Adı:
Duman
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759657843
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Aslı Yayınları
Baskılar:
Duman
Duman
Duman
Duman
Duman
Duman
268 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
#spoiler icerebilir.
Uzun zamandır böyle bir metcezirli bir aşk'a rastlamamistim..iyi de oldu, unutmuşuz insanların deli gibi birbirlerine duydugunu tutku hikayelerini. ....TURGENYEV nazik bir yazar benim gözümde ,kibar bir adam besbelli ..ilk kez okudum başka bir kitabı elime geçer mi ?bilmiyorum ,peşinden gidermiyim şimdilik muamma ama "Duman"ı sevdim o tartışılmaz ..Litvinon karakteri çaresiz aşkının dışında ülkesini hep ileriye taşımayı hedefleyeren bir delikanlı. Hayalleri var ,sanırım bu karakter yazarın kendisiyle bağdaşıyor ..çünkü onun da hayatına baktığınızda almanya da eğitim aldığını ve batı dünyasındaki esitlik-özgürlük rüzgarını Moskova ya taşımak istediğini görüyoruz ...ki bu çarlık rusyasinda ne fena bir düşünce :)
Sevgili irinaya gelince iyimi kötümü siz okuyunca karar vereceksiniz ..irina güçlü bir kadın ,önce şartlara boyun eğen ama toyluk dönemi geçtikten sonra dunyayi parmaginda oynatabilecek bir yetenege yani özguvene ,güzelliğinin yanında akla da sahip bir karekter ..
Bir masal gibi okunmalı bence "Duman ".ben keyif alarak okudum ..zaman zaman "ah oldumu bu şimdi ?" Diyerek dizime vurmuşlugumda var :)

Kalbimizden sevginin eksik olmaması dilegiyle iyi okumalar ...
212 syf.
·3 günde·7/10
Mevzu Rus Edebiyatı olunca hikaye içinde yazarın bazen hafiften, bazen de gözümüzün içine sokarcasına ideolojik düşüncelerini aktardığı eserler bekliyorum. Zaten bu yüzden çok seviyorum.

Turgenyev de bu kitabında kendi fikirlerini Potugin karakteriyle vermiş. Duygusal ilişkilerini de Litvinov ve İrina ile. Yani anlayacağınız üzere bir Rus eserini anlamanın yolu yazarını tanımaktan geçer. Peki kimdir Turgenyev?

Toprak sahibi zengin bir aileden gelen soylu bir adam. Ama bu durum onunla sıradan insanların arasına engel koymamış. Çalışanlarıyla, köylüyle rahat münasebetleri neticesinde yaptığı gözlemlerini eserlerine yansıtmış. Nitekim Duman'ında da toprak mülkiyeti meselesiyle ilgili ara ara göndermeler bulacaksınız pek doyurucu olmasa da. Çünkü sadece toprak reformundan sonra oluşan belirsizliği aktarmış. Baş karakterimiz Litvinov da babası öldükten sonra toprakların başına geçer. Turgenyev ise annesi öldükten sonra geçmiştir.

Eski aşkı İrina'yla karşılaştıktan sonra içindeki alev yeniden parlar Litvinov'un. Ancak kendisi nişanlı, İrina ise evlidir. Yasak bir aşk söz konusudur tıpkı Turgenyev'in yaşadığı gibi. Turgenyev sakin ve mantığıyla hareket eden bir adam ve burada da Litvinov'a oğlum sakin, kalıbının adamı ol der gibi bir yol çizdirme uğraşında. Litvinov'u bırakıp İrina'ya geçtiğimzde ise uçarı, serseri ruhlu bir kadın İrina. Soylu bir sınıfa mensup. Turgenyev kendi özelliklerini karakterlere bölüştürmüş. İrina da soylu olmasına rağmen sıradan insanla münasebeti kesmemiş rahat bir kadın. Zaten bunun bunalımını fazlasıyla yaşıyor, yani kendini sınıfına ait hissedememenin.

Kitaba genel olarak bakarsak; hızlı bir başlangıçla siyasi meselelere dalıyor yazar. Bu kısımda genelde Potugin'i görüyoruz. Yani anlayacağınız üzere liberal görüşleri olan batıcı bir adam var karşınızda. Liboşluğu sevmesem de bu meseleleri sevdiğimden dedim ki güzel kitap tam benlik. Ama ne oluyor piyasaya İrina çıkıyor ve kitap ikinci sınıf bir aşk hikayesine dönüşüyor. Aşk meselesini küçümsediğimden değil ama yani koskoca Turgenyev'sin, Dostoyevski ve Tolstoy'la kıyaslanan adamsın. Cümlelerde derinlik arıyor insan ama yok. Bugünkü çakma aşk yazarlarını aratmayacak cinsten. Belki de beklentimin yüksek olmasından böyle sitem ediyorum ama bana basit geldi. Halbuki gerçek hayatında bizzat yaşadığın duygular bunlar Turgenyev. Sonra niye Dostoyevski'yi seviyorsun? Hiç çabalamıyorsun sen de gülüm!

Sonlara doğru hareket gelse de kitaba, bitiveriyor hikaye :)

Değinmem gereken birkaç mevzu daha var: Soylu sınıf açıkça alaya alınmış, görgüsüzlükleri de ön plana çıkarılmış. Sürekli Fransızca diyaloglarla karşılaşıyoruz. Fransızca konuşmak soyluluk göstergesinden ziyade bir gösteriş budalalığına dönüşmüş. Rusya bazı meselelerde ne kadar da Türkiye'ye benziyor!

Sonuç olarak Turgenyev sizi dumanaltı etmeyecek, sigaranızdan iki fırt duman almışçasına bir etki bırakacak.
212 syf.
·Beğendi·10/10
Epey bir aradan sonra Turgenyev'den bir eser daha okumaya karar verdim ve olağanüstü Duman'ını okuma şansına ulaştım. O zamanlar bu roman pek kabul görmemiş ve yayınlanmasından bu yana yüz elli yıldır itibarı iade edilmiş gibi pek görünmüyor. Çağdaş düşmanlığın nedenlerini araştırmak zorunda kalmayan biri var: Turgenyev, Duman’da yurttaşlarına ölümcül ve alaycı bir gözle saldırıyor ve Rus toplumunun herhangi bir kesimini veya ögesini ayırmıyor. Bu eser, hayal kırıklığına uğramış bir erkek hakkında bir çalışmadır ve düşmanlarının yanı sıra arkadaşlarının da çeşitli düşmanlık derecelerinde reaksiyona girmesi hiç şaşırtıcı gelmeyecektir. Görünüşe göre Dostoyevski ile giriştiği bir kişisel münakaşa bunun bir örneğidir.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Genç bir adam olan Litvinov, birkaç yıl Batı tarım yöntemleri üzerine çalışarak Rusya'ya geri dönüyor. Kısa süre kalmak için durduğu Baden-Baden'deki nişanlısı Tatyana ile görüşür. Açıkçası 1860'lı yıllarda Ruslar için popüler bir yer olan Baden'de, hem radikal hem de aristokrat gruplarla karşılaşır. Öte yandan, gençliğinde sevdiği, zengin bir akrabası vesilesiyle onu terk eden İrina adlı genç bir kadınla görüşüyor. İrina, daha sonra bir generalle evlenmiş ve Rus aristokrat çevrelerinde yoluna devam etmiştir. İrina’nın teşvikiyle Litvinov ona tekrar aşık olur ve Tatyana'ya onunla evlenemeyeceğini söyler. Ancak, son dakikada İrina kaçmayı reddeder. Litvinov Rusya'ya geri döner ve işleriyle teselli bulur. Oldukça güzel ve açık bir mutlu sonda, Tatyana'ya döner ve pişmanlığını kabul eder.
Bu özet sizi yanıltmamalıdır. Dediğim gibi, bu kitaptaki iyi bir bölümüdür. Litvinov'un Baden'de karşılaştığı hem radikal hem de aristokratik çevrelerin son derece hicivsel gözlemine dair birçok şeye yer verilir. Her iki kesim de aptal, bencil, saplantılı, yıkıcı, kibirli ve küstah olarak gösterilir. Turgenyev'in gazabından kaçan yalnızca Tatyana ve Potugin karakterleridir. Potugin, bir şekilde Turgenyev'in karakteristik "başarısızlık kahramanları"’nın bir örneğidir, farklı birisidir ve anlatımın çoğunu Rus toplumu, sanat, Kültür, siyaset oluşturur. Avrupalılar adına konuşur ve Dostoyevski'nin mistik Slavofilizmi ile bu tür görüşleri son derece rahatsız edici bulacağı hiç te şaşırtıcı değildir (Tolstoy gibi, hatta Herzen'in de bazı sorunları olmuştur). Kitapta Turgenyev radikallere saldırırken (ve tamamen onların ikiyüzlü ve riyakar olduklarını gösterirken) soylulukla da savaşıyor. Dolayısıyla bu analiz beni pek ikna edici olmamıştır. Umudunu kaybetmiş birinin eseri olarak bana çok daha fazla hissettiriyor. Hiç kuşkusuz her zaman Turgenyev'in yazdıklarında bir karanlık taraf vardır, ancak şimdiye kadar olduğu gibi bu kadar şiddetli hiciv ışığında ortaya çıkmamıştır.
212 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Tadı hâlâ damağımda. Çok çok ustaca yazıldığı besbelli. Teferruatların hepsi gözler önünde. O kadar ki unutulmaz. İz bırakan tuhaf bir tadı var.
212 syf.
·3 günde
Başlarda biraz sıksada, sonrasında bunu telafi etmiş yazar. Rusların yer yer yerildiği, burjuvazinin ve aristokrasinin çirkinliklerinin resmedildiği bir kitap okuyacaksınız.
Bu arada Rusların yerildikleri noktaların, bize benzerlikleri dikkatimi çekti nedense.
Milletimizi okuyormuş gibi telakki ettim bi an...
Gelelim içeriğe: Bir zamanlar sevdiği kız tarafından yüzüstü bırakılan gencin, yıllar sonra bu kızla yolları tekrardan kesişir. Kız evlidir, erkek nişanlı o sırada. Kızla bi kaç kere karşılaşıp, sohbet eden genç, ona olan duygularının tekrar ortaya çıkmasıyla istemediği bir durumla karşı karşıya kalır.
Bi tarafta aşkı bi tarafta nişanlısı..
Daha önce yüzüstü bırakan kızla sözleşir ve nişanlısından ayrılır beyimiz. Ayrılır ayrılmasına fakat olaylar istediği gibi şekillenmez.
Tavsiye ederekten:
Keyifli okumalar...
212 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitaba başladığımda yazarın uzun uzun kullandığı Rusça isimlerden, sık sık yapılan başka dilde alıntılar ve çevirilerinden ve o dönemin konularından hiçbirşey anlamadığım için bırakmayı düşünmüştüm. Okumaya devam ettim ve klasik olmakla birlikte ders verici güzel bir aşk hikayesi ortaya çıktı. Aşkta köle olan tarafın yaşadıklarını çok güzel anlatmış. Aşkın hissettirdikleri ile beraberinde getirdiği zayıflıkları... 'Sonunda hep aşk kazanır' diyemeyeceğimizin kanıtı.En beğendiğim yönü ise kitabın bütün karakterlerinin hayatlarından çeşitli yönlerde birçok bakımından ders alabileceğiniz bir kitap.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum ilk eseri.
Çok beğendim oldukça politik, mizahsen zengin, tasvir ve betimlemeler ile güçlü bir eser.
Karakterlerin çok yönlülüğü ile her birini kendi içlerinde oldukça sevdim. İnsan doğasının analizlerini, yazarın akılcılık ile bu denli eşsizlik sağlabilmesine hayran kaldım. Diğer eserlerinide okumayı istiyorum.
Konumuz itibariyle Rus toplumun iyileşmeyi redden bir hasta oluşunu gözler önüne seriyor yazarımız. Toprak köleliği kalkmış, halk bir nebze bile olsa daha iyi olması beklenirken tam tersi soyluluk çabası, bireyciliğin ön planda olması, ahlaki toplumsal değerlerin hiçe sayılması, bireylerin kendilerini kapatmalarını gözler önüne seriyor eserimiz, bununla beraber bir aşk hikayesini görüyoruz. Aşkın bireysel emeller ve değerler ile çelişkisi oldukça iyi işlenmiş.
Ve özellikle belirtmeden geçemeyeceğim çok severek okuduğum Beyaz Zambaklar Ülkesi'nde söz konusu olan Rus toplumunun hastalığını daha iyi anladım. Öyle bir halk ki vaktinde kendilerini yönetmeleri için farklı milletlerden ve yerlerden yöneticiler isteyen, toprağı işlerken faydadan çok zarara sebebiyet veren, ilişkilerin çoğunlukla sözde ve gösterişe dayalı olduğunun ispatı niteliğinde. Dünya ve insanlık tarihinde bu kadar çok var olup, coğrafyanın kaderini yaşamaya mecbur kalan bir millet ve buna rağmen çok büyük sanatçı, edebiyatçı ve bilim insanı çıkarabilmeleri takdire şayan...
212 syf.
·5 günde·9/10
Burjuvaziye baş kaldıran şahane yazar Turgenyev.. Aslında akşam kitabın yazıldığı Rusya’yı dönemin siyasetini ve toplum yapısını inceledikten sonra yazacağım inceleme Eminim daha oturaklı olacaktı ama elbette dayanamadım :) Öncelikle daha önce Turgenyev okumadıysanız kesinlikle okumanızı tüm kitaplarını okumayı düşünüyorsanız da Babalar ve Oğullar’ı biraz daha sonlara bırakmanızı öneririm zira benim gibi önce Babalar ve Oğullar’ı okursanız beklentiniz büyüyebilir :) 207 sayfalık kitabın nasıl oldu da ilk 40 sayfası bu kitap bitmeyecek dedirtirken geri kalanı 2 gün içerisinde bitti İnanın anlayamadım. İlk 40 sayfayı atlattığınızda sizi oldukça sürükleyici bir hikaye ufkunuzu açacak diyaloglar bekliyor :) Turgenyev’in aristokrat ve burjuvazi Rusya’sına yaptığı ağır eleştirilere kendinizi şimdiden hazırlayın çünkü yazar biraz sivri dilli diyebiliriz :) İçerisinde sadece bir adamın aşkının anlatılmadığını idrak edip düşünerek okuyabilirseniz gerçekten etkileyici bir eser. Evet dürüst olmak gerekirse bana göre bir Babalar ve Oğullar değil ama Turgenyev kitapları ve karakterleri nasıl oluyorsa insanın içine işliyor ve kafasına kazınıyor bu yüzden bu kitaptan da bambaşka bir keyif aldığımı söylemeliyim :) Rus Edebiyatının verdiği keyif gerçekten paha biçilemez bu keyifi yaşamanız dileğiyle.. Mutlu okumalar :))
212 syf.
·2 günde·9/10
Babalar ve Oğullar ünlü romanı olsa da önce onu okumuş biri olarak Duman bir kaç tık üste çıkar. Her insan okuduğundan ayrı hazlar duyar. Duman benim ruhumu sarıp derinlere çeken muhteşem bir öyküydü. Her sığ sulara alışık, insanların tat alabileceği bir roman olmayabilir çünkü sığ sularda ayağına çamur bulaşır, derinler dingin ve temiz berrak bir gerçektir. Ve günümüz insanları gerçeği bir sanrı ile perdelediğinden görmekten sorgulamaktan ve aşksa yaşamaktan korkarlar.
Yaşam felsefesi dünyaya bakışın engin açısı sorgulamanıza olanak sağlayacak. Bunun yanında tutkulu bir aşka entrika ve ihanete şahit olacaksınız.
Ne de olsa günümüz dünyasının üç atlısıdır aşk ihanet ve gurur!
106 galiba okunma sayısı mantar gibi türeyen edebi dilden yoksun yazarlar kadar okunmaması seçimlerin sandığa yansıyan sonuçlarını bir gerçekle yüzümüze çarpmakta...
207 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Zaten yazarın Babalar ve Oğullar adlı yapıtı okuduğum yıl; okuduklarım arasında en beğendiğim ilk beş içindeydi. Yazarın, okuduğum ilk yapıtı beni başka bir kitabını okumaya teşvik etmişti, yazarın diğer kitaplarını göz açıp kapayıncaya kadar kontrol ettikten sonra bu kitabını almaya karar vermiştim. Kitabın arka kapak yazısında yazarın sivri yergi dilini – yine - sektirmeden kullandığına ilişkin benzer şeyler belirtiliyordu. Yazarın kitabının elimin altında olması okumaya başlamam için beni teşvik ediyordu. Nihayet kitabı okuyup bitirdim sonunda. - Sonunda diyorum çünkü vardır böyle yazarlar bilirsiniz, bir an önce okumadığınız da kayıtsız kalmış hissedip rahatsız olursunuz. - Yazar, okuru, romantik bir gönül ilişkisi üzerinden aristokrat çevreye sokup çıkarıyor, hicivlerini ele aldığı karakterler üzerinden bir güzel sıralıyor. Yazar, Rusya'nın geleceği mevzusunu Rus elit sınıfını ele alarak aktarıyor. Yazarın en sevdiğim yönü gerçeğin sözcüsü olması. Tıpkı her dönem okunmayı hak etmiş başka yazarlar gibi.
212 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Hayatta ne plan yaparsanız yapın. Hepsi bir DUMAN gibi dağılıp gidecektir. Bu romanda tam da bunu seriyor önümüze Turgenyev...
Akıcı ve okunası, güzel bir kitap...
212 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Duman, duman" diye mırıldandı birkaç kez. Ansızın her şey dumanmış gibi geldi ona; her şey, kendi hayatı, Rus hayatı, genelde insan hayatı; özellikle de Rus hayatı... "Her şey duman ve buhar" diye geçirdi içinden. Her şey sürekli değişiyordu, sürekli yeni biçimlere bürünüyor, olaylar büyük bir hızla birbirinin ardı sıra koşuyor ve her şey iz bırakmadan, ama sonuca da varmadan yok oluyordu.


Rus edebiyatı için Dostoyevski'den, Tolstoy'dan hiç de aşağı kalır bir yanı olmayan Ivan Sergeyeviç Turgenyev, bu romanında Batıcı bir yaklaşımla Rus aristokrasisine, Batı düşmanı olan Rus insanlarına karşı eleştiriyi baş konu almış, felsefik bir tavırla başlayan romanını daha sonra aşk romanına dönüştürerek İrina adlı bir kıza aşık olan Litvinov'un ilişkisindeki medcezirleri kaydediyor. Aşk romanı dediysek de sadece aşka dair değil hayatın her cilvesine dair olaylar çok güzel bir şekilde yansıtılmış, Rus aristokrasisinin, Slavofilinin, Batıcısının, yerlisinin portresi de çok iyi bir şekilde çizilmiş bir eser.


Daha önceden Babalar ve Oğullar'ını okuduğum ve çok beğendiğim bu yazarın , bu kitabını okumaya başladığımda ilk sayfalarda beklediğim etkiyi alamasam da daha sonra olayların da yavaş yavaş ateşlenmesiyle kitabın yine boş bir kitap olmadığını anladım.

Zaman zaman kendi düşüncelerime benzer düşünceleri, yaşadığım şeylere çok yakın yaşanan olayları, bu olaylar yaşanırken cümlelerin neredeyse benim de kurduğum ve bana karşı kurulan cümlelerle aynı olduğunu görünce çok şaşırdım. Sanki benim hayatımı anlatıyor diye iç geçirdim sürekli. Kütüphanede şans eseri elime alıp okumaya başladığım bu kitabın şimdiye kadar okuduklarım arasında benim hayatıma da dair birçok izlenim yaptığım, Litvinov'un hayatından kendi hayatıma birçok çıkarım yaptığım tek kitap olduğunu, deyim yerindeyse benim romanım olduğunu söyleyebilirim.

Ben bunları anlatırken kitap, şiddetle önerebileceğim kitaplar arasına çoktan girdi bile. :)
Kötüden iyiye doğru, asla iyinin yolundan geçerek varamazsın; iyiye ancak kötünün yolundan varılır ve zehir de tıpta bazen yararlıdır.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duman
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759657843
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Aslı Yayınları
Baskılar:
Duman
Duman
Duman
Duman
Duman
Duman

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0