Ecco Homo (Kişi Nasıl Kendisi Olur)

·
Okunma
·
Beğeni
·
41,5bin
Gösterim
Adı:
Ecco Homo
Alt başlık:
Kişi Nasıl Kendisi Olur
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372190
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
İnsanlığın şu ana kadar erdemli dediği insan tipinin tam da karşıtı olduğunu ve bu yazının asılamacının da sadece bu karşıtlığı ortaya koymak olduğunu belirtiyor. "Belki de o karşıtlığı güleç, insancıl bir biçimde ortaya koymaktan başka amacı yoktur bu yazının, belki bunu dile getirenilmişimdir." Ama hemen ardından yanlış anlaşılmamak için, amacının insanlığı düzeltmek olmadığını da belirtiyor, çünkü böyle bir çaba yeni putlar dikmeyi gerektirir ki, bu da onun amacı ile tam bir zıtlık içermektedir. Onun amacı insanlığın bugüne kadar diktiği putları devirmektir. "Yeni putlar dikmiyorum ben; önce eskiler öğrensin, balçıktan ayakları olmak ne demekmiş. Putları devirmek; asıl zanaatim bu benim."
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu kitabı neden okumalısınız? Nietzsche’nin Zerdüşt’ünü, Putlarının Alacakaranlığını, hayatının olumlu ve olumsuz anlamda(!) mihenk taşı sayılan Alman besteci Richard Wagner ile önce sevgi- sonra derin bir nefret muhteva eden münasebetini kendi ağzından dinlemek isteyenler için mükemmel bir giriş kitabı Ecce Homo! Kitap en az Zerdüşt kadar çarpıcıydı. Bitirdikten sonra bile beynimin arka planında sürekli söylemleri dönüp durdu bütün gün. Kitabın ismide oldukça çarpıcı Ecce Homo (Latince: "İşte (bakın) İnsan") dövülmüş, bağlanmış ve dikenlerle taçlandırılmış İsa'yı öfkeli ve nefretli kalabalığa sunan Pontius Pilatus tarafından İsa'yı kastederek söylenmiş vurgulu cümle. Bu çarmıha gerilmeden kısa süre önce yaşanmıştır. Kitabın adıyla içeriği çok uyumlu... Nietzsche’nin yazdığı son kitabıdır ve fakat ilk okunması gereken kitabıdır şahsi kanaatimce. Kitabın bölüm başlıklarında Nietzsche’nin kendisine methiyeler düzdüğünü ("neden böyle bilgeyim, neden böyle akıllıyım, neden bu kadar iyi kitaplar yazıyorum" ) görmek şaşırtıcı olmadı:) Almanlar için ve Hristiyanlık için söylediği sözler ise zehir zemberek. Örneğin : “- dinler ayaktakımı işleridir, dindar insanlara dokunduktan sonra ellerimi yıkamam gerekiyor” demesi... İmmanuel Kant ve Leibniz için Avrupa’nın ayakbağı demesi, Descartes’i ve Stendhal’i sevmeside dikkatimi çeken detaylardan oldu. “Kişi nasıl kendisi olur?” sorusunun cevabını ise şu satırlarda saklı olduğunu düşünüyorum; bütün ideallere sırt çevirerek. Çünkü Nietzsche’ye göre ; “Yanılgı (-ideale inanmak-) körlük değildir. Yanılgı korkaklıktır. Keyifli okumalar
120 syf.
·10/10 puan
Merhabalar psikolojik tarzda en iyi kitaplar kaleme almış olan Friedrich Nietzche’sin İnsan Nasıl Kendisi Olur ? (Ecce Homo)kitabı gerçekten Böyle Buyurdu Zerdüşt kadar kaliteli ve okunması gereken bir eser.Kitapta içerik olarak ; neden bu kadar bilgeyim ve neden bu kadar egoistim gibi bölümlerden bir araya gelmektedir.Bu kitabında da sorgulayan ve düşündüren yazılara yer verilmiştir.Kitap otobiyografik özellikle de taşımaktadır.Kitabı okuduktan sonra yazarın kendini nasıl geliştirdiğini,nasıl bir değişimden geçtiğini,kendine göre neyin iyi neyin kötü olduğunu kaleme alınmıştır.Kitapta tek beğendiğim özelliği yayıneviydi çünkü kitapta yazım ve noktalama yanlışlıklarıyla doluydu.Kitaptan beğendiğim alıntılar;
“Beni öldürmeyen acı güçlendirir.”
“Sessizlik bir başkaldırıdır.”
''Yaşamımda hiçte az olmayan karmaşalar yaratan
''İyi niyetten'' yakınmalıyım asıl.''
“İnsanın kendisi olabilmesi için, kendinin ne olduğuna dair en dolaylı da olsa bir fikre sahip olması gerekir.”
Keyifli Okumalar Dilerim
159 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Felsefe insanlarının arasında otobiyografik bir kitaba sahip olan tek filozoftur.
Nietzsche fiziksel hastalığının yanı sıra ruhsal hastalığının pik yaptığı dönemden bir hafta önce bitirip yayımladığı kitabıdır. Kitapta rahatsızlığının her evresinden ayrı ayrı söz etmiştir.

Hristiyan karşıtı olan Nietzsche;onların hazırcı olduklarını, bulundukları ortamın kültürünü bozduklarını ve kültürsüz varlıklar olduğunu öne sürmektedir.
Ona göre Almanlar hiçbir şey bilmiyor fakat Herşeyi biliyorlar. Çünkü çalıyorlar.

Onun felsefesinde hiç olmak her şey olmaktır. Mutlu olabilmek için tüm ideallerinden vazgeçmen gerekiyor. İdeallerini olan insanlar alçaltı insanlardır. Sürekli bir beklenti içinde olan, kendi çıkarımarını yapmak yerine, bilinen doğrular doğrultusunda bir yaşam sürmeye çalışırlar ve Nietzsche bu kavramdan uzakta kalarak kendini soyutlayıp üstinsan olma yolunda ilerleyerek gerçek mutluluğu aramıştır. Ve bununla da gurur duymuştur.

Nietzsche 'nin egosunda kendinizi bulabilirsiniz aslında, olmak istediğiniz, asıl varoluşa doğru iter sizi.
Neden böyle bilgeyim
Neden böyle akıllıyım
Neden böyle iyi kitaplar yazıyorum, başlıklarının adı altında ona ve egosuna şahitlik edebilirsiniz :))

Nietzsche' nin yanlış anlaşılma sorunu ve bu dünyaya çok erken geldiğini düşünmesi onun üstinsan olarak kendini belirtmesi ;bütün ideallerinden arınmış, hayattaki beklentisi tamamen kendi ürettikleriyle alakalı olan, şaşalı yaşamdan sıyrılıp, güzel bir yemek, kaliteli müzik dinlemek ve güzel bir uyku uyumaktan geçiyor olmasıdır.

Kitabın bir diğer özel yanı ise yazmış olduğu eserlerinin mini bir ön tanıtımı gibi aktarması, neden yazıldıklarını belirtmesidir.

Dinsel güçlerden uzak büyütülmüş insanlardan daha büyük olduğunu düşünüyor Nietzsche, yani din insanları ona göre çok bir şey ifade etmiyor. "Kişi nasıl kendisi olur" sorusunun cevabını da ;"Teslim olmama insanı kendisi yapar. "Tanrısal bir varlığa değilde kendin olma yetisine sahip olduktan sonra üstinsan olabilirsiniz demek istemiştir.

" Her insan öldükten sonra doğar." Burada yaşadığı hastalıktan sonra yazdığı kitapların bir metafor cümlesidir. O kadar şiddetli yaşar ki rahatsızlığını, eserleri onun bambaşka bir düşünme ve yazıya dökme yetisine sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kendini yaşadığı ikili ilişkilerden sonra trajik bir filozof olarak belirtmiştir. Ona göre ;iyimser ve pozitif ancak arık olan yani üst seviye olan insanlar trajik duyguları olurlar, onlar, yükseltilerdir. Çünkü bu insanlar hiçten olmalıdırlar. Hiç olan Her şey olandır.

İnsanca olan ;ideallerdir. İnsanların yani alçaltıların ulaşmaya çalıştığı ideallerdir. Tanrısal ve tinsel olan her şeyi görmezden geldiğini ancak mantıklı olan bir tek cümle kuranların dost olduğunu ve sonunda dostu Wagner'in bir inançlı olmasıyla da aralarına mesafe koyduğu anlaşılıyor.
Ona göre onun en büyük görevi tanrıları ve basmakalıp kuralları sorgulatmaktır.

NİETZSCHE `yi anlamak istiyorsananız, önyargılarınızdan sıyrılıp kendi değerlerinizi kendinize saklayıp ona hak vermeniz gerekir. Bu kitabı yazmasının ana temeli ise ileride onun adına ahmaklıklar yapılmamasıdır.
"İstemem ermiş olmak soytarı olayım daha iyi."

Okur kalın.
120 syf.
·1 günde·8/10 puan
Yükselişi ve çöküşü kimse benden daha iyi sezemez. Bu konuda mükemmel bir hocayımdır; ikisini de bilirim, çünkü ben her ikisiyim!

Friedrich Wilhelm Nietzsche bu kitabıyla beni dumur etti diyebilirim. Daha ilk sayfalarından itibaren ensesinden sertçe tutulup çekilmiş gibi hissettim resmen. Yazarla yeni tanıştım. Adını, eserlerini, görüşlerin biliyorum ama hiçbir kitabına göz atmamıştım. Bu eserini okuduktan sonra hemen diğerlerini temin etmek için harekete geçtim.

Hayır, yazdıklarına katılmayabilirsiniz belki ama etkilenmemeniz elde değil!
''Bakış açılarını değiştirmek artık kontrolünün altında, buna kabiliyetim var: İşte bu yüzden, "değerlerin yeniden değerlendirilmesi"ni ancak ben yapabilirim.'' alıntısında bahsettiği özgüvene, bunu uygulamayı bırakın, söyleyecek cesarete hangi birimiz sahibiz? Bu gün insanlarımızın en büyük sorunlarından birisi özgüven eksikliği ya da fazla pohpohlanmış olan içi boş balonlar. İki türlü de sonuç fıs. Ama bu abimiz sözünün arkasında durmuş ve adımını büyük atarak hedefini de her zaman yükseltmiş. Şu an bile herkesin dilinde olan bir filozof halini almıştır. Neredeyse her sayfasında Almanları yermiş, bir laf kondurmuş. Resmen çamurun içine(kibarca söylüyorum) sokup çıkarmamış yazar. Kendisinin de Alman olması dışında bunda garipsenecek bir şey yok herhalde :)

Hayatında hiçbir şeyin tesadüfi olmadığı ve her yere tırnaklarıyla kazıyarak, en başta kendi gücünün sınırsızlığıyla övünerek gelmiş. Neden kendini sınırlasın ki? Karşınızdaki sizden ne kadar güçlü, ne kadar bilgili? Onu alt etmemeniz için tek engel kendinizsiniz. Yazar her bölümde buna değinerek kendi gelişim sürecini anlatmış bize. En etkilendiği yazarlardan şairlere, müzisyenlere hatta yediğimiz yemeğin, otururken ne yaptığına, neler düşündüğüne varıncaya kadar en ince ayrıntısıyla.

Nietzsche'nin en sevdiğim özelliklerinden birisi kendine olan özgüveni değil karşısındakine olan saygısı oldu. Her ne olursa olsun karşısındaki insanın ne kadar değerli olduğunun farkında. O kişiye hiçbir şekilde saygısız bir hareket yapmaz, karşısındaki onu kırsa bile barışmak için ilk adımı atacak kişi yine kendisi olur izlenimi verdi kitabında. En hayta öğrencilerin bile kendi dersinde aktif olduğu ve son derece başarılı olmak için uğraştıkları da yazdıkları arasında. İnsanlığının yanında hocalığı da kaliteliymiş anlaşılan.

Ve en etkileyici yerlerden birini paylaşıyorum:
Benim savaşma şeklim dört önerme içerir.
Birincisi, yalnızca galip şeylere saldırırım; bazen onlar galip gelene kadar beklerim.
İkincisi, savaşımda yalnızsam, bir müttefikim yoksa saldırırım. Yalnızca kendimi tehlikeye atarım.
Üçüncüsü, asla insanlara saldırmam. İnsanı sadece usulca ilerleyen, anlaşılması neredeyse imkansız sıkıntısını görünür kılmak için bir büyüteç gibi kullanırım.
Dördüncüsü, bütün kişisel farklılıkları dışarıda tutulmuş, geçmişinde kötü bir deneyimi olmayan şeylere saldırırım. Tam tersine, benim için saldırmak iyi niyetin, bazense minnetin bir kanıtıdır. Bir şeye/kişiye ismimi bağlayarak onu şereflendirmiş olurum.

İşte saldıracağı kişiye bile böyle onurlu yaklaşan Alman Ateist bir Filozof.
Keşke içimizde düşmanımıza dahi birazcık böyle düşünerek yaklaşabileceğimiz kadar şeref olsa..
120 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Nietzche :karşıtlıklar, ve zıtlıklar ile yaşayan deha. Ömrü boyunca acıdan merhametten, vicdan'dan gem vuran ama torinoda otelinden çıkarken sahibi tarafından kırbaçlanan bir atı gördüğünde atın önüne diz çöküp seni anlıyorum diyip acıdan çığlık atan acısından ağlayan ..
İlkin lisede felsefe dersinde bir nihilist olarak adı geçti bayağı ilgimi çekmişti ama o zamanlar okumaya pek fırsatım olmadı.
Üniversite de belgesellerini izledim hayat hikayesini izledim araştırdım ve tam bir niçe hayranı oldum şimdilerde kitaplarını okumaya başladım.
Böyle buyurdu Zerdüştü okudum İlkin her satırında ayrı bir hayat var ayrı bir derinlik her sayfasını okurken sarsıldım ve şimdi ecce homoyu okudum en az Zerdüşt kadar sarsıcı bir kitap kitabın ilk kaç başlığında niçenin kendisine olan övgüleri ve egosu yer almaktadır, kendi ağzından anlatması gayet etkili. Daha sonraki bölümlere baktığımızda dine özellikle hıristyanlığa ve almanlara karşı bir nefreti var resmen zehir zemberek sözlerle dile getirmiş. Daha sonra sevgili dostu wagnere olan sevgisini ve bu sevginin nefrete dönüşünü ele almış
Kısacası bu Nietzcheyi okumak isteyenlerin okuyacağı ilk kitap olmalı fikrimce çünkü dini, acıyı milliyetçiliği, ahlakı, değerleri, iyi kötü ayrımını, kendisini ve eserlerini kendi ağzıyla anlattığı muhteşem ötesi bir otobiyografi. Altını çizdiğim her satır üzerine saatlerce düşünüyorum..
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kendini bilme kendin olma adı altında Nietzsche tarafından yazılmış, dosta düşmana özellikle de düşmana kendini anlattığı yoğun felsefe içeren aynı zamanda 15-17. yy da hristiyanlık sanatına egemen olan temaya verilen isimdir. "İşte O adam" anlamına gelen, yahudilerce çarmıha gerilmesi istenilen acılar içinde kıvranan Hz. İsa' nın kafasına dikenli taç takılarak mor kaftanla götürülüşü sırasında İsanın içler acısı durumuna acıyan Kudüsün Romalı valisi Pontuslu Pilatenin sözleri. İşkence edilmiş perişan halde acı çeken bir o kadar da suçsuz olan İsa"yı kızgın halka göstererek "daha ne istiyorsunuz, adam parça parça durumda, işte adamın hali ortada" anlamına gelen latince Ecce Homo olarak adlandırılan, 1888 yılında yazılmaya başlanmış 12 yılda tamamlanmış eseridir. Ecce Homo aslında yazarın kaleme aldığı eserlerini kısaca aktardığı bir çeşit biyografi-özet kitabıdır. Hatta Ecce Nietzsche şeklinde imzalanmıştır.

Yazarın son eseri olan ve bütün eserlerinden parçaları aktardığı bu kitapta, "insan nasıl kendisi olur" sorusuna cevaplar arıyor. Almanları, hıristiyanlığı ve iyi insanın nasıl olması gerektiğini ironilerin hakimiyetinde anlatır ki; ‘’bağışlaya bağışlaya öldü bağışlamanın mutluluğu, kendi bolluğundan yoruldu erdemim!’’ der. Kitap yazarın iç içe geçen metaforlar ve karşıt görüşler sunarak kendini yalnızlaştırdığı, kendisi hakkındaki karşıt ve yanlış düşünceleri tatlı tatlı eleştirdiği bir belgeseldir aynı zamanda.

-alıntı-

"burada artık kişi nasıl kendisi olur sorusuna asıl yanıtı vermeden geçemem. kendini saklama ve bencillik sanatının başyapıtına değiniyorum böylelikle... varsayalım ki ödev, ödevin amacı, yazgısı ortalamanın hayli üzerindedir; bu durumda kendini de ödeviyle aynı zamanda fark etmek en büyüğü olur tehlikelerin. kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. bu açıdan bakınca, yaşamdaki yanlış adımların, ara sıra sapılan yan yolların, yanlış yolların, gecikmelerin, "alçak gönüllülük"lerin asıl ödevden uzak başka ödevlere verilen emeğin, hepsinin de kendilerine göre bir anlamları, değerleri vardır. bunlarda büyük bir akıllılık, belki de en üstün akıllılık kendini gösterebilir: yok olmaya götüren bir yoldur burada nosce te ipsum (kendini tanı); oysa kendini unutmak, yanlış anlamak, küçültmek, daraltmak, orta değerde yapmak sağduyunun ta kendisidir..."
120 syf.
·3 günde
"Ecce Homo" "İşte İnsan"
Pontius Pilatus, bu deyimi, H.z.İsa çarmıha gerilmeden önce eziyet edilmiş hâldeyken, öfkeli kalabalığa tanıtmak için kullanmıştır.
Nietzsche bu başlık altında eserlerini nasıl meydana getirdiğini yorumluyor.
Yorumlarken kendi kendini övüyor ama bu bana hiç itici gelmedi. Çünkü övgüyü hak eden bir çok düşünceye sahip. Bu düşünceler zamana meydan okuyor ve hâlen tartışılmaktadır. Kariyerine, Yunan ve Roma metin eleştirmeni olarak başlamış. Yazıları temel alınarak, hiçbir koşul aranmadan Klasik Filolog Kürsüsüne en genç profesör ünvanıyla atanmış. Üniversiteden ayrıldıktan sonra felsefeyle uğraşmaya başlamış. Eserlerini çok kısa zamanda ortaya çıkarmış.
Böyle Söyledi Zerdüşt 18 ayda
İnsanca pek insanca, bir yıldan az bir sürede, Tan Kızıllığı bir ayda ortaya çıkmış.
Hayatı boyunca hep gerçeği aramış, bunu ararken tüm tabuları yıkmış. Hıristiyanlığı, ülkücü düşünceleri tenkit etmiş, ahlâk anlayışındaki kavramları yeniden değerlendirdiği için ülkesinde lanetlenmiş.
Antik Yunan ve Fransız kültürünü temel alan düşüncelerinden dolayı Wagner'e karşı Dionysos ve Apollon'un müziğe aktarılmasını savunur. Fakat Wagner'in ülkücü düşüncelerini, müziğe aktarması büyük dostluğu bozar.
Bazı düşüncelerine katılmasamda onunla ilgili her okuduğum kitap ona olan hayranlığımı büyütüyor. Her seferinde daha farklı düşüncesini keşfediyorum.
Nietzsche okumaya bu kitaptan başlanırsa onun eserlerini anlamak daha kolay olur, onun nasıl biri olduğunu kendinden öğreniyorsunuz.
İyi okumalar dilerim.
128 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Nietzshce bu eserde kendi fikir ve düşüncelerini yansıtmış. İnsanların akıl kıskacında kurtulup kendi üzerinde düşünmeyi sağlamış. Bir nebzede kendi otobiyografisi. Ona göre bütün varlığın temelinde güçlü bir idare yatmaktadır.
Eser kendini bilme, kendin olma vs.. sorgulayıcı, düşündürücü eser olmuş.
120 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Anlamak için bir kere daha okumam gerekecek sanırım. Hayat boyu tekrardan kaçan ben yapabilecek miyim bilmiyorum :) Belki Nietzsche'yi ve kitaplarını çok bilmediĝimden anlayamamış olabilirim. Kitap, yazarın düşünce biçiminden ve yazdıĝı kitapların olgunlaşma devrinden bahsederken asıl anlatmak istediĝine dair ipuçları da veriyor. Fakat dediĝim gibi kısa olmasına raĝmen akıcı olmayan ve anlamakta zorlayan bir kitap oldu benim için...
120 syf.
·4 günde·1/10 puan
Nietzsche, bu kitabında, kendi değişim süreçlerini anlatırken, kim olduğuna dair çıkarımlarda bulunur. Eserlerinin nasıl ortaya çıktığını ve onları yazma amaçlarına değinir. Kendinden, Üst İnsan olarak bahseder. Kendine dair bilgiler verirken: Neden böyle bilgeyim? Neden böyle akıllıyım? gibi sorulara açıklamalar getirir.
Kutsal olan her şeye karşı oluşundan, papazlardan, Almalardan nefret ettiğinden bahseder. Hristiyanlık dininin töreyi getirmesine, Tanrısızlık ve hiçlik kavramlarına sıkça yer verir eserinde.

Şahsi yorumun, eğer yazarın eserlerini okumak istiyorsa okur, ilk başlangıç kitabı bu olmamalı. İyi bir çevirmenden okumak da yazılanları iyi anlamak için bu kitap adına, dikkat edilmesi gereken bir unsur. Ben bu kitabı çok beğenmemekle birlikte bu durumun, daha önce yazarın hiç bir kitabını okumamamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu yüzden önce yazdığı eserleri okuyup, sonra yazar hakkında, eserlerini yazdığı dönem ve koşullar, yazma amacı hakkında bilgi sahibi olmak için bu eseri okunmalıdır. Yeni başlayanlar için de anlaşılması kolay bir kitap değil. Bir de eğer aynı pencereden bakmıyorsanız onu anlar fakat hissedemezsiniz...
96 syf.
·7 günde·6/10 puan
Ben, ben, ben, ben var ya ben'den başka bir şey bulamayacağınız harika! bir kitap. Hitler'den tek farkı filozof olması herhalde. Nietzsche, nihilist düşünce tarzının en iyi temsilcisi bana göre. Ama denediği biçimin kendi içinde bile bir mantığı yok. Nice şeylerin tek sahibi olarak gördüğü sevgili Zerdüşt'ü de en az kendisi kadar muhteşem sanrı ürünü. Tabii zeka da lazım:))
Sevmedim, gerek yok okumaya, ama hasta bir ruha tanıklık etmek için okunur.
Yasaklanmış olana ulaşmaya çabalarız, çünkü aslında şimdiye kadar yalnızca hakikatti yasaklanan.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 3 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
Perspektiflerin yerini değiştirmek artık elimde benim, ellerim yeterli bu iş için: işte bu yüzden belki ancak benim için mümkündür "değerlerin yenilenişi".
Kendinden destek alarak dik durmalı, ayaklarını yere cesurca basmalı kişi, yoksa hiç sevemez.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 48 - Türkiye iş bankası kültür yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ecco Homo
Alt başlık:
Kişi Nasıl Kendisi Olur
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372190
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
İnsanlığın şu ana kadar erdemli dediği insan tipinin tam da karşıtı olduğunu ve bu yazının asılamacının da sadece bu karşıtlığı ortaya koymak olduğunu belirtiyor. "Belki de o karşıtlığı güleç, insancıl bir biçimde ortaya koymaktan başka amacı yoktur bu yazının, belki bunu dile getirenilmişimdir." Ama hemen ardından yanlış anlaşılmamak için, amacının insanlığı düzeltmek olmadığını da belirtiyor, çünkü böyle bir çaba yeni putlar dikmeyi gerektirir ki, bu da onun amacı ile tam bir zıtlık içermektedir. Onun amacı insanlığın bugüne kadar diktiği putları devirmektir. "Yeni putlar dikmiyorum ben; önce eskiler öğrensin, balçıktan ayakları olmak ne demekmiş. Putları devirmek; asıl zanaatim bu benim."

Kitabı okuyanlar 4.482 okur

  • Ozlem saribiyik
  • Ayşenur Kartal
  • Zeynep Özcan
  • Ruken bilmez
  • Nazmiye Ertürk
  • o symons
  • İzzettin
  • Necla Umay Akbay
  • Mehmet Turgay
  • Muhammed çöklü

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.2 (2)
7
%0.3 (3)
6
%0.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0.1 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları