Adı:
Dur Bir Mola Ver
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391892
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Another Roadside Attraction
Çeviri:
Fatma Taşkent
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Daha önce yayımladığımız Parfüm Dansı kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült roman"a dönüştü. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Dur Bir Mola Ver. Yine uçarı, oyuncul ve bilge...
Tom Robbins, insanın acı çekmesini, özgür ve mutlu olamamasını doğadan kopmasına,kazanma hırsı, kaybetme kaygısı ve ölüm korkusu gibi "doğa dışı" gerginliklekr edinmesine bağlıyor. Ve bütün bunlara neden olanotoriter, teknolojiyetapınana ve ekonomiyi sağlıktan, sevgiden sağlıktan,s evgiden, hakikatten, güzellik ve seksten üstün tutan modern medeyineti suçluyor. Emir, sansür, ödül ve cezaile sistmei ayakta tutan politikacıların, askerlerin ve din adamlarının doğadan, dolayısıyla hayattan korktukalrını belirtiyor. Özgür veneşeli bir hayat yerine "istikrar"ı amaçlayan bir hayata maruz kalmamızda dinin rolünü değişiyor. En istikrarlı toplumların polis devletleri olduğunu, doğanın ve hayatın istikrarlı olmadığını, istikrarın doğal olmadığını vurgulayarak dinin Cennet ödülü ve Cehnnem cezası ile istikrarı sağlamaya çalıştığına dikkkat çekiyor. Nesneyle özne, ölümle hayat,doğal olanla doğaüstü, uyanmakla rüyalara dalmak rasındaki hiçbir sınırın kalmadığı bütünlüklü hayat tarzını kaybeden insanların da korkuya kapılarak, dine sığındıklarını, böylece yaşamaktan vazgeçtiklerini söylüyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. 1971'de, o yılların çalkantılı ve gergin atmosferinde yazılmasına rağmen, konusu halen güncelliğini koruyor. Romanda sıradışı karakterler ekonomi, politika ve din hakkında ilginç tespitlerde bulunuyorlar; görüşlerini destekleyen tutarlı argümanlar sunuyorlar. Hem keskin bir mizah anlayışı var, hem de hüzün var (gibi). Keşke değişim bu sıradışı karakterlerin arzu ettikleri gibi olsaydı, kimbilir dünyamız şimdikinden ne kadar farklı olurdu ! Bu kitap ile mola verecek herkese, hayatını başka türlü yaşamak için bolca seçenek var, umut da var. Sıra ve seçim okuyucuda !
Kilisenin nefret ettiğim yanı, toplumun nefret ettiğim yanıydı. Yani otoriter kişiler. İktidar manyakları. Katı dogmacılar. O her şeyi yönetmek isteyen, açgözlü, sevgi ve cinsellik açısından zayıf salaklar. Bizler yaşamakla meşgulken -tat almakla, denemekle, kucaklaşmakla, öpüşmekle, hata yapmakla, büyümekle meşgulken- onlar dizginleri ele geçirmekle meşgul. Acı dokunaçları kısa zamanda her şeyi sarıyor: Hükümetlerimizi, ekonomilerimizi, okullarımızı, yayınlarımızı, sanatımızı ve dini kurumlarımızı. İktidar hırsıyla yanıp tutuşan, kanunların ve diğer sağlıksız soyutlamaların müptelası olan ve yönetmek, önderlik etmek, sansürlemek, emretmek, ödüllendirmek, cezalandırmak arzusu taşıyan insanlar. Bu insanlar, kertenkele bokları gibi, sevmeyi bilmeyen, ölümden ve dolayısıyla yaşamdan ödleri kopan insanlar. Kaotik olan, kanun tanımayan, serbest hareket eden ve değişen her şeyden korkuyorlar. Doğadan korkuyorlar, hayatı reddediyorlar ve böyle yaptıkları için de tanrıyı reddediyorlar. Onlar devlet başkanı, vali, belediye başkanı, general, polis ve yönetim kurulu başkanı. Kurnaz kardinaller, şişman piskoposlar ve mastürbasyon yapan, yaşlı, gıcık monsenyörler. Gezegeni sarmış en korkak ve en korkutucu memeliler; sevgisiz, anal saplantılı, iktidar manyağı otoriter insanlar. Akıllı, güzel ve özgür olan her şeyi mahvediyorlar.
Müminlerin zekâsını sınamak isteyen bir adam varmış. Adam çileciliğin vecibelerini yerine getirmeye ve sahte derin düşünceler telaffuz etmeye başlamış. Kısa bir zaman sonra, uydurma öğretilerini vaaz ettiği binlerce mürit toplamış etrafında. Onu aziz ilan etmişler. Derken bir gün, kendisine inananlara nasıl kolayca aldandıklarını göstermek için kendilerine öğrettiği her şeyin zırva olduğunu açıklamış. İnançları olmadan yaşayamayacakları için onu taşlayarak öldürmüşler ve öğretilerine inanmaya devam etmişler.
Kendi düzenlerimi yaratmalıyım, aksi taktirde diğer insanların yarattığı düzenlerin kölesi olurum.
" Tüm evren, ritimlerden kurulu bir karmaşa" diyerek düşüncelere daldı Amanda. " Her birimiz kendi bedensel ritimlerimizi kozmosun ritimleriyle özdeşleştirmek gibi bir ihtiyaç duyuyoruz. Deniz en büyük ritim ustası. Rüzgarda savrulan tohum tanecikleri, yörüngede dönen atomlar da ritmik. Kaslı, güçlü bir organ olan rahim, çocuğun doğmasıyla birlikte kasılır; ritmik kasılmalar, aslında bebeğin dünyaya teşvikini sağlayan önemli teşviklerdir. Her şey ritimle başlar."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dur Bir Mola Ver
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391892
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Another Roadside Attraction
Çeviri:
Fatma Taşkent
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Daha önce yayımladığımız Parfüm Dansı kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült roman"a dönüştü. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Dur Bir Mola Ver. Yine uçarı, oyuncul ve bilge...
Tom Robbins, insanın acı çekmesini, özgür ve mutlu olamamasını doğadan kopmasına,kazanma hırsı, kaybetme kaygısı ve ölüm korkusu gibi "doğa dışı" gerginliklekr edinmesine bağlıyor. Ve bütün bunlara neden olanotoriter, teknolojiyetapınana ve ekonomiyi sağlıktan, sevgiden sağlıktan,s evgiden, hakikatten, güzellik ve seksten üstün tutan modern medeyineti suçluyor. Emir, sansür, ödül ve cezaile sistmei ayakta tutan politikacıların, askerlerin ve din adamlarının doğadan, dolayısıyla hayattan korktukalrını belirtiyor. Özgür veneşeli bir hayat yerine "istikrar"ı amaçlayan bir hayata maruz kalmamızda dinin rolünü değişiyor. En istikrarlı toplumların polis devletleri olduğunu, doğanın ve hayatın istikrarlı olmadığını, istikrarın doğal olmadığını vurgulayarak dinin Cennet ödülü ve Cehnnem cezası ile istikrarı sağlamaya çalıştığına dikkkat çekiyor. Nesneyle özne, ölümle hayat,doğal olanla doğaüstü, uyanmakla rüyalara dalmak rasındaki hiçbir sınırın kalmadığı bütünlüklü hayat tarzını kaybeden insanların da korkuya kapılarak, dine sığındıklarını, böylece yaşamaktan vazgeçtiklerini söylüyor.

Kitabı okuyanlar 54 okur

  • Hale
  • Nasretmedin Hoca
  • Sinan Kurt
  • Şeymanur
  • Büşra Yücel
  • arya
  • Yagmur dmr
  • Esra Alkan
  • aurora
  • sevil turgut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%3.6
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%42.9
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%7.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.2
Erkek
%20.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (5)
9
%6.7 (1)
8
%26.7 (4)
7
%33.3 (5)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0