Dünyayı Değiştiren Beş DenklemMichael Guillen

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.065
Gösterim
Adı:
Dünyayı Değiştiren Beş Denklem
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
284
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754032062
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Five Equationsthat Changed The World
Çeviri:
Gürsel Tanrıöver
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Harvard Üniversitesi'nde fizik ve matematik dersleri veren, Amerikan ABC televizyonunda bilim editörü olarak görev yapan Michael Guillen, Dünyayı Değiştiren Beş Denklem'de, günlük hayatımızı kalıcı bir biçimde değiştiren beş denklemin hem matematiğini hem de öyküsünü anlatıyor. Bu denklemlerin öyküleri bir yandan beş büyük bilim adamının portresini çizerken bir yandan da okuyucuya 17. yüzyıldan günümüze değin bilimin ve bilim-insan ilişkisinin kesintisiz bir tarihsel kaydını sunuyor. Çok soyut gibi görünseler de, etkileri son derece somut olan bu beş denklem, aslında bilimin o meşhur elmadan kötü şöhretli atom bombasına doğru çıktığı yolculuğun beş önemli kilometre taşı...
@ Dünyayı değiştiren beş denklem, beş dahi, beş çalışkan bilim insanı, beş hayat hikayesi, beş bilim insanı etrafında bilim tarihi... Akıcı, eğlenceli, anlaşılır bir dille yazılmış, gençlere bilimi, çalışmayı ve azmi sevdirecek güzel bir eser. Mühendisler, fen bilgisi öğretmenleri, matematik severler ve bilime merakı olanlar mutlaka okumalı.

@ Newton'un kütle çekim kanunundan Einstein'ın maddenin enerjiye dönüşümü ilkesine kadar merak ve ilgi ile okunacak bir eser..

@ Kitabın en çok en az bilgimin olduğu Faraday ve en çok merak ettiğim elektrik kısmı yani üçüncü bölümü oldu.

@ Faraday çok fakir bir aileden geliyormuş, para kazanmak için bir kitapçıda ciltçi olarak çalışmaya başlamış ve kendi çabasıyla okuma yazma öğrenmiş. Elinin altından yüzlerce çok kıymetli eserler geçmekteymiş ve Faraday okuyor, okudukça merakı daha çok artıyor ve merakı arttıkça daha çok okuyor ve daha çok öğreniyormuş. Doğa felsefesi en çok sevdiği konuymuş. Bir gün ustasından kendisine ufak bir bölme vermesini istemiş, çok iyi bir insan olan ustası Faraday'ı kırmamış ve Faraday küçük, mütevazı laboratuarını kurmuş ve çalışmaya başlamış...

@ Faraday'ın çalışkanlığına ve azmine kendi milletimizden yaşayan bir örnek vermek istiyorum; Aziz Sancar, Mardinli orta gelirli, çiftçi, sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya geliyor. İlk, orta ve lise eğitimini Mardin'de aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanıyor ve bölümünden birincilikle mezun oluyor. Daha sonra bu başarısından dolayı burslu olarak yurtdışında yüksek öğrenimine devam esiyor ve üstün çalışma ve gayreti sonucu moleküler biyokimya dalında yaptığı çalışmalarla Nobel Kimya ödülünü kazanıyor... Gençlerimize örnek olması dileklerimle sözlerimi Faraday'ın güzel bir sözü ile noktalıyorum.

@ "Bilim bize hiçbir şeyi göz ardı etmememiz ve küçük ayrıntıları küçümsemememiz gerektiğini öğretir. Zira, büyük şeyler küçük şeylerden oluştuğu gibi, asIında küçük ayrıntılarda çoğu kez büyük şeyler gizlidir." Faraday
Öncelikle yorumuma bilime küçücük derecede bile ilgi duyan kim varsa bu kitabı okumadan geçmesin, zira okuyucu için büyük bir kayıp olacaktır.

Bilime giriş kitabı olarak adlandıra bileceğimiz derecede kitabın dili sade ve yazarın örneklendirmeleriyle birlikte olay örgüsü akılda kolay yer edebilecek nitelikte.

Yazar kitapta bahsi geçen -Isaac NEWTON, Daniel BERNOULLI, Michael FARADAY, Rudolf CLAUSIUS ve Albert EINSTEIN- bilim insanlarının icat ettikleri formüllerin nasıl bulunduğunu, yaşamlarında nasıl bir ruh hallerine sahip olduklarını ve ortaya çıkan formüllerin tüm hayatımızda nasıl bir etki gücüne sahip olduklarını anlatıyor. Her bilim insanının icadını üç bölümde ele alıyor, bunları veni, vidi ve vici olarak adlandırmış.

Tüm bilim tarihinin nasıl evrildiğini, doğru bilinen yanlışların nasıl yıkıldığını ve bilimin birikerek ilerlediğinin en büyük kanıtı olan kronolojik sıralamaya nasıl sadık kalındığını anlatıyor.

Gerçekten hepsi de saygı duyulması gereken icatlardır ve günümüz modern bilim dünyasının temel yapı taşları olarak adlandırılmaktadırlar. Hepsi bir sonraki buluş için gerekli olan altyapıyı sağlamış olup ilk formülden son formüle doğrudan bir akış söz konusudur.

İçlerinde en çok etkilendiğim bölüm Michael FARADAY 'ın icadı olan Elektromanyetik İndükleme Yasası 'dır. O zamanlarda zenginlerin hobi uğraşı olarak bilinen bilmi halkın tabanındaki işçi sınıfından gelerek yaptığı icatlarla ve akademik çalışmalarıyla bu önyargının kırılmasında öncü olmuştur.

İçimizde ki meraklı çocuğu ve bilim aşkını asla öldürmemek dileğiyle, keyifli okumalar dilerim...
Kitap, isminden de anlaşılacağı üzere günümüzün bilim dünyasına sekil vermiş olan beş önemli keşfi anlatan beş bölümden meydana gelmektedir.
Her bölümde bir bilim insanını konu alıyor. Isaac Newton ve kütle çekim kuvveti, Bernoulli ve Hidrodinamik basınç Yasası, Faraday ve elektromanyetizma, Clausius ve entropi, ve de son olarak Albert Einstein ve Görelilik Teorisi bu beş bölüme konu olan bilim adamları ve teorileridir.
Her bolum, her bilim insanının çocukluğundan başlayıp etkilendiği kişilere, başından geçen olaylara, sonuca ulaşma aşamalarına ve bu yolda neler yaşadıklarını akıcı, asla sıkmayan hatta şiirsel bir dille okura sunuyor. Hepimizin ismen tanıdığı bu bilim insanlarının çocukluklarını, iç kavgalarını, düşüncelerini, hayata bakış açılarını görmek, yani bu kişileri isimlerinden öte kimlikleriyle, insan olarak tanıyabilmek açısından çok yararlı bir kitap.
Öte yandan dönemin siyasi ve toplumsal yapılarını, din ve bilimin ilişkisini son 500 yıllık platformda okuyucuya oldukça başarılı bir şekilde aktarmaktadır.
Tek kelimeyle muhteşem bir kitap. Enfes... Sayfaları yutarcasına okumak istiyorum. Kurgusu, hikaye edişi, sizi kitabın içine alıveriyor. Kurtulamıyorsunuz.
Kitapta anlatılan 5 denklem dünyayı, bu kitapsa benim matematiğe bakışımı değiştirdi. Bu kitaptan önce matematiğe bakışım sıradan bir 2. sınıf mühendislik öğrencisi kadardı, okul hayatım dışında ilgi duymamış, fazladan hiçbir şey yapmamıştım. Kitabı okuduktan sonra, dışarıdan fizikçi gibi görünen bu beş bilim insanının aslında matematikçi olduğunu anladım(Faraday tek istisnadır, zaten sonradan onun bulguları da Maxwell tarafından matematiğe dökülmüştür.). Aynı zamanda bir fizik öğrencisi olarak, evreni anlama yolunda matematiğin önemini görüp beynimden vurulmuşa döndüm.
Kitapta, onlar olmadan 21. yüzyıldaki günlük yaşantımızın 15. yüzyıldan farklı olmayacağı beş denklem anlatılıyor. Bu denklemlerin keşfedilmesine olanak veren bilimsel birikim, keşfi tetikleyen anlar ve sonrası bir masal gibi anlatılıyor. Matematik ve fizikle evrenin güzelliğini tek satıra indirgeyebilen bu beş denklemi anlatan kitap, her yaştan insanın hayata, zorluklara ve bilime bakışını değiştirebilecek nadir kitaplardan biri.
Sadece beş, on tane harf ve rakamdan oluşan matematiksel bir denklemin dünyayı, yaşam biçimlerini nasıl tamamen değiştirebildiğini hem bilimsel hem roman estetiği ile anlatıyor.
Dünyayı değiştiren beş denklemin de haricinde; bu denklemler ortaya çıkmadan önce hangi teoriler vardı, hangi bilim insanları çalılmalar yürütmüştü, doğru sonuca ulaşana kadar hangi teoriler elendi; bunların hepsi çok güzel bir özetle ele alınmış.

Yine bu beş denklemin sahiplerinin yaşamından alınan kesitler; sonuca gidene kadar verdikleri mücadeleler, yapılan keşiflerin beraberinde neleri getirdiğinin açıklanmış olması bir anlatım bütünlüğü sağlamış.

Bunca bilginin yanı sıra; anlatımın sade oluşu ve sıkılmadan okunabilme gibi bir özelliği mevcut.
Bilim insanların hayatlarını çalışmalarını okuru sıkmadan veriyor.Kitabın tam manada anlaşılması için araştırma yapmanız şart.Şayet bernaulliden tutun faradaya einsteine kadar ciddi tefekkür etmek gerekiyor.Bunlar öğrenildiği zaman kitap tam olarak anlaşılacaktır ve tadına iyice caracaksınız.
Başta önyargı ile başlayıp defalarca geri döndüm.İlk bölümü belki 5 defa okudum.Daha sonra ne olursa olsun bitirmeye karar verdiğimde hayran kaldım.Müthiş bir kitaptı.Tekrar tekrar okunması gereken bir eser.Yazarın anlatım tarzı çok hoşuma gitti.
Sonsuz gerçeklerin sonlu varlıklarca algılanabilmesini sağlayabilmek üzere denklemlere, şiire bu denli çok benzeyen bir yapı kazandıran şey de işte budur.
İnsanlarla uğraşmaktansa akışkanlarla uğraşmak Bernoulli'ye hiç bu kadar çekici gelmemişti. Akışkanların nasıl davranacağının önceden bilinebileceği konusunda en azından bir umut vardı. İnsanların davranışlarına ise akıl erdirmek olası görünmüyordu; örneğin, diye düşünüyordu Bernoulli omuz silkerek, o gün babasıyla arasında geçen olayları önceden kim tahmin edebilirdi ki?
Hepsinden önemlisi, Bay Clarke'ın çatı katındaki geniş kitap koleksiyonuydu. Newton için burası harika bir kaçış yeri, ideal bir sığınaktı. Geniş bir entelektüel yelpazede çok çeşitli konulara yöneldikçe, Newton'un hevesi daha da kamçılandı.
O günlerde gözlerini yitirmiş olan Euler ise, o kadar gayretle çalışmıştı ki, yayımlanan çalışmalarının sadece başlıklarını içeren liste yüz sayfaya yakın tutuyordu.
Doğduğumuz andan itibaren birbirimizle ve ölümle mücadele etmekten başka bir şey yapmadığımızı düşündü, kafasını pişmanlık içinde sallarken. Savaşta feci bir şekilde ölen askere hepimiz acıyorduk ama gerçekte hepimizin bütün yaşamı, sonunda zaten kaybedeceğimiz hayatta kalma mücadelesi içinde geçiyordu.
Acaba çekirdeği parçalama işine nasıl başlanabilirdi ? Uranyumun "büyük" çekirdeği için bile, bu iş inanılmaz derecede küçük silahları gerektiriyor gibi görünüyordu. Uranyumun atomunun çekirdeğinin çapının bir santimetrenin on katrilyonda biri olduğu düşünülürse bu, bir patlamış mısır tanesinin parçalanmasından çok öte bir şeydi.

Bilim adamları, önce uranyum çekirdeğini bir elektronla vurmayı denedilerse de, bu küçük merminin bu iş için çok cılız kaldığı ortaya çıktı. Bunun üzerine çekirdeği yüksek hızlı protonla vurmayı denediler, ancak bu kez de çekirdeğin içindeki protonların itici kuvveti, bu protonun çekirdeğe bir etkide bulunacak kadar yaklaşmasına izin vermedi. Nihayet 1934 'te bilim adamları bu iş için nötronu -o zamanlar, elektron ve proton dışında bilinen tek atomaltı parçacıktı- deneyince bu kez başarılı oldular.

Otuz yılı aşkın bir süre sonra, Einstein 'ın denkleminin doğruluğuna çarpıcı bir kanıt bulunmuştu. Bunun da ötesinde, ateşin bulunmasına denk bir başarıydı bu: Tarihte ilk kez milyarlarca yıl önceki yaratılışlarından bu yana atom çekirdeklerinde depolanmış halde bekleyen enerjiyi açığa çıkarmanın bir yolunu bulmuştuk.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyayı Değiştiren Beş Denklem
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
284
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754032062
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Five Equationsthat Changed The World
Çeviri:
Gürsel Tanrıöver
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Harvard Üniversitesi'nde fizik ve matematik dersleri veren, Amerikan ABC televizyonunda bilim editörü olarak görev yapan Michael Guillen, Dünyayı Değiştiren Beş Denklem'de, günlük hayatımızı kalıcı bir biçimde değiştiren beş denklemin hem matematiğini hem de öyküsünü anlatıyor. Bu denklemlerin öyküleri bir yandan beş büyük bilim adamının portresini çizerken bir yandan da okuyucuya 17. yüzyıldan günümüze değin bilimin ve bilim-insan ilişkisinin kesintisiz bir tarihsel kaydını sunuyor. Çok soyut gibi görünseler de, etkileri son derece somut olan bu beş denklem, aslında bilimin o meşhur elmadan kötü şöhretli atom bombasına doğru çıktığı yolculuğun beş önemli kilometre taşı...

Kitabı okuyanlar 113 okur

  • Alper Aksakal
  • Çaylak
  • Ece Dallı
  • Halime
  • Aslı Ece Ay
  • SihirliFlut
  • Mahir Önem Dost
  • Yertn
  • M Ertan
  • Emin Mumcuoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%51.2
35-44 Yaş
%18.6
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45
Erkek
%55

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.5 (17)
9
%31 (13)
8
%11.9 (5)
7
%11.9 (5)
6
%2.4 (1)
5
%0
4
%2.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0