Sanırım okuduğum en en naif şairlerden birisiydin.. Seni Nietzsche ve Salome hikayelerinden üstünkörü, şöyle bir tanıyorum, tanıyoruz. (Çoğumuz)... Ama bambaşka bir ruh, bambaşka bir çoşkusun sen canım Rilke.. Çoçukluğun soğuk gecelerinde savrulmuş gibisin..
Hayatında çok ilginç.. Ölen kız çocuğunun ardından gelen, onun yerine konan çocuk.. Annem bir bez bebekle oynar gibi oynadı çoçukluğumla , demiş olman ah.. Kitabın yazılış şekli, senin hayatının, rast geldiği o buhranlı dönemeçler.. Hepsi hepsi aşırı etkiledi beni..
Seni öyle böyle, şiirlerinle, ağıtlarınla tanımış olmaktan, müteşekkirim..
Gül, ey saf çelişki
Onca gözkapağı ardında
Kimselerin uykusu olmama zevki...
Bu şairin okuduğum ilk kitabı. Bir çeviri şiir kitabına göre başarılı buldum. Şairin ruh halini ve düşüncelerini güzel anlatan bir kitap. Kitap vesilesi ile Duino'dan da haberim oldu.
Basımından dolayı hiçbir şey anlamadım. Sadece okumuş olmak için okudum. Tavsiye etmem bu yayınevini. Ben kitapyurdundan almıştım... Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke
Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke · Notos Yayınları · 20133,267 okunma
2024 Okuma Listesi
9. Hafta - 9. Kitap
2024 yılının dokuzuncu kitabı Rainer Maria Rilke’nin İş Bankası Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler dizisinden çıkmış Duino Ağıtları adlı kitabının Mart 2022 baskısıydı. Bir sayfa Almanca, bir sayfa Türkçe şeklinde basılmış. Almanca aslından çeviriyi Zehra Aksu Yılmazer yapmış.
Rainer Maria Rilke, Alman lirik şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Altı yaşına kadar annesi tarafından kız çocuğu gibi giydirilir. İnce ruhlu biri olduğu için annesinin bu yanlış tutumundan ve kaprisli davranışlarından etkilenir. Tüm insanlarla ama en başta kadınlarla iletişim kurmakta zorlanır.
Rilke’nin 1912-1922 yılları arasında, on yıllık bir süreçte yazdığı Duino Ağıtları 20. yüzyıl şiirinin başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. 1912 kışında Kontes Marie von Thurn und Taxis adlı bir soylunun davetlisi olarak Duino Şatosu’na yerleşir. Ruhsal durumu endişe verici bir boyuttadır. Triest Körfezi’nde uçurumlar üzerine kurulmuş şatonun etrafındaki kayaların, masmavi suların ve rüzgâr uğultularının verdiği ilhamla bu ünlü eseri ortaya çıkarır. On ağıttan oluşan eser bireyin varoluş sancılarını konu alır.