Kitap
Ecco Homo

Ecco Homo

Kişinin Kendisini Bulması

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.1
1.100 Kişi
4.618
Okunma
1.190
Beğeni
43,3bin
Gösterim
159 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 30 dk.
Adı
Ecco Homo (Kişinin Kendisini Bulması)
Basım
Türkçe · Türkiye · Arya Yayınları · 4 Ocak 2011 · Karton kapak · 978-9758491599
Diğer baskılar
Yakında insanlığın karşısına, şimdiye dek ona yöneltilmiş en çetin istekle çıkacağımı göz önüne alarak, önce kim olduğumu söylemeyi gerekli buluyorum. Ama görevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklüğü arasındaki oransızlık şuradan belli ki, beni duymadılar, görmediler bile. Feylosof Dionysos'un çömeziyim ben; ermiş olmaktansa, satir olmayı yeğ tutarım. Yeni putlar dikmiyorum ben; önce eskiler öğrensin, balçıktan ayakları olmak ne demekmiş. Putları devirmektir asıl işim. İnsanlar ülküsel bir dünya uydurdukları ölçüde gerçeğin değerini, anlamını, doğruluğunu harcadılar. Yasaklar içinde böylesine uzun bir gezginlikten edindiğim görgümle, bugüne dek yapılan töreleştirmenin, ülküleştirmenin nedenlerini, istendiğinden başka türlü görmeyi öğrendim. Feylosofların gizli öyküsü, taktıkları büyük adların psikolojisi aydınlığa çıktı benim için. Bir kafa ne denli doğruya dayanabilir, ne denli doğruyu göze alabilir? Benim için gitgide asıl değer ölçüsü bu oldu. Yanılgı (ülküye inanç) körlük değildir, yanılgı korkaklıktır.. Bilgide her kazanç, ileriye atılan her adım yüreklilikten gelir, kendi kendine karşı sertlikten, dürüstlükten gelir..
5 mağazanın 74 ürününün ortalama fiyatı: ₺9
8.1
10 üzerinden
1.100 Puan · 188 İnceleme
120 syf.
·
10/10 puan
Merhabalar psikolojik tarzda en iyi kitaplar kaleme almış olan Friedrich Nietzche’sin İnsan Nasıl Kendisi Olur ? (Ecce Homo)kitabı gerçekten Böyle Buyurdu Zerdüşt kadar kaliteli ve okunması gereken bir eser.Kitapta içerik olarak ; neden bu kadar bilgeyim ve neden bu kadar egoistim gibi bölümlerden bir araya gelmektedir.Bu kitabında da sorgulayan ve düşündüren yazılara yer verilmiştir.Kitap otobiyografik özellikle de taşımaktadır.Kitabı okuduktan sonra yazarın kendini nasıl geliştirdiğini,nasıl bir değişimden geçtiğini,kendine göre neyin iyi neyin kötü olduğunu kaleme alınmıştır.Kitapta tek beğendiğim özelliği yayıneviydi çünkü kitapta yazım ve noktalama yanlışlıklarıyla doluydu.Kitaptan beğendiğim alıntılar; “Beni öldürmeyen acı güçlendirir.” “Sessizlik bir başkaldırıdır.” ''Yaşamımda hiçte az olmayan karmaşalar yaratan ''İyi niyetten'' yakınmalıyım asıl.'' “İnsanın kendisi olabilmesi için, kendinin ne olduğuna dair en dolaylı da olsa bir fikre sahip olması gerekir.” Keyifli Okumalar Dilerim
Ecce Homo
8.1/10
· 4.618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
170
Ayfer
Ecco Homo'yu inceledi.
159 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
işte insan, işte Niçe!
Felsefe insanlarının arasında otobiyografik bir kitaba sahip olan tek filozoftur. Nietzsche fiziksel hastalığının yanı sıra ruhsal hastalığının pik yaptığı dönemden bir hafta önce bitirip yayımladığı kitabıdır. Kitapta rahatsızlığının her evresinden ayrı ayrı söz etmiştir. Hristiyan karşıtı olan Nietzsche;onların hazırcı olduklarını, bulundukları ortamın kültürünü bozduklarını ve kültürsüz varlıklar olduğunu öne sürmektedir. Ona göre Almanlar hiçbir şey bilmiyor fakat Herşeyi biliyorlar. Çünkü çalıyorlar. Onun felsefesinde hiç olmak her şey olmaktır. Mutlu olabilmek için tüm ideallerinden vazgeçmen gerekiyor. İdeallerini olan insanlar alçaltı insanlardır. Sürekli bir beklenti içinde olan, kendi çıkarımarını yapmak yerine, bilinen doğrular doğrultusunda bir yaşam sürmeye çalışırlar ve Nietzsche bu kavramdan uzakta kalarak kendini soyutlayıp üstinsan olma yolunda ilerleyerek gerçek mutluluğu aramıştır. Ve bununla da gurur duymuştur. Nietzsche 'nin egosunda kendinizi bulabilirsiniz aslında, olmak istediğiniz, asıl varoluşa doğru iter sizi. Neden böyle bilgeyim Neden böyle akıllıyım Neden böyle iyi kitaplar yazıyorum, başlıklarının adı altında ona ve egosuna şahitlik edebilirsiniz :)) Nietzsche' nin yanlış anlaşılma sorunu ve bu dünyaya çok erken geldiğini düşünmesi onun üstinsan olarak kendini belirtmesi ;bütün ideallerinden arınmış, hayattaki beklentisi tamamen kendi ürettikleriyle alakalı olan, şaşalı yaşamdan sıyrılıp, güzel bir yemek, kaliteli müzik dinlemek ve güzel bir uyku uyumaktan geçiyor olmasıdır. Kitabın bir diğer özel yanı ise yazmış olduğu eserlerinin mini bir ön tanıtımı gibi aktarması, neden yazıldıklarını belirtmesidir. Dinsel güçlerden uzak büyütülmüş insanlardan daha büyük olduğunu düşünüyor Nietzsche, yani din insanları ona göre çok bir şey ifade etmiyor. "Kişi nasıl kendisi olur" sorusunun cevabını da ;"Teslim olmama insanı kendisi yapar. "Tanrısal bir varlığa değilde kendin olma yetisine sahip olduktan sonra üstinsan olabilirsiniz demek istemiştir. " Her insan öldükten sonra doğar." Burada yaşadığı hastalıktan sonra yazdığı kitapların bir metafor cümlesidir. O kadar şiddetli yaşar ki rahatsızlığını, eserleri onun bambaşka bir düşünme ve yazıya dökme yetisine sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Kendini yaşadığı ikili ilişkilerden sonra trajik bir filozof olarak belirtmiştir. Ona göre ;iyimser ve pozitif ancak arık olan yani üst seviye olan insanlar trajik duyguları olurlar, onlar, yükseltilerdir. Çünkü bu insanlar hiçten olmalıdırlar. Hiç olan Her şey olandır. İnsanca olan ;ideallerdir. İnsanların yani alçaltıların ulaşmaya çalıştığı ideallerdir. Tanrısal ve tinsel olan her şeyi görmezden geldiğini ancak mantıklı olan bir tek cümle kuranların dost olduğunu ve sonunda dostu Wagner'in bir inançlı olmasıyla da aralarına mesafe koyduğu anlaşılıyor. Ona göre onun en büyük görevi tanrıları ve basmakalıp kuralları sorgulatmaktır. NİETZSCHE `yi anlamak istiyorsananız, önyargılarınızdan sıyrılıp kendi değerlerinizi kendinize saklayıp ona hak vermeniz gerekir. Bu kitabı yazmasının ana temeli ise ileride onun adına ahmaklıklar yapılmamasıdır. "İstemem ermiş olmak soytarı olayım daha iyi." Okur kalın.
Ecco Homo
8.1/10
· 4.618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
160
Ayhan GÜVEN
Neden Bu Kadar Akıllıyım?'ı inceledi.
120 syf.
·
1 günde
·
8/10 puan
Yükselişi ve çöküşü kimse benden daha iyi sezemez. Bu konuda mükemmel bir hocayımdır; ikisini de bilirim, çünkü ben her ikisiyim! Friedrich Wilhelm Nietzsche bu kitabıyla beni dumur etti diyebilirim. Daha ilk sayfalarından itibaren ensesinden sertçe tutulup çekilmiş gibi hissettim resmen. Yazarla yeni tanıştım. Adını, eserlerini, görüşlerin biliyorum ama hiçbir kitabına göz atmamıştım. Bu eserini okuduktan sonra hemen diğerlerini temin etmek için harekete geçtim. Hayır, yazdıklarına katılmayabilirsiniz belki ama etkilenmemeniz elde değil! ''Bakış açılarını değiştirmek artık kontrolünün altında, buna kabiliyetim var: İşte bu yüzden, "değerlerin yeniden değerlendirilmesi"ni ancak ben yapabilirim.'' alıntısında bahsettiği özgüvene, bunu uygulamayı bırakın, söyleyecek cesarete hangi birimiz sahibiz? Bu gün insanlarımızın en büyük sorunlarından birisi özgüven eksikliği ya da fazla pohpohlanmış olan içi boş balonlar. İki türlü de sonuç fıs. Ama bu abimiz sözünün arkasında durmuş ve adımını büyük atarak hedefini de her zaman yükseltmiş. Şu an bile herkesin dilinde olan bir filozof halini almıştır. Neredeyse her sayfasında Almanları yermiş, bir laf kondurmuş. Resmen çamurun içine(kibarca söylüyorum) sokup çıkarmamış yazar. Kendisinin de Alman olması dışında bunda garipsenecek bir şey yok herhalde :) Hayatında hiçbir şeyin tesadüfi olmadığı ve her yere tırnaklarıyla kazıyarak, en başta kendi gücünün sınırsızlığıyla övünerek gelmiş. Neden kendini sınırlasın ki? Karşınızdaki sizden ne kadar güçlü, ne kadar bilgili? Onu alt etmemeniz için tek engel kendinizsiniz. Yazar her bölümde buna değinerek kendi gelişim sürecini anlatmış bize. En etkilendiği yazarlardan şairlere, müzisyenlere hatta yediğimiz yemeğin, otururken ne yaptığına, neler düşündüğüne varıncaya kadar en ince ayrıntısıyla. Nietzsche'nin en sevdiğim özelliklerinden birisi kendine olan özgüveni değil karşısındakine olan saygısı oldu. Her ne olursa olsun karşısındaki insanın ne kadar değerli olduğunun farkında. O kişiye hiçbir şekilde saygısız bir hareket yapmaz, karşısındaki onu kırsa bile barışmak için ilk adımı atacak kişi yine kendisi olur izlenimi verdi kitabında. En hayta öğrencilerin bile kendi dersinde aktif olduğu ve son derece başarılı olmak için uğraştıkları da yazdıkları arasında. İnsanlığının yanında hocalığı da kaliteliymiş anlaşılan. Ve en etkileyici yerlerden birini paylaşıyorum: Benim savaşma şeklim dört önerme içerir. Birincisi, yalnızca galip şeylere saldırırım; bazen onlar galip gelene kadar beklerim. İkincisi, savaşımda yalnızsam, bir müttefikim yoksa saldırırım. Yalnızca kendimi tehlikeye atarım. Üçüncüsü, asla insanlara saldırmam. İnsanı sadece usulca ilerleyen, anlaşılması neredeyse imkansız sıkıntısını görünür kılmak için bir büyüteç gibi kullanırım. Dördüncüsü, bütün kişisel farklılıkları dışarıda tutulmuş, geçmişinde kötü bir deneyimi olmayan şeylere saldırırım. Tam tersine, benim için saldırmak iyi niyetin, bazense minnetin bir kanıtıdır. Bir şeye/kişiye ismimi bağlayarak onu şereflendirmiş olurum. İşte saldıracağı kişiye bile böyle onurlu yaklaşan Alman Ateist bir Filozof. Keşke içimizde düşmanımıza dahi birazcık böyle düşünerek yaklaşabileceğimiz kadar şeref olsa..
Neden Bu Kadar Akıllıyım?
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
86