Kitap
Edebiyat Atlası

Edebiyat Atlası

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.3
16 Kişi
39
Okunma
18
Beğeni
901
Gösterim
512 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 14 sa. 30 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Dedalus Yayınları · 2019 · Karton kapak · 9786059203968
Edebiyat Atlası’nın öncelikli hedeflerinden biri günden güne gücünü yitiren, gözden düşen edebiyatın hayatımızdaki karşılığını yeniden sorgulamak, gündeme getirmek, önemini, vazgeçilmezliğini ortaya koymaktır. Çalışmada, günümüzde gazeteler, televizyonlar ve sosyal medya araçlarıyla çarpıtılan gerçeklerin ancak edebiyatın diliyle hakikate ulaşacağı, insanlığın büyük birikiminin büyük edebî eserlerle geleceğe aktarılacağı örneklenirken, edebiyatsız bir dünyanın nasıl barbar, hoşgörüsüz ve ötekini anlamaktan uzak kaba bir dünya olacağı hatırlatılmaya çalışılmakta. Edebiyat, insanlar arasında ortak bir duygu, ortak bir dil geliştirirken, gelir geçer olayları aşıp, insanlara değişmez hakikatleri aktarır. Edebiyatın, sanatın birleştirici ortak dili, bizi birbirimize yaklaştırabilir, farklı anlayışlara köprü olabilir, birbirimizin acılarını, sevinçlerini paylaşmamızı sağlayabilir. Büyük edebî eserler; insanı, hayatı, burada bulunuş nedenimizi, arayışlarımızı, özlemlerimizi, sevinç ve acılarımızı anlatırken insanlara ayna olur, kendimizle yüzleşme zemini yaratır. Çalışma boyunca edebiyatın, okumanın bize neler kazandırdığı vurgulanırken, okurla birlikte bir okuma serüvenine çıkılmakta. Edebiyat Atlası bu yanıyla da bir edebiyat kütüphanesi oluşturmaya çalışanlara teklif ettiği kitaplarla nitelikli bir kütüphane vadediyor.
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺41,58
8.3
10 üzerinden
16 Puan · 7 İnceleme
İbrahim (Sisifos)
Edebiyat Atlası'ı inceledi.
512 syf.
·
Puan vermedi
Edebiyat Üzerine
Yaklaşık 1-1,5 yıldır edebiyatın daha teknik kısmıyla ilgili kitaplar okumaya gayret gösteriyorum. Bu okumalar genel kabul görmüş görüşün aksine yazmak için değil, bir estetik değer oluşturmak, okuduklarımı daha iyi değerlendirebilmek adına. Sadece teknik değil edebiyat üzerine denemeler, düşünce yazıları da okuyorum. Dönem sınırlaması olmaksızın. Dedim ya mevzuu düşünceyi geliştirmek. Bu okumalardaki son favorim Necip TOSUN. Adını daha önceden duymuştum ya, okumak sonraya kalmıştı. Sonra sonra. Sonrası ne zaman.. Sosyal medyada kısa bir konuşma vidosunu görmemi bekliyormuş, yazarın kitapları. O videoda mütevaziliği, samimiyeti, ne konuştuğunu bilmeyi gördüm. Hemen araştırmaya başladım. Kimmiş, neler yapmış. Bir sohbet videosuna rastladım youtube da. Yaklaşık 25 dakikalık bir video. 4 saat asli ama kısaltmışlar. Gerçekten de ilk intibalarımın doğruluğuna inandım, bu sohbetten sonra da. Birkaç yazısını da okudum kendi sitesinden. Çok aydınlatıcı ve sade yazılardı. Hemen aynı gün 10 tane kitabını sipariş ettim. İlk olarak Edebiyat Atlası ile başladım. Hem yazarı tanımak hem de edebiyat alanında biraz sohbet etmek adına. Aramızda bir samimiyet oluşmalı diğer kitaplara başlamadan. Bir iki, bir iki götürürüm diyordum arada. Ağır okurum deneme kitaplarını. 100 sayfası bile 10-15 günümü alır. İlk deneme/düşünce yazısı ile başladım. Sonra ikincisi sonra üçüncüsü. Yazarın konuşmasındaki sadelik, samimiyet aynı şekilde kitabına da yansımıştı. Bu samimiyetin yanında derinlik ve ne söylediğini bilen bir eda da vardı. Bu durum üstten konuşmaya varmıyor tabiki. Kitapta hiçbir zaman ben bilirim kibri hissetmedim. Daha çok dost arasında yaptığımız sohbetler gibiydi. En güzel yanı da yazar kitabı terminolojik tanımlara, alıntılara boğmamış. Edebiyat alanında akademik kariyer yapmayan bir okur için de en önemli kısım budur sanırım. Ayrıca kitap çok da doyurucuydu. Edebiyata temas eden her konu hakkında bir yazı vardı neredeyse. Çok güzel değerlendirmeler ve tespitlerde vardı. Edebiyata, okumaya, yazmaya,dergilere popüler edebiyata, devlet politikalarına(dünya /Türk edebiyatı kaynakları, roman ve öykü tarihleri, okuma listeleri)… Sol görüşlü yazar doğu edebiyatına, sağ görüşlü yazar batı edebiyatına yüz çeviriyorsa eksiktir, diyor örneğin. Doğu edebiyatına ve hikayeciliğine gerekli ilgiyi göstermediğimizi söylüyor. Dünyayı büyülü gerçekçilik ile sarsan Borgess’in başucu kitabının Binbir Gece Masalları olduğunu, bunun bilinmesinden sonra da Doğu edebiyatına ilgimizin kaydığını, kültürümüze olan ilgimizim bilen batı tarafından geldiğini… Doğu edebiyatından bahsettiği kadar batı edebiyatına da yer veriyor yazar. Batı edebiyatını az çok bildiğim için daha çok doğu edebiyatı hakkında söylenenler dikkatimi çekti benim. Yazar kitaplarıyla birçok ödül almış ama “İmkansız İkili: Ödül ve Adalet” isimli yazı da edebi ödülleri eleştiriyor. Metnin kıymetini ödüllerin belirlemediğini, bunun belirleyicisinin zaman olduğunu söylüyor. Yazarın tarafsızlığın özellikle belirtiyorum çünkü ödüller içerisinde bazı okurları etkileyebilecek, yazarın tarafsız olmadığını düşündürecekler var. Kesinlikle yazar tarafsız bundan emin olabilirsiniz. Yazarın okunma sayılarına baktığımda üzüldüm açıkçası. Yılların birikimi, edebiyata adanmış bir ömür tecrübelerini paylaşmış, samimi olarak edebiyat dair fikirlerini yazmış ama okunma sayısı çok az. Gerçi biz de roman, hikaye dışındaki türler, yazılar okunmuyor. Edebiyatımızın böyle bir boşluğu var. Okunması isterim kitabın. Kitap okuyorsak, okuma bilincimizi de arttırmamız gerektiğini düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat Atlası
8.3/10
· 39 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
93
Samet Koçyiğit
Edebiyat Atlası'ı inceledi.
512 syf.
·
9/10 puan
Edebiyat Atlası
Edebiyatla gerçek anlamda ilgilenmeyenlerin bilemeyeceği yazarlardan biridir Necip Tosun. Öyküleri ve daha çok edebi eleştirileri ile tanınan yazarlarımızdandır. Yazarın ilk okuduğum kitabı ''Edebiyat Atlası'' oldu. Başlangıç olarak iyi bir kitap seçtiğimi düşünüyorum çünkü bu eserle bir bakıma yazarın edebiyata bakış açısını da görmüş oldum. Edebiyatsız bir toplumda hakikatin ya da gerçeğin dile getirilmesi mümkün değildir. Yazarlar bize eserleriyle buz dağının görünmeyen kısmını anlatırlar. Bugün dünyada klasik olarak kabul edilen eserlere baktığımızda hepsinin aslında bizlere kendimizi, toplumun o an göremediği hakikatleri dile getirdiklerini görürüz. Her eserin öncelikle kendi milletinin problemlerini daha sonra ise yani genelde ise evrensel duyguları dile getirdiğini görürüz. Yani Dostoyevski okurken Rusya'da dolaşırsınız fakat hitap ettiği şeyler bütün dünya ülkelerinedir. Bu anlamda aslında şu sonuca varabiliriz: Kadime bağlanmadan evrensele ulaşılamaz. Kitapta edebiyatla ilgili hemen hemen bütün meseleler ele alınıyor ve tartışmaya açılıyor. Edebiyatın siyaset, hukuk, tıp ve sinema gibi farklı disiplinlerle olan ilişkileri anlatılıyor. Farklı yazarların ifadelerinden de alıntılar yapılıyor çeşitli konularda bilgi verilirken. Edebiyat Atlası adından da anlaşılacağı üzere bir atlas görevi de üstleniyor. Bütün dünya edebiyatından eserler hakkında bilgi veriliyor. Temelde her okurun kendi okuma listesi olması gerektiği kanaatinde olunsa da okuyucuya farklı alanlarda kitap okuma listeleri veriliyor ve kitaplık oluşturmak isteyenlere de ayrıca rehberlik ediliyor. Örneğin bir gezi kitaplığı oluşturmak istiyorsanız hangi eserler temelde bulunmalı bunlara yer verilmiş. Batı ve Doğu edebiyatının temellerini oluşturan eserler anlatılmış. Her ne kadar kitap bir yazar olma rehberi olmadığını öne sürse de içeriği dolayısıyla aslında yazar olmak isteyenlerin ya da edebiyatçıların yol rehberi niteliğinde. Dünya da en nitelikli ya da iyi olarak kabul edilen yazarların yazmakla ilgili görüşlerine, farklı eserlerinde neyi anlattıklarına değiniliyor. Eseri okuyunca bir kitap incelerken nelere dikkat edilir, bir hikaye ya da roman yazarken hangi konular önemlidir gibi soruların da dolaylı yoldan cevaplanmış olduğunu göreceksiniz. İyi bir kitabın en önemli özelliklerinden biri sizi farklı kitaplara yönlendirip yönlendirmediğidir. Okuduğunuz eser size başka kitapların yolunu gösteriyor farklı eserlere yönlendiriyorsa güzel bir kitap okuma olasılığınız yüksektir. İşte Edebiyat Atlası aslında yüzlerce kitaba açılan bir kapı gibi, bu kapıyı açanlardan olmanız dileğiyle.
Edebiyat Atlası
8.3/10
· 39 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
14
Zorlu
Edebiyat Atlası'ı inceledi.
512 syf.
·
7/10 puan
Edebiyat Atlası, edebiyatla ilgili akla gelebilecek her konuya yaklaşık onar sayfalık makalelerle yer veren bir kitap. Kitapta ayrıca yüzer kitaplık dünya ve ülkemiz için roman ve öykü kitaplığına da yer verilmiş. Kapsam açısından oldukça doyurucu olmasına rağmen özellikle edebiyat konusundaki bir eleştiri kitabı için fazla sayılabilecek miktarda yazım yanlışı olduğunu söylemek gerekiyor. Ayrıca yazar doğu edebiyatının önemi üzerinde oldukça yoğun şekilde durmasına rağmen örneğin 429'uncu sayfadaki Dünya Roman Kitaplığında doğu edebiyatından Necip Mahfuz ve Sadık Hidayet dışında yazar ve kitaba yer verilmemesini anlamak mümkün değil. Listeye baktığınızda herhangi bir dünya kitaplığı listesinden çok da farklı bir liste bulamıyorsunuz maalesef. Son olarak 250-268'inci sayfalarda işlenen İslamcı Yazarların Batı Yazarları Kitaplığı başlıklı konunun kitaba katkısını sorgulamak gerekiyor diye düşünüyorum. Bu bölümde Mehmet Akif, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve İsmet Özel'in batı edebiyatı ile ilgili görüşleri ve beğendikleri yazarlar anlatılmış. Neden bu yazarlar seçilmiş, bu yazarların batı edebiyatına ilgi göstermeleri olağan dışı bir durum mudur bilemedim.
Edebiyat Atlası
8.3/10
· 39 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Yasemin
Edebiyat Atlası'ı inceledi.
512 syf.
Bu alanda Türkiye'de yazılmış nadir kitaplardan biri olduğu için okudum. Kitabın son bölümlerindeki kitap listeleri, iyi bir edebiyat okuru olmak isteyenler için çok yol gösterici olmuş. Ama kitaptaki makalelerin bazıları çok zorlama geldi bana. Sürekli aynı cümlelerin tekrar edildiği hissine kapıldım. Yazar birçok şeye değinmek istemiş belli ki ve çok hacimli bir kitap çıkmış ortaya. Ama daha nokta atışı başlıklarla, daha derli toplu ve kısa bir rehber olabilirdi diye düşünüyorum.
Edebiyat Atlası
8.3/10
· 39 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1