Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık

·
Okunma
·
Beğeni
·
168
Gösterim
Adı:
Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050834697
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Aklınızın denizlerinde yüzen bir balık, kalbinizin kıyılarına vuran dalgalar yaratır.”

Tebriz’de bir sokak çocuğu olarak yaşayan Emir için dünyanın bütün sesleri onun duyabildiği kadardı. Fakat iyi duyamayan kulakları, kalbinin hissetmesine veya zihninin hayaller kurmasına engel değildi. Tesadüfen gördüğü kırmızı balığın, hayatını değiştireceğinden tümüyle habersiz olan Emir, onu özgürlüğüne kavuşturmak isterken farkında olmadan kendisini balıkla özdeşleştirmişti. Kendi özgürlüğü, kırmızı balığın özgürlüğüne bağlıydı sanki.

Annesiz babasız, yuvasız ve sevgisiz yaşamanın zorluğuna İran ile Irak arasında yıllardır süren savaş da eklenince sokaktaki yaşam artık daha tehlikeliydi. Hayallerinin ve umutlarının peşinde hayatının ışığını arayan Emir, korkunç bir savaşın gölgesinde uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmak üzereydi.

Düşperest serisi ve Canım Arkadaşım kitaplarının yazarı Özgür Balpınar’ın masalsı kaleminden, dünyayı olduğu gibi değil olması gerektiği gibi gösteren umut dolu bir hikâye.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık - #kitapyorumu

"Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmeyenlerin kapısına mutluluğun nadiren uğradığını yaşayarak öğrenmiştik."

Herkese selam bugün sizlere severek okuduğum Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık kitabıyla geldim. Yazarın daha önce Canım Arkadaşım kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim. Gerek dili olsun gerek konusu... Bu kitap için de beklentilerimi yüksek tuttum ve fazlasıyla karşılandı. Kitabımız Tebrizli bir sokak çocuğu olan Emir'in hayatını anlatıyor. Emir bir gün askerlerden kaçarken kırmızı bir balık görüyor ve o günden sonra yaşamı değişiyor. Kitabın her sayfası benim için değerliydi. Çoğu cümleyi tekrar tekrar okudum.

Kitabı bitirdiğimde fark ettiğim ilk şey çoğu zaman insaların gereksiz şeyleri kafaya taktığı oldu. Bizim için önemsiz bir şey bazı insanlar için çok önemli olabiliyor. Bu yüzden zamanında çoğu şeyin kıymetini bilmeliyiz. Ve tabiki acı gerçekler yüzümüze bir kez daha vuruyor kitabı okuduğumuzda. Savaşlarda en çok çocukların hasar aldığını görüyoruz. Emir'in her şeye pozitif bakabilmesi, umudunu yitirmeden yaşaması, hayal edip özgürlüğe kavuşması... Kitabı okuduğunuzda dediklerimi daha iyi almayacağınıza inanıyorum. Büyük küçük herkes okumalı kitabı bence. Puanım 5/5. Sevdiğim birkaç alıntıyı aşağıya bırakıyorum. Okuyun okutturun.

"Bir insanın yaşayıp yaşamadığından daha önemlisi nasıl yaşadığıdır,yaşadığı müddetçe neler yaptığıdır. Ya sen nasıl bir hayat yaşayacaksın benim güzel oğlum? Hayatın buyunca zavallı bir kuşun ölümüne mi üzüleceksin, yoksa özgürce kanat çırpabilsinler diye başka kuşlar için mücadele mi edeceksin. "

"Bir sokak çocuğu olarak görünürde hiçbir şeye sahip değildim belki, fakat ben hayalini kurabildiğim her şeyin sahibiydim. Çünkü gözde değil, gönüldeydi meselem benim."

"Biz bir gül bahçesinde bitmiş yaban otlarıydık; güllere zararımız dokunmasın diye koparılıp atılıyor, bahçeden uzaklaştırılmaya çalışılıyorduk. Bütün çabamız uzaktan seyretmek zorunda kaldığımız o güzeller güzeli bahçede bir yer edinme umudundan ibaretti."

“Aklınızın denizlerinde yüzen bir balık, kalbinizin kıyılarına vuran dalgalar yaratır.”
 
Tebriz’de bir sokak çocuğu olarak yaşayan Emir için dünyanın bütün sesleri onun duyabildiği kadardı. Fakat iyi duyamayan kulakları, kalbinin hissetmesine veya zihninin hayaller kurmasına engel değildi. Annesiz babasız, yuvasız ve sevgisiz yaşamanın zorluğuna İran ile Irak arasında yıllardır süren savaş da eklenince sokaktaki yaşam artık daha tehlikeliydi. Hayallerinin ve umutlarının peşinde hayatının ışığını arayan Emir, korkunç bir savaşın gölgesinde uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmak üzereydi. -Alıntı
176 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
İran ile Irak arasında süren savaş için askerlerin ailesiz, kimliksiz, sokak çocuklarını gönüllü olarak topladığı Tebriz sokaklarında geziniyoruz. Boyu, sağlık problemleri veya kaç yaşında olduğu önemli değil. Emirde bu çocuklardan sadece bir tanesi ama diğer çocuklara göre çok farklı bir özelliği var. Umutları, hayalleri ve özgürlüğe kavuşturmak istediği kırmızı bir balığı, yaşatmak için yaşayacağına dair verdiği sözü, hayvanlara olan sevgisi, insanlara olan merhameti, iyiliği, saygısı... Emirle uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabı okurken onu daha yakından tanıyacağınıza hatta tanımak isteyeceğinize eminim. Emirle, diğer sokak arkadaşlarıyla, Majid ağayla, Doktor Samedle ve Navidle mutlaka tanışmalısınız. Sayfaları tek tek çevirdiğinizde cümleleri okurken çokça kez geri dönüp, tekrar okumak isteyeceksiniz. Çünkü aklınıza kazınacak, hayatınızda yer edinecek, altını çizmek isteyebileceğiniz çok fazla cümle var. Dünyayı sırtında taşıyan balığı okurken çok fazla duyguyu bir arada yaşadım; mutlu oldum, hüzünlendim, korktum, endişelendim.
Yazar Özgür Balpınar, romanlarında daha güzel bir dünyanın mümkün olabileceğini göstermek istiyor. Ve bence hedeflediği temada okuyucuya çok güzel kitaplar sunuyor. Düşperest serisi, Canım Arkadaşım ve son olarak Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık... Her yaştan insanın okuması gerektiğini düşünüyorum ve tüm kitaplarını şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Genç Timaş'tan çıkan birçok kitap gibi bir solukta okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Yazarı Özgür Balpınar'ı bu kadar geç tanıdığıma çok pişmanım, kitabı birkaç saat içinde bitirir bitirmez hemen diğer kitaplarını da sipariş ettim.
Tebrizli bir sokak çocuğu olan Emir'in umut dolu, herkese örnek olması gereken hikayesini anlatan, gözyaşları içinde okuduğum bu kitapta; altını çizdiğim, hayatıma motto olabilecek onlarca satır buldum. 7-8. sınıftan itibaren, öğrencilere okutulacak kitaplar arasında mutlaka yerini almalı.
176 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"önemli olan yol değil yolculuktur. Bir yere varmaktan çok, o yere nasıl vardığın önemlidir. Anlıyor musun?
Hayatta bir yolculuk değişmidir?
Bir insanın yaşayıp yaşamadığından daha önemlisi nasıl yaşadığıdır,yaşadığı müddetçe neler yaptığıdır. Ya sen nasıl bir hayat yaşayacaksın benim güzel oğlum? Hayatın buyunca zavallı bir kuşun ölümüne mi üzüleceksin, yoksa özgürce kanat çırpabilsinler diye başka kuşlar için mücadele mi edeceksin. "

Bu eser, İran edebiyatı karışımlı bir hikayenin hikayenin hikayedir.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Tebriz'de,İran ve Irak'ın yıllar süren savaşının ortasında,bir sokak çocuğu olan Emir Can'ın hikayesi Özgür Balpınar'ın muhteşem kalemiyle herkesin okuması gereken bir hal alıyor.Lütfen bu yorumu okuyan herhangi biri lütfen,bu kitabı okuyun..176 sayfa SADECE 176...Kitap o kadar güzel şeylere değeniyor ki... Bence kitabı okumayı sökmüş,kitaplarla haşır neşir olan her çocuk okuyabilir.Kitabın içerisinde +11 yazdığını belirtmeliyim.Kitabın arka kapak yazısını bile okusanız sizde bir merak uyandırıyor zaten..Buraya arka kapak yazısını bırakıyorum :
“Aklınızın denizlerinde yüzen bir balık, kalbinizin kıyılarına vuran dalgalar yaratır.”

Tebriz’de bir sokak çocuğu olarak yaşayan Emir için dünyanın bütün sesleri onun duyabildiği kadardı. Fakat iyi duyamayan kulakları, kalbinin hissetmesine veya zihninin hayaller kurmasına engel değildi. Tesadüfen gördüğü kırmızı balığın, hayatını değiştireceğinden tümüyle habersiz olan Emir, onu özgürlüğüne kavuşturmak isterken farkında olmadan kendisini balıkla özdeşleştirmişti. Kendi özgürlüğü, kırmızı balığın özgürlüğüne bağlıydı sanki.

Annesiz babasız, yuvasız ve sevgisiz yaşamanın zorluğuna İran ile Irak arasında yıllardır süren savaş da eklenince sokaktaki yaşam artık daha tehlikeliydi. Hayallerinin ve umutlarının peşinde hayatının ışığını arayan Emir, korkunç bir savaşın gölgesinde uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmak üzereydi.

Düşperest serisi ve Canım Arkadaşım kitaplarının yazarı Özgür Balpınar’ın masalsı kaleminden, dünyayı olduğu gibi değil olması gerektiği gibi gösteren umut dolu bir hikâye.
176 syf.
·9 günde·10/10 puan
Temel olarak bu bir çocuk yani gençlik kitabı
Ama okumanın yaşı yoksa eğer,Çok sıkıldıysanız evde,Dünyada ve Türkiyede olanlar üzerinize üzerinize geliyorsa,kısa sürede olsa başka dünyada dinlenmek istiyorsanız mutlaka Özgür Balpınar'ı okuyun,okutturun.
Aklınızın kıyılarında yüzen balıkları görmek istiyorsanız eğer Emir'e mutlaka kulak verin.
Hatta isterdim ki Balpınar'ın kitaplarını imzaltıp kütüphaneme yerleştireyim ama pandemi malum,imkansız hayaller kurmayacağım.Ya da yazar bu posta denk gelir ve bana kitaplarını imzalı gönderir.Kim bilir?
176 syf.
·2 günde·10/10 puan
Konusunu okuduğumda çok etkilenmiştim farklı gelmişti kitap. Merak ettim ve satın aldım iyi ki almışım şimdi biraz konusundan bahsedeyim: İtan ile Itak arasında uzun zamandır süren bir savaş var ve bu savaşta çok fazla asker kaybı yaşanmış ve artık çocuklarda askere “gönüllü” olarak götürülüyor Emir can bir sokak çocuğu ve asker olup savaşmak istemiyor haliyle. Yine o gece Emir Can ve arkadaşları askerlerden kaçarken farklı yollara sapıyorlar ve Emir Can girdiği sokakta bir hayvan dükkanı görüyor ve dükkanın içinde kıpkırmızı pullarıyla bir balık var.

Hikaye böyle başlıyor aslında ama bence çok kapsamlı bir kitaptı Emir’in hayata pozitif bakışı hep hayal etmesi yaşama isteği benim içimi sımsıcak yaptı ve kırmızı balık Emir ile o kadar gazla ortak özellikleri vardı ki... her ikisinide diğerlerinden ayıran bir özellik var: yaşama sevinci bir şeyleri Umut edebilme pozitif bakabilmek. Kitabın savaş ile ilgili anlatmak istedikleri de çok hoşuma gitti biz ne uğruna savaşıyoruz , canlıları yaşatmak varken biz niye öldürüyoruz? Bunları sorgulatan mükemmel bir kitaptı bence kesinlikle okunması gereken bir kitaptı.
O da tıpkı benim gibi yalnızdı. Kendi küçük dünyasını oluşturan fanusunda tek başına yüzüyordu. Camekândaki diğer balıklardan ayrı tutulmuş olmasının sebebi belki de yaşama sevinciydi. Beni arkadaşlarımdan ayıran sebep oydu. Kırmızı balık ve ben dışlanmıştık. Yalnızdık. Ancak dışlanmış olsak bile yaşama sevincimizi kaybetmeye hiç mi hiç niyetimiz yoktu.
Renkleri seviyordum ben, en çok da kırmızıyı. Mevsimleri seviyordum; mevsimlerden baharı, baharlardan ilkbaharı. Umut etmeyi, hep gülmeyi, hayal etmeyi seviyordum. Bir sokak çocuğu olarak görünürde hiçbir şeye sahip değildim belki, fakat ben hayalini kurabildiğim her şeyin sahibiydim. Çünkü gözde değil, gönüldeydi meselem benim.
"Bir sokak çocuğu olarak görünürde hiçbir şeye sahip değildim belki, fakat ben hayalini kurabildiğim her şeyin sahibiydim. Çünkü gözde değil, gönüldeydi meselem benim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050834697
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Aklınızın denizlerinde yüzen bir balık, kalbinizin kıyılarına vuran dalgalar yaratır.”

Tebriz’de bir sokak çocuğu olarak yaşayan Emir için dünyanın bütün sesleri onun duyabildiği kadardı. Fakat iyi duyamayan kulakları, kalbinin hissetmesine veya zihninin hayaller kurmasına engel değildi. Tesadüfen gördüğü kırmızı balığın, hayatını değiştireceğinden tümüyle habersiz olan Emir, onu özgürlüğüne kavuşturmak isterken farkında olmadan kendisini balıkla özdeşleştirmişti. Kendi özgürlüğü, kırmızı balığın özgürlüğüne bağlıydı sanki.

Annesiz babasız, yuvasız ve sevgisiz yaşamanın zorluğuna İran ile Irak arasında yıllardır süren savaş da eklenince sokaktaki yaşam artık daha tehlikeliydi. Hayallerinin ve umutlarının peşinde hayatının ışığını arayan Emir, korkunç bir savaşın gölgesinde uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmak üzereydi.

Düşperest serisi ve Canım Arkadaşım kitaplarının yazarı Özgür Balpınar’ın masalsı kaleminden, dünyayı olduğu gibi değil olması gerektiği gibi gösteren umut dolu bir hikâye.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • _okuyan.biri
  • Ayşenur Kömürcü
  • ZEYNEP ÇELİK
  • Didem
  • ogretmen_okuyor
  • Özlem Kazancı
  • mustafa çelik
  • R. Bengisu Yıldız
  • Cemrenur Önemli
  • İlknur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%88.9 (16)
9
%5.6 (1)
8
%5.6 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0