·
Okunma
·
Beğeni
·
731
Gösterim
Adı:
Düşman
Baskı tarihi:
Mayıs 1990
Sayfa sayısı:
122
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Foe
Çeviri:
Nihal Geyran Koldaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Barbarları Beklerken ve Michael K. Nasıl Yaşadı adlı romanlarından tanıdığımız Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."
(Arka Kapak)
Beni çok cezbetmedi vauv o my god dedirtmedi. Güzel temaları aşılamış olsa da Bir 'Utanç' kitabında olduğum kadar etkilenmedim.Defoe'ya gönderme olarak yazıyor sanırım.Burda önemli olan yani benim anladığım insanın doğaya ait bir varlık olduğu çünkü Susan bile adayı özlemeye ve Cuma gibi vahşi bir yaşamı benimsemeye başlıyor. Ama eser daha çok Cuma karakteri üzerinde duruyor Coetzee'yi 2. okuyuşum ve yapmaya çalıştığı şeyi anladım:)) ''MERAK'' uyandırmak. Cuma'nın kim tarafından ya da ne amaçlı dilinin kesildiğini bilmiyoruz ve bunun farkında olarak sonuna kadar ne olduğunu söylemiyor siz de meraktan ölüyorsunuz. Sinir bozucu ama okunabilir nitekim.Cuma'yı sevenler okusun :D derrmişim. Bu işin espirisi tabi,ama Susan'ın yerinde olsaydım ne yapardım diye çok düşündüm. Cruso ile Cuma'nın arasında olan ilişki ve 15 yıl boyunca o adada kalmış olmaları...Benim merak ettiğim önemli sembollerden biri Cuma'nın neden denize çiçekler atıp ain ve ya anma tarzı bir şey yaptığı, ikincisi de o çaldığı flüt ne anlama geliyor tam olarak doğanın sesi mi ? Çünkü hiç bıkmadan çalıyor aynı melodiyi garip değil mi? Alın size gizem okuyun çözün bana da fikirlerinizi söyleyin memnuniyetle dinlerim.
Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."

Hikayemiz Suson Burton'un kaçırılan kızını bulmak amacıyla bindiği Yeni Dünyaya giden bir gemide başlıyor.Bir süre sonra gemi mürettebat tarafından ele geçirilir.Kaptan öldürülür ve Suson Burton ile bir sandığa bindirilip okyanusun ortasına bırakılır.Yakınlarda görülen tek kara parçasına doğru kürek çekmeye başlar.

Robinson ve Cuma ile karşılaşması böyle olmuştur işte.15 yıldır adada yaşamaya alışmış bu iki insana hayretle bakar ve hiç kurtulma istekleri olmayışı içten içe Suson'ı sinirlendirmeye başlar.

Uzun bir süre adada yaşadıktan sonra bir gün bir gemi görülür ve adadan kurtulurla ama Robinson yaşlı ve hasta olduğundan karaya ulaşamadan ölmüştür. Suson kendini Robinsonun karısı olarak tanıtır. Geminin kaptanı Suson'a hikayelerini karaya çıkınca romana dönüştürmelerini tavsiye eder.

Susan Daniel Defou'yu bulur (güzel ayrıntılardan bir tanesi :D) ve hikayesini yazdırmaya başlar...
Hiçbir şey unutulmadı,” dedi, sonra da, “Unuttuğum hiçbir şey de anımsanmaya değmez,” diye ekledi.
benim için yalnızca hayvanların varlığı yeterli olsaydı, bu adada çok da mutlu bir yaşam sürmem mümkün olabilirdi.
Kadınların çocuklarını, yılanların yumurtladıkları gibi yumurtlayıp sonra da unuttuklarını mı sanıyorsunuz?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşman
Baskı tarihi:
Mayıs 1990
Sayfa sayısı:
122
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Foe
Çeviri:
Nihal Geyran Koldaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Barbarları Beklerken ve Michael K. Nasıl Yaşadı adlı romanlarından tanıdığımız Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Cuma PAK
  • Lavin
  • Ceritoğlu
  • Özgür Coşkun
  • Fatmanur
  • Nida Vural
  • Ayşe Ergin
  • Neşe Kio
  • İrma Uğurlu
  • ışıl koçak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%50 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0