ve mekânlarla karşı karşıya kalırsınız. Ancak Dublinliler'de bu sorunla pek karşılaşmadım çünkü her hikaye bir sonraki hikayenin zeminini hazırlayacak şekilde Dublin ve Dublinliler hakkında pek çok ipucu barındırıyordu. Hikayelerin hemen hepsinde Dublin'de sıkışıp kalmış karakterlerin biryandan yaşadıkları hayatları sorgularken diğer yandan sorguladıkları hayatı hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam etmeleri konu edilmiş. Aslında bu modern insanın neredeyse hergün yaşadığı bir ikilem. İşte bu gerçekçiliğin, Dublinliler'in başarısında önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.
Anlaşılması güç bir eser lakin ne anlattığına dair hicbir şey bilmiyorum 80 kusur sayfaya geldim ama öykülerindeki kurgulara hakim olmak o kadar zor ki ne anlatıyor nasıl betimlerle birleşiyor James joyce okumak müthiş bende ilk sayfalarındaki hikâyeleri beğenerek okudum ama kesin soylemekte fayda var.Benbbu kitapta sadece James joyce'un izdoraplarindan başka herhangi bir şey bulamadım ama ben umutla bu kitabi devam edecekken yine anlaşılmayan bir hikâyeyle de karşıma çıkıyor.Franz Kafka desem Franz Kafka hikâyeleri anlaşılıyor dostoyevski desem anlaşılıyor anladım bu marquez tarzında yazılmış bir eser bende marquezi okuduğunda yüzyıllık yanlışlığı hicbir şey anlamamistim bu kitaptan da bir şey anlamadım felsefeciler bu kitabi incelesin buradan çağrı yapıyorum.
James Joyce kitabı okumak farklı bir deneyim. Mesela Dublinliler'i okumaya başladığımda ilk hikayeyi okuduktan sonra bu neydi şimdi ne okudum ben dedim belki ikinci hikayede birşeyler olur derken 3,4 ,... devam etti kısa kısa öykülerdi. Gayet akıcı güzel hikayelerdi. James Joyce bu kitabı 22 yaşında yazmış. Dublin halkının yaşam tarzları, psikolojik sorunları, maddi, manevi tutumları, hayata bakış açıları, toplumsal çöküş ve yozlaşma gibi sorunları içeren konuları ele almış.
Bunu öğrendikten sonra kitabı okumaya devam ettiğim de daha güzel okuduğumu düşünüyorum.
Farklı bir tarz olan bir kitap yani mutlaka bir sona bağlanmalı bir hikaye düşüncesi dışında okuduğundan ne anlarsan anla diyor yazar ve hikayesi bir yerde bitiyor o son olmasa da (;
Tavsiye ederim.
meğer ulysses önyargım yüzünden mesafeli durduğum james joyce en sevdiğim öykü anlatma tekniğinin mucidiymiş: hikayeye herhangi bir yerinden giriş yaparak başlama ve bittiğinde ardında neticeyi değil, sızıyı bırakma. bence öyküler murat belge'nin söylediği gibi tutsaklık temasında değil, tutsaklığa direnme/boyun eğme noktasında birleşiyor ve dublinli olmayı değil, daha evrensel bir bakış açısını sunuyor. bunu biliyorum, çünkü eveline benim.
Bu kitaba kadar James Joyce hakkında fazla bir bilgim yoktu fakat dublinlileri beğendim. 16 hikayeden olusuyor. Her hikaye insanı anlatıyor. Ortak duygularımız ortak umutsuzluklarımıza değiniyor. İster Türkiye olsun ister İrlanda, insanoğlunun üzüntüleri hep aynı bunu her hikaye de yüzümüze vuruyor kitap. Hikayeler düzgün bir sonuca da bağlanmıyor. Tıpkı her insanın hikayeleri gibi. Bu yüzden oldukça inandırıcı ve hoş bir kitap.
Kitabı 1900'lerin başında yoksulluğun BATI kültürüyle bir anlatışı olması niyetiyle okumaya başlamıştım. Ancak kitap bu yıllarda İrlanda'da yaşayan insanların duygusal yoğunluklarını ve de o zamanın alışkanlıklarını ve toplumsal kurallarını anlatan bir yapıda. Beklentim farklı olduğu için pek karşılanmadı diyebilirim, ancak psikolojik olarak hikayelerin ayrı bir değeri var ve de incelenebilir eserler arasında diyebilirim.
Bir kutu kitap sayesinde elime ulaşan Dublinliler, öykülerden oluşan bir klasik. James Joyse'un okuduğum ilk kitabı ve yazarın anlatım tarzını yakalarken 3-4 hikayeyi geride bırakmış oluyorsunuz. Pek çok hikaye kitap bittikten sonra aklımda kalmadı ancak okurken fazlasıyla keyif aldım. Hikayeler içerisinde geçen karakterler James Joyse'un farklı kitaplarından izler de taşıdığını editörün notlarıyla da öğrenmiş oluyorsunuz.
Bir Kutu Kitap tarafından gönderilen kitaplardan Dublinliler. Yazarın 22 yaşında kaleme aldığı bir kitap. Dublinliler'i okuduktan sonra James Joyce'un Ulysses kitabını da okumak şart oldu.
Kitabı okuyunca Dublin'e ait tüm cadde, sokak, bar, ata sözü ne varsa hepsini öğreneceksiniz. hikayeler arasında sezdirmeden yapılmış bağlantılar hoşuma gitti.
Keyifli okumalarınız olsun dostlar..
Kitaba verdiğim puan ve yarıda bırakma kısmı çelişkili fakat James Joyse'un güzel yazının yanında verdiği sıkıcı konular beni pek cezbetmedi. Ama James'in başka eserlerini okumak isterim. Geriye dönüp baktığımda içindeki hikayelerin kurguları aklımda kaldığını fark ettim ayrıca. Ama hala devam edip okuyacağımı sanmıyorum.
James Joyce'un büyük eseri Ulysses'i okumadan önce, okunması gereken bir kitap Dublinliler.. Kitap, Dublinlilerin yaşantısına ait farklı görüntüler sunuyor. Hikayelerde merak öğesi hiç yok. Farklı bir giriş fakat sıradan bir bitiş.. Ancak üslup çok güzel..Konudan ziyade üslup zihninizi esir alıyor..
Yaşadığı yılların bütün öyküsünü anlatan yüzü Dublin sokaklarının kahverengi tonunu taşırdı. Uzun ve oldukça iri başında kuru kara bir saç çıkıyor ve kızılımtırak bıyığı pek de dostane görünüşlü olmayan ağzını ancak bir ölçüde örtüyordu. Elmacık kemikleri de yüzünü sertleştiriyordu ama gözlerinde yoktu sertlik. Kızılımtrak kaşlar altından dünyaya bakan bu gözler, başkalarında kurtarıcı bir içgüdüyü selamlamaya her zaman hazır olup da çoğu zaman hayal kırıklığına uğramış bir insan izlenimi veriyordu.
James Joyce
Sayfa 140 - Üzücü Bir Olay öyküsünden.
Gündüzleri bile sokakta hızlı yürümeye alışmıştı, onun için gece kendini sokakta buldu mu, endişeli ve heyecanlı bir yürüyüş tuttururdu. Ama bazan da korkusunun nedenleriyle sanki flört ederdi. En dar ve en karanlık sokakları seçer, cesaretle ilerlerken, adım seslerini çevreleyen sessizlik onu korkutur, gezinen sessiz siluetler tedirgin ederdi; bazan da kısık bir kahkaha patlaması yaprak gibi titretirdi onu.
James Joyce
Sayfa 105 - Küçük Bir Bulut öyküsünden...
Gırattan köprüsünü geçerken nehrin aşağısındaki rıhtımlara baktı, bodur, zavallı evlere acıdı. Bir serseri çetesini andırıyorlardı, nehir kıyısına gelip omuz omuza oturmuşlar; pejmürde paltoları kir ve kurum kaplı, gün batımının panoraması karşısında şaşkına dönmüş bir durumda gecenin ilk ayazının gelip onları dürtmesini bekliyorlar sanki...
James Joyce
Sayfa 106 - Küçük Bir Bulut öyküsünden.
"Çalışan adama bas tekmeyi, ekmeğini de elinden al... Oysa her şeyi üreten emektir. Çalışan adam oğullarına, yeğenlerine, teyzezadelerine arpalık aramıyor. Çalışan adam, bir Alman kralına şirin görünmek için Dublin'in şerefini çamura batırmıyor."
James Joyce
Sayfa 154 - İletişim Yayınları
Kaptan Sinico bu ziyaretleri teşvik etti, çünkü adamın kızına talip olacağını sanmıştı. Karısını kendi zevkler listesinden öylesine kesinlikle silmişti ki bir başkasının kadına ilgi duyacağından kuşkulanmıyordu.
James Joyce
Sayfa 142 - Üzücü Bir Olay öyküsünden.
Gırtlağına birkaç saniye süreyle bir öfke spazmı takıldı, sonra geçti, ardında keskin bir susamışlık duygusu bırakarak. Adam tanıdı bu duyumu ve bu gece esaslı bir içki ihtiyacı duyacağını anladı.
James Joyce
Sayfa 120 - Suretler öyküsünden.
İki erkek arasındaki aşk imkansızdır, çünkü aralarında cinsel bağın olmaması gerekir. Erkeğin kadınla olan dostluğu da imkansızdır çünkü cinsel bağın olması gerekir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
250
Format:
Ciltli
ISBN:
9786059971423
Çeviri:
Mustafa Bal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Palto Yayınevi
Baskılar:
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Enis Batur'un Önsözü İle…

Korkuyla ürperen, aşkı keşfeden, haylazlıkla coşan, ölümle tanışan, macerayla tutuşan ve kimi zaman şefkat dolu çocukların; ayrılmak, kaçmak, uzaklaşmak isteyip de yerinden kımıldayamayan genç kızların; kızlarına yol çizen annelerin, anneliği akıllarını perdeleyen kadınların; zorba babaların, babalık bilmez hayalperestlerin; despot amirlerin ve tembel memurların; değişmez arkadaşlığın ve değişen arkadaşların; hayal kırıklıklarının, hovardalığın, siyasi çatışmaların, insani çelişkilerin, hesapsızca geçirilen günlerin ve harcanan paranın, susamanın ve susadıkça içmenin, üçkâğıtçılığın, nerede akşam orada sabahın, ihtiraslı kaçak aşkların, batıl inancın ve tanrıya imanın, haklı haksızlığın, geçmişe özlemin, günahkârlığın ve yakarışın, birlikteliğin ve duygusal soyutlanmanın; ara sokakların, ana caddelerin, nehir boylarının, şehrin eteklerinin; müziğin, piyanonun, ağıtların… öykülerini dinliyoruz Joyce'un Dublinliler'inden.

"Joyce tek eliyle 19. yüzyılı yerle bir etti."
-T. S. Eliot-

"Dublinliler, Joyce'un çocukluğuyla ilgili öykülerle başlar, gencelme çağından sahnelerle ilerler, delikanlılığında tamamlanır. Sanatçının bir Dublinli olarak erken otobiyografisi olarak da pekâlâ okunabilir."
-Enis Batur-

Kitabı okuyanlar 239 okur

  • Berat Göktuğ Yılmaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları