Duyulmayan Anlam Çığlığı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.612
Gösterim
Adı:
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757782711
Orijinal adı:
The Unheared Cry For Meaning Psychotherapy and Humanism
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki Yayınevi
Baskılar:
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Duyulmayan Anlam Çığlığı
İnsan, savunma mekanizmaları için yaşamaz, tepki oluşumları uğruna ölmez. Ama bir anlam için yaşar, bir dava uğruna ölebilir. İnsan, doğası gereği ve doğuştan gelen bir güdüyle anlam yönelimlidir. Anlam arayışının engellenmesi "varoluşsal bir boşluk" yaratır.

Frankl, İnsanın Anlam arayışı'nın bir devamı ve açılımı olan bu kitabında "kitle nevrozu" boyutlarına ulaşan varoluşsal boşluğu gözler önüne seriyor ve bugünün mekanikleşmiş, insansızlaşmış psikolojisini ve psikoterapisini yeniden insanileştirmek gibi bir iddiayla yola koyuluyor.
167 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitaba başlamadan önce, yazarı hakkında bilgi vermek istiyorum. Frankl, Viyana üniversitesinde psikiyatristlik yapmış ve kendi ekolü olan Logoterapi alanında da Profesörlük yapmış bir isimdir. Freud için Psikanaliz, Adler için Bireysel Psikolojisi neyse Frankl için de Logoterapi odur diyebiliriz. Ayrıca Frankl'ın, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kamplarında bulunması ve oradaki gözlerini de ekolüne uygun olarak kullanması kitabı daha ikna edici kılmış.


Logoterapi; ne Psikanaliz gibi yaklaşır ne de Davranışçı bir görüntü izler. Logoterapi, insanı, insan boyutuyla izler ve insanda bulunan potansiyellere göre hareket eder.


Kitaba geçersek, anlam yoluyla terapiyi hedef alan Frankl, insanın hayatındaki en büyük eksikliğin, "anlam" kaybı olduğu görüşündedir. Freudyen yöntemlerle insanların Nevrozları çözümlense dahi, hayatlarındaki anlam eksikliği devam edebilmekte ve hasta aslında iyileşmemiş sayılmaktadır. Bunun için dayandığı temel nokta ise, intihar girişiminde bulunan gençlerin yüzde 85'inin hayatlarında bir anlam olmadığı gerekçesiyle intihara kalkışmış olması. Hayatlarında bir anlam, hedef ya da amaç bulunan insanların intihara kalkışmadıkları gerçeğini düşünürsek bu dayanan, çok makul hale geliyor.


Insanların hayatları boyunca anlam arayışı içinde olduklarını ve bu anlam arayışı ne kadar güçlü ve istikrarlı olursa, hayattan alınan doyumun da o denli önemli olduğunu belirten yazar, "anlam istemi" ve "yaşam için anlam" başlıklı yazılarında bu durumu anlaşılır kılıyor.

Bunların dışında insana dair hümanist görüşleri ve belirlemecilik olgusunu ele alış tarzıyla da Freud'un insana olan kötü bakış açısını ters yüz ediyor.


Logoterapi çerçevesinde geliştirilen iki tekniğe de kitapta yer verilmiş.
Bunlardan ilki Paradoksal Niyet!
Özellikle Fobik ve Saplantılı-Zorlanımlı olaylarda etkili bir terapi tekniği olduğunu iddia eden Frankl, insanın korkularıyla mücadele etmeye çalışmasının, korkularını daha da artıracağını düşünmekte.
Örneğin hıçkırıktan yakınan bir hastaya, daha çok hıçkırmasını tavsiye etmiş ve hastanın hıçkırıkları son bulmuş.
Konuyla ilgili diğer bir olay ise; sınava girecek bir öğrenci, sınavın başlamasına az bir zaman kala birden kaygılanmış, bildiği her şeyi birden unutmuş ve ne yapacağını bilmemektedir. Birden paradoksal niyet tekniği aklına gelmiş ve sınavda başarılı olmak yerine tamamen başarısız olmayı arzulamıştır. "sınavda öylesine başarısız bir kağıt vereceğim ki, hoca hayati boyunca unutamayacak. Sınav tarihinin en saçma en gereksiz kağıdını okuyan hoca neye uğradığına şaşıracak" şeklinde düşünüp eğlenmeye başlamıştır. Birden neşeli bir hale gelen öğrenci, sınav başladığında korkularindan arınmış, kendine güvenli biçimde soruları yanıtlamış ve sınavdan çok iyi bir not olarak paradoksal niyetin doğruluğunu teyit etmiştir.

Paradoksik Niyet, diğer terapi yöntemlerine göre mizahi bir yöntem olduğu için, hastaların da tedavi sürecine daha aktif katılımını sağlamaktadır. Söyle ki "titreme" şikayetiyle doktora giden bir kadına doktor, şu teklifi sunar;

Titreme yarışı yapalım mı?

Hasta, şoke olur ancak bu yarışma önerisini kabul eder.
Hem hasta hem de doktor birlikte titremeye başlar ve hasta, doktora kaybetmemek için olanca gücüyle kendini işe verir. Ancak bir süre sonra aşırı zorlanma sebebiyle güçten düşen hasta, en sonunda pes eder ve titreme şikayetlerinden kurtulmuş olur.
Işte Frankl bu konu için şunu söylemekte kitabında;
Insan, kendisinden uzaklaşarak, kendisiyle eğlenmeye, kendisine gülmeye ve kendi korkularıyla dalga geçmeye başlar. Ve kendisinden uzaklaşan, kendisini unutan bir insan varoluşuna anlam verebilir!!!.

Bir diğer teknik olan Düşünce Odağını Geliştirme'yi ise cinsellik üzerinden anlatmakta Frankl.
Cinsel ilişkide, insanlar orgazm olmayı amaçladıklarında, dikkat bu yöne evrilir ve bu da ilişkiye zarar verir. Erkeklerdeki iktidarsızlık probleminin bu amaç yüzünden gelişebileceğinin altını çizen Frankl, bireylerin orgazm yerine sadece kendisi olmalı ve kendisini iliskiye vermelidir diyor. Iktidarsızlığın asıl nedeninin cinsel kusursuzluktan kaynaklandığını ve bunu da ne şekilde çözdüğünü açıklamış Frankl;
İlişkiye girmeyi yasaklayarak.
Eğer çiftler, ilişkide doyum sağlayamıyorsa yine de sevişmeli ancak bunun ötesine gecmemeli diyor. Bu şekilde insanlar sevişiyor ancak bundan daha fazlasını yapamayacaklarını bildiği için de kendilerini zorlamıyor, baskı altına almıyor kısacası orgazm için kendilerini sıkmıyor. Bu durum bir süre böyle gittikten sonra hastalar gerçek bir cinsel iliski deneyimi yaşadıklarını ve iktidarsızlık gibi bir sorunu asla yaşamadıklarını ifade ediyor.
Kitabı sadece psikoloji alanındaki alandaşlarıma değil, herkese tavsiye ederim. Çünkü kitapta bolca vaka örneği bulunmakta ve akademik terimler ya da literatürsel kelimeler neredeyse hiç bulunmamakta. Zaten mevcut olanları da Frankl, nakış gibi işlemiş.

Hayat eve, sorunlarımız da logoterapiye sığar diye düşünüyorum. .d.d
168 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Viktor frankl, özellikle "İnsanın anlam arayışı" kitabı ile psikoloji camiasında sarsıcı bir etki yarattı. 2. Dünya savaşı döneminde, toplama kamplarından yakılmaktan son anda kurtulup, psikoloji alanına "logoterapiyi" kazandıran Viktor Frankl 'ı okumamız gerekir.
Anlam arayışı, insanoğlunun varoluşundan beri gündemde olan bir sorudur. Kimi insan bunun cevabını bulduğunu düşünür, kimileri ise bulamayacağını.

Peki, hayatın anlamı mutlu olmak mıdır? Şahsi fikrimi söylemem gerekirsem, hayatın amacı mutluluk değildir. Evet, mutlu olmak şüphesiz güzeldir. Ancak kendinizi mutlu olmaya koşulladığınız anda en ufak bir mutsuzluk da sizi anlamsızlığa sürükleyecektir.

Frankl'ın temel görüşü : "acılardan da anlam çıkarabileceğimiz" üzerinedir. Yaşadığımız acılarda da anlam bulmaya başladığımız anda mutluluk da devamında gelecektir.
Psikoloji alanında bilginiz var ise, ya da alanda uzmanlaşmak istiyorsanız es geçmemeniz gereken bir eser. Özellikle "Paradoksik Niyetin" gücünü gördüğünüz anda daha da çekici gelecektir kitap.


İnsan, savunma mekanizmaları için

yaşamaz, tepki oluşumları uğruna ölmez.
Ama insan, bir anlam için yaşar, bir dava
uğruna ölebilir. İnsan, doğası gereği ve
doğuştan gelen bir güdüyle anlam

yönelimlidir. Anlam arayışının
engellenmesi, "varoluşsal bir boşluk"
yaratır. Frankl, bu kitabında, "kitle
nevrozu" boyutlarına ulaşan varoluşsal
boşluğu gözler önüne seriyor ve bugünün
mekanikleşmiş, insansızlaşmış psikoloji
ve psikoterapisini yeniden insanlaştırmak
gibi bir iddiayla yola koyuluyor.
154 syf.
·10/10
...
Anlam denen tin ne olsun ki!
Niçin bu kadar ehemmiyete bürünsün.

Oysa gizlice içimizi Ferhat'ın dağı deldiği gibi oyuk oyuk eden o adını bir türlü koyamadığımız şey.
Bir yemeğe tadını veren yağı tuzu
Ya da bedenin olmazsa olmazı ruhu.
Hayat anlama bürününce bir ruh giyinmiş oluyor. Bu gün her ne yapıyorsak ve bundan sonra her ne yapacaksak anlam yüklenmedikçe bizler mutluluk denen o şeyi arayıp durmaya ve huzursuzluğun kitabını yazmaya devam edeceğiz.
Bu gün bir yılın sonu. Yeni bir senenin başlangıcı olacak birkaç dakika sonra.

Ritmik artışların kendi başına bir ehemmiyet taşımadığını biliyoruz. 2018 in bizim için bir manası var mıydı? 2019 neyi anlatacak?
Yoksa öylesine dünyadan geçerken mecburiyetten mi yaşıyoruz.

Bu gün milyonlara ulaşmış, yüksek mevkilere gelmiş insanların intihar vakalarına şahit olmuyor muyuz!

Peki niçin?
Kitapta da belirtildiği gibi birçok intihar vakası anlam arayışının bulunamamasından kaynaklı olduğudur. Bakıldığında ekonomik durumun yüksek olduğu, insanların refah içinde yasadığı ülkelerde bile intihar oranı yüksektir ve bu durum insanin her şeye sahip olsa bile bir anlama sahip olmamasının, insani yasama dair anlamsızlıkla ölüme bıraktığını çok iyi şekilde göstermektedir.

Frankl, kitabında logoterapiyi, psikoterapi’nin temel tabiri olan “büzüşme” tabirine zıt olan, “gerdirme” tabirini kullanmıştır. Bunu kullanmasındaki amacı, logoterapinin, psikoterapi gibi insani çok yüksek değerlendirmemek gerektiği görüşünün zıddını benimsemesidir ve Goethe’nin de sorduğu gibi insani küçümsemek daha tehlikeli değil mi? Sorusunu sorarak insanin anlam bulması sonucunda yüceleceğine dem vurmuş ve yücelen insanin yozlaşmayacağını belirtmiştir.

Duyulmayan anlam çığlığı, toplumların ve kişilerin hayattaki anlamını bulmalarına dair yardımcı olabilecek en iyi kitaplardan biridir.

Özellikle lisede, üniversitede derse giren hocalarımız (bence branşı farketmez) derslerinin on onbeş dakikasını bu kitabı okumak ve analiz etmek için ayırmaları geleceğe insanlık adına güzel bir yatırım olacaktır. Çünkü hayatının manasını keşfedemeyen gençler bu işin çözümünü kendilerini farklı yollarda uyuşturmakta buluyorlar.


Bu rüya aleminin tabirini yapacak sağlam kalplerin, öğretmenlerin ve aklı selim herkesin gençlere, yolunu kaybetmiş hayattan bunalmış insanlara rehber olması şart. Ama evvel bu işe yoldaş olacak yüreklerin hayatlarını anlamlandırmaları elzem.

Madem,
Hayat yolda olmaksa esas anlam yoldaşlarımızı ve beraberimizde ki yolcuları anlamakla anlam bulacaktır.

Keşke değil duam budur,
İçinden geçtiğimiz anları rakam olarak görmekten öte okuyup hakikatine vakıf olabilelim inşallah.

Dünyamızın yepyeni yaş aldığı şu demde
Günaydın umut..
Günaydın mana...
Günaydın dünya...
Sevgiyle...
167 syf.
·6 günde·10/10
İnsanın anlam arayışı kitabında giriş yaptığı logoterapi yaklaşımına açıklık getirdiği bir eseri. İnsanı bir etki tepki makinesine dönüştüren davranışçıları ve insanı insan altı dürtülere indirgeyen Freudyen felsefeyi eleştirerek insanın potansiyeline vurgu yapıyor. Psikiyatriyi/psikolojiyi insanîleşrirmek gayesinde. Paradoksal niyet tekniği de oldukça ilginç. Okunmaya değer.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Viktor E. Frankl bu kitapta öncüsü olduğu logoterapinin savunmasını yapıyor. Logoterapide önemli olan varoluşsal boşluğun, insanın anlam arayışının önemine ve hümanizme değiniyor.

Diğer ekollerden farklarını anlatarak bilimsel verilerle bunu destekliyor. Yapılmış birçok araştırmaya yer veriyor.

Logoterapi çerçevesinde geliştirilen Paradoksik Niyet ve Düşünce Odağını Değiştirme teknikleri detaylı ve net bir şekilde açıklanıyor.

Dili biraz ağır. Dikkatlice okumak gerekiyor.

Tavsiye ederim.
%12 (20/167)
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarın "İnsanın Anlam Arayışı" kitabını okuduktan sonra hemen devamı niteliğindeki bu kitabı kaptım kütüphaneden. Ama bu kitap daha farklıydı öyle aradan çıkarılacak türden değil. Üzerine uzun uzun düşünüp notlar almanız gereken bir kitap onun için yazın okumaya karar verdim.
167 syf.
·5 günde·7/10
Frankl'ın "İnsanın Anlam Arayışı" adlı kitabının devamı niteliğinde olan çalışma, logoterapinin hastalar üzerindeki sonuçları ve uygulama yöntemlerine odaklanmış durumda. Kendi bağlamındaki felsefesini de iyi verdiğini düşünüyorum. Özellikle çeşitli fobi, saplantı, zorlanım vb. durumlar yaşayanların kendi kendilerini tedavi edebilecekleri yöntemleri bile aktarmış. Hem kendiniz hem de çevrenizdekiler için yararlı olabilir.
168 syf.
·9 günde·9/10
İnsan doğumunda değil, ölümünde bir gerçekliğe dönüşür; kendini ölüm anında yaratır. Benliği (özü) olan bir şey değil, 'olmakta olan' bir şeydir ve bu nedenle sadece yaşam ölümle noktalandığı anda tam anlamıyla kendisi olur.
s:112

''Sigmund Freud' un bulgularının tersine insan artık cinsel olarak engellenmiyor, 'varoluşsal olarak' engelleniyor.'' diyor Frankl.
Kitabın ana teması 'anlam'. Hani şu adı var, kendisi yok olan kavram. Hepimizin şeylere yüklediğimiz anlamlar birbirinden farklı ve hepsi birbirinden eşsizdir. Kitap biraz daha üzerine eklemek isteyenler için.
Son kısmında yer alan paradoksik niyet, örnekleriyle okunmaya değer; mesela bir fobiniz var ve bunu nasıl aşabilirsiniz?
168 syf.
·Puan vermedi
İnsanın anlam arayışı ortaya çıktığı durumda geleneksel psikoterapi yetersizdir ve insana yaşam anlamını katmadan onu iyileştiremeyebiliriz.
İnsana hayatı için anlam kazandırmadığımız sürece onun için yaptığımız terapi eksik kalmaktadır.
167 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Viktor Frankl'ın psikoloji alanında bu kitapta anlattıkları çok ilginç. Klasik olarak psikolojinin insanı robotlaştıran, onu bir kobay olarak gören indirgemeci yaklaşımı yerine insancıl bir psikolojiyi savunmuş. Verdiği örnekler ve anlattıklarıyla anlam arayışı içindeki bütün insanlara bir güven aşılaması veren bu kitabı anlam arayışı içinde bulunan insanlara tavsiye ediyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757782711
Orijinal adı:
The Unheared Cry For Meaning Psychotherapy and Humanism
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki Yayınevi
Baskılar:
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Duyulmayan Anlam Çığlığı
Duyulmayan Anlam Çığlığı
İnsan, savunma mekanizmaları için yaşamaz, tepki oluşumları uğruna ölmez. Ama bir anlam için yaşar, bir dava uğruna ölebilir. İnsan, doğası gereği ve doğuştan gelen bir güdüyle anlam yönelimlidir. Anlam arayışının engellenmesi "varoluşsal bir boşluk" yaratır.

Frankl, İnsanın Anlam arayışı'nın bir devamı ve açılımı olan bu kitabında "kitle nevrozu" boyutlarına ulaşan varoluşsal boşluğu gözler önüne seriyor ve bugünün mekanikleşmiş, insansızlaşmış psikolojisini ve psikoterapisini yeniden insanileştirmek gibi bir iddiayla yola koyuluyor.

Kitabı okuyanlar 209 okur

  • Umut DERSİM
  • z.
  • sena dare
  • Demet
  • Pınar er
  • Cem Öz
  • Enes köse
  • Nurbike
  • Savankul
  • Burcu Onder

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (9)
9
%12.7 (8)
8
%14.3 (9)
7
%4.8 (3)
6
%3.2 (2)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0