Adı:
Duman
Baskı tarihi:
30 Ocak 2004
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753853246
Kitabın türü:
Çeviri:
Soner Yılmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Duman
Duman
Duman
Gerçekle şiir, gözlemle düşsel bilgiyi harmanlayan Turgenyev, yazınsal kurgusu ve sanatsal estetiğiyle Rusya'nın en iyi yazarlarından biri olmaya hak kazanmıştır; hatta bir söylentiye göre, Çar II. Aleksandr, onun yazdıklarından o kadar etkilenmiştir ki, tahta çıktığında, köleliği kaldırmıştır.

Yazınsal malzemesini ülkesinin çöken sınıflarından devşiren yazar, bu yazıyla Devrim öncesine de bir ayna tutmuştur.

Duman adlı bu yapıtında ise, yurdundan uzak bir delikanlının savruluşlarını, hüznünü ve arınmasını öyküler; aşk dostluk gibi değerleri sorğular, sıcak bir Çehov havasıyla yanıtlar arar...
212 syf.
·3 günde·7/10
Mevzu Rus Edebiyatı olunca hikaye içinde yazarın bazen hafiften, bazen de gözümüzün içine sokarcasına ideolojik düşüncelerini aktardığı eserler bekliyorum. Zaten bu yüzden çok seviyorum.

Turgenyev de bu kitabında kendi fikirlerini Potugin karakteriyle vermiş. Duygusal ilişkilerini de Litvinov ve İrina ile. Yani anlayacağınız üzere bir Rus eserini anlamanın yolu yazarını tanımaktan geçer. Peki kimdir Turgenyev?

Toprak sahibi zengin bir aileden gelen soylu bir adam. Ama bu durum onunla sıradan insanların arasına engel koymamış. Çalışanlarıyla, köylüyle rahat münasebetleri neticesinde yaptığı gözlemlerini eserlerine yansıtmış. Nitekim Duman'ında da toprak mülkiyeti meselesiyle ilgili ara ara göndermeler bulacaksınız pek doyurucu olmasa da. Çünkü sadece toprak reformundan sonra oluşan belirsizliği aktarmış. Baş karakterimiz Litvinov da babası öldükten sonra toprakların başına geçer. Turgenyev ise annesi öldükten sonra geçmiştir.

Eski aşkı İrina'yla karşılaştıktan sonra içindeki alev yeniden parlar Litvinov'un. Ancak kendisi nişanlı, İrina ise evlidir. Yasak bir aşk söz konusudur tıpkı Turgenyev'in yaşadığı gibi. Turgenyev sakin ve mantığıyla hareket eden bir adam ve burada da Litvinov'a oğlum sakin, kalıbının adamı ol der gibi bir yol çizdirme uğraşında. Litvinov'u bırakıp İrina'ya geçtiğimzde ise uçarı, serseri ruhlu bir kadın İrina. Soylu bir sınıfa mensup. Turgenyev kendi özelliklerini karakterlere bölüştürmüş. İrina da soylu olmasına rağmen sıradan insanla münasebeti kesmemiş rahat bir kadın. Zaten bunun bunalımını fazlasıyla yaşıyor, yani kendini sınıfına ait hissedememenin.

Kitaba genel olarak bakarsak; hızlı bir başlangıçla siyasi meselelere dalıyor yazar. Bu kısımda genelde Potugin'i görüyoruz. Yani anlayacağınız üzere liberal görüşleri olan batıcı bir adam var karşınızda. Liboşluğu sevmesem de bu meseleleri sevdiğimden dedim ki güzel kitap tam benlik. Ama ne oluyor piyasaya İrina çıkıyor ve kitap ikinci sınıf bir aşk hikayesine dönüşüyor. Aşk meselesini küçümsediğimden değil ama yani koskoca Turgenyev'sin, Dostoyevski ve Tolstoy'la kıyaslanan adamsın. Cümlelerde derinlik arıyor insan ama yok. Bugünkü çakma aşk yazarlarını aratmayacak cinsten. Belki de beklentimin yüksek olmasından böyle sitem ediyorum ama bana basit geldi. Halbuki gerçek hayatında bizzat yaşadığın duygular bunlar Turgenyev. Sonra niye Dostoyevski'yi seviyorsun? Hiç çabalamıyorsun sen de gülüm!

Sonlara doğru hareket gelse de kitaba, bitiveriyor hikaye :)

Değinmem gereken birkaç mevzu daha var: Soylu sınıf açıkça alaya alınmış, görgüsüzlükleri de ön plana çıkarılmış. Sürekli Fransızca diyaloglarla karşılaşıyoruz. Fransızca konuşmak soyluluk göstergesinden ziyade bir gösteriş budalalığına dönüşmüş. Rusya bazı meselelerde ne kadar da Türkiye'ye benziyor!

Sonuç olarak Turgenyev sizi dumanaltı etmeyecek, sigaranızdan iki fırt duman almışçasına bir etki bırakacak.
268 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
#spoiler icerebilir.
Uzun zamandır böyle bir metcezirli bir aşk'a rastlamamistim..iyi de oldu, unutmuşuz insanların deli gibi birbirlerine duydugunu tutku hikayelerini. ....TURGENYEV nazik bir yazar benim gözümde ,kibar bir adam besbelli ..ilk kez okudum başka bir kitabı elime geçer mi ?bilmiyorum ,peşinden gidermiyim şimdilik muamma ama "Duman"ı sevdim o tartışılmaz ..Litvinon karakteri çaresiz aşkının dışında ülkesini hep ileriye taşımayı hedefleyeren bir delikanlı. Hayalleri var ,sanırım bu karakter yazarın kendisiyle bağdaşıyor ..çünkü onun da hayatına baktığınızda almanya da eğitim aldığını ve batı dünyasındaki esitlik-özgürlük rüzgarını Moskova ya taşımak istediğini görüyoruz ...ki bu çarlık rusyasinda ne fena bir düşünce :)
Sevgili irinaya gelince iyimi kotumu siz okuyunca karar vereceksiniz ..irina güçlü bir kadın ,önce şartlara boyun eğen ama toyluk dönemi geçtikten sonra dunyayi parmaginda oynatabilecek bir yetenege yani özguvene ,güzelliğinin yanında akla da sahip bir karekter ..
Bir masal gibi okunmalı bence "Duman ".ben keyif alarak okudum ..zaman zaman "ah oldumu bu şimdi ?" Diyerek dizime vurmuşlugumda var :)

Kalbimizden sevginin eksik olmaması dilegiyle iyi okumalar ...
212 syf.
·Beğendi·10/10
Epey bir aradan sonra Turgenyev'den bir eser daha okumaya karar verdim ve olağanüstü Duman'ını okuma şansına ulaştım. O zamanlar bu roman pek kabul görmemiş ve yayınlanmasından bu yana yüz elli yıldır itibarı iade edilmiş gibi pek görünmüyor. Çağdaş düşmanlığın nedenlerini araştırmak zorunda kalmayan biri var: Turgenyev, Duman’da yurttaşlarına ölümcül ve alaycı bir gözle saldırıyor ve Rus toplumunun herhangi bir kesimini veya ögesini ayırmıyor. Bu eser, hayal kırıklığına uğramış bir erkek hakkında bir çalışmadır ve düşmanlarının yanı sıra arkadaşlarının da çeşitli düşmanlık derecelerinde reaksiyona girmesi hiç şaşırtıcı gelmeyecektir. Görünüşe göre Dostoyevski ile giriştiği bir kişisel münakaşa bunun bir örneğidir.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Genç bir adam olan Litvinov, birkaç yıl Batı tarım yöntemleri üzerine çalışarak Rusya'ya geri dönüyor. Kısa süre kalmak için durduğu Baden-Baden'deki nişanlısı Tatyana ile görüşür. Açıkçası 1860'lı yıllarda Ruslar için popüler bir yer olan Baden'de, hem radikal hem de aristokrat gruplarla karşılaşır. Öte yandan, gençliğinde sevdiği, zengin bir akrabası vesilesiyle onu terk eden İrina adlı genç bir kadınla görüşüyor. İrina, daha sonra bir generalle evlenmiş ve Rus aristokrat çevrelerinde yoluna devam etmiştir. İrina’nın teşvikiyle Litvinov ona tekrar aşık olur ve Tatyana'ya onunla evlenemeyeceğini söyler. Ancak, son dakikada İrina kaçmayı reddeder. Litvinov Rusya'ya geri döner ve işleriyle teselli bulur. Oldukça güzel ve açık bir mutlu sonda, Tatyana'ya döner ve pişmanlığını kabul eder.
Bu özet sizi yanıltmamalıdır. Dediğim gibi, bu kitaptaki iyi bir bölümüdür. Litvinov'un Baden'de karşılaştığı hem radikal hem de aristokratik çevrelerin son derece hicivsel gözlemine dair birçok şeye yer verilir. Her iki kesim de aptal, bencil, saplantılı, yıkıcı, kibirli ve küstah olarak gösterilir. Turgenyev'in gazabından kaçan yalnızca Tatyana ve Potugin karakterleridir. Potugin, bir şekilde Turgenyev'in karakteristik "başarısızlık kahramanları"’nın bir örneğidir, farklı birisidir ve anlatımın çoğunu Rus toplumu, sanat, Kültür, siyaset oluşturur. Avrupalılar adına konuşur ve Dostoyevski'nin mistik Slavofilizmi ile bu tür görüşleri son derece rahatsız edici bulacağı hiç te şaşırtıcı değildir (Tolstoy gibi, hatta Herzen'in de bazı sorunları olmuştur). Kitapta Turgenyev radikallere saldırırken (ve tamamen onların ikiyüzlü ve riyakar olduklarını gösterirken) soylulukla da savaşıyor. Dolayısıyla bu analiz beni pek ikna edici olmamıştır. Umudunu kaybetmiş birinin eseri olarak bana çok daha fazla hissettiriyor. Hiç kuşkusuz her zaman Turgenyev'in yazdıklarında bir karanlık taraf vardır, ancak şimdiye kadar olduğu gibi bu kadar şiddetli hiciv ışığında ortaya çıkmamıştır.
212 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Tadı hâlâ damağımda. Çok çok ustaca yazıldığı besbelli. Teferruatların hepsi gözler önünde. O kadar ki unutulmaz. İz bırakan tuhaf bir tadı var.
212 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitaba başladığımda yazarın uzun uzun kullandığı Rusça isimlerden, sık sık yapılan başka dilde alıntılar ve çevirilerinden ve o dönemin konularından hiçbirşey anlamadığım için bırakmayı düşünmüştüm. Okumaya devam ettim ve klasik olmakla birlikte ders verici güzel bir aşk hikayesi ortaya çıktı. Aşkta köle olan tarafın yaşadıklarını çok güzel anlatmış. Aşkın hissettirdikleri ile beraberinde getirdiği zayıflıkları... 'Sonunda hep aşk kazanır' diyemeyeceğimizin kanıtı.En beğendiğim yönü ise kitabın bütün karakterlerinin hayatlarından çeşitli yönlerde birçok bakımından ders alabileceğiniz bir kitap.
212 syf.
·5 günde·9/10
Burjuvaziye baş kaldıran şahane yazar Turgenyev.. Aslında akşam kitabın yazıldığı Rusya’yı dönemin siyasetini ve toplum yapısını inceledikten sonra yazacağım inceleme Eminim daha oturaklı olacaktı ama elbette dayanamadım :) Öncelikle daha önce Turgenyev okumadıysanız kesinlikle okumanızı tüm kitaplarını okumayı düşünüyorsanız da Babalar ve Oğullar’ı biraz daha sonlara bırakmanızı öneririm zira benim gibi önce Babalar ve Oğullar’ı okursanız beklentiniz büyüyebilir :) 207 sayfalık kitabın nasıl oldu da ilk 40 sayfası bu kitap bitmeyecek dedirtirken geri kalanı 2 gün içerisinde bitti İnanın anlayamadım. İlk 40 sayfayı atlattığınızda sizi oldukça sürükleyici bir hikaye ufkunuzu açacak diyaloglar bekliyor :) Turgenyev’in aristokrat ve burjuvazi Rusya’sına yaptığı ağır eleştirilere kendinizi şimdiden hazırlayın çünkü yazar biraz sivri dilli diyebiliriz :) İçerisinde sadece bir adamın aşkının anlatılmadığını idrak edip düşünerek okuyabilirseniz gerçekten etkileyici bir eser. Evet dürüst olmak gerekirse bana göre bir Babalar ve Oğullar değil ama Turgenyev kitapları ve karakterleri nasıl oluyorsa insanın içine işliyor ve kafasına kazınıyor bu yüzden bu kitaptan da bambaşka bir keyif aldığımı söylemeliyim :) Rus Edebiyatının verdiği keyif gerçekten paha biçilemez bu keyifi yaşamanız dileğiyle.. Mutlu okumalar :))
212 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Hayatta ne plan yaparsanız yapın. Hepsi bir DUMAN gibi dağılıp gidecektir. Bu romanda tam da bunu seriyor önümüze Turgenyev...
Akıcı ve okunası, güzel bir kitap...
212 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Turgenyev gibi büyük yazarlar hiçbir zaman yazmaktan tamamen kopmazlar elbette ve o da öyle yaptı. Babalar ve Oğullar’dan beş yıl sonra, yani 1867’de kendisini eleştirenlere yanıt verircesine Duman romanını çıkardı. Rus karakterinin kararsızlığını ve bir sonuca varamayışını anlattığı Duman, hemen tüm çevrelerce acımasızca eleştirildi. Hatta bu eleştiri korosunun içinde Dostoyevski de vardı.
İlk etapta romanın konusu, bir adamın iki kadınla yaşadığı kararsız bir ilişkinin onda bıraktığı etki gibi görülse de, asıl mesele bambaşkadır. Turgenyev Duman’da, Rusya’ya Avrupa’dan bakarak hem aristokrat çevreyi hem de aydınları eleştirir. Uzun süre tartışılan bu kitap, Turgenyev ile Dostoyevski arasındaki çatışmanın yansımalarından biri olma özelliği de taşır. Dostoyevski belki de, kitabın ilk sayfalarında tarif edilen Bambayev’in kendisi olduğunu düşünmüştür: “Hep beş parasızdı. Hep bir şeyden heyecanlanmış bir hali vardı. Amaçsız, ereksiz, ama geçtiği yerde gürültülü iz bırakarak boyuna dolaşan tiplerden biriydi.” Kumar tutkusu ve şansızlığı yüzünden hep beş parasız olduğu düşünülürse, bahsedilen kişinin kendisi olma ihtimalini düşünmekte pek de haksız sayılmazmış Dostoyevski.
Turgenyev’in Avrupa düşüncesine ve kültürüne olan hayranlığı bilinen bir şeydi. Onun bu yönü de en büyük eleştiri konusuydu. Dumanromanında da Avrupa düşünce yapısı ve kültürü uzun konuşmalarda verilir. 
Duman’ı Turgenyev’in diğer kitaplarından ayıran en önemli etken, beraberinde getirdiği tartışmalardır. Duman sadece bir roman olarak değil, aynı zamanda Rus aydın çevrelerinin panoramasını sunan bir kitap olarak da okunabilir.
güncelliğini kaybetmeyen romanlarından biri.. Roman 1861 toprak reformundan sonra yaşanan belirsizlik ve umutsuzluğun Rusların toplumsal hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor. Bir yanda toprak köleliğinden kurtulan köylüler, diğer yanda gerici toprak sahipleri ve devrimci demokratlar arasındaki çekişmeler.. Turgenyev'e göre bu, "duman"lı bir ortam.. Roman kahramanı Litvinof ise bu ortamda yaklaşan sonunun getirdiği yeni hayata doğru yola çıkıyor ve bir türlü düzelmeyen hayatına dair sorduğu soruların cevabını arıyor. Döneminin Rus taşra yaşantısının gerçeklerine Litvinof üzerinden ışık tutmuş Turgenyev.. İlk tercüme olması alışık olmayanlar için kitaba yoğunlaşmayı biraz zorlaştırıyor. Yine de konu bakımından okunmaya değer..
212 syf.
·2 günde·9/10
Babalar ve Oğullar ünlü romanı olsa da önce onu okumuş biri olarak Duman bir kaç tık üste çıkar. Her insan okuduğundan ayrı hazlar duyar. Duman benim ruhumu sarıp derinlere çeken muhteşem bir öyküydü. Her sığ sulara alışık, insanların tat alabileceği bir roman olmayabilir çünkü sığ sularda ayağına çamur bulaşır, derinler dingin ve temiz berrak bir gerçektir. Ve günümüz insanları gerçeği bir sanrı ile perdelediğinden görmekten sorgulamaktan ve aşksa yaşamaktan korkarlar.
Yaşam felsefesi dünyaya bakışın engin açısı sorgulamanıza olanak sağlayacak. Bunun yanında tutkulu bir aşka entrika ve ihanete şahit olacaksınız.
Ne de olsa günümüz dünyasının üç atlısıdır aşk ihanet ve gurur!
106 galiba okunma sayısı mantar gibi türeyen edebi dilden yoksun yazarlar kadar okunmaması seçimlerin sandığa yansıyan sonuçlarını bir gerçekle yüzümüze çarpmakta...
212 syf.
·6 günde·8/10
Turgenyev'in romanlarının bittiği gün  sadece biten kitabı düşünmeye başlıyorsunuz. Beyninizi ele geçiriyor ve sadece o roman kalıyor aklınızda. Ham Toprak'ı okuduğumda böyle hisssetmiştim ve Duman'da aynı çizgiyi devam ettiriyor.

Bildiğimiz kitaplar gibi düz bir zaman çizgisinde ilerlemiyor roman, arada yapılan geçmişe dönüşlerle her karakter daha net bir şekilde gözler önüne seriliyor. Beş sayfa önce hiçbir şey ifade etmeyen İrina beş sayfa sonra Litvinov için hayati bir karakter olarak yer alıyor

Duman Rus burjuvasını küçümsemek içün yazılmış bir roman ancak kesinlikle sadece bundan ibaret değil.

İrina sanırım Rus romanlarında kötü karakter olmaya mahkum olan kadınlardan biri. Ben onu en çok Beyaz Geceler'deki Nastenka'ya benzettim. Tam olarak kızıp sinirlenemediğiniz zaafınız olan insanlar gibi Litvinov'da asla tam olaeak küsmedi ve kızmadı İrina'ya...

SPOİLER!!!!!!

Kitabın sonunda Litvinov trende giderken her şeyin geride kaldığını ve aslında o kadar büyütülen şeylerin -zenginliğin, siyasetin, söz sahibi olmanın hatta tutkunun bile-  bir dumandan ibaret olduğunu fark ediyor.

Rus romanları genellikle mutsuz sonlarla biter ancak bu roman ne tam mutlu ne de tam mutsuz bitti. Karakterler bir süre mutsuz olduktan sonra mutlu olmayı hak ettiler bence yazarın gözünde. Tabi ki İrina hariç.
212 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aşkın boyunduruğu altında geçen yaşamın neler getirebileceği,daha da önemlisi bizden neler götürebileceği Rus Edebiyatı'na has bir şekilde anlatılmış. Kitabı okurken İrina'yı merak etmemek, ona aşık olmamak elde değil. Özellikle
Kürk Mantolu Madonna'yı seven arkadaşların bu kitabı da seveceklerine eminim.
212 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
1867 yılından; dönemin Rusyasını eleştiren ve kimileri cins kimileride latif olan cins'i latiflerin arasında kalmış bir hayattan kesit sunmuş yazar...
Kötüden iyiye doğru, asla iyinin yolundan geçerek varamazsın; iyiye ancak kötünün yolundan varılır ve zehir de tıpta bazen yararlıdır.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İçimde, insanlardan kaçma, kabuğuma çekilme isteği var. Her şey gözüme çok çirkin görünüyor.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 128 - Yordam Edebiyat, Hasan Ali Ediz
Dürüst bir insan nerede ve hangi koşullar altında olursa olsun inançlarını savunur. Öyle değil mi?
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 69 - İş Bankası
Bütün bu döküntülerin, çöplerin altından bir damlacık olsun canlılık çıksaydı bari! Bütün bu kafaları, bu ruhları nasıl bir köhnelik, gereksiz saçmalıklar, ne kötü anlamsızlıklar doldurmuştu.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 117 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duman
Baskı tarihi:
30 Ocak 2004
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753853246
Kitabın türü:
Çeviri:
Soner Yılmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Duman
Duman
Duman
Gerçekle şiir, gözlemle düşsel bilgiyi harmanlayan Turgenyev, yazınsal kurgusu ve sanatsal estetiğiyle Rusya'nın en iyi yazarlarından biri olmaya hak kazanmıştır; hatta bir söylentiye göre, Çar II. Aleksandr, onun yazdıklarından o kadar etkilenmiştir ki, tahta çıktığında, köleliği kaldırmıştır.

Yazınsal malzemesini ülkesinin çöken sınıflarından devşiren yazar, bu yazıyla Devrim öncesine de bir ayna tutmuştur.

Duman adlı bu yapıtında ise, yurdundan uzak bir delikanlının savruluşlarını, hüznünü ve arınmasını öyküler; aşk dostluk gibi değerleri sorğular, sıcak bir Çehov havasıyla yanıtlar arar...

Kitabı okuyanlar 130 okur

  • Ufuk Yıldız

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%2 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0