Düşünce ve Uygarlık TarihiHüseyin Öztürk

·
Okunma
·
Beğeni
·
29
Gösterim
Adı:
Düşünce ve Uygarlık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 1987
Sayfa sayısı:
292
Yayınevi:
Ülke Yayın Haber
Her filozof un ayrı görüşü farklı fikir dünyaların kapısını araladı ve gittikçe insanoğlu kümülatif bir bilgiye sahip oldu.Düşünmenin en güzel yönü farklı düşüne bilmektir.Okuduğum tüm bilginlerin yazılarını aklımda tuttum diyemem fakat düşünmeye sevk ettiler.
İnsan, yapısının bir sonucu olarak; kafasında düğümlenen bir çok sorulara cevap verme veya cevap arama durumundadır. Bu
sorular şu şekilde sıralanır. Ben kimim ve neyim? Bu dünyaya
niçin geldim? İnsan hayatının özü nedir? İnsanın yaratılış gayesi nedir?içinde yaşadığı dünya ve kainatın varoluş hikmeti nedir?
Bunlar ne zaman, ne şekilde ve nasıl meydana gelmiştir? Kâinati bir yapan yaratan var mıdır? Yoksa kendi kendine mi olmuştur?
Başta psikanaliz S.Freud ve asrımız fizikçilerinden A.Enstein olmak üzere; bazı bilim adamlarının görüşüne göre insandaki din
duygusunun temeli ' 'korku ve Ümittir. Bu görüşü savunanlar, din duygusunun temelini geriye doğru araştırarak tesbİt yolunu tutmuşlardır. Bunlara göre din duygusu insanlarda doğuştan yoktur. insan bunu daha sonra çeşitli sebeplerle elde etmiş ve dindar olmuştur. insanda korku ve ümit gibi iki ayrı duygu vardır. Kudreti dışında kalan olayların bazısı insanlara korku, bazısı da
ümit verir. Nitekim kâinatı temaşa eden ilk insan, gerçek sebeplerini çözemediği müthiş tabiat olayları karşısında dehşete kapılmış, ürpermiş kendince mahiyeti bilinmeyen sonsuz tabiat olayları İnsanda korkunun meydana gelmesine sebep olmuştur. Bazı
tabiat olayları da hoşuna gitmiş, kendine bir ümit, bir sevinç ve huzur kaynağı olmuştur.
Böylece birbirine zıt iki olay karşısında tam bir acz içinde olan insan korktuklarının şerrinden emin olmak, ümit kaynağı yerlere kapanıyor, dua ediyor,yalvarıyor,hediyeler sunuyor,kurbanlar kesiyor işte bura-dan din fikri doğuyor, dinî ibadetler başlıyor, bu şekilde başlamış bulunan din fikri gelişerek bugünkü şeklini almış oluyor.
Dinin kaynağının korku ve ümit olduğu görüşü, her şeyden önce semavi dinlere,bilime ve sağduyuya ters düşmektedir.Ümit ve korku dinin kaynağı değil, aslında varolan din duygusunun pekişme sebeplerinden biridir. Şayet dinin kaynağı tabiat olayları
karşısında duyulan korku olsaydı, insan zihnin ilerlemesi ile; tabiat olaylarının mahiyeti anlaşıldıktan sonra, onları inceleyen ve
iradesi altına alan insanın dinsiz kalması gerekirdi. Halbuki tabiat
olayları ile İlgilenen bilginlerin daha çok dindar olduklarım görüyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşünce ve Uygarlık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 1987
Sayfa sayısı:
292
Yayınevi:
Ülke Yayın Haber

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hakkı

Kitap istatistikleri