·
Okunma
·
Beğeni
·
5077
Gösterim
Adı:
Duino Ağıtları
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
84
Format:
Ciltli
ISBN:
9789754587241
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Duineser Elegien
Dil:
German
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rainer Maria Rilke 20. yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. Malte Laurids Brigge’nin Notları’ndan Genç Bir Şaire Maktuplar’a, Rodin’den Sancaktar’a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke’nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları’ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.
84 syf.
·1 günde·4/10
Rilke ismini ilk defa bi arkadaştan duymuştum daha sonra burdaki paylaşımları okudukça merak ettim. Bu ilk okumamdı. Anca Rilke ya Alman şiirinin bizdeki İsmet Özel'i ya da çeviri konusunda bir sıkıntı var. Okurken zorlandım biraz. Tabi diğer kitaplarını (özellikle Kamuran Şipal çevirilerini) okuduktan sonra Rilke ile ilgili bir değerlendirme yapmak daha uygun olur. Kitapta beni etkileyecek dizeler buldum ama sanki sonunu bağlayamamış gibi bir düşünce sardı beni.
43 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Şükrü erbaş 'in duyguları harekete geçiren şiir kitabından sonra Rilke' nin ağıdini okumak hissetmek, duygular arası geçişi ardı ardına yaşamak güzeldi. Yalnız oldum olası şiirde çeviri söz konusu olunca ısınamıyorum pek :(

Almancadan Türkçeye çevirisi vermesi gereken hazzı vermedi sanırsam :/ ama güzeldi okunmasını tavsiye ederim. Şiirin büyüsü çeviri ile bozulmaz diye düşünen şiir severlere önerilecek bir kitap :)
Keyifli okumalar dilerim.
43 syf.
·5 günde·10/10
Bir solukta okunabilecek bir kitap olmasına rağmen, Rilke bu dizeleri 10 senede bir araya getirmiş. Rilke'nin hayatını bilen edebiyatçılar, her bir dizede Rilke'den bir parça, yaşadığı ve gezdiği şehirlerden izler olduğunu bahsederler. Bu açıdan kendi hayatının izleriyle birlikte, insan olmayı sorgulayan bir Rilke karşımıza çıkıyor. İnsanı; meleklerle, hayvanlarla, ağaçlarla karşılaştırmasıyla birlikte onlar gibi neden olmadığını sorgularken insana has özellikler olan aşk, şefkat, ölüm, kader gibi kavramları inceliyor ve onların anlamlandıramama sorunsalına değiniyor. Okuyucu eseri okurken, kendisine ait iç sorgulamalarına rast gelebildiği gibi aradığı bazı cevapları bulmada rehber edinebilir. Bu açıdan her kitaplıkta bulunması gereken bir kitap olabileceğini düşünüyorum.
43 syf.
·3 günde
Rainer Maria Rilke tarafından 1912 yılında Duıno Şatosu'nda yazılmaya başlanıp on yılın sonunda tamamlanmış on ağıttan oluşan şiir biçimindeki bir eserdir.

Almancadan Türkçeye çevirinin anlamayı zorlaştırıcı etkisinin hissedildiği eserde kullanılan dilin soyutlamalardan oluşan kapalı bir anlatıma sahip olduğu söylenebilir. okunması ve anlaşılması zor bir eserdir.

"Derler ki melekler bilmezmiş, ölüler arasında mı gezerler diriler arasında mı?"
188 syf.
·4/10
Neden bilmiyorum ama çeviri şiir kkitaplarını seçemiyorum benŞiir başka sile aynen çevrilmiyor duyguların yarısı yok oluyor ve geriye içi boşalmiş dizeler kalıyor Sevemedim anlamsız yığınlar gibi geldi dizeler Şairin yazdığıyla alakalı bulamadım
İyi okumalar
Varolun
43 syf.
·6 günde
Okuduktan sonra dönüp bir ruhumu yokladım da epey ezilmişti hani. Yoğun anlatımın altında, her bir kelimesinin ağırlığında kalmıştı.

Kelimeler okyanusundan özenle seçilmiş bu Rilke dizelerinde adeta bir varoluş çığlığı var. Artık duymak istemiyorum diyerek kulaklarımızı kapatacağımız rahatsız edici çığlık. Ancak bu öyle basit bir çığlık değil.

Neden mi?

Çünkü insan, dünyaya insan fıtratının getirdiği her ne sorumluluk varsa hepsini bilmeden geliyor. Ve bildiğiniz 'okumadan imzasını atarak' varlığını onaylıyor. Devamını ise dünya yaşamına ayak uydurarak getiriyor.

Rilke'nin tüm dizelerinde yukarıda belirttiğim fikirlere kapıldım. Her birinde ayrı ayrı durup düşündüm. İnsan ruhunun tüm inceliğine değinerek dizelerini yazmış. Daha doğrusu ilmek ilmek işlemiş. 10 yıllık bu serüveni.

Elimde gezinen ancak severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Yoğun anlatımlı, bol imgeli, anlaşılması güç olsa da @ozlemce.j nin 'sesli okuma fikri'yle daha oturaklı bir okuma deneyimi elde ettim.

@bidunyaklasik ekibiyle birlikte okuduğum 10 ağıttan oluşan bu 43 sayfalık kitabın sol sayfasında Almanca, sağ sayfasında Türkçe versiyonu bulunmakta. Tabi Almanca bilenler daha avantajlı.

Mutlaka okuyun, okutun.
Rainer Maria Rilkeseçilmiş şiirler&duino ağıtları


Rilke “ Üç kuşak vardır daima; birincisi, Tanrı’yı bulur; ikincisi tanrının üstüne daracık tapınaklar kurar ve onu zincire vurur; yoksul düşen üçüncüyse kendi zavallı kulübe ciklerini kurmak için Taşlar taşır, Tanrı’nın evinden der.Ve kendini Tanrı’yı bulan kuşaktan sayar.Bir çeşit dualar olan Saatler Kitabı bu arayıştan çıkar.



Sanatını din haline getirmiş,peygamberce sözler söylemiş,derdi din kurucusu veya peygamber olmak değil tabi burdaki arayış.Ozan olmak,şiiri bütünüyle kavramak ve nitekim başarmış bunu.

4 Ekim 1875 yılında Prag’da doğmuş.İlk şiiri 1891’de Viyana gazetesinde yayınlanmış.Hayatı boyunca çeşitli yolculuklar yapmış ve dünya edebiyatının önde gelen isimleriyle tanışmış.En önemli tanışma Lou Andreas Salome.Saatler Kitabının yazılmasında en büyük etken Salome.”Dünya bulutlu görüntüsünden sıyrıldı o zavallı ilk şiirlerimde ki birlikte akış ve çözülüşten kurtuldum,nesneler doğdular yavaş yavaş ve güçlükle öğrendim herşeyin ne denli yalın olduğunu,olgunlaştım,kendimi şekilsizlik içinde yitirme tehlikesindeyken seninle karşılaştım “ diyor.

Paris müzelerinde Cezanne ve Rodin’nin eserleri derinden etkiliyor Rilke’yi.Sözlerde şiirler resmetmeyi,şiirler yontmayı öğreniyor.Bu şiirlerine Yeni Şiirler diyor.
Varoluş koşulu olan yalnızlığına Militan yalnızlığım adını veriyor,yalnızlık onun vazgeçilmesi,yaşama biçimi halini alıyor.

Birinci Dünya Savaşında askere alınıyor,dostları yardımıyla görevden bağışlanıyor.Fransa Hükümeti kitaplarına el koyuyor daha sonra bunları da kurtarıyor.Savaş boyunca Fransa’da şiirleri elden ele geziyor Rilke’nin.
Uzun bir seslilikten sonra 1912 yılında,Triste’ye yakın Duino Şatosunda yazmaya başlamış ve tam on yılda Duino Ağıtlarını bitiyor.On beş gün sonrada Orpheus’a Soneler’i yazıyor.

Duino Ağıtları’nın simgesi melek,kahramanlar,sevgilerine karşılık görememiş kadınlar,büyük sevenler,analar,genç yaşta ölenler,hayvanlar.


Hayranı Mısırlı bir kadın evinde kaldığı şatoya ziyarete geliyor Rilke’yi ona Gül toplarken eline batan dikenle kan kanseri olduğu anlaşılıyor.İki ay sonrada ölüyor.Mezartaşına kendi hazırladığı şu dizeler yazılıyor.


“Gül,ey saf çelişki,nice göz kapağının altında hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci.”

Çeviri için Turan Oflazoğlu ,”Ozan bu şiirlerde kolay kavranamayan,yer yer soyut deyimlerle yüklü bir dil kullanır.Bu dilin güçlüğünden Almanlar bile yakınırlar” der.Gerçektende ilk okumada yarım bırakmıştım tekrar elime aldığımda başa dönüp yeniden okudum.Kitabın sonunda açıklamalar var,fakat kaçırdığım yerler illa ki vardır.

SEKİZİNCİ AĞIT

Bizse:hep seyirci,her yerde,
herşeye dönük ve bağlı!
Dolduruluruz.Düzenleriz.Çöker.
Yeniden düzenleriz ve kendimiz çökeriz bu kez.

Bizi kim böyle çevirmiş ki,n’etsek
Neylesek,her durumda
ayrılıp giden gibiyiz?Bütün vadisini kendine bir daha gösteren o son tepenin üstündeki nasıl döner ve durur,oyalanırsa,
Öyle yaşarız biz de,hep veda ederek.
43 syf.
·Beğendi·10/10
... Ve sizler, haksız mıyım,
sevmiştiniz beni o küçük girizgahı için
size duyduğum sevginin, ama sebat edemedim, zira yüzünüzdeki uzam
sevdiğim uzaya dönüştü ve orada
yoktunuz artık siz... : Canım ister de
beklersem kukla sahnesinin önünde,
hayır, pür dikkat izlersem, sonunda
hakkını vermek için bu bakışın,
sahneye kuklaları oynatan bir melek çıkmalı.
Melek ve kukla: İşte o zaman başlar gösteri.
O zaman birleşir bizim sırf varlığımızla bile mütemadiyen ikiye ayırdığımız.
Ancak o zaman oluşur mevsimlerimizden, döngüsü tüm değişimin. Bizden de ötelere oynar o zaman melek. Bak, ölenlere, anlamaları gerekmez mi, ne mazeretlerle dolu buradaki her işimiz.
Hiçbir şey kendisi değil. Ey çocukluktaki saatler, o saatler ki, gördüklerimizin ardında salt
geçmişten fazlası olurdu ve yoktu önümüzde gelecek.
Büyürdük elbette ve sabırsızlanırdık bazen bir an önce büyümek için,
biraz da onların hatırına,
Zira yoktu başka bir şeyleri büyük olmak dışında.
Yine de, yalnızlığımızda biz,
kalıcı şeylerle eğlenirdik ve dururduk
ara yerde, kurulmuş en başından beri
saf bir hadise için.
Kim gösterir bir çocuğa, ne olduğunu? Kim koyar onu yaldıza ve mesafenin ölçüsünü verir eline?
Kim yapar çocuk ölümünü
sertleşen kara ekmekten- ya da bırakır yuvarlak ağzının içinde, koçanı gibi güzel elmanın?... Katillere aklımız erer. Fakat şu; ölümü, tüm ölümü, daha hayattan önce böyle usulca içinde taşımak ve darılmamak, tarifsizdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duino Ağıtları
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
84
Format:
Ciltli
ISBN:
9789754587241
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Duineser Elegien
Dil:
German
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rainer Maria Rilke 20. yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. Malte Laurids Brigge’nin Notları’ndan Genç Bir Şaire Maktuplar’a, Rodin’den Sancaktar’a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke’nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları’ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.

Kitabı okuyanlar 428 okur

  • Yiğit Batu Maradit
  • NEF
  • NEF
  • Tahir
  • Orhan Mercan
  • Mehmet Doğan
  • Xemrevîn
  • h
  • Taki Ç.
  • Berfin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%1.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0