Edebiyat Kuramları ve Eleştiri

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.610
Gösterim
Adı:
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Bu kitapla Berna Moran’ın “Bütün Eserleri” bu kitabıyla tamamlanıyor. Alanında klasik sayılan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, ülkemizde edebiyat eleştirisi alanında yaşanan kısırlığa bir cevap niteliği taşıyor. 1973 TDK Bilim Ödülü’nü kazanan bu temel eser edebiyat kuramlarını ve eleştiri yöntemlerini sistematik bir şekilde incelerken Türk edebiyatından verdiği örneklerle zenginleşiyor. Berna Moran’ın ölmeden önce gözden geçirip güncelleştirdiği kitap, konusunda tek ve önemli bir referans eser...
352 syf.
·10/10
İncelememe Aziz Nesin’in kitabın arka kapağına yazdığı yazı ile başlamak istiyorum. Böyle bir giriş hem benim için kolay olacak hem de incelemeyi okuyacak okurlara kitap hakkında bir fikir verecektir. Aziz NESİN diyorki “Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değin bütün eleştiri yöntemleri bir arada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da parça pürçük bildiğimiz edebiyat kuramlarını, eleştiri yöntemlerini yetkin bir sistematikle sunulmuş olarak bu kitapta buluyoruz.”

Aziz NESİN’in cümlelerine harfi harfine katılmakla beraber şunu da eklemek istiyorum; bu eseri her kitap okuyan insanın da okuması gerekmektedir. Belki her kitap okuyan kişi eleştirmenlerimizin de kısmına dahil edilebilir. Her okuyucu ister istemez okuduğu kitaba yönelik iyi kötü bir eleştiri sunar. Buradaki puanlamalar, yapılan incelemeler bir boyutuyla eleştiri. Kitap eleştirisi kitabı alım enine boyuna incelemek değil okunan kitap hakkında bir değerlendirme de bulunmaktır.

Niçin kitap okuyoruz, sorusu genelde en sık karşılaşılan ya da okuyucuların kendilerine sordukları sorulardan birisidir. Neredeyse verilen her cevap, ister estetik anlayışı ister fayda sağlamak ister eğlenmek olsun, bu zamana kadar sadece bu cevabı veren okur tarafından değil edebiyat üzerine düşünmüş birçok kişi tarafından da düşünülmüştür. Bazı kişiler tarafından da sistematikleştirilmiş kuramsal boyut almıştır. İşte edebiyat kuramları da tam olarak bu noktada devreye girer. Edebiyat nedir? Yoksa kitap yazmak isteyenlerin ilgileneceği bir alan ya da edebiyat eserlerine otopsi yapmak değildir. Her şeyden çok okuduğumuz metinleri anlamlandırmak için vardır. Bize eserlere ilişkin olarak bir yaklaşım bir bakış açısı verir.

İnsanlık tarihi boyunca birçok edebiyat kuramcısı, sanat üzerine düşünen düşündükleri de bizlere aktarmayı kendilerine borç bilen kişiler vardır. Her dönemin –hatta topluluğun- farklı bir edebiyat anlayışı vardır. Yüzyıllar önce –hatta senelerce önce- yazılmış eserlere günümüzden bakmak ne kadar doğrudur. Bugünün şartları ile değerlendirmesi gerektiğini düşünenlerde yok değildir elbet. Ancak şu da bilinmektedir birçok realist dönem romancısının –Stendhal gibi- eserlerinin bugün sosyoloji ve tarih araştırmalarında belge niteliği taşıdığı bir gerçektir. Yine edebiyat tarihinde ve bugün yazılan birçok eser salt kurmacadan ibarettir. Belge niteliğinde olan eserler ile salt kurmaca olan eserleri aynı bakış açısıyla okumak ne kadar doğru bir okuma olur.

Doğru okumanın bir tanımı var mıdır, edebiyatın gerçek dünya ile ilişkisi nedir, edebiyat eserinde sanatçının kişiliğinin önemi nedir, edebiyatta değer ölçütleri ne kadar nesneldir, yazar-eser-okur arasındaki ilişki nedir, anlatım mı önemlidir duygu mu? Bunlar defalarca ele alınmış, üzerine yıllarca tartışılmıştır. Berna MORAN Hocam da -ellerine sağlık- kitabında bu konuları sistematik olarak ve tarih sırasıyla çok güzel işlemiş. Platon-Aristoteles’ten başlayarak günümüz edebiyatçılarına kadar. Her dönem farklı bir başlık altında. Her dönemden toplulukların genel bir düşüncesi sonra dönemin en etkili kuramcılarından birisinin düşüncelerine yer verilmiş. En son da Berna Hoca tarafından kendi düşüncelerine göre kuram tüm boyutlarıyla değerlendirilmiş.

Çok güzel kitap olmuş. Çok emek verilmiş. Dili çok ağır değil. Berna Hocam elinden geldiği kadar her şeyi en sade ve her okuyucunun anlayacağı şekilde anlatmaya çalışmış. Okunması gereken bir eser. En azından biz neden kitap okuyoruz, bir edebiyat eseri nasıl olmalıdır sorusunu kendisine soran ve bu konuda düşünceleri olan herkesin.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
352 syf.
Öyle zannediyorum ki bir şeyin hakikatini öğrenmek tam olarak eleştirel düşünmeyle mümkündü ve bu hakikat edebiyatın ve onun sanat eseri olmasının anlaşılması olunca karşıma Berna Moran hoca çıkıyordu.

Kitap okumada toplum olarak son derece yetersiz olduğumuzu 7'den 70'e kabul etmeyenimiz yoktur.
Peki bunun sebepleri neler olabilir diye bir soru karşısında herkes kendine göre belli cevaplar verebilir. Kişi bu cevapları sorguluyorsa okumaya karşı eksiklik hissettiği içindir.

Yine bir gün böyle bir sorgulama yaptığım zamanlarda belki de edebiyat eserlerine nasıl bakmak gerektiği ve yazarların eser oluştururken neleri amaçladığı vb.. sorularının karşılığı bende olmadığı için okumadan verim alamadığımı düşünüyordum. Küçük bir araştırmada hemen karşıma Edebiyat Kuramları ve Eleştiri kitabı çıktı. Daha sonraları bu kitabın Ankara Üniversitesinde edebiyat derslerinde okutulduğunu öğrendim. Biraz ağır olabilirdi ama adres doğruydu.:)

Kitabın tanıtımı yada üslubunu burada ele almayacağım. Direkt bana neler kattığı üzerinde durup ve bir kaç alıntıyla bitirmek istiyorum.

Edebiyata ve sanata karşı oluşan bakış açısından neler öğrendim;

- Sanatın ve sanat eserinin topluma kazandırılması, toplumun bir parçası olmasıyla doğru orantılı olduğunu,
-Yazar kitabında her türlü somut ve soyut, fiziksel ve psikolojik yansıtma yaptığını, topluma ve yaşadığı döneme ayna olduğu gerçeğini,
- Edebi eseri okurken o döneme ait, o dönemin izlerini görebileceğimi,
-Yüzeysel olsada kitap konusunun, içeriğinin, ve karakterlerinin nasıl ve ne yönleriyle eleştirildiklerini,
-Yazılan kitapların genel bakış açısıyla (toplumcu bakış açısı da denebilir ) ekonomik, ideolojik ve politik olarak yazıldığını ve bunlara yaklaşımın nasıl olması gerektiğini,

Bunlarla beraber kitaptan bir kaç alıntıyı da müsadenizle buraya eklemek istiyorum.

"Sanatın yeri bir şeyi yaratmaktan çok var olan parçaları birleştirmektir"

"Yazarın kitabında mümkün olduğunca ideolojisini yansıtmaması gerekir" (eğer yazar belli bir kesim için yazıyorsa durum değişir)

"Yazarın kitapta açık olarak anlattıklarından ziyade anlatmadıkları ve neleri sakladığının düşünülmesi gerekir"

"Sanatçı duygularını dile getirirken başkalarını düşünmez, kimseyi düşünmez o: Kendi kendine yazarken yaratacağını yaratmış, görevini yapmıştır. Okuru hesaba katarak yazan şairin yazdıkları şiir değildir bile."(say.99)

"Yeni Eleştiri’nin sandığı gibi tarafsız, masum (innocent), önyargısız, ideolojisiz okur diye bir okur yoktur. Her okur belli bir kültür çevresinden aldığı ekonomik, toplumsal, politik değer yargıları ile gelir metnin karşısına ve bunlar okuyuşunu etkiler." (Say. 197)

"Okur eserdeki dünya görüşüne, teze inanmıyorsa eserin tadına varabilir mi? İnançlarımız eserin değerlendirilmesinde nasıl hesaba katılmalıdır?" (S.264)
Diye bilirim ki en çok merak ettiğim soru edebiyat ve inanç arasındaki bu yaklaşımın nasıl olması gerektiğiydi ve belli ölçülerde cevabını da almış oldum.

Eser daha derinlemesine belikide karşılıklı fikir alışverişleri ve mütealarla okunsa daha da verimli olacaktı ama bu haliyle bile çok fazla istifade etmiş oldum. Zaman zaman ağır ve sıkıcı gelebilir buna takılmayıp eserdeki bütüncül anlamı yakalamak önemli..

Son olarak bu eseri okuduktan sonra edebiyat eserlerine bakış açınızda hissedilir bir değişme olduğunu fark edeceksiniz.

Hayırlı okumalar..
352 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden biridir Berna Moran. "Edebiyat Kuramları ve Eleştiri" isimli bu kitap Berna Moran'ın İngiliz Dili ve Edebiyatı kürsüsündeki derslerinin bir derlemesi niteliğindedir.
Eleştiri yazılarının tarihi oldukça eskiye dayanır. Neredeyse on yedinci yüzyıldan bu yana birçok eleştiri yöntemi ortaya çıkmıştır. Bu kitapta da tüm bu yöntemler belli bir düzende okurlara sunuluyor. Eleştiri yöntemlerinin tarihi eskiye dayandığından tasnifi de oldukça zordur. Berna Moran, “Edebiyat Kuramları ve Eleştiri” adlı eserinde büyük bir çeşitlilik gösteren eleştiri yöntemlerini dört temel unsur etrafında toplamıştır. Bu unsurlar: eser, sanatçı, okur ve toplumdur. Böylece temel olarak dört tip eleştiri anlayışı olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar: sanatçıya dönük, esere dönük, okura dönük, dış dünyaya ve topluma dönük eleştiridir.
Berna Moran edebiyat kuramlarını ve eleştiri yöntemlerini ele almaya en temelden başlıyor. Platon ve Aristoteles için sanatın ne ifade ettiğinden yola çıkarak “Sanat nedir? Edebiyat nedir?” sorularının da cevaplarını arıyor.
“Sanat nedir?” sorusuna verilen ilk cevap (hiç değilse Batı'da) sanatı bir yansıtma, benzetme, ya da taklit olarak görme eğilimindeydi. Sanat eserlerinde gördüğümüz, doğadır, insandır, hayattır ve sanatçı eserinde bize bunları yansıtır; bir ayna tutar dünyaya sanki. Platon’un Devlet diyalogunda Sokrates, Giaukon’a ressamın yaptığı işi anlatmağa çalışırken “İstersen bir ayna al eline, dört bir yana tut. Bir anda yaptın gitti güneşi, yıldızları, dünyayı, kendini, evin bütün eşyasını, bitkileri, bütün canlı varlıkları” diyerek, ressamın yaptığı işin dünyaya bir ayna tutmak olduğunu söyler ve biraz aşağıda şairin de ressamdan farklı olmadığını belirtir: “Tragedya şairinin de yaptığı bu değil mi? Benzetme değil mi onun yaptığı da?”
Moran, Kuramları anlatırken hep bir önce anlattığını hatırlatıyor. Sık sık tekrar ediyor. Ancak bu tekrarlar kitabı sıkıcı kılmaktan ziyade anlatılanların pekişmesini sağlıyor.
Bunlar dışında söylemek istediğim bir şey daha var. Kitapta hem Batı edebiyatlarından hem de Türk edebiyatından öyle güzel örnekler var ki… Bu örnekler Moran’ın ne kadar köklü bir birikime sahip olduğunu gösteriyor.
Son olarak kitabın teorik bilgilerden oluştuğunu düşünerek okumaktan kaçınmamanızı tavsiye ediyor ve Aziz Nesin'in bu kitap için söylediklerini ekliyorum: "... Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir el kitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri bir arada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da parça pürçük bildiğimiz edebiyat kuramlarını, eleştiri yöntemlerini yetkin bir sistematikle sunulmuş olarak bu kitapta buluyoruz."
456 syf.
Berna Moran'ın amacı edebiyat üzerine düşünceleri açıklığa çıkarma üzerine... Bir sanat olayında rol oynayan dört unsur var burda,Sanatçı,eser, okur ve toplumdan meydana geliyor. "Sanatın özünü eserin başka şeylerle ilişkisinde değil de doğrudan doğruya eserin kendisinde arayan biçimci kuramlar var Bunlara göre sanat eserini diğer yapıtlardan ayıran özellik, sanat eserlerine özgü bir yapıdır." Dış dünyaya, sanatçıya, okura ve esere dönük yöntemler olarak ele alıyor bu kitabında...

"Kimi, eseri açıklamak ve değerlendirmek için yazarın yaşam öyküsüne; kimi, eserin yazıldığı dönemdeki tarihsel ve toplumsal koşullara; kimi de eserdeki ahlaksal, siyasal, ya da dinsel bildiriye" İşte "Yeni Eleştiri "ise bunları bir tarafa bırakıyor, metnin kendine eğilmekten, onu bir sanat eseri olarak incelemek ve yorumlamaktan yana oluyor...Marcel Proust, James Joyce, V. Woolf ve daha başka yazarlar, ağırlığı olay örgüsüne, öykü yönüne vermeyen yeni bir roman getirmiş. Bu romanlarda aksiyon pek yok onun yerine anlatım, ritm, simge, örüntü ve bilinç akışı öğeleri ön plana geçiyor. Bunlarda eleştirilirken yeni eleştiri kuramını kullanılıyor...

"Edebiyat toplumu yansıtmak, ya da duygulan dile getirmek ve duygular uyandırmak değilse nedir?"

"Eleştirmen genellikle kendi bilgi ve sanat anlayışına en uygun eleştiri yöntemini esas yöntem seçerek, diğerlerinden de yararlanır. Hangi yöntemi kullanırsa kullansın bir eleştirmen üç boyutta bir eseri eleştirir: Betimleyici, açıklayıcı (yorumlayıcı) ve değerlendirici. Açıklama (yorumlama) betimleme gibi cevabı kesin olan bir boyut olmadığından tartışmalara açıktır. Sanattaki ölçütleri belirleyebilmek için öncelikle sanatın ne olduğu açıklanmalıdır. Fakat böyle bir açıklamanın varlığından söz etmek mümkün değildir. Aynı durum edebiyat için de söz konusudur. Edebiyatın tanımını bulmaya çalışanlar bütün edebiyat eserlerinin ortak bir paydasını bulmaya çalışırlar. Mevcut edebiyat kuramlarından hiçbiri herkes tarafından onaylanmış değildir. Çünkü hiçbir kuram edebiyatın gerekliliklerini tespit edememiştir. Bir sanat eseri değerlendirilirken herkes tarafından kabul edilmiş nesnel değer ölçütlerinden söz edilemez."

Gerçek sanat eseri nasıl olmalı? En aşağa tabakadan bir insana seslenmesi ve duygusunu en basite indirgemesi gerekiyor.Sanat eserinde aradığımız fikirler, düşünceler, dünya görüşü hepsi bir yana atılmakta, geriye elimizde sadece üslup, dil güzelliği, kuruluş gibi şeyler kalıyor...

"Edebiyatı yansıtıcı bir ayna olarak görmek yanlıştır; edebiyat bir üretimdir ve ürettiği şey de, “dönüştürülmüş”, görünürlük kazanmış ve dolayısıyla kendini ele vermiş ideolojidir.

İyi bir edebiyat eserinde düşünsel öğe, metnin bağlamından çıkarıldığında tek başına taşıyacağı göndergesel anlamı metnin kapalı dünyasında taşımaz. Gerçek dünyaya değil, eserin kapalı dünyasına gönderme yapar ve imge, ritm, simge gibi diğer öğelerin yanında alır yerini. Bu durumda, eseri değerlendirirken düşünsel öğenin kendi değerini hiç göz önüne almayacak mıyız? Eğer bir eserde içerik, gerçek hayatta önemli ve değerli saydığımız şeylerden oluşuyorsa, felsefi derinliği, toplumsal önemi, ahlaksal inceliği varsa, bu özellik değerlendirmede nasıl hesaba katılacaktır?"

Bütün kuramları tek tek okudum, anladığım kadarıyla çıkarımda bulunayım,kuramların hiçbiri herkes tarafından kabul görmüyor çünkü hiçbiri edebiyatın yeterli ve gerekli yönlerini tespit etmiş değildir..Gerçi bunların hiçbiri edebiyatın doğru tanımını veremiyor,ama kendilerine göre önemli gördükleri ölçütlerin savunmasını yaparken her biri diğer kuramların ihmal ettikleri yönlere dikkatimizi çekiyor...
Peki Edebiyatın işlevi ne ve bize ne kazadırır?
Edebiyat eğitir,öğretir, heyecan ve zevk verir, iyi ve kötü duygular aşılar,cinselliği dürtüler vs..Kimi okur bir şeyler öğrenmek için, kimi vakit geçirmek için,hatta gece uykusunu getirsin diye roman okuyanlarda oluyor,ben arada yaparım romanda değilde şiirde misal şiir okuyorum onu dinlemek içinde kulağıma kulaklığı alıp dalıyorum...Bazılarımız belli bir heyecanı tatmak için okur..

"Tiyatroya tiyatro zevki için gidenler olduğu gibi kendini göstermek ya da sosyal bir görevi yerine getirmek için gidenler de bulunur. Denecektir ki bunlardan bazıları eseri asıl maksata aykırı şekilde kullanmaktır; sanat eserlerini yerinde kullanış vardır, yersiz kullanış vardır. Nitekim bir baltanın da nerelerde kullanıldığına bakarsak, çeşitli kullanışlarla karşılaşırız. Adam, kalkar baltayı karısını öldürmek için kullanır; arkeolog ise filan çağda yaşayan insanların uygarlık düzeyini tayin için; savcı suç delili olarak kullanabilir. Ne ki bu çokişlevlilik hali baltanın asıl işlevi diye bir şey olmadığı anlamına gelmez, çünkü aletler belli amaçlarla, belli sonuçlan almak, belli yerlerde kullanılmak için yapılır. Diğer işlevler ikinci derece, sonradan doğma işlevleridir."

Eleştiri- Edebiyat Kuramlarını çok az kişi okuyor dikkat ettim. Bundan sonra daha sık okumayı düşünüyorum. Yol gösterici oluyor kitabı okuyarak bilgilendim. Mesela esere dönük eleştiri nasıl olmalı, okur Merkezli Kuramlar yani odak noktası yapan kuramları nasıl olmalı, okurdan yola çıkan eleştiriler nasıl olmalı?Bunun gibi bir çok eleştiri var kitapta. Bana göre en önemlileriydi. Diğerleri de önemli,okur olarak düşününce bu eleştireler daha önem arz ediyor... Tavsiye ederim... Yalnız uzun sürede okumam sizi yanıltmasın. Güzel güzel not alarak okuyordum. ilk defa okumama rağmen güzel örnekler üzerinde durarak bize anlatıyor olması,bir edebiyatçınında bizim gibi okurların ihtiyacı var böyle kitaplara.. Bence kaçırmadan anlayarak okuyun ve eleştirel okuyunuz.Bir kaç kitap notu aldım bunu ekleyeyim belki faydalanan olur. Keyifli Okumalar. :)


Not:Bir kaç bilgi edindiğim kuramları ile ilgili örnek üzerinden anlatılan Kitaplar: (Tabii spoiler de yedik afiyet olsun. ;)) ) bayağı not aldıklarım var ama bu kadar paylaştım çünkü duyulmamış yazarlarda var arasında burda dursun. :)
1.Aşkın Bedeli
2.Decameron
3.Altın Dal 1
4.Dört Arketip
5.Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
6.Cinsel Politika
352 syf.
Edebiyat kuramları ve eleştiri, kitabı uzun zamandan beridir okumak istediğim bir kitaptı. Berna Moran, bu eseri ile belki de kuramsal yazınımız da bir ilki başarmış. Yayınlandığı yıla göre oldukça ileri bir perspektifte neredeyse bütün edebiyat kuramlarını içerisine alan bir kitap olmuş. Yazarın biçimcilik, doğalcılık, toplumsal gerçekçilik gibi edebi akımları ve bu akımlar çerçevesinde gelişen edebiyat kuramlarını bir bilim adamının çoğu zaman karşılaştığımız anlaşılmaz girift üslubuyla değil de bir öğretmen edasıyla öğretici bir şekilde yazmış olması okuma noktasında oldukça etkili ve oldukça yardımcı.

Kitabın sıkmayan, öğretici hatta yer yer espritüel bir üslupla yazılmış olması okuyucuyu sıkmıyor, eğlenirken bilgileniyorsunuz.

Bunun yanında, bu kitabı bilinçli bir şekilde altını çizerek, notlar alarak okuyacak bir edebiyat kurdunun bilinçli bir okur olacağını düşünüyorum En azından bu kitaptan sonraki edebiyat okumalarında roman veya öykü okumalarında, hele hele nüfuzu zor postmodern kurmaca metinlerde çok daha anlamlı okumalar yapabileceğini düşünüyorum.

Kitabın en büyük katkısı da zaten size edebiyatın ne olduğu hakkında bilgi vermesi, bununla yetinmeyip kuramı değişik eserlerden örnek pasajlara uygulaması ve bunu uygularken herhangi bir kuramın sözcülüğünü yapmaması.

Edebiyatta bu değil mi zaten çok sesli, çok hisli, çok yapılı, çok anlatılı bir orman. Umberto Eco'nun tabiriyle "anlatılar ormanında bir gezinti."

Berna Moran bu kitabıyla, anlatılar ormanında gezinirken sizin edebiyat eserlerini okumak dışında onu aynı zamanda anlamsal bir çerçeve içerisine koyabilmenizi temin ediyor. Bir eserde kullanılan tekniği bilmek elbette okumaları daha anlamlı kılıyor. Bu adam niye böyle yazmış demiyorsunuz. Farklı kuramsal çerçevelerden bakmayı öğreniyorsunuz.


İyi bir okur, nitelikli bir kitap kurdu olmak isteyen kişilerin başucu kitabı elbette Berna Moran'ın Edebiyat Kuramları ve Eleştiri kitabı.

Bu tarihten sonraki çağdaş edebiyat eleştirmenlerimiz Berna Moran'ın paltosundan çıkmıştır diyebiliriz.

Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar.
352 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Edebiyat ile ilgili bilgi dağarcığımızı bu kitabı 'okumadan önce-okuduktan sonra' olarak iki zamana bölebiliriz. Sanat kavramının tarihteki doğuş nedenlerinden, kültür, sanat ve edebiyat dünyasının çok çeşitli eserler ürettiği zamanlardan başlayarak eleştirel bakışın neden iyi bilinmesi gerektiğini bu kitabı okuyunca anlayabiliyorsunuz.
Kitap, edebiyat ve sanattaki tarzları, ve onlara yönelik eleştirel bakış başlıkları altında sanat ve edebiyat dünyasını iyi anlamamızı sağlıyor. Neyi, nasıl eleştirip, nasıl anlam yükleyeceğimiz hakkında bir fikir sahibi olabileceğimiz bilgiler içeriyor. Konu biz okurlar için biraz ağır olsa da, bu mesleğin icracıları için olmazsa olmaz denilebilecek bir kitap. Daha çok bir ders kitabı okuduğumu düşünüyorum. Okumak isteyenler için bunu bilmek önemli olabilir..
352 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Arka kapak yazısında da belirtildiği gibi “bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri bir arada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da parça pörçük bildiğimiz edebiyat kuramlarını, eleştiri yöntemlerini yetkin bir sistematikle sunulmuş olarak bu kitapta buluyoruz.” Bütün bu açılardan kitap kesinlikle çok değerli bir kaynak. Aşinalığım olan birçok edebiyat kuramını, birbirlerine olan etkileri üzerinden değerlendirildikleri bu kitapta toplu olarak tekrar incelemek çok faydalı ve keyifli oldu. Kitapta edebiyatın işlevi konusunda çok doyurucu bir tartışma mevcut. Bu tür bir tartışmanın, teknik terimler bir tarafa konulduğunda çoğu okur için oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Genel olarak, kaynak kitap niteliğinin yanı sıra birçok farklı fikri aydınlatması ve yeni fikirlere yol açması açısından her zaman elimin altında olmasını isteyeceğim bir kitap okumuş olduğumu düşünüyorum.
352 syf.
·23 günde·Beğendi
Edebiyat kuramları ve ve bu kuramlar kaynaklı eleştiri yöntemlerini gayet anlaşılır bir dil ile anlatıyor. Edebiyat fakültesi öğrencilerinin baş ucu eserlerinden olabilecek bir eser. Berna Moran bu işi biliyor dedirtiyor.
%1 (1/365)
·Beğendi·10/10
Edebiyat gölge gibi bir dosttur
Kendini ifade etmek için dil
Göremediklerimiz icin göz
Sessiz fakat sarsıntılı bir dil gücüdür
Kısacası edebiyat hayat yaşamdır
352 syf.
·25 günde·9/10
Berna Moran'ı anlatımı ve kullandığı dil gerçekten çok akıcı. Hakim olmadığım bir konuda, üstelik sürekli birkaç gün ara vererek okumama rağmen hiç kopukluk yaşamadım. Her bölümün sonunda anlatılanları özetlemesi ve ihtiyaç halinde ilgili bölümde anlatılanları tekrar hatırlatması çok kolay bir okuma deneyimi yaşattı. Edebi eserlere farklı ve pek çok açıdan nasıl yaklaşılabileceğini gösteren oldukça faydalı bir çalışma.
Minna Kautski’ye 1885’de yazdığı mektupta Engels diyor ki, "Taraf tutucu edebiyata hiç de karşı değilim. Tragedyanın babası Aiskhylos da, komedinin babası Aristophanes de   şüphesiz taraf tutan şairlerdi; Dante ve Cervantes de öyle... Fakat şuna inanıyorum ki yazarın tarafgirliği açıkça ortaya konmamalı, eserdeki durumdan ve eylemden çıkmalıdır.”
Tolstoy'dan önce, Platon sanatı ahlâk açısından ele almış ve insan karakteri üzerinde kötü etkiler bırakacağına inandığı sanat eserlerini ideal devletinde yasaklamıştı.
Darwin insanlarda güzellik için bir içgüdü bulunduğunu söylemişti. Kant da insanların sanat eserleri ya da güzel karşısında, hiçbir çıkar gözetmeyen estetik bir zevk aldıklarını iddia etmişti. Kant’a göre sanat yarar peşinde koşmaz. Plehanov, Darwin’e de, Kant’a da hak verir.
Balzac, Dickens, Stendhal ve Tolstoy gibi büyük gerçekçi yazarlar, doğalcıların aksine, yansıtma yöntemini doğru olarak uygulamış ve çağlarındaki sosyal gerçekliği eserlerinde çizebilmişlerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Bu kitapla Berna Moran’ın “Bütün Eserleri” bu kitabıyla tamamlanıyor. Alanında klasik sayılan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, ülkemizde edebiyat eleştirisi alanında yaşanan kısırlığa bir cevap niteliği taşıyor. 1973 TDK Bilim Ödülü’nü kazanan bu temel eser edebiyat kuramlarını ve eleştiri yöntemlerini sistematik bir şekilde incelerken Türk edebiyatından verdiği örneklerle zenginleşiyor. Berna Moran’ın ölmeden önce gözden geçirip güncelleştirdiği kitap, konusunda tek ve önemli bir referans eser...

Kitabı okuyanlar 398 okur

  • Merve Telliler
  • Burak ENES
  • Aybüke Şeyma Kozan
  • Aram Özgür
  • Işıl şahin
  • Garip Teymur
  • Burak DANACI
  • Yunus Emre K.
  • acheron
  • AyseSara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%8.5
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%19.1
25-34 Yaş
%34
35-44 Yaş
%23.4
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.7
Erkek
%42.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.6 (43)
9
%26.7 (27)
8
%16.8 (17)
7
%9.9 (10)
6
%1 (1)
5
%1 (1)
4
%1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0