Ecco Homo: İnsan Nasıl Kendisi Olur

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.664
Gösterim
Adı:
Ecco Homo: İnsan Nasıl Kendisi Olur
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059645867
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olympia Yayınları
139 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Bu adam çok farklı düşünüyor. Herkesin bildiğinin aksini biliyor. Bu adamın aynısını bulamazsınız.
Size bir şey diyeyim mi? Öyle bir şey hissettim ki bu adamdan hiçbir şey hissetmediğimi söyleyebilirim sizlere... Ne zaman ki tam anladım desem daha sonra yoo anlamamışım cevabını alıyordum kendimden. Sizlere şu alıntısını okuyayım:

"Bana dair bir şeyleri anladıklarını sananlar, kendi ölçülerine göre kesip biçtiler beni; tamamen zıttım olan bir 'idealist' yaptıklarıda oldu beni."
Devamı için syf.59

Mesela bildiğimiz gerçekler nelerdir?
Misal iyiler iyidir, kötüler kötü
İyiler doğruyu söyler kötüler eğriyi...
Ama Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Nasıl düşünüyor ona bir bakalım...

"İyi insanlar asla doğruyu söylemez. İyiler yanlış kıyılar, yanlış güvenceler öğrettirler sizlere. İyilerin yalanları içinde doğup sığındınız. Her şey köklerine dek yalana boğuldu ve çarpıtıldı iyilerce."

Eğer Nietzsche'nin hayatını okuma şansınız olursa onun Hiristiyan dinine olan öfkesini anlamış olacaksınız ki
Ben yanlış olan bir din algısı ve iyilik bağdaşmasindan dolayı Nietzsche'nin böyle düşündüğünün kanısindayım.
İyilik olgusunu kötü insanlardan görmesiyle böyle bir algı oluşmuş olabileceğini düşünüyorum...

Neticede Nietzsche'nin İslam ve Hıristiyanlık düşüncesini de merak ettim ve şöyle şeylerle karşılaştım:

"Eğer İslam, Hristiyanlığı küçük ve hakir görüyor idiyse, böyle görmekte bin kez haklıydı: Çünkü İslam, insanı yüceltir ama putlaştırmaz..."

"Hristiyanlığın tanrısının öldüğünü söyleyen Nietzsche; İslam’dan ise, övgüyle bahsetmişti. 19’uncu yüzyıl çağdaş kültürünün, İslam kültürünün yanında son derece ‘yoksul’ ve ‘oldukça geç kalmış’ olduğuna vurgu yapan Nietzsche, “Haçlılar, aslında önünde diz çökmeleri gereken asil ve yüksek bir kültüre karşı savaş açmışlardı” demişti."
https://www.fikriyat.com/...kkinda-ne-soylemisti

Kitapta Nietzsche Alman ırkına ve Hırıstiyanlığa olan öfkesini dile getirmiş
Yer yer önce övmüş sonra çokça yermiştir.

Kitaplarına aşık bir adam kitabının bir yerinde şöyle diyor:

"Bana öyle geliyor ki bir kişinin kitaplarımdan birini eline alması,kendine biçeceği en büyük değerdir; bunu yaparken ayakkabılarını çıkardığını varsayıyorum ki çizmelerin bahsini bile yapmıyorum..."

Kitabı Zerdüşten de bahsedince
"Zerdüştüm" diye hitap etmesi bunu en iyi belirtisidir. Kitapları derin ve zor anlaşılır. Olduğunu da bahsetmiştir
Okuduğum bu kitapta da anlamdığım yerler de oldu. Buna ithafen bir okuyucusuna şöyle demiştir:

"Doktor Heinrich von Stein bir seferinde zerdüştmden tek bir kelime bile anlamadığını açık sözlülükle yakındığında bunun sorun olmadığını söyledim; ondan altı cümle anlamak, yani yaşamış olmak çağdaş insanların ulaşabileceğinden daha yüksek bir kademeye taşır ölümlüleri."

Kendisini seven ve hiç sevmeyen okuyucuları oldu ve biliyordu ki onu bir ermiş ve üstün insan olarak tanımlayacaklardı. Nietzsche bunu bildiği için kitabında şöyle der:

"Bılıyorum başıma gelecek olanı. Bir gün korkunç bir şeyin hatırasıyla anilacak adım...
...
Ödüm kopuyor , gün gelipte adımı ermişler katına çıkaracaklar diye..."
Syf.129
Ve daha sonra diyorki bunun önlemini almak için çıkarttım bu kitabı.

Fazla uzatmayacağım son olarak

BİR ATI KUCAKLADIKTAN SONRA HER ŞEYI BITTI...

"Ocak 1889'da Turin'de, bir cadde üzerinde yürürken birden fenalaştı. Düşerken feryatlarla sahibi tarafından kamçılanan bir fayton atının boynuna sarıldı ve akıl sağlığı bozuldu."

Okuduğunuz için teşekkür ederim
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum en iyi otobiyografi kitaplardan bir tanesi...

Almanlar ve Hıristiyanlık hakkında acımasız eleştiriler ile dolu olan bu kitapta kendi düşüncelerini hiç çekinmeden kaleme almış. Bu eserden önce yazdığı kitaplarının nasıl oluştuğunu nelerden etkilendiğini eklemeyi de unutmamış...

İnsan; ruh dünyasında bir şeyi kabul etmiyorsa ister doğru olsun ister yanlış eğer sessiz kalıyorsa bunun insanlık adına suç olduğunu savunuyor. Eserlerini yazdığı dönemin kendi dönemi olmadığını, o dönemde ki felsefecileri, müzik ve din adamlarını eleştirirken kendi kitaplarının ölümünden sonra doğacaklarına inanıyor. O gün onu anlamayanları ve eleştirenleri merak etmemesinin hoş görülmesini istiyor...

Nietzsche, bu eserinin 1886 yılının bilimine, sanatına ve siyasetine bir eleştiri kitabı olduğunu ve tüm Avrupa'nın özellikle Almanların bir çoğunun ayak takımı olduğundan bahsederken Fransız kültürünün tüm Avrupayı kuşatması gönülden arzuladığını da eklemeyi unutmuyor...

Birey olarak ise insanın önce kendi içinde ki Tanrı'yı keşfetmesini ve bu keşiften sonra başka Tanrı'ya ihtiyaç duymayacağını dile getiriyor...

Felsefe kitapları ile aram çok iyi olmasa da, Nietzsche'nin anlatımını seviyorum. Bu eserde ise kendine hayranlığı inanılmaz derecede yüksek olmasına rağmen okurken rahatsız olmuyorsunuz...
120 syf.
·18 günde·4/10
Eğer tez konusu olarak Nietzsche 'yi araştırmanız gerekiyor yahut çok seviyorsanız bu kitabı okuyun derim. Onun dışında kitabı okunabilir bulmuyorum.
Kitabın başında kendinden bahsediyor. Sevdiği müzikten esinlendiği yazara, sevdiği şehirden dostlarına...
Geri kalan kısımda ise kitaplarının yazılırken hangi aşamalardan geçtiği, içeriği vs. bir çeşit otoinceleme .
Sanatsal açıdan bir şey göremediğimi söylesem, sanırım Nietzsche hayatta olsa kahrından ölürdü. Çünkü onun egosu bunu kaldıramazdı.
Okumayın...
120 syf.
·Beğendi·10/10
Bu adamla aramdaki ilişki sürekli kavga eden ama birbirinden kopamayan iki sevgili misali .. Egosundan zerre rahatsızlık duymazken bazen beni gülümsetiyor açıkçası 'NEDEN BU KADAR BİLGEYİM ? NEDEN BU KADAR AKILLIYIM ? 'başlıkları altında öyle çarpıcı şeyler söylüyor ki onun egolu tavrına takılıp anlatmaya çalıştıklarından uzaklaşırsanız o değil siz kaybedersiniz ne de olsa adam NIETZCHE yahu (: Bu kitabı okurken düşündüm de bu adam günümüz de yaşasa hangi konum da olurdu diye hiçbir cevap veremedim kendi kendime . Çok farklı yönlerini sergiliyor diyemem açıkçası ama onun felsefesine şekil veren bir çok kült düşünceyi bulabilirsiniz bu kitapta . Sonlara doğru öyle güzel tespitleri var ki .. Özellikle iyi-kötü kavramını (bence haklı olarak ) yerden yere vuruyor . 'İYİ OLMAK İÇİN GEREKEN KOŞUL YALAN SÖYLEMEKTİR ...GERÇEKLİĞİN NASIL OLUŞTUĞUNU HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN GÖRMEK İSTEMEMEKTİR ' diyor Nietzsche . Günümüz insanın tek tip genel yargılara göre kurgulanmış fikirlerinden sıkıldıysanız alın size hepimizden farklı bakış açısına sahip , hayatı resmen 3 boyutlu yorumlayan bir adamın fikirleri . Bu kitabı okumak yepyeni ve sizin kültürünüzden , düşüncelerinden , hayat bakış açınızdan farklı biriyle tanışıp bir kahve içmek gibi olacaktır . Son olarak kendiyle ilgili kesin kanılara sahip insanlar için şuraya kitaptan bir not bırakarak bitiriyorum 'KENDİNİZ OLDUĞUNUZU SANDIĞINIZ ŞEY , SİZİ GERÇEKTE OLDUĞUNUZ OLDUĞUNUZ ŞEYLE EN UFAK BİR BENZERLİK TAŞIMAZ ' .
120 syf.
·Beğendi·10/10
her cümlesi kitaplara bedel olan insan. '' ne mutlu uykusu gelenlere çünkü onlar hemen uyuyacaklar.'' cümlesi günlerce kafa kurcalamıştır vakti zamanında.
120 syf.
·6 günde·8/10
Nietzsche okuduktan sonra, bir süre "Az önce ne okudum acaba ben?" düşüncesiyle dalıyorum. Sonra tekrar okumam gerektiği sonucuna varıyorum, arkadaşlar, açıkça söyleyeyim, çünkü anlamıyorum. Kendisi de söylemiş kitaplarının zor anlaşıldığını, yani yalnız değilmişim ama düşüncelerini hazmetmem, kendimi onun yerine koymam,anlamaya çalışmam çok uzun sürüyor, hatta bazen hiç sonuç vermiyor. Sadece zayıf ihtimaller kurabiliyorum kafamda, bu ihtimallerle de kesin bir sonuca varabilmem mümkün olmuyor ve bu durum ciddi anlamda çok üzüyor beni. Var mıdır şunu şunu yap, çok daha iyi anlarsın diyen?

Okuduğum birkaç filozofun kitabında hiç böyle bir sorunla karşılaşmamıştım ama Nietzsche gerçekten çok çok farklı. Mesela ben kendisini Ateist zannediyordum, ta ki kitapta, bu kitapta hem de, "Tanrı yardımcım olsun! Amin." ifadesine rastlayana kadar. Bunu da araştırdım, çok farklı bir inanç sistemi olduğunu öğrendim. Oysaki hep ileri temsilcilerinden biri olarak gösterilir kendisi Ateizm'in. Ayrıca "Tanrı öldü." cümlesi de çok yanlış anlaşılmış. Ne çok ön yargıya maruz kalmış. Keşke anlasam da çözebilsem. Her ne kadar kafam çok karışsa da peşini bırakmayı pek düşünmüyorum. Çünkü bir sürü soru işareti oluşturdu bu bende ve rahat bırakmıyor.

Alışılmışın dışında ve zor olmasına rağmen, kitabı okumak yerine kendisiyle savaşmanıza, elinizin altında mutlaka farklı başka bir kaynak bulunması gerekliliğine ve verdiği yorgunluğa rağmen oldukça zevk aldığım bir kitaptı ve dediğim gibi belki de en önemlisi, merak ettirmesiydi. Yeni fikirlere ilgi duyuyorsanız tam size göre diyebilirim.

Hepinize iyi okumalar...
123 syf.
Nietzsche, bana felsefeyi sevdiren filozoftur. Felsefeye ilgi duyardim ancak çoğu insan gibi onun anlaşılması çok zor olan bir ilim olduğu yönünde bir algım vardı. Anlaşılması zor olabilir. Ancak bunda temel etkenin algilarimiz olduğunu düşünüyorum.

Nietzsche'nin samimi ve bir o kadar da tatlı sert üslubu bu eserinde de kendini hissettiriyor. Bir süredir Nietzsche'yi okumuyordum, özlemişim bunu.

Bu eserde, kendi hayatına dair mihenk taslarina kısa kısa değinmis filozof. Ailesinden eserlerine, eserlerinden Wagner ile olan ilişkisine kadar... Özelikle eserlerini nasıl yazdığı veya eserlerine hakim olan atmoaferleri ortaya koymuş. Yine her zamanki gibi Hristiyanliga ve Tanrıya neden karşı olduğunu dile getirmiş. Kendisini bu açıdan bir eşik noktası olarak görmektedir. Bu konuda özellikle yazarın Ahlakın Soykütüğü Üstüne eserini okursanız neden böyle düşündüğünü daha iyi anlayabilirsiniz.

Özellikle Nietzsche'yi seven veya onu merak edenler için bence güzel bir eser. Keyifli okumalar.
136 syf.
Say yayınları tam bir felaket. Raflarda görmeye dahi tahammülüm yok o derece sinir bozucu. Esasen devrik olan Nietzsche'nin cümlelerini daha da devrikleştirerek anlaşılamaz hale getirilmiş. Hayır yani amaç ne? Çevirmen yahut Editör hiç zahmet etmeseydin biz kendi çabamızla daha anlaşılır kılardık. Çoğu kısımlarda space tuşu açık kalmış sanırım, puntolar aynen b u ş e k i l d e. Keşke almadan önce ekşi'den bir baksaymışım. Neyse... Ben ettim siz etmeyin.

"Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara göre ağız değilim." Nietzsche hayatı boyunca anlaşılmamaktan yakınmıştır.
"Bir gün Doktor Heinrich von Stein, benim Zerdüşt'ün bir tek sözünü bile anlamadığından içtenlikle yakınınca, ona durumun böyle olması gerektiğini söylemiştim. O kitabın altı tümcesini anlamak, dahası: yaşamış olmak "modern" insanların erişebileceğinden daha yüksek aşamalara ulaştırır ölümlüleri."

Yabancısı olduğu şeyi barbarca, kendi aklına uyduramadığı şeyi akıldışı diye niteleyen eleştirmenlere karşın Ecce Homo- Kişi Nasıl Kendisi Olur yapıtını piyasaya sürdü.
Bkz; "Bund" dergisinde, benim "İyinin ve kötünün Ötesinde" yapıtım için "Nietzsche'nin sakıncalı kitabı" başlıklı bir yazı yayınlandı, yine Bund'da Bay Karl Spitteler benim kitaplarım üstüne toptan bir inceleme yazdı: Bunlar benim yaşamımda doruklardır, ancak neyin dorukları olduklarını söylemem gerekmez." Yürüyen Thug Life :D

Kesinlikle başka yayınevinden alıp tekrar okuyacağım. Emeğe saygı derdim lakin ortada emeğin zerresi yok. İncelemeyi Nietzsche'nin şu sözü ile sonlandırıyorum

"Yazılarımın havasını solumayı bilen kimse, bunun bir yüceliğin havası, sert bir hava olduğunu bilir. O havaya göre yaratılmış olmalı insan, yoksa az değildir onun üşütmesiyle gelen sakınca."
120 syf.
·Puan vermedi
İlk bitirebildiğim Nietzsche eseridir bu. Latince'nin kalitesini, her sayfada yeni kelimler öğrenme güzelliği sunar size. Araştırmaya sevk eder delice. Kısadır ama özdür. Hayatındaki çoğu şeyi ele alır yazar. "Neden Böyle Bilgeyim?”, “Neden Böyle Akıllıyım?”, “Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum?”, “Neden Bir Yazgıyım Ben?” şeklinde bölümlere sahip olan kitap narsisizm dolu gibi görünse de içinde Nietzsche'nin üstinsan için biçtiği kaftanı betimler. Almanları ve çevresinde hayatına etkisi olan insanları sivri bir dille eleştirmiş Tanrısızlıktan dem vururken yazgıyı benimsediğini anlatmıştır bu kitapta.

"Bir insanın büyüklüğünü belli eden bence Amor Fati' dir; İnsanın hiçbir şeyi gelecekte, geçmişte, ta benliğine dek başka türlü istememesidir. zorunluluğa yalnızca katlanmak, hele onu gizlemek yetmez. Her türlü ülkücülük zorunluluğa karşı bir aldatmacadır, iş onu sevmekte… “

Demiştir. Amor Fati. Yani kaderini sevmek beni çok düşündürtmüş ve hayat mottosu yapacak kadar üzerimde bir süre etkisini sürdürmüştü.

Kısaca Nietzsche'nin en son yazdığı ve bitiremeden öldüğü bu kitabı kanımca okunacak eseridir. Sonrasında kalemin sivriliğine göre notunuzu verip sevip sevememenize göre diğer eserlerini de okuyabilirsiniz.
136 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sürekli sorgulayan hayata karşı, öğretilen değil kendi ikna olduğu gerçeklerin arkasında duran bir kişilik. Din görevlisi ebeveynler, onun adına verilen gelecekle ilgili kararlar, asla Nietzsche’nin kabulleneceği bir hayat değil. Dine ve din adamlarına bu kadar çok tepki göstermesi belki de onların içinde yetişmiş olmasından ve hayatına verilmek istenen yöne bir başkaldırıdır. Onun kendi gerçeklerini sorgulayarak buluşu hayata karşı kişilikli duruşu beni en çok etkileyen yanıdır. Burada Nietzsche tanımadan önce ona karşı ön yargılarımdan bahsetmek isterim tamamen kulaktan dolma bilgilerle Nazilere ilham kaynağı oluşu onu benim nazarımda antipatik hale getirmişti. Oysa Böyle Buyurdu Zertüştü okuduktan sonra biraz araştırdım ve Nietzsche’nin ölümünden sonra Nazilere yaranmak için kız kardeşinin, kocasının baskısı ile Nietzsche’in eserlerine eklemeler yapmış olduğunu öğrendim. Onu tanımak için oto biyografi tarzında yazılmış bu kitabı okuyabilirsiniz. İnanın yaşadığı çağa baş kaldırmış dahi bir filozofla tanışacaksınız.


“Günün birinde beni aziz ilân etmelerinden çok korkuyorum… Ben aziz biri olmak istemiyorum, öyle olmaktansa, soytarı olmayı yeğlerim…”
Nietzsche
178 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İncelememe başlarken;kırbaçlanan ata sarılıp ağlayan ve efsaneye göre o olayın ardından bilincini kaybeden, pos bıyıklı amcam Nietszche'ye selam çakarak ve olayı anlatarak başlayacağım.Makalede okuduğum alıntıya göre:Yolda giderken yürümediği için atını kırbaçlayan bir faytoncu gördü. Zavallı hayvan çok bitkin görünüyordu. Hiç gücü kalmamıştı. Atın hiç hali olmamasına rağmen, sahibi onu hareket ettirmek için hiç durmadan kırbaçlıyordu. 

“Her kim bir canavarla çarpışmayı göze alırsa, bir canavar olmayı da göze alsın. Çünkü karanlığa uzun süre bakarsanız, karanlık da sizin içinize bakmaya başlar.”

– Friedrich Nietzsche

Nietzsche gördüğü şey karşısında dehşete düşmüştü. Hızla oraya yaklaştı. Faytoncunun bu davranışını kınadıktan sonra, Nietzsche yere çöken ata yaklaştı, sarıldı ve ağlamaya başladı. Görgü tanıkları, atlara bir kaç kelimeyi mırıldandığını, fakat ne söylediğini anlayamadıklarını söyledi. Efsaneye göre filozofun son sözleri “Anne, ben bir aptalım” olmuştu. Tam o sırada bilincini kaybetti, zihni sonsuza kadar sürecek bir değişime uğradı.
İlginçtir:Merhameti yeren,merhameti acizlik olarak gören,duygusal insanları küçümseyen büyük bir filozof,kırbaçlanan at için bilincini yitiriyor.

Kitabı inceleyecek olursam;anlamlı özdeyişler ve çarpıcı felsefi yaklaşımlar gördüm.Filozofların dedikodusunu yaptık.Yazmış olduğu kitapları değerlendirdik.Derin bir kitaptı.Tan Kızıllığı,Putların Alacakaranlığı,Ahlakın Soykütüğü Üzerine,Böyle Buyurdu Zerdüşt kitaplarındaki keyfi alamadığımı da belirtmeliyim.
120 syf.
"İnsan kendisi olabilmesi için, kendinin ne olduğuna dair en dolaylı da olsa bir fikre sahip olması gerekir." Friedrich Nietzsche

Geleneksel otobiyografiye benzemekle birlikte çok ilgi çekici, güzel ve aşırı derecede hiciv içerir.

Nietzsche'nin kendi büyüklüğüne olan inancı, insanlığın diğerleriden farklı olarak durumunu anlamış olmasından kaynaklanıyor. Temel amacı "insanlığı" düzeltmek.
Varoluş nihilizmin niteliklerinin örnekleri, Almanlar, hristiyanlar ve idealistlere olan eleştirisi ve fikirleri, daha önce yazdiğı eserlere yorumlar ve dahası. Nietzsche'nin felsefesini seviyorum; dili kolay ve anlaşılır geliyor bana.

Not: Ecco Homo ( Latince : "İşte (bakın) İnsan") dövülmüş, bağlanmış ve dikenlerle taçlandırılmış İsa'yı öfkeli ve nefretli kalabalığa sunan Pontius Pilatus tarafından İsa'yı kastederek söylenmiş vurgulu cümle.
Öğünler arası bir şeyler yenmemeli.
Kahve içilmemeli, kasvet verir.

Çay yalnızca sabahları yarar, az ama koyu olmalı.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 38 - İlya Yayınevi 10.Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ecco Homo: İnsan Nasıl Kendisi Olur
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059645867
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olympia Yayınları

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları