Adı:
Dünyayı Kim Yönetiyor
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751034007
Kitabın türü:
Çeviri:
Ömer Çiftçi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitapevi
1964'te, ABD hükümetinin Şili seçimlerinde kendi kayırdığı adayı seçtirmek için kişi başına harcadığı para, o yıl ABD'deki başkanlık seçimlerinde iki adayın birden (Johnson ve Goldwater) harcadığından daha fazlaydı.
-ABD'li kuvvetler 1945'te Kore'ye girdiğinde, Japon faşist polisini ve onlarla Japon işgali sırasında işbirliği yapmış Korelileri kullanarak amansız bir baskı başlattı. Kore Savaşı'ndan önce Güney Kore'de 100.000 kadar insan öldürüldü.
-Siyahilerle beyazlar arasındaki çoğu fark aslında sınıf farkıdır, yoksul ve zengin beyazların arasındaki uçurum da çok büyüktür. Fakat ABD'de sınıf üzerine konuşmaya izin yoktur. Bu sözcüğü kullandığınız anda herkes bir fena olur.
-II. Dünya Savaşı'ndan sonra çok sayıda Nazi, çoğunlukla Vatikan'ın ve faşist rahiplerin yardımıyla Latin Amerika'ya kaçırıldı. Genellikle çok açık bir şekilde Üçüncü Reich örneğine dayanan ABD destekli polis devletlerinde askeri danışman oldular ve bölgedeki köylülere Gestapo icadı işkence tekniklerini öğrettiler.
-James Madison hükümetin birincil hedefinin "varlıklı azınlığı çoğunluğa karşı korumak" olduğuna inanıyordu. Meslektaşı John Jay'in de bayılarak söylediği gibi "ülkenin sahibi olanların ülkeyi yönetmesi gerekir."
-Yatırımın olabildiğince risksiz olması gerekir. Hiçbir şirket serbest piyasayı istemez. Onların istediği şey güçtür.
-Halkın istediğine "siyaseten gerçekçilik dışı" deniyor. Kendi dilimize çevirirsek, iktidar ve imtiyazın ona karşı olduğu anlamına gelir bu.
-İş dünyasının idare ettiği, işportacı bir toplumda yaşıyoruz, temel değeri hilekârlık olan bir toplum.
(Tanıtım Bülteninden)
Adını duyduğumda dahi kendimi toparlama isteği duyuyorum, Chomsky! Saygıdan öte...Bu kitap bir çok tv,radyo,konferans vb konuşmasını içeriyor.Gerçekleri gözünüze sokuyor,belki görmek istemeyen olur diye!Abd denen illetin iki yüzlü demokrasisini,şahinlerini,şirketlerinj?CIA marifetlerini...Emperyalizmin kirli yüzünü açık gerçeklerle,korkmadan sunuyor.Ortadoğu ülkesi,kadim Abd müttefiği olarak Türkiye neresinde bu sistemin,okudukça gerildim,çaresizliğimize,körlüğümüze,geleceğimize yandım,yanarım.
Şirketokrasi kavramının hayatımıza nasıl girdiğini ülkeleri nasıl yönettiğini 90 ların dünyasından bize anlatmış Chomsky.
Bugüne dönüp baktığımızda internetin 2000 lerden sonra hayatımızda değişimi ne denli ivmelendirdiğini özellikle 80-90 lı yıllardan kalma bir filme , bir kitaba, bir belgesele bakınca çok rahat görüyorsunuz.
Bugün 100 yılı zorlayan ortalama insan ömrü bitmek bilmeyen çatışmasına nasıl göğüs gerecek ben belki son gören olacağım.
Varlıklı azınlığın vicdansız temsilcilerine karşı biz çoğunluk gözümüzü açabilecek miyiz?
Yazarımız emperyalizmin-amerikan emperyalizminin- başka ülkelere asker sokmadan nasıl oraları işgal ettiğini, yönetimde büyük bir söze sahip olduklarını; vahşi emperyalizme baş kaldıranların başlarının askeri cunta darbeleriyle, ekonomi çöküşüyle, ambargoyla nasıl kesildiğini tarihtende örnekler vererek anlatıyor.
"İnsanların edilgin ve itaatkar kalmasını sağlamanın akıllıca yolu kabul edilir görüş çeşitliliğini katı bir şekilde sınırlamakla birlikte o çeşitlilik alanı içerisinde canlı tartışmalara imkan , hatta daha eleştirel ve muhalif görüşleri teşvik etmektir. Bunu yapmak insanlara özgür düşünmenin var olduğu hissini verir, halbuki sistemin ön kabulleri tartışmanın kapsamına getirilen sınırlarla daima pekiştirilmelidir."
Noam Chomsky
Sayfa 307 - İnkılap Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyayı Kim Yönetiyor
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751034007
Kitabın türü:
Çeviri:
Ömer Çiftçi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitapevi
1964'te, ABD hükümetinin Şili seçimlerinde kendi kayırdığı adayı seçtirmek için kişi başına harcadığı para, o yıl ABD'deki başkanlık seçimlerinde iki adayın birden (Johnson ve Goldwater) harcadığından daha fazlaydı.
-ABD'li kuvvetler 1945'te Kore'ye girdiğinde, Japon faşist polisini ve onlarla Japon işgali sırasında işbirliği yapmış Korelileri kullanarak amansız bir baskı başlattı. Kore Savaşı'ndan önce Güney Kore'de 100.000 kadar insan öldürüldü.
-Siyahilerle beyazlar arasındaki çoğu fark aslında sınıf farkıdır, yoksul ve zengin beyazların arasındaki uçurum da çok büyüktür. Fakat ABD'de sınıf üzerine konuşmaya izin yoktur. Bu sözcüğü kullandığınız anda herkes bir fena olur.
-II. Dünya Savaşı'ndan sonra çok sayıda Nazi, çoğunlukla Vatikan'ın ve faşist rahiplerin yardımıyla Latin Amerika'ya kaçırıldı. Genellikle çok açık bir şekilde Üçüncü Reich örneğine dayanan ABD destekli polis devletlerinde askeri danışman oldular ve bölgedeki köylülere Gestapo icadı işkence tekniklerini öğrettiler.
-James Madison hükümetin birincil hedefinin "varlıklı azınlığı çoğunluğa karşı korumak" olduğuna inanıyordu. Meslektaşı John Jay'in de bayılarak söylediği gibi "ülkenin sahibi olanların ülkeyi yönetmesi gerekir."
-Yatırımın olabildiğince risksiz olması gerekir. Hiçbir şirket serbest piyasayı istemez. Onların istediği şey güçtür.
-Halkın istediğine "siyaseten gerçekçilik dışı" deniyor. Kendi dilimize çevirirsek, iktidar ve imtiyazın ona karşı olduğu anlamına gelir bu.
-İş dünyasının idare ettiği, işportacı bir toplumda yaşıyoruz, temel değeri hilekârlık olan bir toplum.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Kerim Diktaş
  • Elvide Demirkol
  • Dogukan
  • Mert
  • Ragarus
  • cihan yilmaz
  • Erol Muzaffer
  • Filizyargan
  • Serhan Calba
  • ErDeM...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%33.3 (4)
8
%16.7 (2)
7
%16.7 (2)
6
%16.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%8.3 (1)
1
%0