Dünyayı Sarsan On Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.364
Gösterim
Adı:
Dünyayı Sarsan On Gün
Yazar:
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
329
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752416185
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceylan Yayıncılık
Baskılar:
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Yüz yıl sonra Ekim Devrimi ve ardından kurulan iktidarların bozulup çürüdüğü ve yıkıldığı, büyük emek ve özverilerle insanlığa armağan edilen kazanımların emperyalist kapitalist barbarlık eliyle yok edilerek insanın kendine düşman haline getirilmeye çalışıldığı bir çürüme çağında dönüp yeniden Ekime bakmak, onun insanın kendini gerçekleştirmesine yaptığı katkıdan esinlenmenin büyük bir değeri olacağı kanısındayız. Çünkü sosyalizm sadece insanı maddi-ekonomik zincirlerinden kurtarmakla kalmamış aynı zamanda ve bununla bağı içinde yeni bir insan tipinin de müjdesini vermiştir. Ve bu tarihsel serüveni en iyi anlatan şeylerden birinin de edebiyat olduğu su götürmez bir gerçektir.

Birçok insanı sosyalizm fikrine yaklaştıran, sosyalizmi kuru bir analiz olmaktan çıkararak kanlı canlı bir tarihsel deneyim halinde kavramasına yol açan devrim romanlarının dönüp dönüp tekrar okunmasının bu nedenle büyük bir önem taşıdığına inanıyoruz.
Kendi fikrimce insanlığın bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu en büyük deneme,deney olarak baktığım(iyisiyle kötüsüyle) Sovyetlerin kuruluşunun en önemli,kritik günlerini bir Amerikalı yazar olan John Reed in gözlemleri,sunduğu o döneme ait belgeleri,tanıklıkları ile anlattığı başarılı bir kitap. O heyecanlı,karmaşık,içinde onlarca ayrı denklem barındıran kaotik ortamı gayet başarılı bir biçimde aktarıyor ki yazar yeri geliyor bu tarihi olayın nasıl sonuçlandığını bildiğiniz halde bunca yokluk,kargaşa içinde acaba Sovyet iktidarı kurulamayacak mı diyorsunuz okurken.
amerikalı gazeteci joon reed yeryüzünde işçilerin ikinci kez bir devlet kurmalarına tanık olmuştur kendide bu devrimden etkilenerek leninist olmuş ve ölene kadar sovyetlerde yaşamıştır. kerenski hükümetinin burjuva devrimi sömürüyü ortadan kaldırmadığı gibi rusyayı bir maceraya 1. dünya savaşına taşımıştır ama şanlı sovyet devrimi muzaffer olmuş insanlığın düşmanı emperyalist savaştan çekilmiş kardeş türkiyesine kurtuluş savaşında en büyük maddi ve manevi yardımı yapmıştır ..ilgiyle okunacak bir roman belgesel diyebilirim detayları anlatmıyorum okudukça sizde heyecanlanacaksınız ..
dışarıdan bir gazeteci gözüyle ama bir yandan da devrim için atan yüreğinin duyarlılığıyla, gerçekten de dünyayı sarsan o günleri gayet sürükleyici ve doyurucu biçimde anlatmış john reed. tanıklıklarla, belgelerle ve kendi değerli gözlemleriyle. hem içeriden hem dışarıdan sayılabilecek dengeli bir dil tutturmuş. bu da eserinin değerini arttırmış bence.

ayrıca kitabı da kısmen içeren bir film olarak reds'i öneririm. john reed'in maceralı ve devrimci hayatına dürüstçe yapılmış bir saygı duruşu niteliğinde uzun ama başarılı bir film.
Ekim Devrimini anlatması ve olayları açıklaması bakımından önemli bir kaynaktır. Devrimden önceki süreçten başlayıp devrimin hemen sonrasındaki zamana kadar anlatan bu kitap, bu zaman içerisinde olan olayları ince ayrıntısına kadar anlatmıştır. Lenin'in kitaplarından okumadan önce onun tarihsel arka planını bilmek gerekir. İşte o arka planı bu kaynaktan sağlayabilirsiniz. Kitabın giriş kısmında Rusya'da o zamanlarda yer alan gruplar ve savundukları görüşlere sırayla yer veriliyor. Ardından Kerenski hükümeti döneminde Rusya'da açlık ve sefaletten bahsediliyor (ve tabii Rus halkının çok örgütlenmeci bir yapıya sahip olduğundan). Diğer bölümlerde ise devrime giden süreç ve nihayet devrimi anlatıyor. Son kısımlara doğru devrimin izlediği yolu anlatıyor. Örneğin bolşevikler içindeki tartışmalar, bir yandan iç savaş ve bir yandan da burjuva gazetelerin bolşeviklere karşı faaliyetleri... Ancak görülüyor ki bolşevikler bu kadar yıldırmaya karşın ilkelerinden taviz vermiyorlar ve diğer sosyalist partilerle herhangi bir ''sol'' koalisyona girmiyorlar. ''Bizim dayandığımız koalisyon yalnızca işçi köylü koalisyonudur'' diyorlar. Bolşeviklerin bu kararlı tutumu sonunda devrimin kaderini belirleyen önemli bir unsur olmuştur. Yazarın anlatım şekli de özellikle dikkatimi çekenler arasındaydı. Yazar (bir gazeteci olduğu için olmalı) olayları bütün yalınlığı ve tarafsızlığıyla anlatmaya çalışıyor (tabi ki arada bir heyecanlanıp sevindiğini ya da üzüldüğünü de belli etmiş). Ayrıca bir diğer önemli husus burada anlatılan olaylar yazarın bizzat görüp şahit olduğu olaylar. Yani bir kaynaktan alıntı değil çünkü yazarın kendisi kaynak. Kitapta anlatılan olayları detaylı olarak açıklayan ekler bölümü var. Ben anlatım şeklinin de etkisiyle biraz çabuk bitirdim ve gayet de güzel olmuş.
İlk defa 1987 yılında 18 yaşında Üniversite öğrencisiyken okuduğum kitabı 30 yıl sonra yeniden okumak farklı bir deneyimdi. 1987 yılında altını çizdiğim işaretlediğim notların tekrar üzerinden geçmek, o günkü duyguları yeniden yaşamak anlatılamazdı. İlk defa bir kitabı 13 günde bitirdim. Hatırlıyorum ilk okuduğumda 3 günde bitmişti. 18 yaşında kitaba işaretlenen notların bugünkü deneyimle anlamaya ve yorumlamaya kalkmak hayli zaman aldı. Ancak bugün kitabı daha farklı bir anlayışla okuyup anlamaya çalışıp 18 yaşındaki bana anlatmak ya da 18 yaşından 48 yaşına geçen zamanın insanları ne kadar değiştirdiği ve dünyanın nasıl değiştiğini görmek açısından oldukça keyifliydi.
Gelelim kitaba: N Krupskaya’nın ilk Rus basımına Önsözü aslında kitabın anlamını çok iyi ifade ediyor; “Dünyayı Sarsan On Gün” İşte John Reed’in bu şaşırtıcı kitabına verdiği ad. Bu yapı Ekim Devrimi’nin ilk günlerini olağanüstü bir doğruluk ve canlılıkla yeniden yaşatıyor. Karşımızda olayların basit bir sıralaması, bir belgeler dökümü değil, fakat öylesine yaşanmış tipik olaylar dizisi var ki devrimin içinde bulunan herkese kendisinin de yer aldığı benzeri sahneleri hatırlatmaktan geri kalmıyor. Sıcağı sıcağına çizilen bu tablolar, kitlelerin olayları nasıl hissettiklerini yansıtarak böylece büyük devrimin farklı olaylarındaki gerçek olguyu da yakalamaya yardımcı oluyor.
Yazarın Önsözü ise “ Bu kitap gördüğüm tarih dilimidir. Ekim Devrimi’nin, yani Rus asker ve işçilerinin başındaki Bolşeviklerin devlet gücünü ellerine geçirip onu Sovyetlerin ellerine bıraktıkları günlerin etraflıca bir hikâyesi olmaktan öteye bir iddiası yoktur. “
Yine kitaptan bir alıntıyla bitirelim. “ Bolşevikler iktidarı alırken ne varlıklı sınıflarla ya da çeşitli siyasal önderlerle anlaşmaya girişmiş ve ne eski hükümet mekanizmasını kendilerine bağlamak istemişlerdi. Ufak bir kliğin örgütlenmiş şiddet eylemi de değildi bu. Eğer tüm Rusya’da kitleler ayaklanma için hazır olmasalardı başarısızlık kesin olurdu. Bolşeviklerin tek başarı nedeni, halkın en derin, köşelerinde yatan geniş ve basit işlemlerini harekete geçirerek geçmişi yıkmak ve kendileriyle birlikte henüz dumanı tüten bu yıkıntılar üzerinde yeni bir dünya kurmak için onları işbaşına çağırmasıdır.
Özellikle belgelerle anlatması iyiyidi. Tabi benim gibi fazla bir bilginiz yoksa siyasi ve geçmiş tarihi olaylardan yer yer sıkılabilirsiniz.
Onun dışında yazarın analtımı ve bakış açısı okunmaya değer.
Yazarının tam da Devrim günü uyuya kalıp öğlen uyanması en büyük halihsizliği.:)
Ama Dünyanın En kutsal şeyi olan emeğin iktidara gelişini ve sınıfsız bir toplum yaratanların hikayesini çok gerçekçi bir şekilde, gün gün hatta saat saat anlatması mükemmel.
Ama tüm Sovyet devrimini anlamak ve olayların bütününü kavramak için proleter ayaklanmasının başlangıcından itibaren bir ön okuma yapılması yararlı olur bence.
Bir öğretmen önerisi ile alıp okuduğum bir kitap. Ne okurken ne de okuduktan sonra bana hissettirdiklerini üstümden atamamıştım. Ağladığım için okumayı kestiğim kısımlar olmuştu. Kesinlikle öneriyorum.
Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesinin arifesinde yaşanan olayları ve iktadarın ele geçirilişinin anlatıldığı kitap. İşin trajikomik tarafı ise yazar John Reed' in devrim sabahı uyuya kalması ve devrimin başlangıcını kaçırdıktan sonra sokağa inmesi :)

Bolşeviklerin iktidar yarışındaki en büyük rakipleri Menşevikler olduğu aklımda kalmıştı. Bolşevikleri tek zorlayanların Menşevikler olmadığını görebilirsiniz. Kitaba başlarken ilk sayfalarda siyasi parti/örgüt/ oluşumlarının ne kadar fazla olduğunu, birçok alt gruba ayrıldıklarını görebilirsiniz. Eğer Sovyet siyasi tarihiyle ilgili bilgi birikiminiz azsa okumayı zorlaştırabiliyor. Gorki' nin sosyalist olduğunu bilmeyenimiz yoktur ama hangi grupta yer aldığını ve hangi gruplara muhaliflik yaptığını bilmiyordum. İşçi sınıfı ve köylüler arasındaki kopuklukların daha az olduğunu düşünüyordum. Bolşevik Devrimi sırasında kim, hangi örgüt nerede durduysa fotoğraf çeker gibi belirtmiş yazar.

Kitapta adı geçen kişilerin hangi gruptan olduğunu hatırlamak için sık sık başa dönüp bakmak gerekiyor. Kitabın içinde yer alan konuşmaların geniş özeti kitabın arka sayfalarında yer almış. Mesela Lenin, Troçki ya da bir başkası kürsüye çıktı: '' Kazakları Rus halkıyla bütünleştirmemiz gerekiyor. '' gibi birkaç cümle kurdu ve kitap akışı devam etti. Burada dipnot uyarısıyla arka sayfaya dönüp tam metni okumanız gerekiyor. Bu kadar ayrıntılı açıklamaları ve tam metin konuşmalarını yazmasını gazeteci olmasına bağladım. Okumazsanız da kitaptan kopmuyorsunuz, çok fazla bir şey kaçırmıyorsunuz fakat okumayınca eksiklik hissedip okuyorsanız bu da sizi yorabilir.

Kitapta geçen zaman devrimin patlama noktasıdır, sonuçtur. Devrim öncesi Rusya hakkında daha fazla kitap okuyup, dönemin siyasi ve sosyal alanını daha iyi kavrayıp okumayı isterdim. Aşağıdaki linkte belgesi var.

https://www.youtube.com/watch?v=0aVmqzhT9Nc

İyi okumalar.
"Bütün Rusya okuma yazma öğreniyor ve okuyordu" (politika ,ekonomi ,tarih ne bulursa) çünkü öğrenmek istiyordu ..

Uzun yıllar eğitime susamış olan halkta devrimle birlikte delice bir okuma hastalığı başlamıştı ...
John Reed
Sayfa 37 - yordam kitap
Pencerelerden boğuk boğuk top sesleri geliyor ve delegeler birbirlerine bağırıyorlardı. Yeni Rusya, böylece, karanlıklarda patlayan toplar, kinler, korkular ve her şeyi göze almış insanların arasından doğuyordu.
"Kremlin 'i bombardıman ediyorlar !
Haber Petrograd sokaklarında bir çeşit korku ile ağızdan ağıza dolaşıyor ...
"Beyaz ve pırıl pırıl Moskova dan " gelenler korkunç şeyler anlatıyorlar ..binlerce insan ölmüş. .Tverskaya ve Kuznetski Most alevler içindeymiş ..Vasili Blajenni kilisesi harabeye dönmüş. .Uspenski katedrali çöküyormuş..KREMLİN in Spaskaya kapısı yıkılmak üzereymiş ..Duma yerle bir olmuş ..
"Ruslar her okunacak şeyi "kızgın toprağın suyu emmesi gibi emiyor " bir türlü doymuyordu. .
Dağıtılan bu şeyler masal ,yalan yanlış tarih ,halk için din, ya da insanları dejenere eden ucuz şeyler değildi .
Bunlar toplumsal ekonomik kuramlar üzerine ,felsefe üzerine yazılmış kitaplardı ..
"Tolstoy ,un Gogol 'un ve Gorki 'nin eserleriydi.
John Reed
Sayfa 38 - yordam kitap
"Siz yabancılar ,bu ortaçağ monarşisine bu kadar uzun zaman katlandığımız için bizi kimbilir ne kadar ayıplıyorsunuzdur "
"Ama biz Çar'ın dünya yüzündeki tek zalim olmadığını biliyorduk; kapitalizm daha kötüydü ve bütün dünyada kapitatalizm imparatorluğu vardı "
John Reed
Sayfa 249 - Yordam kitap
"Riga'nın arkasinda bir yerde mevziilenen 12.ordu cephesine gelindiğimizde ayaklarında ayakkabı olmayan sıska insanlar gördük ..
bizi görünce ayağa kalktılar ,yüzleri soluktu.
Ve yırtık elbiselerinden soğuktan morarmış bedenleri görünüyordu ..üstümüze atılarak sordular :
"okunacak bir sey getirdiniz mi ?"
John Reed
Sayfa 38 - yordam kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyayı Sarsan On Gün
Yazar:
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
329
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752416185
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceylan Yayıncılık
Baskılar:
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Yüz yıl sonra Ekim Devrimi ve ardından kurulan iktidarların bozulup çürüdüğü ve yıkıldığı, büyük emek ve özverilerle insanlığa armağan edilen kazanımların emperyalist kapitalist barbarlık eliyle yok edilerek insanın kendine düşman haline getirilmeye çalışıldığı bir çürüme çağında dönüp yeniden Ekime bakmak, onun insanın kendini gerçekleştirmesine yaptığı katkıdan esinlenmenin büyük bir değeri olacağı kanısındayız. Çünkü sosyalizm sadece insanı maddi-ekonomik zincirlerinden kurtarmakla kalmamış aynı zamanda ve bununla bağı içinde yeni bir insan tipinin de müjdesini vermiştir. Ve bu tarihsel serüveni en iyi anlatan şeylerden birinin de edebiyat olduğu su götürmez bir gerçektir.

Birçok insanı sosyalizm fikrine yaklaştıran, sosyalizmi kuru bir analiz olmaktan çıkararak kanlı canlı bir tarihsel deneyim halinde kavramasına yol açan devrim romanlarının dönüp dönüp tekrar okunmasının bu nedenle büyük bir önem taşıdığına inanıyoruz.

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • Kadir
  • Orpheus

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.2 (1)
9
%0
8
%0
7
%4.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0