Düşünbil - Sayı 55 (2016 Eylül - Ekim)

·
Okunma
·
Beğeni
·
19
Gösterim
Adı:
Düşünbil - Sayı 55
Alt başlık:
2016 Eylül - Ekim
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
63
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Düşünbil Dergisi
Nietzsche ve Heidegger
Yazan: Bill Cooke
Çeviren: Zeynep Şenel Gencer

‘Varlığın Açılımı’ Olarak Poetik Mimarlık
Yazan: Pelin Nane

Heidegger ve Siyaset Felsefesinde Aksilikler
Yazan: Mahon O’Brien
Çeviren: Güncel Oğulcan Ülgen

Martin Heidegger, Nazizm ve Felsefe
Yazan: Doğan Göçmen

Zizek’e Göre Sartre: Heidegger ve Lacan Arasındaki Kaybolan Aracı
Yazan: Kent Palmer
Çeviren: Özlem Yavuz

Jean-Luc Nancy İle Söyleşi
Yazan: Elena Cué
Çeviren: Burçin Nilay Kalınbayrak

Bedeninin Sana Ait Olduğunu Nereden Biliyorsun?
Yazan: Olivia Goldhill
Çeviren: Damla Tufan

Bertrand Russell ve Mutluluk Avı
Çeviren: Bünyamin Tan

Enformasyon – Leibnız’den Bugüne
Yazan: Vahap Samanlı

Okuduklarımız ve Davranışlarımız
Yazan: H. Senday Özdamar

Yazgısının İlk Etkilerini Gördüğü Yer Olarak J. P. Sarte’ın Çocukluğu
Yazan: Yıldız Işık

Kendi’nde Olma Bilinci
Yazan: Irmak Çakmaklıoğulları

Janus Toplumu
Yazan: Josef Kılçıksız
63 syf.
·74 günde·Puan vermedi
Heidegger özel sayısı odağına aldığı filozofu yeterince özenli ve yeterli biçimde işlememiş. Heidegger'in düşüncelerine yol gösteren kaygı, kaygının zaman ile bağlantısı. İki kavramın üzerine düşünceleri işlenmemiş. Zaman konusuna bazı makaleler değinse bile kaygı, varlığın açımlanması sırasında kaygının önemi kısımları eksikti. Heidegger'in Nazi olması üzerine yapılan tartışmaların onu bu ideolojiye iten ruhsal sürecin ne olduğu, nasıl oluştuğu ve geçmiş yaşamındaki deneyimleri üzerinden ele alarak işlenseydi daha sağlıklı bir zemin oluşmuş olurdu. Geçmiş yaşamından bahsedilmemiş ve çok büyük önem arz etmekte. Kendisini yargılamak ve ideolojik olarak yaftalamak yerine, nasıl oldu da bu sürece doğru eğrildi sorusu daha büyük önem arz etmekte.

Not: Cümlelerin anlamını bozabilecek düzeyde imla hataları vardı. Özellikle yüklem yazımlarında. Diğer sayılarında umarım daha fazla özenmişlerdir.
Heidegger, modern bilimi eleştirirken onu tamamen olumsuzlamaz, onun eleştirdiği modern bilimin yöntemi, matematiksel kesinlik, bilgi ve hakikat kavramlarına yaklaşımıdır. Modern bilim şeyleri inceleme alanı içine alır. Bu inceleme sayısal ölçümler üzerinedir ve kesinlik, hakikat kavramları da bu ölçümün doğrulanmasıdır. Ama Heidegger felsefesinde bunun tersine anlam, varlık ve varoluş gibi tinsel değerler ve yöntem olarak da fenomenoloji ve hermenötik ön plandadır.
Kentin kasvetli göğü altında, bencilliklerin, çıkarların çarpıştığı, gizli cinayetlerin işlendiği, cehennemden farksız kenar mahallelerin uzağında; kapitalist kodlamaların dışında bir yaşayışın mümkün olduğuna dair bir inanışın yeraltına sürüklediği birey, orada da makûs bir yazgıyla karşılaşır: yabancılaşma ve yalnızlaşma.
Böylece, Sartre gibi, Baudelaire de yaşamının ilk darbeleriyle kırılmış, varoluşunu doğrulayan nedenleri de yitirmiş olur. Jean Genet'in yaşam öyküsünde ise, "Cenneti tanıdı ve onu yitirdi; çocuktu, çocukluğundan kovuldu," diye yazar.
İşte metamorphose, özne akışkanlığının durmuş gibi göründüğü, dünyadan vazgeçiş noktasında başlar. Bireye istikrarlı ve sürekli gibi görünen ve hayatının çıpası saydığı her şeyin bir harabeye dönüşmüş arazinin bir parçası haline geleceğinden emin olduğu andaki yitirme duygusuyla başlar. Birey için varolmak ve toplumda bir şey olmak arasındaki gerilim, artık her an kaybetmenin ve kaybolmanın eşiğinde durduğu bir mücadeleye dönüşmüştür.
Geçmişe ve geleceğe aynı anda bakan, bu sebeple perspektifinde ne geçmiş ne gelecek olan; "şimdi ve burada"yı tek somut olanağı olarak gören biri, cennetin çoktan yitirilmiş olduğunu fark eder. Zira yitirilmiş cennet, geçmişin ve geleceğin olmadığı zamandır, o zamandaki şimdidir.
Leibniz'e göre doğru öneriler analitik olmalıdır. Analitik uslamlamada özne, yüklem ile aynıdır veya onu içerir. Yani analiz için gerekli tüm kavramlar mevcuttur; sentetik düşüncede olduğu gibi dışardan başka birini bulmaya gerek yoktur.
Özgür olmak, ''kişinin istediğini yapabilmesi'' ve ''her şeyden bağımsız olmak'' anlamındaysa özgür değiliz; çünkü çok fazla şeye bağlıyız ve çoğu zaman ''irademiz'' sadece başka bir yerden gelen arzular, umutlar, ve özlemlerden oluşur. Bunu ve bunun anlamını kavramak, özgürleşmenin başlangıcıdır. İşte bu yüzden özgürlük bizi şaşırtıyor; çünkü aşikar olduğunu sandığımız şeyden farklı olduğunu keşfediyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşünbil - Sayı 55
Alt başlık:
2016 Eylül - Ekim
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
63
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Düşünbil Dergisi
Nietzsche ve Heidegger
Yazan: Bill Cooke
Çeviren: Zeynep Şenel Gencer

‘Varlığın Açılımı’ Olarak Poetik Mimarlık
Yazan: Pelin Nane

Heidegger ve Siyaset Felsefesinde Aksilikler
Yazan: Mahon O’Brien
Çeviren: Güncel Oğulcan Ülgen

Martin Heidegger, Nazizm ve Felsefe
Yazan: Doğan Göçmen

Zizek’e Göre Sartre: Heidegger ve Lacan Arasındaki Kaybolan Aracı
Yazan: Kent Palmer
Çeviren: Özlem Yavuz

Jean-Luc Nancy İle Söyleşi
Yazan: Elena Cué
Çeviren: Burçin Nilay Kalınbayrak

Bedeninin Sana Ait Olduğunu Nereden Biliyorsun?
Yazan: Olivia Goldhill
Çeviren: Damla Tufan

Bertrand Russell ve Mutluluk Avı
Çeviren: Bünyamin Tan

Enformasyon – Leibnız’den Bugüne
Yazan: Vahap Samanlı

Okuduklarımız ve Davranışlarımız
Yazan: H. Senday Özdamar

Yazgısının İlk Etkilerini Gördüğü Yer Olarak J. P. Sarte’ın Çocukluğu
Yazan: Yıldız Işık

Kendi’nde Olma Bilinci
Yazan: Irmak Çakmaklıoğulları

Janus Toplumu
Yazan: Josef Kılçıksız

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Eren
  • Hades
  • Çekdar Yaman

Kitap istatistikleri