Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
2 Şubat 2021
Yayınevi:
Hayykitap
ISBN:
9786257685115
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·104 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2024 17:21
"Duvar" Gezi Direnişinde yaşanan bir hikaye: Aşkı, sokağa ve direnişe taşıyan... Yaşasın doğa! Yaşasın hayat! Biliyor musun, yan yana bile ayrı yazılıyor. Bir insanın aile yarası kabuk bağlayıp düşse bile, iz bırakmadan kaybolabilir mi?
DuvarAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021100 okunma
8/10
·104 syf.··
2022 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2022 00:00
Selam sevgili okur! Aytuğ Akdoğan'ın okuduğum ikinci kitabıdır duvar. Daha evvel Sürgün adlı kitabını okumuştum. Kitabın dili oldukça yalın ve akıcı. Sizi yoran bir kurgusu yok bu nedenle zorlanmadan okuyabilirsiniz. Benim en sevdiğim yanı kitapta geçen olaylar ve karakterler, çünkü oldukça sahici karakterler var. Aytuğ'un önceki kitabında da bunda da toplumsal bir olaya yer vermiş olması ve karakterlerini tam da bu çağın duyarlı insanlarından seçmesi benim en keyif aldığım yönlerinden biri. Adeta bugün ile yarın arasında bir köprü oluşturduğunu düşünüyorum bu bakımdan. Bir çoğunuz zaten Aytuğ Akdoğan'ı YouTube'dan tanıyor olabilirsiniz fakat kalemi ile de tanışmanızı mutlaka tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim İsterseniz YouTube kanalıma da bakabilirsiniz. youtube.com/c/EL%C4%B0FBEGE...
Edebiyat
DuvarAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021100 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 13:38
Kurtarmak istersin ama kurtarmanı istemezler ve yabancılaştırırlar. Aynaya bakmak yerine, "zaten yabancıymış" derler. "Kurtarıcı sanmıştım ama boşluk bırakıp gitti" derler. Boşluğun sebebi olabilecekleri düşünmezler çünkü sevgiyi bilmezler, sorsalarda öğrenemezler. "Keşke" dedi, "insanlar terk ettikleri yerde bıraktıkları boşluğu görebilseydi."
İnsan ve Duygular
DuvarAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021100 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Rüzgara benzeyen bir adamın, hayat yolculuğundan bir kesit aslında. Dikkat çekici ve etkileyici ayrıntılarıyla, önemli olanın uzun uzun yazmak değil de; ne yazıldığının olduğunu çok derin bir şekilde anlattı bana bu kitap :) Gözlemci bir ruh alınıyor ele ve kişisel monologlarına da çokça yer verildiğinden ve bu tür yazarlar fazla olmamasıyla birlikte, anlaşılmakta ciddi zorluk yaşadıkları için yaşayan ve bu sanatı sürdüren bir yazarın kalemine şahit olma şansından dolayı da iyi hissettiğimi söyleyebilirim. Yazı yazmayı seven ve sürdüren biri olarak, Karin'in de hissettiği o "yalnız değilmişim" hissini tatmak çok ayrı... Herkesin okumasını isterim ancak, "herkes" dediklerimize ne kadar işleyebilir bilemem... Ama şiddetle öneririm :')
İnsan ve Duygular
DuvarAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021100 okunma

Yazar Hakkında

Aytuğ AkdoğanYazar · 8 kitap
18 Ağustos 1992’de, Karamürsel/Kocaeli’de doğdu. Emekli bir subay çocuğu olan Akdoğan, ortaokul ve liseyi farklı şehirlerde, farklı okullarda okumasının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sinema eğitimi almaya başladı. Erdal Eren’e ithaf ettiği ilk deneme kitabı ‘Ben Hep 17 Yaşındayım’ 2009’da yayımlandı. Ancak tam olarak tanınmasını sağlayan kitabı ‘Ağladı ve Gözyaşlarını Öptüm’ (2011) oldu. Arka kapak yazısı küçük İskender’e ait bu kitap, okurlar ve eleştirmenler tarafından çok beğenildi, ancak kitabevlerince ‘mahalle baskısı’ da denilebilecek illegal bir sansüre uğradı ve iade edilme sürecine girdi. Bir süre sonra okurların talebi doğrultusunda kitap tekrar raflardaki yerini aldı ve aynı hafta içinde ülkenin önde giden yazarlarından daha fazla satarak büyük bir rekora imza attı. Gezgin. Direnişçi. Anti militarist… Yazılarında genel olarak normlara karşı gelip onları eleştiren, toplum bilimini ve ilişkileri ele alan ve karakter analizleri yapıp ruhsal çözümlemelere ulaşmaya çabalayan konuları ele alır. Varoluşçu felsefeyi ilgilendiren konular ve tanrı ve doğa aşkına övgüleri içeren izlenimci yazılara da sahiptir. Denemelerinde, subay çocuğu olmasına rağmen ironik bir şekilde anti militarizmi savunur.