Dünyaya Hükmeden Sultan 2 Kanuni'nin Akıl Oyunları

9,0/10  (23 Oy) · 
62 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.203 gösterim
Osmanlı tarihini herkese sevdiren Talha Uğurluel, Kanuni Sultan Süleyman ve Osmanlı İmparatorluğu'nun en debdebeli dönemini anlatmaya, Dünyaya Hükmeden Sultan Kanuni'nin ardından, Kanuni'nin Akıl Oyunları kitabıyla devam ediyor. Yine can alıcı konular, yine bilinmeyen birçok ayrıntı, yine yazarın çektiği yüzlerce fotoğraf ve muhteşem bir görsel sunum...

Uğurluel, bu çalışmasında Kanuni Sultan Süleyman'ın dahiyâne siyasi kimliğiyle Osmanlı İmparatorluğu'nu nasıl bir dünya imparatorluğu haline getirdiğini tüm detaylarıyla anlatıyor. Bir yanda Kutsal Roma ile Katolik Hristiyanlığı dünyaya hakim kılmak isteyen Şarlken ve Ferdinand diğer yanda Büyük Pers Krallığı'nı ayağa kaldırmak isteyen Şah Tahmasb; bir yanda Yemen'deki Zeydî İmamları, diğer yanda Hind Okyanusu'ndaki Portekiz sömürgecileri... Nerede birinin başı ağrısa ona ilaç olmaya çalışıyor. Katolik zulmünden muzdarip Protestanlar da ona başvuruyor, Portekiz mezaliminden yılmış olan Gucurat Devleti'nin halkı da. Gözleri aynı anda hem İspanya'yı, hem Sana'yı (Yemen) hem de Tanca'yı (Fas) görmek zorunda. Sultan Süleyman, bu süreçte yine muhteşem kadrosuyla pusuya pusu, oyuna oyun kurarak düşmanı kendi memleketinde çaresiz duruma düşürecek; oynanan oyunlar karşısında devletin ebed-müddet olabilmesi için en sevdiği arkadaşından da ciğerpâresi evlatlarından da vazgeçecektir.

Kanuni'nin Afrika siyaseti neydi? Osmanlı için Yemen neden önemliydi? Asrının dehası Mimar Sinan'ı kim keşfetti? Şarlken Cezayir'de nasıl hezimete uğratıldı? Barbaros'un son deniz seferinde neler yaşandı? Estergon Kalesi nasıl fethedildi? Kanuni'nin gözbebeği Şehzade Mehmed, 22 yaşında neden öldü? Kanuni ile Şah Tahmasb arasındaki kıyasıya mücadelede neler yaşandı? Meşhur denizci Piri Reis neden idam edildi? Şehzade Mustafa neden hal' edildi? Hürrem Sultan nasıl vefat etti? Kanuni'nin hasta yatağındaki son seferi Zigetvar'da neler yaşandı?

Zihinlerde yer etmiş birçok sorunun cevabını bu kitapta bulacak, merakla beklenen serüvenin sonunu bir solukta okuyacaksınız...
Onur 
21 Eyl 09:01 · Kitabı okudu · 26 günde · Beğendi

Söylemek istediğim sadece dizilerde gösterildiği gibi Kanuni Sultan Süleyman' ın haremde zevk içinde yaşayan biri olmadığını son nefesini bile fetih de veren bir hükümdar olduğu gerçeklerini görmek istiyorsanız mutlaka iki seriyi de okuyunuz.Tarihimizi dizilerden değil böyle güzel kitaplardan öğrenelim.

sabit numan 
 12 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Talha Uğurluer dönemi çok akıcı ve güzel anlatmış ancak sürekli Muhteşem Yüzyıl dizisine gönderme yapması insanı sıkıyor. Diziyi izlemeyenleri de düşünerek daha objektif bir anlatımla yazabilirdi.

İnci KÇ 
19 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İlk kitabinin devami olan Dunyaya Hukmeden Sultan 2, gunumuzde medyanin da etkisiyle dizilerde anlatilan Osmanli, Kanuni Sultan Suleyman ve Hurrem Sultan'dan cok daha farkli oldugunun tam bir kaniti. O zamanin insanlarinin ne kadar da Muhteşem oldugunu esas bu kitabi okudugunuzda anlayabilirsiniz.

Kitaptan 12 Alıntı

Osmanlı'da şeyhülislamlık makamı, devlet yönetiminde çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı devlet yönetimine mutlakiyat diyenlerin öncelikli olarak Divan-ı Hümayun'u ardından şeyhülislamlık müessesini incelemeleri gerekmektedir.

Dinî konularda devletin en yüksek makamında bulunan şeyhülislamlar, devlet işlerinde de olmazsa olmaz bir konuma sahiptirler. Normalde şeyhülislamlar, Divan-ı Hümayun katılımcılarından biri değildir. Ama alınan kararlarda son noktayı onlar koyarlar. Divan toplantılarına katılmamalarının sebebi, buradaki tartışmalardan etkilenmemeleri arzusudur. Çünkü burada her kişi kendi fikrini ifade etmekte ve tezlerini kuvvetlendirecek delilleri sıralamaktadır. Ancak şeyhülislamların kararlarında tek ölçü Kur'ân-ı Kerim'dir. Bu nedenle onlar divanın aldığı kararları, padişaha arzdan sonra görür ve sadece Kur'ân'a göre hükümler verirlerdi. Olur ya da olmaz. Ağızlarından çıkan, kalemlerinden dökülen tek kelime budur.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 209)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 209)

Bugün Afrika'da İslamiyet varsa, bunda Özdemir Paşa'nın ciddi emeği olduğu unutulmamalıdır.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 72)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 72)

Bugün Süleymaniye haziresinde birçok önemli kişi bir arada yatmaktadır. Bu kabirler içinde Darü'l-Kurra'ya en yakın kabir Hürrem Sultan'ın kabridir. Sanki hal lisanıyla, beni Kur'an Okulu'nun en yakınına defnedin, yattığım yerden çocukların Kur'an tilâvetlerini duyayım demek istemiştir.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 235)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 235)

"Beşiktaş sularına yakın bir türbe yapasın ki, yattığım yerden dalgaların seslerini duyabileyim."

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 119)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 119)

Tarihimizde, bugün hâlâ kafa karıştıran bazı mevzular varsa bu, kendi tarihimize hep başkalarının gözlüklerinden bakmamızdan kaynaklanmaktadır. Çünkü yanındaki en samimi arkadaşının gözlüğünü bile gözüne takanlar bulanık göreceklerdir. Çünkü başkasına ait mercek sizin gözünüze uymayacaktır. Bizim yıllardır kendi öz tarihimize arkasından bakmaya çalıştığımız camlar, Hristiyan Batı'ya aittir. Bir kere dinleri, dünya hayatları, bakış acıları, örf ve adetleri başkadır. Hırsları, kinleri, hedefleri bambaşkadır. Bir Kudüs'e, Ayasofya'ya karşı emelleri olan, Istanbul'u geri almayı planlayan, Türkleri Anadolu'dan atmayı en önemli gaye edinen kişiler vardır aralarında. Tarih boyunca sana kin güden, düşmanlık besleyen, "Türkler Geliyor!" korkusuyla soluğunu ensesinde hissetmekten duyduğu rahatsızlıkla yaşayan kişilerden oluşmaktadırlar.

Şimdi soruyorum size, bu duygulara sahip kişilerin, sizin tarihinizle alakalı yazıp çizdiklerinden ne kadar fayda umabilirsiniz? Doğruyu, tarihî gerçekleri, bu çarpık ve düşman bakış açılarının arkasından ne kadar yakalayabilirsiniz? Işte tarihimizdeki birtakım karadeliklerin sebebi budur.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 199)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 199)

O günlerde Yemen, Osmanlı ülkesi. Kısa sürede kahve meşhur oluyor ama kabuğu ile değil. Osmanlı yönetiminde insanlar bu çekirdeği inceleyerek nihayetinde kavurmayı, sonra kavrulmuş çekirdekleri öğütmeyi akıl edeceklerdir. Ardından da öğütülmüş kahve çekirdeği tozuyla kahve pişirilmeye başlanacaktır. Çekirdeğin kavrulması, çekilmesi, pişirilmesi, ve bu sırada ortaya çıkan mükemmel koku, tat, kıvam insanın aklını başından almaktadır. Osmanlı döneminde, Osmanlı insanının icadı olması dolayısıyla bu usul tüm dünyaya Türk Kahvesi olarak yayılacaktır.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 196)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 196)

Bir çoban her gün olduğu gibi yine keçilerini takmış peşine gütmeye götürüyor. Belli bir yerde hayvanlar yayılıyor. Ancak bir tanesi her defasında gözden kaybolup bir yerlere savuşuyor. Tabii çobanı bir meraktır alıyor. Bu keçi diğerleri gibi otlamak yerine neden sürüden ayrılıyor? Nereye gidiyor ve neden? Bir gün, keçiyi takip etmeye karar veriyor. Takip ediyor da, sürüden ayrılan keçi gözden uzak bir vadiye dalıyor ve oradaki bir çalının üzerindeki top top meyveleri yemeye koyuluyor. Şaşırıyor çoban bu durum karşısında. Pek de dikkatini çekmeyen, ne olduğunu bilmediği bu çalının yanına geliyor, meyvelerini inceliyor hatta ağzına atıp tadına bakıyor. Ağzına alıp tükürmesi bir oluyor tabii ki. Acı mı acı tuhaf birşey. Bunlardan birazını toplayıp yanında götürüyor. Keçinin bu kadar müptelası olduğu bu çalı meyvesini araştırmayı aklına koyuyor.

Işte böyle başlıyor kahvenin macerası Yemen'de.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 194)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 194)

Sultan Süleyman'ın hayatına baktığımızda, ibretlerle dolu bir yaşam görürüz. Birçok kişi ilk bakışta onun yerinde olmak isteyecektir. Dünyanın en güçlü, en kudretli sultanı olmak, en büyük ordulara hükmetmek, en güçlü devletlerin krallarına emir verebilmek, dünya adına tüm zenginliklerin ayağının altına seriliyor olması vb. Ancak dikkatle bakıldığında aslında Sultan Süleyman'ın öyle görüldüğü gibi zevk ü sefa içinde yaşadığını göstermez.

Hayatı at sırtında geçen, eşlerini bile bazen bir, bazen iki yılda bir gören, devletin başı olması dolayısıyla çok istediği Hac ibadetinden bile mahrum kalıp Kâbe'yi ziyarete gidemeyen bir kişi. Sadece bunlarla sınırlı olsa yine iyi, zenginlik ve iktidarın doruğunda olduğu için etrafındaki dalkavukların hangisi dost hangisi düşman bilememe ve her an düşmanlarına karşı teyakkuzda ve uyanık olma durumu.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 133)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 133)

Bazı kişiler tamamen ön yargıyla Osmanlı'nın Avrupa içlerine sadece elinde kılıç, silahlı askerlerle gittiğini sanır, hâlbuki bir yere ordulardan önce Alperenler gitmekte ve halkı lisan-ı hal ile (duruşları ve davranışları) etkilemekte, irşad çalışması yapmaktadırlar. Ömer Lütfi Barkan'ın "Kolonizatör Türk Dervişleri" olarak adlandırdığı ruhlar, bir yere gittiklerinde dönmeyi hiçbir zaman düşünmemişlerdir. Oraya bağlıları, talebe ve aile efradı ile gitmiş, yerleşmiş ve orada kalıp orada ölmüşlerdir. Kabirlerinin de bu gittikleri yerlerde kalmasını istemişler ve birer tapu senedi gibi hâlâ oralarda durmaktadırlar. Bu insanların hayatları incelendiğinde, Selçuklu öncesi Anadolu'da olsun, Osmanlı öncesi Balkanlarda olsun benzer tavırlar görülmektedir.

Bir kere doğdukları toprakları terk edebilme fedakârlığı, ne kadar iltifa mazhar olurlarsa olsunlar, çok iyi tanıdıkları ve takdir edildikleri beldeleri ve imkânları ellerinin tersiyle itebilme basireti ön plandadır. Mal, para, mevki, şöhret hedefleri yoktur. Tek amaçları insan merkezli eğitimdir. Dini, dili, mezhebi, rengi, milletti ne olursa olsun herkesi birey olarak görür ve herkese yakın davranırlar. Ilgi gösterir, el uzatır, fedakârlık yapar ve o insanları kazanırlar. Önce birşey anlatmazlar, sadece yaşarlar. Gelir bir beldeye yerleşirler ve sadece yaşarlar. Hal lisanı ile örnek olurlar. Bir süre sonra belde halkı bu garip dervişin davranışlarından etkilenmeye başlar. Yalan söylemeyen, ahlaklı davranan, herkese el uzatan, mütebessim (güler yüzlü), çalışkan bu kişi bir süre sonra etrafında bir memnunlar sonrasında da hayranlar kitlesi oluşturur. Ardında sohbetler, en güzel insan olabilme yolunda yapılacak gayretle, derken bu halka, bakmışsınız tüm kasabayı sarmıştır. Işte Alperenler bunlardır. Selçuklunun ve Osmanlı'nın gizli birlikleridirler. Ama gönüllerinde dünya yoktur. Insanlığı irşad vardır. Bugün Balkanlarda, Avrupa'da, Anadolu'da bu kadar inanmış gönül varsa bunda, bilemediğimiz yüzlerce Sarı Saltuk'un emeği çoktur.

Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 101)Dünyaya Hükmeden Sultan 2, Talha Uğurluel (Sayfa 101)
2 /