Adı:
Dune'un Kafirleri
Alt başlık:
Dune dizisinin 5. Kitabı
Baskı tarihi:
1 Ocak 2002
Sayfa sayısı:
688
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756557310
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heretics of Dune
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sarmal Yayınları
Baskılar:
Dune Sapkınları
Dune Sapkınları
Dune
Heretics of Dune
"Yok-gemûerin varlığı, misillemeyle karşüaşmaksızın tüm gezegenleri yok etme olanağı yarattı.Gezegenin üzerine büyük bir nesne, bir asteroid ya da ona denk bir şey gönderilir. Ya da insanlar cinsel yıkımlarla birbirine düşürülür ve sonra da birbirlerini yok etmek üzere süahlandınhr. Şerefli Analar bu ikinci yolu tercih ediyor gibi görünüyorlar."Bene Gesserit AnaliziFrank Herbert'in on iki milyondan fazla satan muhteşem DÜNE serisi, insanoğlunun hayal gücünün büyük başarıları arasındadır. Bir mesih efsanesi olan DÜNE, liderleri niçin sorgusuz sualsiz izlediğimizi anlatır.
627 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir ay içinde okuduğum, serinin beşinci kitabı da bitti. Dune Sapkınları benim için farklı bir serüven oldu. Önce biraz konudan sonra da fikirlerimden bahsedeceğim.
Kitabın girişinde Frank Herbert'in ve Brian Herbert'in önsözü ile başlıyoruz okumaya. Frank sadece Dune aşamalarından bahsetse de Brian daha açıklayıcı bir önsöz yazmıştı. Klasik Dune serisinin beşinci kitabını yazma sürecinin Frank Herbert için zor geçme nedeni olan Beverly Herbert'e (Frank'in eşi) 1974'te akciğer kanseri teşhisi konulmasından da bahsetmiş Brian. 1983'de babası ile telefonlaşmasına, seriyi yazma süreci ile ilgili sohbetlerine de değinmiş

Gelelim konuya,
Leto'nun 3500 yıllık hükümdarlığının sonlanmasının üstünden 1500 yıl geçmiştir. Ancak Altın Yol sona ermemiştir. Leto'nun farkındalık incileri evrenin her yerine yayılmış, baharat stoğu hâlâ bir sır olarak kalmış ve Dağılış döneminde milyonlarca insan medeniyeti terk etmiştir.
Dune; Leto ile Arrakis'e ve şimdi de Rakis'e dönüşmüştür. Yeniden çöllenmiş ve kumsolucanları da ölmeye başlamıştır.
Bir de bunlar yetmezmiş gibi Rakis'te Sheeana adında bir kız ortaya çıkmış ve kum solucanlarını kontrol etmesiyle dikkatleri üzerine çekmiştir.
Rahibeler Birliği ve Bene Gesseritler gizli kalmakla açığa çıkmak arasında seçim yapma yoluna gitmiş ama karşılarına bir de Dağılış sonrası gidip yeniden dönen Saygın Ana'lar geçmiştir! 1. Leto ile benzerliğiyle dikkat çeken Başar'ımız Miles Teg ve Rahibe Ana'ların onunla ilgili plânları da akılları gittikçe karıştırmıştır. Her şeyin sonunda, Altın Yol kabul edilip insanlık kurtarılacak mıdır yoksa Leto'nun Bene Gesserit ve Dune kehanetleri gerçek mi olacaktır?

Serinin beşinci kitap konusu bu şekilde dostlar. Şimdi de gelelim kısa kısa açıklamalarla benim fikirlerime.
Brian'ın da bahsettiği gibi aslında Dune Sapkınları, yeni bir üçlemenin ilk kitabı olacaktı. Bu nedenle de seri diğer dört kitaptan bağımsız bir şekilde ilerliyor. Yeni karakterler, yeni yerler ve yeni detaylar ekleniyor kitaba. Bu yüzden ben okurken biraz zorlandım. Sanki elimde yepyeni bir kitap vardı...

Tleilaxlılar seride büyük yer buldu bu kez. Onların gizli akslotl tanklarının ve Duncan üretme sırlarının detaylarını okuyunca çok şaşırdım. Yüz Dansçıları da üstüne konuşulacak şeyler yaparak okuyucuya biz de burdayız ve serinin ilk kitabından beri bu zamanları bekliyoruzu hissettirdi bence. Duncan'ın yaşadıkları bir türlü bitmedi neye üzülsem bilemedim resmen! (Üzümlü kekim Idaho bu kadar acıya nasıl dayandın!) Onun anılarında kalan, eski karakterlerin isimlerini kısa da olsa okumak bile beni mutlu etti. Sanırım onlara çok alıştığım için eksikliklerini hissettim hep.

Dördüncü kitapla artan kadın egemenliği, Dune Sapkınları ile daha da artmıştı. Rahibe Ana'lar, Tleilaxlı karakterler ve hatta Leto'nun kehanetlerinde bahsettiği Şeyh Hulud'un kızı da bu duruma güzel örnekler oldu. Siona'nın soyundan olanların kahinlerce görünmemesi de seride kendine yine yer bulmuştu. Leto'nun tahminleri, geleceğe dair cümleleri geçti aklımdan bu bölümlerde.

Yok-gemiler, Leto'nun Balıklarla Konuşanlar'ının bürokrasi hataları, kurulan yanlış ittifaklar, kum solucanlarının akıbeti, geçen yıllar sonunda her şeyi göze alıp Tiran olmayı kabullenen Leto'nun kehanetlerinin yaşayanlara etkileri ile geçen bir kitap vardı elimde. Beni zorladı evet ama Herbert'in yapmak istediği şeyin ne olduğunun farkındayım. Evrenin uçsuz bucaksız olması, karakterlerin de her kitapta artmasına neden oluyor ne de olsa...

Diğer dört kitaptan bağımsız, yeni bir kitaptı benim için Dune Sapkınları. Son kitaba geçerken aklımda birçok soru işareti bıraktı. Önemli olan Herbert zekâsıydı yine ve bu nedenle son kitabı okumayı merakla bekliyorum. Bakalım yeni serüvende okuyucuyu nelerle tanıştıracak Herbert!
627 syf.
·8 günde·10/10 puan
Dune serisinin yavaş yavaş sonuna gelirken serinin 5. Kitabı Dune Sapkınları seride en beğendiğim ikinci kitap oldu. Kitabı İthaki yayınlarından okudum toplam 627 sayfadan oluşuyor.
Tanrı imparator Leto’nun ölümünden sonra Arrakis’e yeni adıyla Rakis’e yayılan kumalabalıkları iklim değişimini durdurmuş ve gezegen eski haline dönmeye başlamıştır. Bununla birlikte kum solucanları da geri gelmiş baharat üretimi tekrar başlamıştır. Güç dengeleri tamamen değişmiş insanlar evrenin her yerine göç etmiş hatta bazıları geri dönmüştür. Baharat bağımlılığını kıran Ixliler, seyrüseferciler yerine geçebilecek bir makine üretmişlerdir. Bu bütün güç dengelerini değiştirmiştir. Kendilerine Saygın analar diyen bir topluluk giderek güçlenmektedir.

Dune serisi boyunca kadınların gücünü her zaman hissetmişizdir. Ancak bu kitap zirve olmuş. Artık evrende kadınlar çok daha güçlü konumdalar. Tanrı imparatorun düşüşünden binlerce yıl sonrası anlatıldığından tanıdığımız karakterler çoktan ölmüş durumda. Demirbaşımız Duncan Idaho yine kilit bir konumda bulunuyor. Rakis’te solucanları kontrol edebilen bir kız ortaya çıktığında işler biraz daha karışıyor.

Dune Sapkınları diğer kitaplara göre daha fazla aksiyon içeriyor. Bu da okuş hızınıza olumlu bir katkı sağlıyor. Son kitapla seriyi noktalayıp merakla filmi bekleyeceğim.
600 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Önce genel olarak seriden bahsetmek istiyorum, çünkü, diğerleri üzerine inceleme yazmamıştım ; felsefe, din, siyaset, ekonomi, galaktik güç dengeleri, kehanetler...Ne ararsan var bu seride :) Bilimkurgu severlerin okuması gerektiğini ve okuyanı kesinlikle hayran bırakacağını düşündüğüm, Frank Herbert tarafından 6 kitap olarak yazılmış seri Dune... (not: sonradan Frank Herbert'in oğlu 2 devam niteliğinde kitap daha çıkarmış, etti 8)

Peki Frank Herbert'in kitabı yazış amacı neydi ? Bunu kendisi de dile getiriyor zaten ; "mesih" mitini araştırmak, siyaset ve ekonomi arkasındaki ilişkiyi irdelemek, kehanet ve tuzaklar üzerine bir inceleme yapmak. "Başarılı olmuş mu ?" sorusunun cevabını da sanırım bu kadar popüler olması ile veriyor...

5. kitap digerlerine göre biraz farklı II.Leto sonrası değişen güç dengelerini gösteren, geçiş niteliğinde bir kitap olmuş, yine elimden bırakamadan bir solukta okudum...Bu arada belirteyim ; bu yıl, başrollerini Timoothe ve Zendaya'nın oynadığı ilk serinin filmi çıktı, henüz Türkiye'de pandemiden dolayı girmedi vizyona, açıkçası merak ediyorum 1984 yapımı olan gibi batırmamışlardır umarım :)
304 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitabın kapağı bana Yıldız Savaşlarını hatırlattı. Nasıl mı ?
Kitabın kapağını gördüğüm ana kadar Şeyh Hulud' u yıldız savaşlarındaki Prenses Leia' yı esir tutan Jabba görüntüsünde hayal ettiğimi fark ettim. Görüldüğü üzere kapağı tasarlayanın fikirleri daha farklı.

Böylece Şeyh Hulud neye benzer sorularına da bir nokta konur.

Serinin bu kitabında Bene Gesserit rahibleri ve Bene Thealux arasında dini ve politik entrikaların buram buram tüttüğü bir ortama şahit oluyoruz. Bir de dağılmadan sonra tüereyn Şerefli Analar var ki onları siz de pek ilginç bulacaksınız. Tabi ki bu kitapta da Gula Duncan Idaho olacaktı ve olmak zorundaydı.

Kim sapkın, kim değil birbirine karıştı bir süre. Olaylar öyle gelişti ki bir yerde kitap hiç bitmese diye dua ettim. Kitabın sonunda da elim bağrımda öyle bakakaldım.

Meğer geçiş kitabıymış da ondanmış .

Bazı yazarların büyü yaptığına yemin edebilirim, öyle bir yakalıyorlar ki insanı hiç bir kelime tarife yetmez. Frank Herbert de büyüsünü konuşturmuş. Havucun peşine düşmüş gibi kitapların finaline koşuyorsunuz, içinizde adsız bir beklenti ve bir umut eşliğinde.
600 syf.
·42 günde·Puan vermedi
Bene Gesserit'ler, rahibeler birliği , saygın analar.. Kimin amacı ne? Neyin peşindesiniz? :D ilk dört kitabı geçen yıl çok severek okuyup bunda ne yazıkki kopuş yaşamış bir insan olarak, seriye çok ara vermeden devam edilmesi gerektiğini söylemeden geçmek istemem. Seriyi gerçekten çok sevmeme rağmen bu kitap günlerdir elimde sürüklendi. Öyle böyle bitti şükür. Herkesin amaçları var ama kimin amacı ne tam çözdüm mü emin değilim :D Leto, Paul bahane. Meğer en baş rol Duncan Idoho'ymuş, ne hayat biçtiler adama öl öl bitmiyor asırlardır:) Sanırım son kitapta bu mevzu aydınlatılır. İlk dört kitabı okuyup bunu atlayacak olan çıkmaz bence, bilim kurgu severlere iyi okumalar :)
600 syf.
·14 günde·8/10 puan
Serinin beşinci kitabı bitti. Diğer kitaplara göre daha yavaş ve daha karışıktı bu yüzden okumakta zorlandım ama son 200 sayfa akıp gitti. Serinin önceki kitaplarla aynı konuları işleyen kitap, serinin en felsefik kitabı idi.
304 syf.
·16 günde·10/10 puan
İnsan psikolojisi üzerine çok iyi kurgulanmış, okurken haz vermesinin yanında düşünmeye sevk eden müthiş bir kitap olmuş. Çok az kitapta gördüğüm ( çok az deneyime sahip olsamda ) derinliğe hayret ettim. Yaşamıma devam ederken bay Herbert'in seviyesine erişebilmeyi dilerim.
632 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Dune, Dune Mesihi, Dune Çocukları kitaplarının tempoları inanılmaz derecede keyifliydi fakat Dune Tanrı İmparatoru'nun tahmin edilebilir ve yavaş bir anlatımı vardı. O kitaptan sonra Dune Sapkınları ilaç gibi geldi.

Kitabın ilk 100 sayfasındaki şu "gulam" muhabbetinin tekrarlanması biraz canımı sıktı fakat bu gulamın aslında bir "özel" gulam olduğu ortaya çıkınca işler karıştı. Dağılış denen kavram, Rahibeler Meclisi için bir tehlike arz ederken işin içine Theilaxların karışması ve aksolt tanklarının gizeminin çözülmesi gibi unsurlar kitabın hızlı ilerlemesini sağlıyor.

Sheeaan denen bir kız ile Duncan gulamını çiftleştirmek gibi bir amaçla cinsel gücün sırlarını keşfetmek Rahibeler Meclisi'nin geleceğini belirliyor.
627 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Uzun bir süredir bu kadar iyi bir bilimkurgu okumamıştım. Serinin önceki kitapları da çok güzel ama bu kitap gözümde çok çok üst bir seviyede. İlk 300 sayfasını yedi günde okumuşken son 327 sayfayı iki günde okudum. Umarım son kitap da bu kadar iyidir ve bu muhteşem seriye harika bir bitiş olur.
600 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Eveeeettt, kaldı geriye bir kitap.
Öncelikle belirteyim ki yorumun burdan sonraki kısmı hem kitabın konusu olarak, hem de benim yorumum olarak spoiler içerebilir. Ben önden uyarımı vereyim de sonra vay efendim ben görmedim, yok ben spoiler yedim falan diye beni suçlamayın hiç.
!!!!!!
!!SPOILER!!
!!!!!!!
Uyarımızı yaptığımıza göre gelelim kitaba. Dune Sapkınları, Tiran Tanrı İmparator II. Leto'nun hükümdarlığının son bulmasından 1500 yıl kadar sonrasını anlatıyor. Dune, artık ne Dune ne de Arrakist'tir ve yeni adı Rakis olarak anılmaktadır. Birçok güç dengesinin olduğu, özellikle Rahibeler Birliği Bene Gesserit'in ön planda olduğu bir kitap bu. Rakis'te bir yandan kumsolucanlarını kontrol eden bir kızın ortaya çıkması, bir yandan Tleilaxlıların nihai ve gizli planı, bir yandan yeni yeni ortaya çıkan, insanların evrenin dört bir yanına dağıldıktan sonra dönen Saygın Analar adında bir birlik. Böyle bir atmosferde yine gizli planlar, entrikalar ve sürprizlerle dolu bir ortam.
Kitabın konusu aşağı yukarı anlattığım gibi ve çok daha fazlası haliyle. Şimdi gelelim yoruma. Okurken başlarda yeni karakterlere alışma süreci gibi gelsede aslında bildiğimiz karakterlerin yeni versiyonları vardı diyebilirim. Bunun nedeni Dune evreninde gen kontrolünün üst düzey ve çeşitli olması. Daha iyi anlamak için seriyi okumanız lazım tabi. Yine yoğun felsefe içeren bir kitaptı. Serinin önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da bunu çok net gördük. Buna rağmen dilinin akıcılığı çok, olayların sonuna kadar gizemini koruyup heyecanı ve gerilimi koruması üst düzeydi. Üstüne uzun uzun konuşulup tartışılacak bir seri olduğu için daha fazla uzatmadan yorumumu bitiriyorum. Şimdi sırada son kitap var...
600 syf.
·6 günde·7/10 puan
Kitap ilk sayfalarda yavaş başladı. Hemen korktum acaba 4 üncü kitap gibi mi diye. Bu korkum kitabın 150 inci sayfalarına gelince gitti.
Dune Sapkınları Tiran II Leto’dan 1500 yıl sonra geçiyor. Tiran ölünce İmparatorluk dağılmış, insanlar evrenin her bir yanına yayılmışlar. 1500 yıl sonra bu dağılmışlar geri gelmişler ve bizede dağılmışlar ile Bene Gesserit cadılarının entrikalarını okumak kalıyor.
Bene Gesserit Cadılarını Dağılmışlardan gelenlerden en çok korkutan Saygın Analar. Bu Saygın analar Bene Gesseritten daha fazlalar. Daha zenginler ve cinsellikte daha iyiler. Kitabın temel konusu ve Saygın Anaların temel tanımı bu.

Bana kalırsa kitapta Miles Teg olmasaydı bu kitap yürümezdi. Miles Teg’i okumak çok keyif vericiydi.
Duncanın da eski anılarını hatırladıktan sonra bana kalırsa Duncan sönük kaldı. Ama yazar büyük ihtimalle yavaş yavaş Duncanı açmayı tercih etmiş.

Kitaptan çok memnun kaldım. İlk kitap kadar iyiydi. Seriyi hemen bitirmek istemeyişimden dolayı son kitabı hemen okumayacağım daha zamanı var. Zaten İthaki sağolsun serinin devam kitaplarını okumak için bizi sabır etmeyi öğretti.
600 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Yine tatlı bir dune kitabı.
Frank Herbert'ın duygusal anlamda kitaptan ayrı gözlenebildiği kitap. Zaten karısının son zamanlarında (kanserden dolayı) yazdığı son kitaplarda duygusal yoğunluğu hissediliyordu (4-5 için) Frank herbert'in genel olarak ana topicleri dışında (Din yapısı, siyaset, din-siyaset birleşimi, ekonomi, ekolojik denge...) bu sevgi temasının en fazla işlendiği kitap bu. İlk kitaptan beri aslında büyük tehlikelerin çıkmasını sağlayan bu sevgiydi belkide:

-Jessica'nın Letoyu *sevgisinden* erkek çocuk doğurması bunun da erkenden kuitshederah doğumuna ve akabinde evrenin dengesinin değişimine sebep olması.
-Duncan'ın alisayı *sevgisinden* başlangıçta yaptığı kötülüklere pasif kalması
-Tanrı imparator'un *Sevgisi*'nin ölümüne yol açması
vs....

dediğim gibi sevgi teması en çok bu kitapta işlenmiş. Diyebiliriz ki dune evreninde en tehlikeli şey Duygular ve bunlar arasından en çok kaçınılan da *SEVGİ*

Hatta kitabın bir yerinde:
Bene gesseritler müziklerden kendilerini soyutlamışlardır çünkü uyandırdığı hisler tehlikelidir gibi küçük bir kısım da var.

Sevgi temasının biyolojik, psiikolojik, evrimsel-hormonal bileşkelerini daha da fazla uzatabilirim... iyicene işlemiş kısacası

Son kısımda yine Main-context olan yöneticilere her zaman güvenmeyini bir kere daha vermiş ve kitabı bitirmiş.

Güzel, çoğu dune sever için küçük küçük sevecekleri nüanslar var, sanırsam onun dışında en vurdulu kırdılı dune kitabı da ayrıca bu. Karakterler ve evren içerisine yeni eklenmiş küçük toolar hakkında da uzun uzun konuşucaktım fakat üşendim.

Kısacası dune serisi için ortalama bir kitap olmuş. Ben şahsen bilinç-üstü, bellekler arası geçiş... gibi daha uzun uzuncasına felsefi sohbetlerini seviyorum dune'un. Dune çocukları, tanrı imparatoru gibi. O yüzden ilk üçümde yer almasa da orijinal serinin (frank herbert kitapları dahilinde) sona ermeden önce okunacak sondan ikinci kitabı. Dune severseniz okuyunuz, okutunuz.

Baharat translarında buluşmak üzere efenim.
Yürütme erki kimin elindeyse kanunlar daima onun yanındadır. Bu işin ahlakla ya da hukuki ayrıntılarla pek ilgisi yoktur. Tüm mesele şudur: Güç kimde?
Frank Herbert
Sayfa 205 - İthaki
❞Tümüyle tanıyabildiğini sanma sakin hiçbir yeri... ya da hiçbir insanı...❞
Frank Herbert
Sarmal Yayınları 1. Baskı 2002 Çeviri: Arzu Taşçıoğlu, Deniz Vural (PDF)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dune'un Kafirleri
Alt başlık:
Dune dizisinin 5. Kitabı
Baskı tarihi:
1 Ocak 2002
Sayfa sayısı:
688
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756557310
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heretics of Dune
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sarmal Yayınları
Baskılar:
Dune Sapkınları
Dune Sapkınları
Dune
Heretics of Dune
"Yok-gemûerin varlığı, misillemeyle karşüaşmaksızın tüm gezegenleri yok etme olanağı yarattı.Gezegenin üzerine büyük bir nesne, bir asteroid ya da ona denk bir şey gönderilir. Ya da insanlar cinsel yıkımlarla birbirine düşürülür ve sonra da birbirlerini yok etmek üzere süahlandınhr. Şerefli Analar bu ikinci yolu tercih ediyor gibi görünüyorlar."Bene Gesserit AnaliziFrank Herbert'in on iki milyondan fazla satan muhteşem DÜNE serisi, insanoğlunun hayal gücünün büyük başarıları arasındadır. Bir mesih efsanesi olan DÜNE, liderleri niçin sorgusuz sualsiz izlediğimizi anlatır.

Kitabı okuyanlar 379 okur

  • Lavi
  • Özlem Altunel
  • Fatih şıvkın
  • Evlaa
  • Samet Pehlivan
  • Saime⁷⁴
  • irem akarsu
  • Serdar Kuş
  • İhsan levend
  • Yumi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.5 (3)
9
%1 (2)
8
%3.6 (7)
7
%0
6
%1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0