Adı:
Dünyaya Orman Denir
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753421201
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Word for World is Forest
Çeviri:
Özlem Dinçkal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Ağaçlarla kardeş gibi yaşayan ve düşleri en az bizim gündelik yaşamımız kadar gerçek olan bir ırk, kendini "gerçekçi" Arz'lılara karşı nasıl savunabilir? "Yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. Bana hiç çenek bırakmadı. Ülserli bir patronun sekreterine mektuph yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. Ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da Hadfield'in ve Dement'in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. Ama patron ekolojik dengenin tahrif edilmesinden ve eduygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. Ahlâk dersi veren öyküleri pek sevmek, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar.Umarım bu öyküöyle değildir. Medem bir kere ahlâk dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. Don Davidson olmak Raj Lyubov olmaktan daha da acı vericidir."
119 syf.
·3 günde·7/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda Dünyaya Orman Denir kitabını yorumladım: https://youtu.be/QpmdwG4SHSY

Ged'in Ursula profesörlüğü önderliği ve Oğuz'un fantastik-bilimkurgu türü çıraklığında, düş-dünya ile gerçek dünya medceziri arasında hayatını orman olarak seçmiş yaratıkçıklarla, doğaya düşman kesilen oksijeni para, fotosentezi bencillik insan müsveddeleri arasındaki sosyolojik savaşı, Ursula'nın kelime seçimleri, üslubu ve konu özgünlüğüyle farkını ve halının altına atılmaya çalışılan istenmeyen toz misali insan nefretinin eleştirilmesi gereken yönlerini ortaya koyarak Avatar filminin yıllar sonra kitaba öykünecek olmasıyla anlatır.
119 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazar ile Rogojin/Duvar/ sayesinde tanıştım ve onun tavsiyesi üzerine bu kitabını ilk olarak okudum. Beni bu yazar ile tanıştırdığı için teşekkür ederim.
Değişik bir kitap, bilim kurgu, ütopya arası, biraz da insan psikolojisinden bahseden bir konusu var. Kitabın arka kapağında güzel bir açıklama zaten var. Bu yüzden konusundan çok bahsetmeyeceğim. Kitabın kahramanlarından Selver ve Davidson tamamen zıt iki karakter biri yok etmeyi, öldürmeyi seviyor, öbürü yok etmenin öldürmenin ne olduğunu bile tam anlamıyla kavrayamıyor. Selver verilmiş sözlere çok inanıyor, ama bilmiyor ki Arzlı insanlar söz verip yapmazlar, Selver bunu acı gerçekler ile öğreniyor.
Arzlı insanlar kendi dünyalarını dümdüz etmişler ve bu yeni dünyayı da dümdüz etmeye gelmişler. Bunu Selver'in gördüğü düş sayesinde anlayan Athshe insanları onun önderliğinde öldürmeyi öğreniyorlar. Ben burda o insanların doğada ki yaşayan tüm varlıklar olduğu düşüncesine kapıldım, yok eden insanlar ve buna karşı çıkan doğa ve yaratıkları daha mantıklı geldi.
Maalesef bugün bile doğamız yok oluyor, medeniyet adı altında yok edilen bu güzellikler bir gün biz insanlardan intikamını feci alacaktır.
Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım, sizin de okumanızı tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
119 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kısacık bir roman. Pek çok defa işlenmiş bir konu. İstilacı insanlar ile kendilerini ve yurtlarını korumaya çalışan, öldürmenin ne olduğunu bile bilmeyen minik bir ırkın mücadelesi. Ama elinizden bırakamıyor yazarın - her zamanki gibi- kurmuş olduğu dünyada kayboluyor, insan açgözlülüğünden, hırsından, nefret edip, Athshe'lilere üzülüyor, Selverin bu mücadeleyi kazanmasını arzuluyorsunuz. Finalle birlikte hüzün, neşe, insanoğlunun tüm acımasızlığı, aynı zamanda Lyubov gibi idealistlerin de bir gün kazananileceği umudu sizi sarıp sarmalıyor.
119 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Yazımın aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...ir-ursula-k-le-guin/

Kitabın geçtiği Athshe ormanlarla kaplı bir gezegen ve yerlileri Athshelilerin (ya da Arzlıların onlara taktıkları isimle ‘yaratıkcık’ların) dilinde Athshe hem ‘orman’ hem ‘dünya’ anlamına geliyor, aynı Arz’ın hem ‘toprak’ hem ‘dünya’ anlamına gelmesi gibi. Sadece bu bilgi bile Athshelilerin yaşayışları konusunda bize birçok bilgi veriyor. Athsheliler saf iyiler; şiddeti, savaşmayı ve öldürmeyi bilmiyorlar. Düş-zaman ve Dünya-zaman arasında, hem kendi içlerinde hem de gezegenleriyle harmoni içinde yaşıyorlar.

Arzlılar ise içimizdeki, her gün gördüğümüz, ‘insan’ tanımımıza uyan kişiler, yani ben ve sizler… Doğal olarak aralarında iyileri de var kötüleri de; çoğunluğu ise bu ikisinin ortasında, genel düzenin onları konumlandırdığı yerde. Kendi dünyalarını tüketmiş, başka dünyaların kaynakları üzerinde hak iddia eden bir toplumun üyeleri. Kendilerinden aşağı gördükleri ırkları ezip geçmekte hiçbir sakınca görmeyen bir toplumun.

Peki bu saf iyiler dünyaları olarak gördükleri orman yok edilir, halkları köle düşüp öldürülürken nasıl tepki verir? İşte kitap tam olarak bunu anlatıyor…
119 syf.
·Beğendi·8/10
"Bir günde bitiririm nasılsa!" diye okumaya başladığım ama o bir günün birkaç günle sonlandığı bir kitap oldu Dünyaya Orman Denir. Dikkat edin eğer yorgun bir beyniniz varsa size de benim gibi anlatım yorucu gelebilir.
Anlatım neden mi yorucuydu?
Çünkü yine Ursula K. Le Guin az sayfaya büyük anlamlar yüklemişti. Yine her cümle üzerinde uzun uzun düşünülesi bir eser ortaya koymuştu, yıllar yıllar önce...
Kitap, devadam olarak anılan Arzlıların (insanlar) Athshe'ye gelip burada yarı boyundaki, genellikle yeşil kıllı, zararsız varlıklar olan Athshelileri sömürmesi, köleleştirmesi, gezegendeki ormanları kendi amaçları uğrunda katletmesini konu alıyor. İnsanların zulmüne daha fazla dayanamayan Sam "Selver" adındaki bir Athshelinin ayaklanma çıkarmasıyla yerli halkın nefsi müdafasına ortak oluyoruz. Ama Athsheliler de artık o eskisi gibi zararsız, kendi halinde düşgören varlık kimliğinden uzaklaşıp sömürge devadamlara benzemeye başlıyor...
Çünkü onlar da köle oldukları yıllarda bellemişti insanlığın başka dilden anlamadığını.
Dünyaya Orman Denir Vietnam Savaşına göndermeler içeren bir eser. Yine bu eserde insanın nasıl bir varlık olduğu yüzümüze vuruluyor ki asıl bu nedenle bu kitabı herkesin okumasını isterdim.
Uçsuz bucaksız orman tarafından dört yanınızın sarılacağı bu kısa ama büyük anlamlar taşıyan eseri yukarıda da belirttiğim gibi herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
Ayrıca kitabı okuduğum sırada fark ettim ki James Cameron'ın yönettiği Avatar filmi temelini Dünyaya Orman Denir'den almış. :)
119 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı vb. ile birinin diğerinden üstün olma yanılgısı yüzünden, insanın insana ya da doğaya zulmünün bir başka hikayesidir.
119 syf.
·2 günde·6/10
Açıkçası daha iyi bir şey bekliyordum. Çünkü Ursula K. Leguin ismini sürekli duyuyordum. Kitapta çok ayrıntı olmamasına rağmen anlatımı beni boğdu. Umarım daha sonra okuyacağım kitapları bundan daha iyi olur.
119 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazardan harika bir ütopik dünya. Okurken ilk 20 sayfası anlatılmak isteneni anlamakla geçiyor bu da gayet normal bir şey. Ondan sonrası su gibi akıp gitti. Bence okunmaya değer bir kitap.
119 syf.
·2 günde·9/10
Ursula K. Le Guin'den yine muhteşem bir hikaye, müthiş bir hayal gücü. Eğer bilimkurgu tarzına alışık değilseniz biraz zorlanabilirsiniz. Farklı dünyalar, farklı ırklar, bambaşka bir terminoloji ile karşı karşıyasınız. Bütün bunların yanında, bu bambaşka dünyalar, ırklar ve terminolojiler bizim dünyamızdaki çarpıklığın bir yansıması aslında. Zaten Le Guin bu romanında alttan alta ABD'nin Vietnam politikasını sert bir dille eleştiriyor. Sadece Vietnam da değil, insanın kendine alanlar açabilmek için doğayı katletme çabası da ciddi bir şekilde yansıtılmış kitapta. Le Guin'in her kitabını ayrı bir hayranlıkla okuyorum.
119 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabi okurken yakin dünya tarihi üzerindeki bir çok yasanmisligi ( zaten kitap, yazarın donemin Amerika , Vietnam savaşına sert ama dogru bir elestirisi) , Ursula sayesinde bilimkurgu ve fantastik edebiyat sosu ile yeniden tadacaksiniz , güçlünün zayıf olanı ezmeye çalıştığı öfke ile beslediği o kibiri , ırkçılığın empati kuramamanın zirveye ulaşmışlığını. Zor, sert ve çoğu kişinin duymak istemeyeceği gerçekleri barındırır kraliçenin kitapları.
130 syf.
·24 günde
Ursula okumak her zaman büyük keyif. Bu kitabını da yapılan ""Mülksüzler" e kafa tutacak bir roman " yorumlarından sonra okuma listeme aldım ve evet bir Mülksüzler değil kesinlikle ama çok etkileyici bir kitaptı.

Bu hikaye ile Ursula, egemen güçlerin, ataerkil toplumun, emperyalizmin, insanın yakıcı, yıkıcı kötücül gücünü devadamlar, insansılar, yaratıkçıklar ile çok güzel bir şekilde anlatmış. Bir direnişin destanı...

Bilimkurgu okumak bana "hayal etme" konusunda biraz zor gelse de, o tarza çok yabancı olsam da az biraz kafam karışarak ama çok keyifli okudum. Kesinlikle tavsiye ederim.

Keyifli okumalar..
119 syf.
·Beğendi·8/10
Kadınların kaçının yaratıkçık mahallelerinde hayatta olduğunu, yeraltındaki o iğrenç kokulu deliklerden birinde, bağlanmış olarak, pis,tüylü küçük maymun adamlar tarafından ellenilip, kurcaladığını, üzerlerinde sürünülerek kirletildiğini Tanrı bilirdi. Akıl alır gibi değildi. Fakat Tanrı zaman zaman insanı, düşünülemez olanı düşünmek zorunda bırakır..
Öldürdük, tecavüz ettik, ayırdık ve yerli insanları köleleştirdik, köylerini yok ettik ve ormanlarını kesip mahvettik. Eğer bizim insan olmadığımıza karar vermişlerse, buna şaşırmamak gerekir.
Ursula K. Le Guin
Sayfa 33 - Metis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyaya Orman Denir
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753421201
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Word for World is Forest
Çeviri:
Özlem Dinçkal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Ağaçlarla kardeş gibi yaşayan ve düşleri en az bizim gündelik yaşamımız kadar gerçek olan bir ırk, kendini "gerçekçi" Arz'lılara karşı nasıl savunabilir? "Yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. Bana hiç çenek bırakmadı. Ülserli bir patronun sekreterine mektuph yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. Ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da Hadfield'in ve Dement'in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. Ama patron ekolojik dengenin tahrif edilmesinden ve eduygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. Ahlâk dersi veren öyküleri pek sevmek, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar.Umarım bu öyküöyle değildir. Medem bir kere ahlâk dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. Don Davidson olmak Raj Lyubov olmaktan daha da acı vericidir."

Kitabı okuyanlar 175 okur

  • özge
  • Ronya
  • Merve Özşeker
  • Asmevejiya
  • Mlhcnsz
  • Murat Kaya
  • Başak Sağlamsaatçi
  • GG
  • Zel
  • Oğuz Aktürk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.2
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%24.5
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%16.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.5
Erkek
%42.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.1 (20)
9
%19.3 (16)
8
%27.7 (23)
7
%16.9 (14)
6
%7.2 (6)
5
%1.2 (1)
4
%0
3
%1.2 (1)
2
%1.2 (1)
1
%1.2 (1)