Dünyanın En İyi KitabıPeter Stjernström

·
Okunma
·
Beğeni
·
463
Gösterim
Adı:
Dünyanın En İyi Kitabı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9786051056210
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Best Book in the World
Çeviri:
Boran Evren
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Titus Jensen, alkol problemi olan bir yazardır.İçinde bir çok-satana yakışan her türlü konuyu barındırması gereken ?Dünyanın En İyi Kitabı'nı yazma fikri ortaya çıktığında, Titus'tan istenen alkolden uzak durması ve binlerce sayfaya ulaşabilecek bir potansiyel barındıran bu kitabı 250 sayfaya sığdırmasıdır. Titus'un bu fikri beraber geliştirdiği şair arkadaşı Eddie X ise Titus'un arkasından birtakım işler çeviriyor gibi gözükmektedir. Titus, Eddie'nin kendi fikrini çalmış olabileceğinden şüphelenir. Kim bilir, belki Eddie de Dünyanın En İyi Kitabı'nı yazıyordur… "Kitap içinde kitap" okumanın zevkini yaşatan Dünyanın En İyi Kitabı, mizahıyla, akıcılığıyla ve yayın dünyasına getirdiği eleştirilerle her kitap kurdunun okuması gereken bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
Yalnız bendeki lükse de bak, Dünyanın En İyi Kitabı'na 6 puan anca veriyorum. O da gönlümden koptu yoksa onu da alamazdı :)

Kitap ilginç konusuyla dikkatleri üstüne çekiyor. Ben de tabii uygun fiyatlı bulunca kaçırmayayım dedim. Çok mu vasat? Aslında değil. Çerezlik denebilecek kitaplardan. "Oku ve geç" türünde yani.

Eski günlerinden uzak yazarımız Titus, gösterilerde eline tutuşturulan sapır saçma kitaplardan pasajlar okuyup millete bir nevi şebeklik yaparak para kazanmakta ve günlerinin çoğunu sarhoş kafayla sürdürmektedir. Bir gün dünyanın en iyi kitabını yazma fikri doğar ve bunu, gösterilerinde kendisine eşlik eden, İsveç'in parlak çocuğu Eddie X ile paylaşır. Yalnız bu öyle alelade bir iş değildir. Sonuçta dünyanın en iyi kitabını yazacak. Bu sebeple, yayıncısı ve editörünün de zoruyla hayatına çekidüzen vermeye başlar. Bu arada da Eddie X ile yancısı Lenny'nin, ardından bir takım işler çevirdiğine inanır. Bu inanış gerçek mi yoksa kötü yaşantısını değiştiren Titus'un yoksunluk hezeyanları mı, editörünü kendisine inandırması biraz problem. Ana hatlarıyla kitap bu yönde ilerliyor. Bazı yönleriyle güzel bir kitaptı. "Kitap içinde kitap" olayını idare etmek biraz çetrefil bir iş olsa gerek. Bu yönden pek sırıtmadı. Hatta kitap içindeki kitabın finalini beğendim bile. Lakin ben olsam, dünyanın en iyi kitabını polisiye temeline oturtmaya çalışmazdım. Ayrıca her şeyden bahsetmek, bir kitabı her dalda en iyi kitap haline getirir fikri de çok yüzeysel. Hele hele bu kitap, sadece 250 sayfadan ibaret olmak durumundaysa. Ama bir pizza tasviri vardı ki, işte o kısım gayet güzeldi ve kitabın başlarında olması itibarıyla beni kitabın güzel olacağına iyi inandırmıştı. Bunun yanında, pek de alışık olmadığımız bir mekanda yani İsveç'te geçmesi de kitaba olan ilgiyi artırabilecek unsurlardan. İsveç'te geçen, okuduğum tek kitap, sanırım Henning Mankell'ın Kurt Wallander serisinden "Yanlış Yol" kitabıydı. Son olarak şunu da söyleyeyim. Kitap üç kısımdan oluşuyor ve ilk iki kısımla hikayenin bittiğini sanıyoruz. Fakat üçüncü kısım, on sayfa dahi sürmemesine rağmen ilginç bir şekilde ters köşe yapıyor. Bu yönüyle değişik olmuş. Alternatif sunmuş gibi yazar. Her ne kadar, üçüncü kısma gerçekliğe atıfta bulunarak başlasa da, eğer içinize sinmezse bu kısma inanmayarak da kitabı bitirebilirsiniz. Seçim sizin :)
Ilk baslarda 100. Sayfayi gecene dek hayal kirikligina ugruyorsunuz.140 tan sonra ise son derece heyecan verici sekilde surukluyor ve kitabi birakip 5 dakika bile ara vermek istemiyorsunuz.Adina yakisir bir kitap eger surukleyici bir kitap arayisindaysaniz mutlaka okumanizi tavsiye ederim.
"Sevgi. Evrendeki en asil enerji formu budur. Sevgi kullanıldıkça çoğalan tek enerji kaynağıdır. Dolayısıyla bu
 gezegenin hayatta kalmasını istiyorsanız, birbirinizi sevin!
SEVGİYİ SÖMÜRÜN!"
Deneyimler kimyasal reaksiyonlardan başka bir şey değildir. İnsanların aşk dedikleri şeyi düşün örneğin. Aşık olmak, bir grup hormonun vücudunun içinde koşturmasından ibarettir. Belli bir kişinin başkasına çekici gelmesinin rasyonel bir açıklaması yoktur. Ama bildiğimiz şu ki seçim süreçlerini bilinçli davranışlarla etkileyebiliyoruz. Örneğin, normları ve modanın değişikliklerini takip ederek çekiciliğimizi artırabiliyoruz. Adaptasyon çekici olarak kabul ediliyor çünkü karşı taraf soyumuzdan gelenlere bakmamıza yetecek kadar hayal gücümüz olduğunu anlıyor. Dolayısıyla davranışlarımız hormonlarımızı etkiliyor. Bir kalçanın üstündeki modern bir kot aynı kalçanın üstündeki eski bir kota göre daha fazla hormonu harekete geçiriyor. Bu davranış aşk deneyimini yaratan bir dizi kimyasal reaksiyonu tetikliyor. Hormonları harekete geçiren şey kalça değil, davranış. Doğru kot pantolonu seçmek demek istiyorum. Davranışın kendisi her şeydir. Anlıyor musun?
İnsanın dürtüleri kapıştığında her zaman güçlü olan kazanmaz. Beynini de kullanabilir ve zeki olan kazanır. Bir kitabın insana umut veren bir sonu olmalı. Bir öykü ne kadar karanlık ve kasvetli olursa olsun, dünyanın iyimserlerini az da olsa besleyen bir umut kırıntısı olmalı. Eğer bir kitabın mutlu sonu olmazsa doğal bir şekilde ölür. Eleştirilmez, okun­maz ve satılmaz. Mutlu Sonlar Kanunu karşı gelinemez kadim bir hakikattir.
Beklentiler her yazarın en kötü düşmanıdır, dolayısıyla bir kitabı asla kendine tarif etmeye çalışmamalısın. Bitmeden önce yapmamalısın, hele hele yazılmadan önce hiç yapmamalısın. Kitap hazır olduğunda, bunu kendi başına halletmeli.
Bir iyimser inanç, umut ve sevgi yeri­ne sorunlardan konuşmaktan ölesiye korkuyordu; bir ka­ramsar ise olgularla temellendirilmemiş her şeye şüpheyle yaklaşıyordu. Kömür karası felaket tellalları için de kuş gibi cıvıldayan iyimserler için olduğu kadar umut vardı. Kim bir milyarderin her şeyi batırarak zengin olduğunu iddia ettiğini duymuştu? Bunun nedeni medyada iyimserlerin yer buluyor olması  ve kötümserlere karşı ayrımcılık yapılması olmalıydı. Tahminen karamsarlar aynı kalitede iş çıkarmasına rağmen iyimserlerin kazandığının ancak çok küçük bir kısmını ka­zanıyor olmalıydı. Eşit olmayan ağızlara eşit ücret! Slogan bu olmalıydı.
Tabii ama kitle halinde yaşanan deneyimler benim için ciddi sorun oluşturuyor. Birinin bana mutluluk satmaya çalıştığından şüpheleniyorum. Mutluluk satın alınamaz. Bedavaya da veremezsin. Mutluluk diye bir şey varsa eğer dünyayı yorumlamanın saçma bir yoludur. Demek istediğim, bazen mutluluk olur, benim için bile. Ama ben onun peşinde koştuğum için değil, hatta tam tersi. Sürekli peşinden koşmayı bırakana kadar sana gelemez. Aynı zamanda mutluluğun peşinden koşmamak neredeyse imkansızdır. Mutluluğun peşinden koşmak tahminen hayal edilebilecek en insani eylem. Hayvanlar mutluluk olmadan tatmin olabilir ama biz insanlar olamayız. Bizim daha fazlasına ihtiyacımız var, her zaman daha fazlasına.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyanın En İyi Kitabı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9786051056210
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Best Book in the World
Çeviri:
Boran Evren
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Titus Jensen, alkol problemi olan bir yazardır.İçinde bir çok-satana yakışan her türlü konuyu barındırması gereken ?Dünyanın En İyi Kitabı'nı yazma fikri ortaya çıktığında, Titus'tan istenen alkolden uzak durması ve binlerce sayfaya ulaşabilecek bir potansiyel barındıran bu kitabı 250 sayfaya sığdırmasıdır. Titus'un bu fikri beraber geliştirdiği şair arkadaşı Eddie X ise Titus'un arkasından birtakım işler çeviriyor gibi gözükmektedir. Titus, Eddie'nin kendi fikrini çalmış olabileceğinden şüphelenir. Kim bilir, belki Eddie de Dünyanın En İyi Kitabı'nı yazıyordur… "Kitap içinde kitap" okumanın zevkini yaşatan Dünyanın En İyi Kitabı, mizahıyla, akıcılığıyla ve yayın dünyasına getirdiği eleştirilerle her kitap kurdunun okuması gereken bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Ayşe Altuntaş
  • Post Mortem
  • Elif Kahveci
  • Sümeyye
  • Serhan Ş
  • Murat Cerez
  • Tuğba Güngör
  • Arthas Terenaś
  • EMİNE ACAR
  • Nazım

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%57.1 (4)
5
%28.6 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0