Dünyanın Üç YüzüMustafa Ulusoy

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.347
Gösterim
Adı:
Dünyanın Üç Yüzü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
6051143606
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş
Zaten, dünya tadımlık bir yer…
Varlığımızı kaplamış bitimsiz hüzün.
Bizi sevip kabullenmiş, gitmek bilmeyen misafir olmuş keder.
Kasvetli bir boşluk. Sağımız solumuz karanlık.
Kalbin kendisi, nemli bir zindanın duvarlarında mahpus.
Her varlık sonsuz kere atılmış düğüm.
Dünya karanlığın kendisi.
Varsın, olsun.
Dünyanın sadece üçüncü yüzündeyiz.
Bize aldırmadan giden, kalbin alakasına, fikrin merakına değmeyen yüzünde.

Yitiyoruz. Bu dünyada. Hep birlikte. Gidiyoruz.
Varsın, olsun.
Varsın, bir buz sarkıtının ucunda donarak asılı kalmış bir su damlası gibi,
dünyanın üçüncü yüzünde asılı kalmış olsun varlığımız.

Bir de dünyanın birinci ve ikinci yüzü var…
Bu dünyada bütün çektiklerimize değer.

Mustafa Ulusoy Dünyanın Üç Yüzü’nde dünya ‘aldatı’larının neden olduğu problemlere karşı psikiyatri, ahlak, felsefe, akıl ve kalbin sunduğu bütün enstrümanları kullanarak okuyucusuna çözümler getiriyor.
Vakit sıkıntımdan dolayı günlere yayarak okuma fırsatım oldu bu kitabı. Gün gün azar azar okumak daha faydalı oldu sanki benim için. Karşımda sorularıma cevap veren bir uzman buldum sanki okurken. Kitabın türü deneme ama her bölüm ayrı bir seans tadında. Yazarın Psikiyatri Uzmanı olmasından kaynaklı sanırım bu durum. Bana göre bu basit bir kişisel gelişim kitabı değil. Farkındalık kazanmada bir merhale belki. Farkındalık kazanmak; hayatın, kendinin ve seni Yaratan'ın farkına varabilmek. Pek mühim bir mesele...
''....Hayat teselli olmaktır . Kişi teselli bulduğu şeyle yaşar , onunla hayattadır .... Dünyanın oyuncaklarıyla teselli olan kişi 'DÜNYA İLE YAŞAYAN ' ; Rabbinin zikri ile meşguliyeti ile teselli olan kişi ise 'MEVLA İLE YAŞAYAN ' insandır...''

Benzer kitaplar

Yazar öyle güzel konulara değinmiş ki,tam zamanında iyiki okumuşum bu kitabı dedim. Ruhumu daraltan sıkıntıların sebebini anlayabilmemi sağladı bu kitap. Hayata karşı farkındalığımı arttırdı. Bazı cümleler vardır ki tam ihtiyacımız olan cümlelerdir,bakış açımızı değiştirir. İşte bu kitap da öyleydi,ruhuma dokundu. Ders çalışırken dinlenmek, rahatlamak amacıyla hemen kitaba sarılıyordum. Sanki bir terapide gibiydim. Kitap bitti gitti,ben de hafifledim.
Gazete köşesinde ilgiyle takip ettiğim ,her yazısını merakla beklediğim,kitaplarında psikoterapilerin yanı sıra Kur an ı Kerim den serpiştirilmiş ayetlerin bulunduğu,Esmaları hayatın içinde olaylara katarak yazan güzel insan...
Daha önce okumuş olmama rağmen ara ara açıp tekrardan okuduğum eseri akıcı dili her konuda yazılmış denemeleri,tasvirleri ile okuyucuyu hem besliyor hem terapi yapıyor.
Mustafa ulusoy eminim huzur dolu bir insan yoksa bir kitap bu kadar mı huzur ve rahatlama verir bir insana ? Icinde hayatinizdan mutlaka ama mutlaka bir parça bulabileceginiz sorulariniza yanıt ve çözüm, duygulariniza karşılık size cevap veren bir arkadaş misali eminim bitmesin isteyeceksiniz bu dost sıcaklığındaki kitabı.
Pencerelerden seyret,içlerine girme..
Yazar farkında olma hissini bu kitapla aşılamaya çalışmış olması bunun yanında tefekkür etmeyi rıza göstermeyi dünya hayatının geçiciliğine vurgu yaparak düşünme yetisini bu noktalara vermiş olması ilgi çekici ve uyandırıcı geldi deneme olduğu için ve anılarından da bahsettiği için bazı yerlerde sıkıldığım oldu 304 sayfa yordu daha kısa ve öz anlatım olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum
Psikoterapi kitaplarını hep merakla ama bir o kadar sıkılma endişesi ile okumaya başlarım. Zira anlatılan çoğu hayatlara, duygulara, geçmişlerine konuk olmak ve sindirebilmek, yavaş okunması gerektiğini düşündürür bana. Ancak bu kitap farklı geldi okurken, kısa sürede sıkılmadan büyük bir keyifle okudum. Kendimle sohbet eder gibi ...

Roman dışındaki kitapları, gazeteleri , sınav sorularını sondan başlayarak okuma gibi kötü bir huyum var maalesef. Ancak bu kitabın son kısmı ''perde'' beni kitaba daha çabuk bağladı. Diğer kitaplarından farklı bir tarzda yazmış yazar. Psikoterapi deneyimlerinden çok yazarın kendi tefekkürleri, hayalhanesi ve çıkarımları paylaşılmış.

Özellikle 'perde' kısmında paylaşılan; yazarın izlediği filmlerdeki, psikiyatrist olarak dikkatini çektiği sahne paylaşımları orjınal geldi bana.. Kitapta izlediği filmlerle birlikte , okuduğu kitaplardan da yaptığı alıntılar kitaba zenginlik katmış. Okunacak kitaplar ve izlenecek filmler listem baya bir uzadı kitap sonrasında.

En çok da yaprak terapisi dikkatimi çekti. Kendim de uygulayacağim galiba. Baharın selamını almak ve kainatın sesini dinlemek... Çok güzel tasvir etmiş , hissettirmiş Mustafa Ulusoy... Kalemine sağlık...
“Bence hayattan birçok kesit bulacağınız bir kitap. Hayatın her yerine dokunulmuş. Olaylar ve hisler çok güzel anlatılmış. Her bölüm hem tamamlanmış hem de tamamlanmamış. Ben bu kitabı bi’ oturuşta tamamlamadım ara ara açıp bir bölüm okudum. Biraz şiir tadı veriyor. Bölümü bitiriyor kafanı bir yere yaslıyor ve düşüncelere dalıyorsun.
Dili oldukça hafif, betimlemeler, alıntılar da mevcut. Keyifli okumalar...
Bölüm bölüm hatta cümle cümle özenle, sindire sindire okunması, yüreğe işlenmesi gereken, kendime yakın bulduğum nadir yazarlardan olan Mustafa Ulusoy'un çok nadide bir eseri...
Bendeki yeri çok ayrı; öyle ki çok kadim sandıklarda işlemeli mendillerle sarılı hatıralar gibi... Dünyanın kederinden alıp, O'nu hatırlatan hüzünle sarıyor yaralarımızı.
Söyleyeceğin şey suskunluktan daha güzel değilse , sus o zaman . insanın kendi yaşantısından kesitler bulduğu , hayatın zorluklarına karşı güzel tavsiyelerde bulunan bir kitap
Kadın üzgün olduğunu söylemiş ve bağışlanmayı dilemiş. 'O kadar çabuk değil. Şimdi eve git. Çatıya bir yastık çıkar, onu bıçakla yar ve sonra bana dön.' Kadın söyleneni yapıp Pedere dönmüş. 'Yastığı bıçakla parçaladın mı? ' diye sormuş Peder. 'Evet parçaladım demiş kadın. 'Peki sonuç ne oldu?' 'Tüyler' demiş kadın, 'tüyler' diye tekrar etmiş. 'Yastığın içindeki tüyler her yöne uçuştu.' Peder: ' Şimdi geri gidip rüzgarla dağılan tüylerin hepsini toplamanı istiyorum. ' Ama ' demiş kadın ' bunu yapamam. Nereye gittiklerini bilmiyorum. Rüzgar onları her yöne savurdu. 'İşte' demiş Peder 'bu dedikodudur...'
Kabirler, insanın benliğine sınırları gösteren biricik mekanlardır. Yalnız gitmeli oraya . Yalnızca gitmeli. İçten dışa , dıştan içe yürümeli. Topu topu bu , demeli. Az çok, eksik fazla, ne yaşanırsa yaşansın hepsi bu.
Gözü dönmüş hırslarımıza kabirler gösterilmeli. Al işte demeli. Sonun bu. Öfkelerimize kabirler gösterilmeli. Endişelerimize kabirler gösterilmeli. Al işte demeli. Neden korkuyorsun hayatta ? Başımıza gelmesinden korktuğumuz şeylerin en büyüğü bu ve bu bizim yazgımız. Yazgısını sevmeli insan. Razı olmalı. İncinmiş yanımıza kabirler gösterilmeli. İşte bu. İncitenlerin de incinenlerin de sonu.
"... Avucumdaki sararmış yaprak, "Hususan benim gibi nefs-i emmâreyi taşıyanlara şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse, bin elem takar, çektirir. Bir üzüm yedirse, yüz tokat vurur." cümlesini fısıldadı. Dünyanın adına da konuşuyor gibiydi. Sonra...

Sonra, zamanın Bilgesinin sesi yeniden yankılandı içimde. "Beni dünyaya çağırma!" diyordu. Sesi titrek ve hüzünlü... "Çağırma, çünkü Ona geldim fenâ gördüm." Dostsuz ve sevgilisizliğinden değildi kalbinin yakarışı. "Habib desen onu buldum, Ah... firakta çok elem gördüm."

Dünya susmadı. Kaşlarını çattığı düştü hayalhaneme. Yarı küskün bir seslenişle seslendi: "Beni yanlış anlayan sensin. Seni kendime çağırmıyorum ki!"

Dünya kime çağırıyordu bizi peki? Bu cümlelerin sahibinin yazdığı "İkinci levhaya baksana!" dedi içimdeki ses. Baktım.

"Vücut burhan-ı Zât oldu, Hayat, mir'ât-ı Hak'tır, gör." Görmeye çalıştım. Varlık O'nun delilleriydi. Varlık O'nu anlatan bir dildi. Yaz içinde kış, sonbaharın içinde bahar, saçların üzerine yağmış aklar, ölümün içindeki hayat, hayatın içinde saklı ölüm. Dertlerin içinde hayır... Hayırların içinde şerler. Her şey bir aynaydı. Dünya bir aynaydı. O'nun ayetleriydi her şey. Her hal, her yaşantı O'na sessiz bir yakarıştı.

Ah dünya. Dünyasın işte. Başlayan ve biten... Sonsuzluğun kapısısın sadece. Başka hiçbir şeysin. Vallahi öylesin. O'nu anlatmak dışında nesin sen, söylesene nesin! O'ndan haber verişin dışında bir şey misin? O'na bakan yüzün dışında bir oyun ve eğlenmesin.

Ah dünya. Karanlık zindanında O'na açılan bir penceresin yalnızca. Ah dünya. Kâh ürkeklikle, kâh sevinçle yaşıyoruz seni işte... "
Adam/Kadın bilir ki bahçe O'nundur. O'nun emanetidir. Emanete özen gösterilmeli; üzerine titrenmelidir. Adam/Kadın bahçeyi O'nun adına O'nun için sever. Adam/Kadın bahçeyi O'nun adına ve O'nun için severken aslında O'nu sevmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyanın Üç Yüzü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
6051143606
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş
Zaten, dünya tadımlık bir yer…
Varlığımızı kaplamış bitimsiz hüzün.
Bizi sevip kabullenmiş, gitmek bilmeyen misafir olmuş keder.
Kasvetli bir boşluk. Sağımız solumuz karanlık.
Kalbin kendisi, nemli bir zindanın duvarlarında mahpus.
Her varlık sonsuz kere atılmış düğüm.
Dünya karanlığın kendisi.
Varsın, olsun.
Dünyanın sadece üçüncü yüzündeyiz.
Bize aldırmadan giden, kalbin alakasına, fikrin merakına değmeyen yüzünde.

Yitiyoruz. Bu dünyada. Hep birlikte. Gidiyoruz.
Varsın, olsun.
Varsın, bir buz sarkıtının ucunda donarak asılı kalmış bir su damlası gibi,
dünyanın üçüncü yüzünde asılı kalmış olsun varlığımız.

Bir de dünyanın birinci ve ikinci yüzü var…
Bu dünyada bütün çektiklerimize değer.

Mustafa Ulusoy Dünyanın Üç Yüzü’nde dünya ‘aldatı’larının neden olduğu problemlere karşı psikiyatri, ahlak, felsefe, akıl ve kalbin sunduğu bütün enstrümanları kullanarak okuyucusuna çözümler getiriyor.

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • Merve Yıldırım
  • Tuğba AYDOĞAN
  • Poyraz Kurt
  • Emrullah
  • Kamer Bayraktar
  • Melek
  • Meltem Özdemir
  • Zeynep
  • Sümeyye Sümer
  • sevde

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%14.3
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%44.9
35-44 Yaş
%6.1
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.7
Erkek
%15.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (12)
9
%23.5 (8)
8
%20.6 (7)
7
%11.8 (4)
6
%0
5
%2.9 (1)
4
%2.9 (1)
3
%2.9 (1)
2
%0
1
%0