Düşten Gerçeğeİsmail Arslan

·
Okunma
·
Beğeni
·
31
Gösterim
Adı:
Düşten Gerçeğe
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059374583
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karahan Kitabevi
Yıl 2017. 72 yaşındayım. Ġki oğlum, bir kızımdan olan beş torunumdan dördü yurt dışında yaşıyor. Bir dede olarak bugünlere hangi koşullarda ve nasıl geldiğimizin öyküsünü torunlarımla konuşup paylaşamadım. Vatan toprağı bildikçe, tanıdıkça sevilir. Geçmişten günümüze döndükçe ilerleyen görünmez bir tekerlekle ulaştık. Yarınlara o tekerin izinden gideceğiz. Dünün izi yarına dönük yüzümüz olacak.

Biliyoruz ki bizi yargılama hakkına sahip olanlar torunlarımızdır. Gün gelir okursunuz umuduyla, yüz yüze konuĢma olanağı bulamadıklarımızı yazarak paylaşmak istedim. Anadolu toprağı ve insanı kırımların, zulümlerin, törelerin imbiğinden süzülmüş, örsünde dövülmüş bin bir çile çiçekleridir ki; en güzeli ateşin ve terin has gülü çinilerde renk verir. Paylaşmak istediklerim bir yurt güzellemesi değil; insan, toplum, yaşam ve yurt gerçeğidir. Bilginin yarısı söz ise yarısı gözdür. Diyorum ki torunlarıma: “Gözle göremediğiniz atalar yurdunu, binip sözün kanadına, tanıyasınız istedim.”

Sevgili torunlarım,

1945 milyonlarca insanın öldüğü, öldürüldüğü, karanlık ve çılgın bir savaşın sona erdirildiği yıl. Ülkemizde ve dünyada kıtlıklar yılı. Elde avuçtakilerin az, beklentilerin çok olduğu yıllar. 1945‟te bir yayla çadırında doğmuşum. Çocukluğumun ışıklı düşler dünyası Çukurova‟nın kuzey doğusundaki Karatepe‟den başlayıp, nehirlerin, çayların, balıklı derelerin buluĢtuğu Aşağı Andırın Ovası. M.Ö. 8. yüzyılda Hitit Kralı ve Adanova Hükümdarı Asativatas‟ın vahşi kavimlere karşı dirlik düzenlik kurduğu; bir kadının ülke toprakları üzerinde kirmen eğirerek, tek başına bir uçtan bir uca gezip dolaşır olduğu barış ve huzur coğrafyası.



(Tanıtım Bülteninden)
Öğretmen arkadaşım Funda Arslan Portakaldalı, babası İsmail Arslan’ın yazdığı “Düşten Gerçeğe” isimli kitabını okumam için yolladı. Işığını Mustafa Kemal Atatürk’den almış aydın bir öğretmen olan İsmail Arslan beyefendi eğitimcilikten kooperatifçiliğe uzanan; zaman zaman çilelerle geçmiş özyaşamını çarpıcı örnekler, kısa anekdotlar ve vurucu cümlelerle çok güzel anlatmış. Edebi bir roman derinliği olmayan kitapta yazarın yaşamındaki bazı kırılma noktaları var ki onlar için bile ayrı ayrı roman yazılabilir. Yaklaşık 400 sayfaya sığdırılmış ama bir rüzgar gibi ve dolu dolu geçen bir ömrü sinema filmi izler lezzette yutarak okuyuveriyorsunuz. Bu ay içinde okuduğum ve çok etkilendiğimi özellikle vurgulamak istediğim bu kitabı beni takip eden dostlarıma tavsiye ediyorum. Funda öğretmenimin böyle bir babanın kızı olduğu için çok ama çok şanslı bir insan olduğunu da ayrıca belirtmek isterim.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşten Gerçeğe
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059374583
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karahan Kitabevi
Yıl 2017. 72 yaşındayım. Ġki oğlum, bir kızımdan olan beş torunumdan dördü yurt dışında yaşıyor. Bir dede olarak bugünlere hangi koşullarda ve nasıl geldiğimizin öyküsünü torunlarımla konuşup paylaşamadım. Vatan toprağı bildikçe, tanıdıkça sevilir. Geçmişten günümüze döndükçe ilerleyen görünmez bir tekerlekle ulaştık. Yarınlara o tekerin izinden gideceğiz. Dünün izi yarına dönük yüzümüz olacak.

Biliyoruz ki bizi yargılama hakkına sahip olanlar torunlarımızdır. Gün gelir okursunuz umuduyla, yüz yüze konuĢma olanağı bulamadıklarımızı yazarak paylaşmak istedim. Anadolu toprağı ve insanı kırımların, zulümlerin, törelerin imbiğinden süzülmüş, örsünde dövülmüş bin bir çile çiçekleridir ki; en güzeli ateşin ve terin has gülü çinilerde renk verir. Paylaşmak istediklerim bir yurt güzellemesi değil; insan, toplum, yaşam ve yurt gerçeğidir. Bilginin yarısı söz ise yarısı gözdür. Diyorum ki torunlarıma: “Gözle göremediğiniz atalar yurdunu, binip sözün kanadına, tanıyasınız istedim.”

Sevgili torunlarım,

1945 milyonlarca insanın öldüğü, öldürüldüğü, karanlık ve çılgın bir savaşın sona erdirildiği yıl. Ülkemizde ve dünyada kıtlıklar yılı. Elde avuçtakilerin az, beklentilerin çok olduğu yıllar. 1945‟te bir yayla çadırında doğmuşum. Çocukluğumun ışıklı düşler dünyası Çukurova‟nın kuzey doğusundaki Karatepe‟den başlayıp, nehirlerin, çayların, balıklı derelerin buluĢtuğu Aşağı Andırın Ovası. M.Ö. 8. yüzyılda Hitit Kralı ve Adanova Hükümdarı Asativatas‟ın vahşi kavimlere karşı dirlik düzenlik kurduğu; bir kadının ülke toprakları üzerinde kirmen eğirerek, tek başına bir uçtan bir uca gezip dolaşır olduğu barış ve huzur coğrafyası.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Cevat Bayhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0