Düşürülen MaskeGeorge Eliot

·
Okunma
·
Beğeni
·
343
Gösterim
Adı:
Düşürülen Maske
Baskı tarihi:
Kasım 2006
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944394123
Kitabın türü:
Çeviri:
Aslı Sena Özarpacı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Bilek Yayınları
Kasım başlarında ılık bir sabah, seyis ağabeyimi ava götürecek atını getirdiğinde sundurmanın dışında, ilerlemiş yaşı yüzünden neredeyse kör olmuş Labrador tembel, yaşlı Caesar'ı, beni fark eden tek köpeği (çünkü çoğu köpek benden kaçar, etrafımdaki daha mutlu insanlara yaltaklanırdı) seviyordum. Ağabeyim de al teni, geniş omuzları ve kendini beğenmişliğiyle, tüm bu avantajlarına rağmen bize cüretkârca davranmadığından ne denli iyi mizaçlı biri olduğunu hissederek kapıda belirdi.

"Latimer, oğlum," dedi merhametli bir dost tonuyla, "Arada bir tazılarla koşuya çıkmaman ne yazık! Bu neşesiz insanlar için dünyada yapılacak en hoş şeydir!"

"Neşesiz insanlar ha!" diye düşündüm o ilerlerken. "Bu, seninki gibi adi, dar görüşlü mizaçların, atından daha fazla bilemeyeceğin tecrübeyi tanımlamak için düşünebildiği türden bir söz. Bu dünyanın güzellikleri de senin gibileri bulur; hevesli körlük, sağlıklı bencillik, iyi huylu kibir. Bunlar mutluluğun anahtarıdır."
(Tanıtım Bülteninden)
Spoiler içerir
70 sayfalık bir kitap olmasına rağmen 4 günde anca okuyabildim. pek bir sey anladığımi soyleyemem. abisinin esine asik olan bir kardesi anlatıyor. bu kişinin öngörüleri var ve bunlar bir sekilde gerçekleşiyor. nasil oldugunu anlayamadigim bir sekilde abisinin eşi ile evleniyor. bu kitaba yorum bile yazmak su an zoruma gidiyor. kitap benim hosuma gitmedi açıkçasi. yazardan mi cevirmenden mi yoksa benden mi kaynakli bilmiyorum ama kitap beni baydi
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşürülen Maske
Baskı tarihi:
Kasım 2006
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944394123
Kitabın türü:
Çeviri:
Aslı Sena Özarpacı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Bilek Yayınları
Kasım başlarında ılık bir sabah, seyis ağabeyimi ava götürecek atını getirdiğinde sundurmanın dışında, ilerlemiş yaşı yüzünden neredeyse kör olmuş Labrador tembel, yaşlı Caesar'ı, beni fark eden tek köpeği (çünkü çoğu köpek benden kaçar, etrafımdaki daha mutlu insanlara yaltaklanırdı) seviyordum. Ağabeyim de al teni, geniş omuzları ve kendini beğenmişliğiyle, tüm bu avantajlarına rağmen bize cüretkârca davranmadığından ne denli iyi mizaçlı biri olduğunu hissederek kapıda belirdi.

"Latimer, oğlum," dedi merhametli bir dost tonuyla, "Arada bir tazılarla koşuya çıkmaman ne yazık! Bu neşesiz insanlar için dünyada yapılacak en hoş şeydir!"

"Neşesiz insanlar ha!" diye düşündüm o ilerlerken. "Bu, seninki gibi adi, dar görüşlü mizaçların, atından daha fazla bilemeyeceğin tecrübeyi tanımlamak için düşünebildiği türden bir söz. Bu dünyanın güzellikleri de senin gibileri bulur; hevesli körlük, sağlıklı bencillik, iyi huylu kibir. Bunlar mutluluğun anahtarıdır."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • pina
  • tuncay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%50 (1)