Dünyayı Sarsan On Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
2367
Gösterim
Adı:
Dünyayı Sarsan On Gün
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944568821
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ten Days That Shook the World
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Baskılar:
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün, 1917 Sovyet Devrimi'ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır.

Umutlu bir anlatıdır Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: Ancak bu kez muzaffer özne olarak... Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, John Reed'in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.
368 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kendi fikrimce insanlığın bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu en büyük deneme,deney olarak baktığım(iyisiyle kötüsüyle) Sovyetlerin kuruluşunun en önemli,kritik günlerini bir Amerikalı yazar olan John Reed in gözlemleri,sunduğu o döneme ait belgeleri,tanıklıkları ile anlattığı başarılı bir kitap. O heyecanlı,karmaşık,içinde onlarca ayrı denklem barındıran kaotik ortamı gayet başarılı bir biçimde aktarıyor ki yazar yeri geliyor bu tarihi olayın nasıl sonuçlandığını bildiğiniz halde bunca yokluk,kargaşa içinde acaba Sovyet iktidarı kurulamayacak mı diyorsunuz okurken.
368 syf.
·10 günde·8/10
1917 ekiminde çarlık Rusya'nın yıkılıp, Sovyet Rusya'nın kurulmasını sağlayan Bolşevik devriminin on gününü anlatan, doyurucu bir ani- inceleme kitabı dünyayı sarsan on gün. Amerikalı gazeteci John reed imzasını taşıyor. Reed, sonraki hayatını Rusya'da geçirmiş. Devrimden oldukça etkilenmiş ve hayatının sonuna kadar Leninist fikirlere bağlı kalmış.
Mutlak monarşi ile yönetilen Rusya'da halk açlıktan kırılırken, çar mutlu mesut günler geçirir. Tüm monarşi ile yönetilen ülkelerde olduğu gibi. Emeği, emekciyi savundunmu komünist derler. Neyse devrime dönelim...
Çar yönetiminden şikayet eden Rus halkı ( bir farkımız da burası, memnun değiller) 1905 yılında saraya yürürler. O güne kadar iki laftan birinde " tanrı çari korusun " diyen halk, hesap sormaya karar vermiştir. 200 bin kişiyle saraya yürüyen topluluğun üzerine ateş açılır. Bu olay tarihe kanlı Pazar olarak geçer. İsyan bastırılmıştır, bastırılmasina ama pabucun pahalı olduğunu anlayan çar yetkilerinin bir kısmından vazgeçer ve talep edilen birkaç değişiklik yapar. Halkın gazı şimdilik alınmıştır. Ancak 1. Dünya Savaşı'na girilmesi, cephelerde alınan ardarda yenilgiler bardağı taşırir. 1917 Şubatında bir kez daha ayaklanirlar ve bu kez çar tahttan uzaklaşır.( 2. Nikolay) Hep derler ya gelen gideni aratir diye işte o hesap, yerine kurulan geçici hükümet ilk icraat olarak, savaş istemeyen halka inat 1. Dünya Savaşı'na devam kararı alır. Zaten açlıkla mücadele eden insanlar, savaşın yıkıcı etkisiyle allak bullak olurlar. Kerenski hükümeti, yani geçici hükümet tamamen Rusya burjuvazisi, mülk sahipleri, kodamanlar için çalışır. Çarlik fiilen yoktur ama çari arar hale gelirler. Emek ve emekçi yok sayılır. İşçi, asker ve köylüler perişandir. Ordu neredeyse aç aç savaşır. Buraları hep tanıdık dikkat ederseniz.
O günlerde az sayıda destekçisi olan Bolşevik parti tüm bu gelişmeler üzerine günden güne güçlenir. Özellikle işçi ve askerler büyük destek verirler. Sonradan köylüler de katılır bu kervana. Partinin ilk sözü savaşa hemen son vermek ve toprağı köylülere dagitmaktir. Bu slogan destek bulur ve 1917 ekiminde Bolşevikler geçici hükümeti devirerek iktidari ele geçirir. Artık Rus iktidarında işçi, asker ve köylü egemen Lenin liderliğindeki Sovyetler vardır.

John reed, bizzat şahit olduğu izlenimlerini aktarıyor bu kitapta. Başlarında biraz sikilabilirsiniz. Fakat konuyu benim gibi merak ediyorsanız sonradan alisacaksiniz.

Son olarak Lenin'le bitirelim.
Devrimi yapanlar yerinde sayamazlar daima ileri gitmelidirler yoksa geriye dönerler.

Sevgiyle kalın...
368 syf.
·Beğendi·10/10
amerikalı gazeteci joon reed yeryüzünde işçilerin ikinci kez bir devlet kurmalarına tanık olmuştur kendide bu devrimden etkilenerek leninist olmuş ve ölene kadar sovyetlerde yaşamıştır. kerenski hükümetinin burjuva devrimi sömürüyü ortadan kaldırmadığı gibi rusyayı bir maceraya 1. dünya savaşına taşımıştır ama şanlı sovyet devrimi muzaffer olmuş insanlığın düşmanı emperyalist savaştan çekilmiş kardeş türkiyesine kurtuluş savaşında en büyük maddi ve manevi yardımı yapmıştır ..ilgiyle okunacak bir roman belgesel diyebilirim detayları anlatmıyorum okudukça sizde heyecanlanacaksınız ..
368 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Ekim Devrimini anlatması ve olayları açıklaması bakımından önemli bir kaynaktır. Devrimden önceki süreçten başlayıp devrimin hemen sonrasındaki zamana kadar anlatan bu kitap, bu zaman içerisinde olan olayları ince ayrıntısına kadar anlatmıştır. Lenin'in kitaplarından okumadan önce onun tarihsel arka planını bilmek gerekir. İşte o arka planı bu kaynaktan sağlayabilirsiniz. Kitabın giriş kısmında Rusya'da o zamanlarda yer alan gruplar ve savundukları görüşlere sırayla yer veriliyor. Ardından Kerenski hükümeti döneminde Rusya'da açlık ve sefaletten bahsediliyor (ve tabii Rus halkının çok örgütlenmeci bir yapıya sahip olduğundan). Diğer bölümlerde ise devrime giden süreç ve nihayet devrimi anlatıyor. Son kısımlara doğru devrimin izlediği yolu anlatıyor. Örneğin bolşevikler içindeki tartışmalar, bir yandan iç savaş ve bir yandan da burjuva gazetelerin bolşeviklere karşı faaliyetleri... Ancak görülüyor ki bolşevikler bu kadar yıldırmaya karşın ilkelerinden taviz vermiyorlar ve diğer sosyalist partilerle herhangi bir ''sol'' koalisyona girmiyorlar. ''Bizim dayandığımız koalisyon yalnızca işçi köylü koalisyonudur'' diyorlar. Bolşeviklerin bu kararlı tutumu sonunda devrimin kaderini belirleyen önemli bir unsur olmuştur. Yazarın anlatım şekli de özellikle dikkatimi çekenler arasındaydı. Yazar (bir gazeteci olduğu için olmalı) olayları bütün yalınlığı ve tarafsızlığıyla anlatmaya çalışıyor (tabi ki arada bir heyecanlanıp sevindiğini ya da üzüldüğünü de belli etmiş). Ayrıca bir diğer önemli husus burada anlatılan olaylar yazarın bizzat görüp şahit olduğu olaylar. Yani bir kaynaktan alıntı değil çünkü yazarın kendisi kaynak. Kitapta anlatılan olayları detaylı olarak açıklayan ekler bölümü var. Ben anlatım şeklinin de etkisiyle biraz çabuk bitirdim ve gayet de güzel olmuş.
352 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İlber hocanın tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap oldu. Rusya tarihini merak edenler, çarlık Rusya'nın yıkılışi ile Sovyet Rusya'nın kuruluşu arasında geçen süreci anlatmaktadır. Tarih severler için gerçekten okunması gereken ilk on kitap arasina girer. Araştırma severler için tavsiye edebileceğim bilgi kaynağı diyebilirim .
368 syf.
dışarıdan bir gazeteci gözüyle ama bir yandan da devrim için atan yüreğinin duyarlılığıyla, gerçekten de dünyayı sarsan o günleri gayet sürükleyici ve doyurucu biçimde anlatmış john reed. tanıklıklarla, belgelerle ve kendi değerli gözlemleriyle. hem içeriden hem dışarıdan sayılabilecek dengeli bir dil tutturmuş. bu da eserinin değerini arttırmış bence.

ayrıca kitabı da kısmen içeren bir film olarak reds'i öneririm. john reed'in maceralı ve devrimci hayatına dürüstçe yapılmış bir saygı duruşu niteliğinde uzun ama başarılı bir film.
345 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
İlk defa 1987 yılında 18 yaşında Üniversite öğrencisiyken okuduğum kitabı 30 yıl sonra yeniden okumak farklı bir deneyimdi. 1987 yılında altını çizdiğim işaretlediğim notların tekrar üzerinden geçmek, o günkü duyguları yeniden yaşamak anlatılamazdı. İlk defa bir kitabı 13 günde bitirdim. Hatırlıyorum ilk okuduğumda 3 günde bitmişti. 18 yaşında kitaba işaretlenen notların bugünkü deneyimle anlamaya ve yorumlamaya kalkmak hayli zaman aldı. Ancak bugün kitabı daha farklı bir anlayışla okuyup anlamaya çalışıp 18 yaşındaki bana anlatmak ya da 18 yaşından 48 yaşına geçen zamanın insanları ne kadar değiştirdiği ve dünyanın nasıl değiştiğini görmek açısından oldukça keyifliydi.
Gelelim kitaba: N Krupskaya’nın ilk Rus basımına Önsözü aslında kitabın anlamını çok iyi ifade ediyor; “Dünyayı Sarsan On Gün” İşte John Reed’in bu şaşırtıcı kitabına verdiği ad. Bu yapı Ekim Devrimi’nin ilk günlerini olağanüstü bir doğruluk ve canlılıkla yeniden yaşatıyor. Karşımızda olayların basit bir sıralaması, bir belgeler dökümü değil, fakat öylesine yaşanmış tipik olaylar dizisi var ki devrimin içinde bulunan herkese kendisinin de yer aldığı benzeri sahneleri hatırlatmaktan geri kalmıyor. Sıcağı sıcağına çizilen bu tablolar, kitlelerin olayları nasıl hissettiklerini yansıtarak böylece büyük devrimin farklı olaylarındaki gerçek olguyu da yakalamaya yardımcı oluyor.
Yazarın Önsözü ise “ Bu kitap gördüğüm tarih dilimidir. Ekim Devrimi’nin, yani Rus asker ve işçilerinin başındaki Bolşeviklerin devlet gücünü ellerine geçirip onu Sovyetlerin ellerine bıraktıkları günlerin etraflıca bir hikâyesi olmaktan öteye bir iddiası yoktur. “
Yine kitaptan bir alıntıyla bitirelim. “ Bolşevikler iktidarı alırken ne varlıklı sınıflarla ya da çeşitli siyasal önderlerle anlaşmaya girişmiş ve ne eski hükümet mekanizmasını kendilerine bağlamak istemişlerdi. Ufak bir kliğin örgütlenmiş şiddet eylemi de değildi bu. Eğer tüm Rusya’da kitleler ayaklanma için hazır olmasalardı başarısızlık kesin olurdu. Bolşeviklerin tek başarı nedeni, halkın en derin, köşelerinde yatan geniş ve basit işlemlerini harekete geçirerek geçmişi yıkmak ve kendileriyle birlikte henüz dumanı tüten bu yıkıntılar üzerinde yeni bir dünya kurmak için onları işbaşına çağırmasıdır.
368 syf.
·3 günde·9/10
Özellikle belgelerle anlatması iyiyidi. Tabi benim gibi fazla bir bilginiz yoksa siyasi ve geçmiş tarihi olaylardan yer yer sıkılabilirsiniz.
Onun dışında yazarın analtımı ve bakış açısı okunmaya değer.
330 syf.
·49 günde·7/10
Büyük devrimini bizzat yaşayan birinin kaleminden okumak gerçekten muazzam. Yazar darbenin bütün oluşum ve gelişme sürecini detaylı olarak aktarmış.
Çekilen zorluklar ve yaşananlar devrimin ne kadar da zahmetli ve planlanması zor bir olay olduğunu kanıtlıyor.
368 syf.
·9 günde·9/10
Ekim Devrimini konu alan bu eseri anlamak için Rusya'nın 1905'ten 1917'ye kadar olan politik, siyasi ve ekonomik tarihini bilmek faydalı olacaktır. Ön okuma yapmanız kişileri, kurumları ve olayları daha iyi kavramak için şart fikrimce. Bilgim dahilinde biraz bahsetmek gerekirse:
20.yüzyılın başlarında dünyanın saygın devletlerinden olan Rusya monarşi ile yönetilen bir çarlıktı. Ülkenin başındaki isim Çar II.Nikolay Romanov'du. Kendisi Rus İmparatorluğu'nun son imparatoru. Hükümdarlık yaptığı süre boyunca Rusya'yı hem ekonomik hem de askeri anlamda dibe çekmiş bir hükümdar. II.Nikolay'dan genel olarak irade yoksunu olarak söz edilirmiş, çariçenin sözünden hiç çıkmazmış. Hatta dönemin Rusya'sında hayli ünlü olan mistik güçlere sahip Rasputin'den devletin geleceğini tayin edecek bilgiler alıp uygularmış.
Kötü yönetime ve sefalete daha fazla dayanamayan Rus halkı için kaybedilen ve koca Rus Baltık Filosunun yok olmasına neden olan Japon-Rus savaşı bardağı taşıran son damla oldu. 1905 Devrimi sonrasında halk artık siyaseten hesap verilebilir bir hükümet istiyordu. Böylece çarın yetkileri budandı ve meşruti monarşiye geçildi. Fakat bu hükümet sistemi de 20.yüzyıl Rusya'sının isteklerini uzun süre karşılayamadı. 1914'te çıkan I.Dünya Savaş'ı Rusya'yı daha kötü günlere sürüklemeye başladı. Nüfusunun çoğunluğunu köylü sınıfının oluşturması sebebiyle Sanayi Devriminden nasibini pek alamamış Rusya git gide fakirleşmekteydi. Yeni yeni oluşan proletaryanın çalışma standartları ise çok kötüydü. Yiyecek ekmek kalmamış, işsizlik hat safhaya ulaşmıştı. Ancak meclisteki liberal kapitalist temsilcilerin ve çarın halkı umursadığı yoktu. Her geçen gün cepheye yeni birlikler gönderiliyor, halktan kanlarının son damlasına kadar savaşmalarını istiyorlardı. 1917 Şubat ayının sonlarında toplanan halkın yemek ve iş talepleri 'kahrolsun çar' sloganlarına dönüştü. Tarihte Şubat Devrimi olarak bilinen olaylar sonucunda çar tahttan çekildi.
İkili bir yönetim oluştu: bir tarafta burjuvazinin ağırlıktı olduğu geçici hükümet yani Duma Komitesi diğer tarafta işçi-köylü sınıfının oluşturduğu halk örgütü Petrograd Sovyeti. Şubat Devrimi'nden sonra sıra kurucu meclis oluşturmaya gelmişti, koalisyon çalışmaları başladı. Geçici hükümet bir devrimle kurulmasına rağmen artık devrimci ruhu pek yansıtır halde değildi ve devrimi sürdürmek istemiyordu, reformist bir görüşe sahipti. Kendini temelde marksist olarak tanımlayan Menşevikler de devrimden uzaklaşmışlar, koalisyona olumlu bakıyorlardı. Fakat Lenin önderliğindeki Bolşevikler reformistlere olanca gücüyle karşı çıkıyordu. Eşit ve özgür sosyalist bir Rusya için devrim şarttı. Tüm bu iç anlaşmazlıklara bir de I.Dünya Savaşı'nın yıkıcılığı eklenmişti. Geçici hükümet savaşın devam etmesini, sömürgeler kazanılmasını istiyordu. Bolşeviklere göre bu sosyalizme tam zıt, devrimci ruha aykırıydı, savaştan çekilme vakti gelmiş geçiyordu. Savaşmaktan yorulmuş Rus işçi ve köylüsünün de destekleriyle Bolşevikler giderek güçlendi ve örgütlendi.
1917 yılının 24 Ekim'i 25 Ekim'e bağlayan gecesi tüm dünyayı etkileyecek ve ilerde SSCB'nin kurulmasına neden olacak Büyük Ekim Sosyalist Devrimi, geçici hükümeti deviren Troçki ve Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin 'Bütün iktidar Sovyetlere!' sloganlarıyla başladı. Bundan sonrasındaki on gün zaten kitabın içeriği. Kitap size gün ve gün yaşananları akıcı, heyecanını kaybetmeden anlatmış. Ekim Devrimi konusunda başlangıç niteliği taşıyan ve geniş perspektif kazandıran bir eser. İleri okuma önerilerinizi beklerim, bu konularda daha yolun çok başındayım. Derya deniz olan Rus Devrimi tarihini kendimce biraz olsun özetlemeye çalışarak devrimin başlangıç sürecini anlatmak istedim. Umarım merakınızı ve ilginizi çekmiştir. İyi okumalar.
368 syf.
Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesinin arifesinde yaşanan olayları ve iktadarın ele geçirilişinin anlatıldığı kitap. İşin trajikomik tarafı ise yazar John Reed' in devrim sabahı uyuya kalması ve devrimin başlangıcını kaçırdıktan sonra sokağa inmesi :)

Bolşeviklerin iktidar yarışındaki en büyük rakipleri Menşevikler olduğu aklımda kalmıştı. Bolşevikleri tek zorlayanların Menşevikler olmadığını görebilirsiniz. Kitaba başlarken ilk sayfalarda siyasi parti/örgüt/ oluşumlarının ne kadar fazla olduğunu, birçok alt gruba ayrıldıklarını görebilirsiniz. Eğer Sovyet siyasi tarihiyle ilgili bilgi birikiminiz azsa okumayı zorlaştırabiliyor. Gorki' nin sosyalist olduğunu bilmeyenimiz yoktur ama hangi grupta yer aldığını ve hangi gruplara muhaliflik yaptığını bilmiyordum. İşçi sınıfı ve köylüler arasındaki kopuklukların daha az olduğunu düşünüyordum. Bolşevik Devrimi sırasında kim, hangi örgüt nerede durduysa fotoğraf çeker gibi belirtmiş yazar.

Kitapta adı geçen kişilerin hangi gruptan olduğunu hatırlamak için sık sık başa dönüp bakmak gerekiyor. Kitabın içinde yer alan konuşmaların geniş özeti kitabın arka sayfalarında yer almış. Mesela Lenin, Troçki ya da bir başkası kürsüye çıktı: '' Kazakları Rus halkıyla bütünleştirmemiz gerekiyor. '' gibi birkaç cümle kurdu ve kitap akışı devam etti. Burada dipnot uyarısıyla arka sayfaya dönüp tam metni okumanız gerekiyor. Bu kadar ayrıntılı açıklamaları ve tam metin konuşmalarını yazmasını gazeteci olmasına bağladım. Okumazsanız da kitaptan kopmuyorsunuz, çok fazla bir şey kaçırmıyorsunuz fakat okumayınca eksiklik hissedip okuyorsanız bu da sizi yorabilir.

Kitapta geçen zaman devrimin patlama noktasıdır, sonuçtur. Devrim öncesi Rusya hakkında daha fazla kitap okuyup, dönemin siyasi ve sosyal alanını daha iyi kavrayıp okumayı isterdim. Aşağıdaki linkte belgesi var.

https://www.youtube.com/watch?v=0aVmqzhT9Nc

İyi okumalar.
368 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Yazarının tam da Devrim günü uyuya kalıp öğlen uyanması en büyük halihsizliği.:)
Ama Dünyanın En kutsal şeyi olan emeğin iktidara gelişini ve sınıfsız bir toplum yaratanların hikayesini çok gerçekçi bir şekilde, gün gün hatta saat saat anlatması mükemmel.
Ama tüm Sovyet devrimini anlamak ve olayların bütününü kavramak için proleter ayaklanmasının başlangıcından itibaren bir ön okuma yapılması yararlı olur bence.
"Bütün Rusya okuma yazma öğreniyor ve okuyordu" (politika ,ekonomi ,tarih ne bulursa) çünkü öğrenmek istiyordu ..

Uzun yıllar eğitime susamış olan halkta devrimle birlikte delice bir okuma hastalığı başlamıştı ...
John Reed
Sayfa 37 - yordam kitap
"Ruslar her okunacak şeyi "kızgın toprağın suyu emmesi gibi emiyor " bir türlü doymuyordu. .
Dağıtılan bu şeyler masal ,yalan yanlış tarih ,halk için din, ya da insanları dejenere eden ucuz şeyler değildi .
Bunlar toplumsal ekonomik kuramlar üzerine ,felsefe üzerine yazılmış kitaplardı ..
"Tolstoy ,un Gogol 'un ve Gorki 'nin eserleriydi.
John Reed
Sayfa 38 - yordam kitap
Pencerelerden boğuk boğuk top sesleri geliyor ve delegeler birbirlerine bağırıyorlardı. Yeni Rusya, böylece, karanlıklarda patlayan toplar, kinler, korkular ve her şeyi göze almış insanların arasından doğuyordu.
Güçsüz bir hükümetle başkaldırmış bir halk arasındaki ilişkilerde öyle bir zaman gelir ki artık hükümetin herhangi bir hareketi halkı kızdırır , aldığı her tedbir halkın heyecanını arttırır, ne yapsa halka yaranamaz...
"Kremlin 'i bombardıman ediyorlar !
Haber Petrograd sokaklarında bir çeşit korku ile ağızdan ağıza dolaşıyor ...
"Beyaz ve pırıl pırıl Moskova dan " gelenler korkunç şeyler anlatıyorlar ..binlerce insan ölmüş. .Tverskaya ve Kuznetski Most alevler içindeymiş ..Vasili Blajenni kilisesi harabeye dönmüş. .Uspenski katedrali çöküyormuş..KREMLİN in Spaskaya kapısı yıkılmak üzereymiş ..Duma yerle bir olmuş ..
"Siz yabancılar ,bu ortaçağ monarşisine bu kadar uzun zaman katlandığımız için bizi kimbilir ne kadar ayıplıyorsunuzdur "
"Ama biz Çar'ın dünya yüzündeki tek zalim olmadığını biliyorduk; kapitalizm daha kötüydü ve bütün dünyada kapitatalizm imparatorluğu vardı "
John Reed
Sayfa 249 - Yordam kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyayı Sarsan On Gün
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944568821
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ten Days That Shook the World
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Baskılar:
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün
Dünyayı Sarsan On Gün, 1917 Sovyet Devrimi'ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır.

Umutlu bir anlatıdır Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: Ancak bu kez muzaffer özne olarak... Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, John Reed'in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.

Kitabı okuyanlar 129 okur

  • Gamze
  • Serkan Gümüşbaş
  • İlker İnsel
  • Uğur Ekti
  • Göktürk Günal
  • Julien Grasse
  • Sofyan
  • ismail
  • seda
  • Aysu altun

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%13
25-34 Yaş
%26.1
35-44 Yaş
%30.4
45-54 Yaş
%17.4
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%22.2
Erkek
%77.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37 (17)
9
%10.9 (5)
8
%15.2 (7)
7
%6.5 (3)
6
%4.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0