Dur Bir Mola VerTom Robbins

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.068
Gösterim
Adı:
Dur Bir Mola Ver
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9789755391892
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Another Roadside Attraction
Çeviri:
Fatma Taşkent
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Daha önce yayımladığımız Parfüm Dansı kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült roman"a dönüştü. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Dur Bir Mola Ver. Yine uçarı, oyuncul ve bilge...
Tom Robbins, insanın acı çekmesini, özgür ve mutlu olamamasını doğadan kopmasına,kazanma hırsı, kaybetme kaygısı ve ölüm korkusu gibi "doğa dışı" gerginliklekr edinmesine bağlıyor. Ve bütün bunlara neden olanotoriter, teknolojiyetapınana ve ekonomiyi sağlıktan, sevgiden sağlıktan,s evgiden, hakikatten, güzellik ve seksten üstün tutan modern medeyineti suçluyor. Emir, sansür, ödül ve cezaile sistmei ayakta tutan politikacıların, askerlerin ve din adamlarının doğadan, dolayısıyla hayattan korktukalrını belirtiyor. Özgür veneşeli bir hayat yerine "istikrar"ı amaçlayan bir hayata maruz kalmamızda dinin rolünü değişiyor. En istikrarlı toplumların polis devletleri olduğunu, doğanın ve hayatın istikrarlı olmadığını, istikrarın doğal olmadığını vurgulayarak dinin Cennet ödülü ve Cehnnem cezası ile istikrarı sağlamaya çalıştığına dikkkat çekiyor. Nesneyle özne, ölümle hayat,doğal olanla doğaüstü, uyanmakla rüyalara dalmak rasındaki hiçbir sınırın kalmadığı bütünlüklü hayat tarzını kaybeden insanların da korkuya kapılarak, dine sığındıklarını, böylece yaşamaktan vazgeçtiklerini söylüyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. 1971'de, o yılların çalkantılı ve gergin atmosferinde yazılmasına rağmen, konusu halen güncelliğini koruyor. Romanda sıradışı karakterler ekonomi, politika ve din hakkında ilginç tespitlerde bulunuyorlar; görüşlerini destekleyen tutarlı argümanlar sunuyorlar. Hem keskin bir mizah anlayışı var, hem de hüzün var (gibi). Keşke değişim bu sıradışı karakterlerin arzu ettikleri gibi olsaydı, kimbilir dünyamız şimdikinden ne kadar farklı olurdu ! Bu kitap ile mola verecek herkese, hayatını başka türlü yaşamak için bolca seçenek var, umut da var. Sıra ve seçim okuyucuda !
+ Sanatçının işlevi nedir ?
- Sanatçının işlevi " hayatın sunmadıklarını sunmaktır ."
Tüm gizemlerin üzerine, ne kadar dünyevi olursa olsunlar, Tanrı kokusu bulaşmıştır.
İnsanoğlunun kaderi midir: Hakikate en çok yaklaştığı anları bir yalan özlemiyle geçirmek ?
" Tüm evren, ritimlerden kurulu bir karmaşa" diyerek düşüncelere daldı Amanda. " Her birimiz kendi bedensel ritimlerimizi kozmosun ritimleriyle özdeşleştirmek gibi bir ihtiyaç duyuyoruz. Deniz en büyük ritim ustası. Rüzgarda savrulan tohum tanecikleri, yörüngede dönen atomlar da ritmik. Kaslı, güçlü bir organ olan rahim, çocuğun doğmasıyla birlikte kasılır; ritmik kasılmalar, aslında bebeğin dünyaya teşvikini sağlayan önemli teşviklerdir. Her şey ritimle başlar."
Kendi düzenlerimi yaratmalıyım, aksi taktirde diğer insanların yarattığı düzenlerin kölesi olurum.
İnek, Hintliler için kutsal bir sembol haline geldi, çünkü süt veriyordu, etinden ve derisinden faydalanılabiliyordu. Bebekleri besliyor, yaşlı insanları ısıtıyordu. Hayatı destekleyen bu kadar çok iyi şey sunduğundan Kainat Ana'nın cisimleşmiş hali, dolayısıyla kutsal addediliyordu. Sonra bir rahibin ya da diğerinin aklına "Yahu millet, inek kutsal olduğuna göre belki de onu yemememiz, memelerini ovalamamamız icap eder." demek geldi. İşte şimdi Hintliler boğazlarına dek kutsal ineklere gömülüler ama artık ne süt içebiliyorlar ne de bonfile yiyebiliyorlar. Kutsal ineklerin gözlerine baka baka açlık çekiyorlar.
'Hayatını tehlikeye attın, peki ama başka neyi tehlikeye atmayı göze aldın bugüne kadar? Hoşnutsuzluğu göze aldın mı hiç? Ekonomik güvenliği tehlikeye atmayı göze aldın mı hiç? İnsanın hayatını tehlikeye atmasını özellikle cesur bir davranış olarak görmüyorum. Ne olur yani, hayatını kaybeder, kahramanların cennetine gidersin, orada sonsuza dek bir elin yağda bir elin balda yaşarsın. Öyle değil mi? Mükafatını alırsın, yaptıklarının dünyevi sonuçlarına katlanmazsın. Buna cesaret denmez. Gerçek cesaret, onsuz yapamayacağın bir şeyi tehlikeye atmayı göze almaktır, gerçek cesaret insanı düşüncelerini yeniden gözden geçirmeye , değişimin güçlüklerine katlanmaya ve bilincini genişletmeye zorlayabilecek bir şeydir. Gerçek cesaret, insanın basmakalıp inançlarını tehlikeye atmayı göze almasıdır. '

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dur Bir Mola Ver
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9789755391892
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Another Roadside Attraction
Çeviri:
Fatma Taşkent
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Daha önce yayımladığımız Parfüm Dansı kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült roman"a dönüştü. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Dur Bir Mola Ver. Yine uçarı, oyuncul ve bilge...
Tom Robbins, insanın acı çekmesini, özgür ve mutlu olamamasını doğadan kopmasına,kazanma hırsı, kaybetme kaygısı ve ölüm korkusu gibi "doğa dışı" gerginliklekr edinmesine bağlıyor. Ve bütün bunlara neden olanotoriter, teknolojiyetapınana ve ekonomiyi sağlıktan, sevgiden sağlıktan,s evgiden, hakikatten, güzellik ve seksten üstün tutan modern medeyineti suçluyor. Emir, sansür, ödül ve cezaile sistmei ayakta tutan politikacıların, askerlerin ve din adamlarının doğadan, dolayısıyla hayattan korktukalrını belirtiyor. Özgür veneşeli bir hayat yerine "istikrar"ı amaçlayan bir hayata maruz kalmamızda dinin rolünü değişiyor. En istikrarlı toplumların polis devletleri olduğunu, doğanın ve hayatın istikrarlı olmadığını, istikrarın doğal olmadığını vurgulayarak dinin Cennet ödülü ve Cehnnem cezası ile istikrarı sağlamaya çalıştığına dikkkat çekiyor. Nesneyle özne, ölümle hayat,doğal olanla doğaüstü, uyanmakla rüyalara dalmak rasındaki hiçbir sınırın kalmadığı bütünlüklü hayat tarzını kaybeden insanların da korkuya kapılarak, dine sığındıklarını, böylece yaşamaktan vazgeçtiklerini söylüyor.

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Yagmur dmr
  • Esra Alkan
  • aurora
  • sevil turgut
  • Dharma Duman
  • Ozge
  • Cüneyt Karaağaç
  • Figen Esin
  • Özcan Özenir
  • Çelebi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%3.6
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%42.9
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%7.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.2
Erkek
%20.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (4)
9
%7.7 (1)
8
%30.8 (4)
7
%30.8 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0